Devletin yapamadığını İzmirli yapıyor

Kenan Doğulu izin verirse; “Yaparım Bilirsin” şarkısını bugün devletin-iktidarın yapamadığını yapan hayırsever İzmirli iş adamları ve yurttaşlarımıza uyarlayıp yazmak istiyorum… 

“Yaparım bilirsin,
Deliyim gözü kara deliyim,
Yakarım Romayı da yakarım ben,
Bulurum seni yine bulurum,
ÖDERİM yine ÖDERİM, 

OLURUM yine YANINDA OLURUM… 


Neden mi? 

Birçok İzmirli iş insanı, Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile, Kenan Doğulu’nun Roma’yı yakması gibi dar gelirli ailelerin yaşadıkları mahallelerde “VERESİYE DEFTERLERİNİ YAKIYORUZ!” Kampanyası ile “borç kapatma” eylemi başlattı. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile İZSİAD (İzmir Sanayici ve İş İnsanlar Derneği” üyesi ya da üye olmayan arkadaşları veresiye defteri yakmanın iki kahramanları… 

İş insanları, rastgele; tabi ki kentin varoşlarında dar gelirli ailelerin yaşadığı mahalle bakkallarına girerek, borcu olan ihtiyaç sahibi vatandaşların borcuna karşılık  gönlünden kopan miktarla “veresiye defterlerini” kapatıp “borcu satın alıyorlar. 

Son miktarı bilemiyorum ama ilk iki günde yakılan veriye defteri tutarı 200 bin lirayı aşmış durumda ve devam ediyor… 

Defter-kitap yakmanın karşısındayım. İş insanlarımız da öyle. Ama yakılacak olan “veresiye defteri” olunca, bilin ki insan çok keyif alıyor. 

Bunun için tüm İzmirli hayırseverleri bu “keyifli” duyguyu paylaşmaya; “iyilikler çoğalsın, kötülükler kül olsun” diye bu ateşe bir odun atmaya davet ediyorum. 

Bir yol göstereyim; Eğer katılmak isteyeniniz varsa; 505 797 96 79 telefonu arayabilir ve Büyükşehir Belediyesinin paylaştığı bir bakkalın adres ve telefonunu alabilirsiniz. 

Bayram öncesi bunu bir-iki arkadaş birleşerek de gerçekleştirebilirsiniz. 

Aslında veresiye defter borcu kabardığı, ödeme yapamadığı için evine ekmek almakta bile zorlanan, çaresizlikten intihar bile eden insanların çoğaldığı böyle bir dönemde, bu yardımı devletin-iktidarın yapması lazım. 

Ama ne yazık ki, tüm çığlık ve feryatlara rağmen, verilen sözler de, söylemler de sadece lafta kalıyor. 

O zaman iş başa düşüyor. 

Çaresiz insanlarımızın bu bayrama mutlu daha önemlisi umutlu girmesi için görev bizlere düşüyor. 

Çünkü bu şehir bizim şehrimiz.

Beyler, hanımefendiler bilin ki bu bir para toplama kampanyası değil, bireysel bir iyilik hareketidir. 

Veren elin, alan eli görmemesi-bilmemesi gibi… 

Başkan Tunç Soyer, “Veresiye Defterlerini Yakıyoruz” kampanyasının en büyük destekçisi. 

Zaten bu kutsal kampanyayı ilk başlatan da İzmir ve Başkan Tunç Soyer. 

Soyer’e göre,17 günlük sokağa çıkma yasağında en büyük zararı seyyar satıcılar, günübirlik kazancı olanlar, küçük esnaf, küçük üretici gördü. 

Doğru bir tespit. 

Bu konuda gerçekten çok büyük mağduriyetler yaşanıyor. 

Bunun için de “el uzatma” zorunluluğumuz var. 

Başkan Soyer, tüm İzmirli hayırseverleri ve BASİFED üyesi dernekleri bu kampanyaya katılmaya davet ediyor. Sözleri şöyle: 

“Biz bunu yapıyoruz, 3 ay içinde 90 milyon liralık bir bütçeyi bu amaçla kullanacağız. İş dünyasını da bu kampanyaya davet ediyorum. 

İftar için 400 bin yemek hedefimiz vardı, o hedefi şimdiden aştık. 

 Erzak paketlerine de ihtiyaç var, o konuda desteklerinizi bekliyoruz.  

Bakkallardaki veresiye defterleri ile ilgili çalışma yaptırdım. Kimi bakkallarda bu defterlerin toplam rakamı 70 bin-80 bin Tliraya ulaşmış durumda. Ancak bakkalların yaklaşımı da bu noktada önemli, bakkallar parayı verebileceklere veresiye açtıklarını, bu rakamların bir şekilde toplanabileceğini ancak veresiye açamadıkları, çok zor durumda olan mahallelilerin olduğunu söylediler.  

Bizim onlara da ulaşmamız gerekiyor, veresiye açtıramayacak durumda olana da el uzatmamız gerekiyor. Tüm İzmir’den bu konuda destek rica ediyor ve bekliyorum, 

ANKARA İZMİR’İ ÖRNEK ALDI 

Ankara’da da veresiye defterleri ödenip semt bakkalının camına "buraya kimsenin borcu yoktur" yazısı astırılıyor...
Oradaki fark şu; 

Bakkal "sen kimsin?" dediğinde,
"Ben Mansur Yavaş'ım, Ankara Belediye Başkanı" diyor...
*
Mamak'ta ödüyor...
Altındağ, Pursaklar, Çankaya, Bala, Güdül, Polatlı'da...
Bir bakmışsın Kalecikte, Akyurt'ta, Sincan'da, Haymana Kızılcahamam'da...
Ve aynı zamanda gerçekleşiyor bütün bu olanlar...
Bi bakmışsın, Mansur Yavaş kısa boylu şişman biri...
"Ben Mansur Yavaş Ankara Belediye Başkanı..."

Bi bakmışsın,  Mansur Yavaş sarışın uzun topuklu bir kadın...

Bi bakmışsın, Mansur Yavaş hipi kılıklı bir genç...

Bi bakmışsın Mansur Yavaş başörtülü tonton bir teyze...
Ve hepsinin ağzından aynı cümleler dökülüyor...

Ben Mansur Yavaş Ankara Belediye Başkanı..."

Getirene bakıyorsun, Erzurum şivesi ile konuşuyor...
Ege...
Doğu...
Karadeniz şivesiyle konuşuyor...
Ankara'da bunlar oluyor. 

Ve bugüne kadar yaklaşık on bin tane Mansur Yavaş var Ankara’da ortalıkta dolanıp duruyor...

İzmir’de de böyle.  

Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı; Gürçeşme, Gültepe, Karabağlar, Toros, Buca,Yenişehir, Bayraklı, Zeytinlik, Gediz, Bayraklı, Alpaslan, Çiğli, Güzeltepe, Kadifekale, Ballıkuyu, Kadriye, Onur mahallesi, kısacası her yerde… 

Bizde de; 

Kimi Tunç Soyer, sırım gibi saçlı, 

Kimi yerde dev gibi uzun boylu, 

Kimi yerde boynunda poşu, pala bıyıklı, 

Kimi yerde takım elbiseli, kıravatlı, 

Kimi yerde kasketli, 

Kimi yerde kot pantolon, montlu… 

Ne önemi var. Kim bir Veresiye Defteri Yakıyorsa; her kim olursa olsun, Allah ondan razı olsun…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Lala
Lala - 2 ay Önce

Devletimiz İmf kovdu borcunu ödedi ülke deki bir grup Türkiye yi borç bitti diye ayağa kaldırdı kaos cıkardı