G.Saray düşer!.. Göztepe düşmez... 

Son aldığı mağlubiyet 6 hafta önce, ilk yarının sondan bir önceki maçıydı. İlk yarıyı sonrasında beraberlikle kapattık. 

İkinci yarı başladı ve İzmir'de Antalya maçında 4-0'lık farklı galibiyetle başlayan kazanma serisi başladı; içeride-dışarıda 4 maç üst üste 3 puanla geçildi ve Göztepe, 2. Yarının liderliğine yerleşti. 

Şayet lig yeni başlamış olsaydı, bugün lider Trabzon değil Göztepe olacaktı. 

Bu performansla Göztepemiz lig sonunculuğundan 20 takımlı Spor-Toto Süper Lig, Ahmet Çalık Sezonu'nda 14. sıraya yükseldi. 

Şüphesiz yeterli değil ama, şimdilik "kazanma alışkanlığını" edinmiş olmak en büyük avantajımız ve Süper Lig'e verilen kısa bir aradan sonra da göreceksiniz devamı gelecektir. 

Çünkü; bir üzerimizde aynı puanlı (27) averajla Kasımpaşa iki üzerimizde 30 puanlı Karagümrük, üç sıra üzerimizde de 31 puanlı Kayserispor yer alıyor. 

Verilen aradan sonra oynanacak Altay maçını kazanmamız halinde, daha da üst sıralara tırmanmak, 10. Sıraya yükselmek işten bile değil. 

LİGDE 2'İNCİ YARININ BİRİNCİSİYİZ 

Spor-Toto Süper Lig Ahmet Çalık Sezonu,yeni başlamış olsaydı ve 4'üncü haftayı geride bırakmış olsaydık, bugün Göztepe topladığı puanlarla 16. sırada değil, lig birinci olarak Trabzon'un yerinde "zirve"de yer alacaktı. 

İkinci yarıda oynanan maçlardan sonra 4. Hafta sonunda ilk ve son altı takım şöyle sıralanacaktı: 

PUAN ÇETVELİ İLK 6 SIRA 

1-Göztepe;12 puan 

2-Kasımpaşa; 12 puan 

3-Alanya; 10 puan 

4-Konyaspor; 9 puan(bir maçı eksik)  

5-Trabzon; 8 puan 

6-Beşiktaş;8 puan 

PUAN ÇETVELİ SON 6 SIRA 

15-Karagümrük; 3 puan 

16-Başakşehir; 2 puan 

17-Antalya; 2 puan 

18-Malatya; 1 puan 

19-Galatasaray; 0 puan 

20-Altay; 0 puan 

TARAFTAR OLMAK ÖNEMLİ 

Göztepe 2021-22 sezonuna iyi bir başlangıç yapamadı. Takımın önemli taşlarından Alparslan kaybedildi, iyi transferler yapılamadı, yönetim yeniden şekillendirildi ve sonuç olarak çıktığı neredeyse her maçta, korkak, sinik futboluyla süper lig de "hamur" gibi bir takım haline dönüştü. Durum böyle olunca herkes bu "hamuru" istediği gibi yoğurdu da yoğurdu. 

Öylesine dibe vurdu ki, herkes bu Göztepe düşer endişesi yaşamaya başladı. 

Bir tek geçmişte başkan ve yöneticilik yapmış, damarlarında sarı-kırmızı kanın dolaştığı, sonradan olma değil, anadan doğma Göztepelilerin WhatsApp grubu olan "Göztepe Sevdalıları" en kötü günlerinde bile ısrarla "bu takım düşmez" tezini savundu. 

Kötü gidiş tribünlere de yansıdı. Başkan Mehmet Sepil'e yönelik hakaret dolu sloganlar, "bu takım senin eserin" diye tutulan tempolar, futbolcuların ıslıklanması, yuhalanması, hocaya yönelik 'istifa' nakaratları, takımı bırakın ayağa kaldırmayı mental olarak daha da dibe çekti. 

Göztepe Sevdalıları olarak tribün söylemleri en az Başkan Sepil kadar olmasa da hepimizi çok üzdü. 

Göztepe yöneticiliğim ve başkanlığım döneminde de aynı fikri paylaştım, bugün de  aynı görüşteyim. 

