Tam 100 yıl önce, ülkemizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Karşıyaka Spor Kulübü’ne Türkiye Cumhuriyeti tarihinde eşi benzeri olmayan bir onur bahşetti: Armasında Ay-Yıldız’ımızı taşıma hakkı.
Bu, ne bir tesadüf ne de sıradan bir jestti.
Bizzat Atatürk’ün iradesiyle verilmiş, ilk ve tek kulübe layık görülen tarihi bir emanetti.
Karşıyaka, sadece bir spor kulübü değildir.
O, Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün Karşıyaka’daki en somut nişanesidir.
Armasındaki Ay-Yıldız, binlerce Karşıyakalının göğsünde taşıdığı bir onur nişanı, bir inanç nişanı, bir aidiyet nişanıdır.
Kutsal arma, geçmişimizin gururunu olduğu kadar geleceğimizin de en güçlü kılavuzudur.
Yüz yıl boyunca nice badirelere rağmen dimdik ayakta kalan bu kulüp, bugün de aynı ruhla yoluna devam ediyor.
Büyük taraftar, her zaman en büyük güç oldu
Deplasman yollarında ömür tüketen, Alsancak’ı da deplasman statlarını da dolduran, Süper Lig tribünlerinden daha etkili, daha tutkulu, daha disiplinli bir şova imza atan Karşıyaka taraftarı, kulübün en büyük markasıdır.
Branş ayrımı yapmadan, lig gözetmeden, her koşulda yanında duran bu taraftar, artık hak ettiği yuvaya kavuşmak istiyor.
Zübeyde Hanım Stadyumu artık bir zorunluluktur.
Spor Bakanlığı’nın yetkiyi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devrettiği, önünde hiçbir hukuki ve idari engel kalmadığı bu süreçte, stadyum inşaatına bir an önce başlanmalı ve en kısa sürede tamamlanmalıdır.
Yalı’da yükselecek Zübeyde Hanım Stadyumu, sadece bir spor tesisi değil; Atatürk’ün emanetine yakışır bir abide, Karşıyaka’nın geleceğinin simgesi olacaktır.
Kulübümüzün basketbol şubesi, Karşıyaka ruhunun en önemli taşıyıcılarından biridir.
Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve laik, çağdaş değerlere bağlı bir sponsor arayışı, bugün her zamankinden daha anlamlıdır.
Kulübün zor günlerinde yalnız bırakmayan Folkart, Karşıyaka'ya en büyük desteği veren kurum oldu.
“Ben Atatürkçüyüm, Cumhuriyet’ten yanayım” diyen iş insanları, kurumlar ve aydınlar için işte tam da burada tarihi bir fırsat duruyor.
Emanetin 100. yılında, Karşıyaka basketbolunu yeniden başarıya taşımak, sadece bir kulübe destek olmak değil; Atatürk’ün mirasına sahip çıkmaktır.
Karşıyaka, bir semttir, bir fikirdir, bir duruştur.
Yüz yıl önce Atatürk’ün verdiği emaneti, sonsuza dek taşımaya ant içmiş bir camiadır.
Büyük camia, tribünlerdeki ateşini, sahadaki mücadelesini ve gelecek kuşaklara aktaracağı değerlerini hiçbir zaman kaybetmeyecektir.
Ey Cumhuriyet sevdalıları!
Emanetin 100. yılında Karşıyaka’nın sesine kulak verin.
Ay-Yıldız’lı armaya, Zübeyde Hanım Stadyumu’na ve zaferlere birlikte yürümenin vakti gelmiştir.
Karşıyaka, Atatürk’ün emanetidir.
Ve bu emanet, sonsuza dek yaşayacaktır.
Yaşasın Kaf Sin Kaf!
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Atatürk!