Fatih Altaylı’dan Erdoğan’a ‘yangın’ eleştirisi!

Fatih Altaylı, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın orman yangınlarına ilişkin olarak belediyelerinin sorumluluğu hakkındaki sözlerine bugünkü köşesinden cevap verdi.

Fatih Altaylı’dan Erdoğan’a ‘yangın’ eleştirisi!

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın orman yangınlarına ilişkin olarak belediyelerinin sorumluluğu hakkındaki sözlerini hatırlatarak, Orman Kanunu'na dikkat çekti. “Belediyeler sadece Orman İdaresi’nin taleplerine bağlı olarak konuya destek olmakla görevli” dedi.

Yazısında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin ormanların yanmasına ilişkin olarak "Orman teşkilatı yerleşim yerlerini korumaktan, birinci derecede aslında sorumluluk belediyelerdedir" sözlerini hatırlatan ve “Aynı cümleyi Erdoğan da kurdu ve topu belediyelere attı” diyen Altaylı, "Ne de olsa kıyılardaki yangın bölgelerinde birkaç ilçe hariç genelde CHP’li belediyeler vardı ve orman yangınlarını söndürmedeki başarısızlık 'CEHAPE zihniyetine' doğru yönlendirilebilirdi" ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı’nın ‘Sorumlu yasa ile belirlenir lafla değil’ başlıklı yazısının devamı şöyle:

“Ama ben lafa bakmam yasaya bakarım. Çünkü Türkiye her ne kadar bir hukuk devleti değilse de, hala en azından bir yasa devleti ve buyrukla yönetilmiyor. Buyrukların da yasaya uygun olması gerekiyor. En tepedeki yasa ise Anayasa ve ormanlarımız en başta Anayasamız ile korunuyor.

Bakın Anayasa’nın 169. Maddesi’nin ilk cümlesi ne diyor:

'Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir.'

Anayasa 'gözetim' derken Bekir Pakdemirli’ninki gibi 'bakmaktan' bahsetmiyor. Korumayı kast ediyor.

Gelelim Anayasa’ya uygun olarak çıkartılan Orman Kanunu’na. Orman Kanunu’nun 69. maddesi orman yangınlarından kimin sorumlu olduğunu söylüyor:

"Madde 69 – (Değişik: 19/4/2018-7139/14 md.)

Orman idaresi, orman yangınlarını önlemek ve söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapar veya yaptırır.

Orman sayılan alanlar dışındaki yangınlarda ormana sirayet etme riski bulunan kırsal alan yangınlarının söndürülmesine imkânlar ölçüsünde katkı sağlanır. Bu maksatla görevlendirilen personel hakkında 71'inci madde hükümleri uygulanır.

Orman yangınlarını önlemek maksadıyla, orman yangını öncesinde ve yangın esnasında orman idaresi ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasındaki koordinasyonu, mahallin en büyük mülki idare amiri sağlar. Kamu kurum ve kuruluşları, mahallin en büyük mülki idare amirinin verdiği talimatları yerine getirmek ve her türlü desteği sağlamakla yükümlüdür.”

Yangın söndürme çalışmalarına fiilen katılan resmi ve özel her türlü aracın akaryakıt giderleri Orman Genel Müdürlüğünce karşılanır.”

Yani belediyeler sadece Orman İdaresi’nin taleplerine bağlı olarak konuya destek olmakla görevli.

Hangi belediyeler derseniz, iktidar partisinden olmayanları valiler tarafından koordinasyon toplantılarına çağrılmayan belediyeler.”

Yazının tamamı için tıklayın!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER