CHP'nin iki yüzü!..

Şu CHP'yi, yaptıklarını, aldığı kararları bir anlayanınız varsa; lütfen-rica ediyorum-ne olur, biz anlamayanlara bir anlatsın ya!!!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu çıkıyor; Suriyelileri (mültecileri) iktidara gelirlerse 2 yıl içinde ülkelerine geri göndereceğiz diye bas bas bağırıyor.

*

Bolu'lu CHP'li Belediye Başkanı Tanju Özcan, kente doluşan Irak-Suriye-Afgan mültecilerden bıkmış; zamlı vergi tarifesi uygulayacağını, suyu daha pahalı kullanacaklarını, ödemeyeceklerse çekip-gitsinler diyor; partisi CHP bu söyleminden rahatsızlığını Başkan Özcan'ı disiplin kuruluna vermekle tehdit ediyor.

*

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, sığınmacı sorununa farklı yaklaşıyor; "Burada yaşadıkları sürece (İzmir'de) onların hayatını iyileştirmek için, konforlarını sağlamak için her şeyi yapmaya devam edeceğim" diyor.

Diyor da, İzmirli bu sözlere sosyal medyada ciddi tepki veriyor.

*

Bir tepki de CHP İzmir Milletvekili, partinin Meclis Grubu Sözcüsü Atilla Sertel'den geliyor:

"Bu konuşmayı doğru bulmuyorum. Partimizin politikası ortada. Genel Başkanımız açık ve net; Biz iktidar olduğumuzda Suriyelileri geri gönderme çalışmaları yaptığımızda,Tunç Soyer'in 'hayır, onlarla birlikte yaşamaya alışacağız' sözü, parti politikalarımızla örtüşmüyor"

*

İzmir'deki mülteci tartışmasında tabi ki Başkan Soyer'e destek de var. Milletvekili Sertel'e, CHP Parti Meclisi Üyesi, İzmir eski il başkanı Rıfat Nalbantoğlu yanıt veriyor:

"Milletvekili Atilla Sertel konuyu yanlış anlamış. Değerlendirmeleri ve yorumları doğru değil. Kendisinin Tunç Başkanın açıklamalarını yeniden okumasını ve iyi analiz etmesini öneriyorum. Sertel Başkan Soyer'e haksızlık ediyor."

BİRBİRİNE ZIT İKİ KARAR

Suriyeli, Iraklı, Afganlı göçmenlerle ilgili CHP'deki bu tartışmaları şaşkın vaziyette izlerken, dün "bu da tuzu-biberi galiba(!)" denilebilecek, mantığımın almadığı bir olay yaşanıyor.

Mülteci sorununda CHP, kaçak Afgan istilasını kınayan "Hudut Namustur" pankartı asan ve bu nedenle gözaltına alınan 6 gence destek için dün genel merkez binasına "Hudut Namustur" pankartına gönderme yaparak "Sınır Namustur" pankartı astı.

Ardından da, "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" gibi bir karar alındı.

Malum bu atasözü; sözlerinin arkasında durmayan ve sürekli fikir değiştiren kişileri eleştirmek için kullanılan bir deyimdir. Bu deyim sözleri ile yaptıkları taban tabana zıt olanlar için de kullanılır.

*

Zaten öyle de oldu. CHP, bu pankartı Genel Merkez'e astıktan sadece saatler sonra taban tabana zıt bir uygulamaya imza attı.

Malum; İzmir bir süredir ve "sistematik" biçimde Suriyeli "Geçici Koruma Kapsamındaki Yabancı" merkezine çevrilmeye çalışılıyor.

Bu "Projenin" en önemli ayaklarından birisi de eğitim.

9 Eylül Üniversitesi'nde kontenjanların yarısı hem de ilkokul seviyesi sınavlar ile Suriyelilere ayrılırken, Alman Kalkınma Bankası ve AB'nin "Türkiye Mülteci Fonu" FIRST'in "hibe" finansmanı ile Karşıyaka-Bostanlı'da belirlenen bir arazinin imarı, "Yatılı Mülteci Projesi" olarak değiştirildi.

