Fabrika ayarlarımız sağlam

Bir yılı daha geride bırakırken özellikle son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanma ciddi bir kaygıyı da beraberinde getirdi.

Bunu, Ipsos araştırma şirketi tarafından yapılan araştırmada somut olarak görebiliyoruz. Bu konuya birazdan ayrıntılı olarak değineceğim. Yalnız öncelikle size 2006 yapımı Will Smith’in başrolünü oynadığı ‘’The Pursuit of Happynes’’ Türkçe adı ‘Umudunu Kaybetme’ filmden bahsetmek istiyorum. İzlemediyseniz de izlemenizi öneriyorum. Film eşi tarafından terk edilen (biz de genellikle erkek gider burada kadın) çocuğu ile ciddi bir yaşam mücadelesi veren bir adamın hikayesini konu alıyor. Üstelik gerçek bir hikayeden esinlenerek senaryolaştırılmış. Öyle zor zamanlardan geçiyorlar ki evsizlerin kaldığı yerde yatmak zorunda kalmalarından tutun da satması gereken elindeki tek cihazı hırsıza kaptırmasına ve daha birçok felaketin başına gelmesine şahit oluyoruz. Ama tüm bunlara rağmen  adamın azmini, mücadele etmekten vazgeçmeyişini, özellikle de umudunu kaybetmeden hikayesini nasıl değiştirdiğine tanık oluyoruz. Bu filmden hepimiz çıkarması gereken ciddi bir ders var.

Şimdi gelelim Ipsos araştırma şirketinin size bahsettiğim yeni yılla ilgili yaptığı araştırmasına...

Bu araştırma yeni yıl, yeni umutlar diye ifade edilse de ülkemizde vatandaşların umutlarının dip yaptığını ortaya koydu. “2022’nin, 2021’den daha iyi bir yıl olacağına inanıyorum’’ diyen Türk vatandaşlarının oranı sadece yüzde 59. Türkiye bu oranla yeni yıldan en umutsuz insanların yaşadığı 3’üncü ülke. Global ortalama ise yüzde 77. Ülkemizde “2021 benim ve ailem için kötü bir yıldı.” diyenlerin oranı yüzde 74. Türkiye bu oranla Güney Afrika ve Güney Kore’den sonra 2021’den en umutsuz 3.ülke oldu. “2021 ülkem için kötü bir yıl oldu.” diyenlerin oranı ise Türkiye’de yüzde 85 gibi çok yüksek bir seviyede.

Bu koşullarda amacım ne umut tacirliği yapmak ne de amaçlanan sistemin işleyişine katkıda bulunmak. Çünkü bir toplumu eğer kaygılı hale getirirseniz, içten parçalamak çok daha kolay olur. 
Ülkemizin jeopolitik konumu gereği hep sıcak gelişmelere sahne olmuş ve her defasında hacıyatmaz oyuncağı misali yıkılmadan birlikte ayağa kalkmasını bilmişizdir.

Bu konuda özellikle yapmamız gereken çalışmak, vatandaşlık sorumluluklarımızın farkına varmak çok ama çok önemlidir. Azim ve kararlılıkla yolumuzu aydınlatan referans noktamıza bakmamız, hele ki böyle günlerde çok büyük önem arz etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk der ki: ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.’ İşte bu bizim referans noktamızdır.
Unutmayalım ki bizim fabrika ayarlarımız sağlamdır.

Farkındaklıkla geçecek bir yıl diliyorum.

YORUM EKLE