Tribünlerde iki tür izleyici vardır. 

İlki taraftarlar, ikincisi seyircidir. 

Seyirci maç izlemeye gelir, beğenmezse yuhalar da, protesto da eder. Çünkü ödediği paranın karşılığını almadığı için bunu yapar, sadece sempatizandır. Yenilgiye üzülmez, sadece galip gelindiğinde sevinir o kadar!.. 

Taraftar ise adı üzerinde "taraf"tır. İyi günde de, kötü günde de takımının yanındadır. Kötü gidiş varsa destek verir, işler iyi gidiyorsa en az futbolcular kadar sevinir. 

Göztepe'nin seyirciye değil, taraftara; taraf olanların desteğine ihtiyacı vardır. 

SEPİL GÖZTEPE İÇİN BİR ŞANSTIR 

Başkan Mehmet Sepil, Göztepe için bir "talih Kuşu" niteliğinde şanstır. 

Dirayetli, panik yapmayan, ölçülü, ön plana çıkmayı pek sevmeyen yapısıyla gönüllerimizde taht kurmuştur. 

Hataları yok mu? Tabi ki var. Ama doğruları hatalarının yanında o kadar çok ki; kabul etmemiz gerekir ki, Göztepeliyim diyen herkes bu nedenle Başkanın yanında yer almalıdır. Sepil'siz bir Göztepe olmaz, Göztepesiz bir Sepil  düşünülemez. 

HOCAMIZ MAESTRO 4X4 

Nestor Maestro takımının başına getirildiğinde çoğu kişi, "nereden buldular da getirdiler" sorusunu sormuştu.  

İşi zordu. Kazanamayan bir takım, korkak oyunu ile 90 dakikaların sonunda sahayı başı önde terk eden bir futbolcu grubu... 

Sezon ortasında gelen hocaların çoğu ya sezon sonunda ya da üç-dört hafta sonra ceketini alıp çeker gider. 

Başarısızlıklarının nedeni, alışık oldukları oyun sistemini sezon ortasında geldikleri takıma uyarlamak, oynatmaktır. 

Yani futbolculara göre bir sistem değil, kendi isteği gibi takımın oynamasıdır. Sonunda başarısız olurlar. 

Bay Nestor'un Göztepe için bir şans olduğunu söylemeliyim. Sırp ırkının inatçılığı ile İngiliz soğukkanlılığı ve sakinliğine sahip yapısıyla, Göztepe'nin oyun sistemini elindeki kadroya göre kurması ile en akılcı işi yapmıştır. 

Nestor El Maestro'nun mevcut futbolcuların yetenek ve becerileri üzerine kurduğu oyun sistemiyle sahaya sürmesi, istediği değil, futbolcu malzemesine göre oynatması peş peşe alınan galibiyetlerin en büyük nedenidir. 

Bu arada Başkan Sepil ve yönetimin inatla Maestro'nun arkasında durması, alınan yenilgilere rağmen sabırla hocaya verdikleri destek, futbolcularının hocalarına, hocalarının da onlara güveni Göztepe için başarının yolunu açmıştır. 

Kendimden biliyorum; Göztepe maçlarının artık, geriye düşsek de huzur ve güven içinde seyrediyorum. 

O kadar mücadeleci, o kadar koşan, tatlı sert oyunuyla her an gol atma kapasitesine sahip bir takım olduk ki, en güçlü rakiplerin bile artık gözü korkmaya başladı, konuk takımlar için Gürsel Aksel artık turistik seyahat yapılan bir mabet olmaktan çıkıp rakipler için cehenneme dönüştü.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Erkan Erdim
Erkan Erdim - 4 ay Önce

İkisinde düşmez

Ömer suyum
Ömer suyum - 4 ay Önce

GÖZTEPE NE BOYOZ DUR NEDE GEVREK GÖZTEPE BİR AŞKTİR YAŞAMAK GEREK

abdullah çağan
abdullah çağan - 4 ay Önce

tespitlerini beğensemde çok sevimsiz geliyorsun bana cin con lu...

Ahmet erözdemir
Ahmet erözdemir - 4 ay Önce

Çok doğru yerinde tespitler.hepsine katılıyorum ve ben taraftarım