Gölge etme…

Bazı insanlar vardır hayatınıza giren ve hayatınızda önemli yer edinen… Bu kimseleri günlük hayatınızda görmüyor, temas etmiyor olabilirsiniz. Ancak onların varlığını hissetmek, bir yerlerde var olduklarını bilmek çoğunlukla huzur verir bizlere... Bu insanlar size bir şeyler kazandırdı, size kendiniz olma sürecinde katkı verdi çünkü. O yüzden aklınızda, kalbinizde ve ruhunuzda kalırlar. Onları ebediyete uğurlasanız da sizinle birlikte yaşarlar. “ Annem şunu yapardı”, “Babam şöyle derdi”, “Eşim hep böyle severdi” gibi sevdiklerimize dair her anı bizimle yaşar. Niye bazı insanlarla yaşadığımız anılardaki detayları daha fazla hatırlarız diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Onlara dair bir çok şeyi hatırlarız da bazıları içinde hafızamızda pek bir şey kalmaz. Bazen hayatımızın bir kısmını geçiririz de adını bile hatırlayamayız ya da hatırlamak istemeyiz. Kimisi yaşam yolunda bize ışık olmuştur, destek olmuştur, belli bir zamanda da olsa yoldaş olmuştur. Hatırlananlar genellikle bu insanlar olur. Öyle kan bağı da gerekmez bunun için hatta kan bağı bazen çok tehlikeli bile olabilir ilişkilerde. Aslında içinde zorunluluk olan her şey suni kalır hayat hikayelerimizde. Gerçek olan ise samimi olandır. İçinde zaruriyet yoktur gönüllülük vardır. Bize iyi gelen de budur aslında. Bedelini ödeterek kimseyi sevemezsiniz. “Şunları yapman gerekli yoksa seni sevmem” demek her tür ilişkide başımıza bela olur ve farkında bile olmayız bunun çoğunlukla… Karşılıklı özverilerdir ilişkileri dinamik tutan. Karşımdakini seviyor ve değer veriyorsam, onun en hassas olduğu konular hakkında da daha özenli olabilirim elbette. Onun önemsediklerini önemseyebilirim. Bu önemseme hali karşılıklı olduğunda da ilişkiler huzur verir insanlara…

Tabi ki önemseme hali insan işidir. İnsan olmanın bir parçasıdır. Şimdilerde kimse kimsenin derdini, sorununu önemsemiyor. Kimse kimsenin karnı aç mı tok mu, hatta bugünlerdeki gerçeğimiz olan hayatta kalabiliyor mu? Yaşam tarzına bakılmaksızın bir insan evladına insanca muamele ediliyor mu? Hatta biraz daha ileri gidelim kadınlar, çocuklar öldürülüyor da bunları örtbas etmek, katillere hak vermek insanca mı ? diye düşünüyor muyuz acaba? Bunları çok düşünenler anormal kategorisine konup yetmiyor damgalanıyor üstelik. Bir insanın ölümünden, katledilmesinden, tecavüzünden zevk alan, bunları görmeyen, olmamış gibi hayatlarına devam eden, hak veren bir yığın insan evladı kalabalığı var bu ülkede… Bir de aynı Montaigne’nin de dediği gibi yaşamaya çalışanlar var… “Benim bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiçbir şeyimi almazlarsa, bana çok şey vermiş olurlar” diyor kendisi… İşte o ölümü hak görülen çocuk ve kadınlar da böyle yaşamak istediler… Bulaşmayın artık kirlenmiş kalplerinizle insan olmaya çalışanlara. Hiç değilse susun, hiç değilse gölge etmeyin…

Geriye hep iyi yürekler kalacak… Yeryüzü var oldu olalı böyle olmuştur… Hep insanlık adına bir şeyler yapanlar hatırlanacaklar… Kimse Sokrates’ i ölüme götürenleri hatırlamaz ama hepimiz Sokrates’ i biliriz… Doğrular her zaman söylendi ve söylenmeye devam ederken hep de karşı çıkanlar olacaktır… Karşı çıkılması, yok sayılması bir şeyin doğru olduğu gerçeğini yok etmez… Bütün akıllı insanlar bunu bilir… Diğerleri varlık değil, ancak gölge olanlardır… William Shakespeare “ Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu “ demiş…

Seçim sizin…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet DÜZGÖREN
Mehmet DÜZGÖREN - 1 yıl Önce

Teşekkür ederim Esra hocam. Hayatın gerçek yüzü bu. Bizler bunu kabul etmek istemiyoruz. Kişisel kaygı yada korku etken olabilir mi? yok gibi sayamanın arka planında.

Özgür demir gayretli
Özgür demir gayretli - 1 yıl Önce

Hocam iyiki varsınız binlerce şükür yüreğinize kaleminize sağlık sevgiler

Zeynep  CONK
Zeynep CONK - 1 yıl Önce

Sevgili Esra içimizden geçenleri çok güzel ifade ediyorsun.Toplumumuzda giderek çoğalan bu insanlar canavar doğmadılar büyürken yaşadıkları travmalar onları bu hale getiriyor ohalde her isteyenin cocuk sahibi olmasini,anne baba olacak özelliklerinin kazanilmasi gerktigini topluma anlatmanin yolunu bulabilmeliyiz.Aksi takdirde travmalar birbirini kovalayarak genlerimize yerleşiyor.Dunyaya eşit doğan çocukların benzer olanaklara ulaşmalarını bir şekilde sağlamalıyız. Bu da zorunlu lâik eşit eğitimle başarılabilir diye düşünüyorum.Milli eğitim kisvesi altında farkli Tarikatların eline terk ettiğimiz cocuklarimizi kaybediyoruz .Bunu görüyoruz mutlak bu çıkmaza yenilmemeliyiz.Yolun açık olsun sevgili kızım.

Olcay Çam
Olcay Çam - 1 yıl Önce

Güzel bir sözü anımsadım.
Çiçekleri koparabilirler, ancak baharın gelmesi engellenemezdir.

Arda MUT
Arda MUT - 1 yıl Önce

Hocam elinize saglik super bir yazi....golge etmesinler....

Şükrü  baş Allah
Şükrü baş Allah - 1 yıl Önce

Allah senin gibileri korusun zira Hakkı ve hakikati ifade etmek Hakka hizmettir sag ol