"TOPLANTIYI İPTAL ET YOKSA!.."

Sadece Karşıyakalılar, Bostanlı sakinleri değil, bu projeye tüm İzmirliler isyan ediyor. Etmekle de kalmıyor, bazı fırsatçılar işin boyutunu Başkan Soyer'i yatılı mülteci okulunu fonlayan Alman Kalkınma Bankası-AB ve iktidarla anlaştığına kadar yalan-yanlış iddialarla karalamaya kadar taşıyorlar.

Şüphesiz böyle bir iddia külliyen yalan. Başkan Soyer bu söylemleri sosyal medyaya servis eden ve bu yönde algı yaratmaya çalışanları dava edeceğini açıkladı.

Yapmalı da...

*

Gelelim bu konuda CHP Genel Merkezi'nin tutumuna.

İzmir'de, Karşıyaka'da olay büyüyünce CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç "Yatılı Mülteci Okulu" inşaat alanı önünde protesto gösterisi yapılması için hem bölge halkına hem de CHP'lilere SMS ile mesaj gönderiyor.

Buraya kadar her şey normal.

CHP İlçe Başkanının daveti üzerine halk da "protesto eylemi" için Bostanlı'da toplanıyor.

Bekle, bekle... Ne CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç ne de CHP İl yönetiminden tek bir Allahın kulu gelmiyor.

CHP'ye her seçimde sandıkta yüzde 80 oranında oy veren Bostanlı halkı şaşkın!..

Bakıyorlar ki gelen-giden yok; kös-kös, söylene-söylene dağılıyorlar.

*

Herkes, "ne oluyor?" diye merakta.

Bir süre sonra, protesto eyleminin CHP Genel Merkezi'nin talimatıyla yasaklandığı anlaşılıyor.

CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç'u, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Özuslu arıyor ve inşaat alanında yapılacak basın toplantısı ile protesto eylemini iptal etmesini istiyor.

Aksi halde kendisinin disiplin kuruluna verileceğini bildiriliyor.

Böylesi tehditvari baskı sonrasında CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç da basın toplantısı yapmaktan vazgeçiyor ve tek bir CHP'li toplanma alanına gidemiyor.

YASAK KARARI KİMDEN?

Merak etmemek mümkün mü?

Genel Merkez binasına "Sınır Namustur" pankartı asacaksın, sonra da kalkıp mültecileri İzmir'de kalıcı hale getirecek okulun protesto edilmesini yasaklayacaksın!..

Peki kim bu kararı veren?

İzmir, üstelik de Karşıyaka-Bostanlı'nın içinde yer aldığı bölgeden milletvekili seçilen Genel Başkan Kılıçdaroğlu mu?

Değil!..

Peki kim?

Basın toplantısını yasaklayıp, halkın eylem ve gösterilerine destek verilmemesini, verilecek olursa Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç'u disipline sevki yönündeki talimatı veren kişi, CHP içerisindeki 10 Aralık ekibinin 1 numaralı ismi Oğuz Kaan Salıcı...

Hani o CHP'de siyaset yapmaya başlamadan önce "CHP kapatılmalıdır ve müze olmalıdır" diyen isim...

Söylenecek söz çok da; şununla yetineyim:

Salıcı ve arkadaşları belli ki CHP'yi "iktidar"a değil "müzeye" kaldırmaya hazırlanıyorlar.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Onursal Koordinatör
Onursal Koordinatör - 4 ay Önce

Liyakat liyakat liyakat deyip yüksek lisans mezununa belediye işçiliğini çok görüp karısını onursal Koordinatör atayan mi dersin yoksa namus sözü veriyorum kimse işten çıkarılmayacak diyip binlerce kişiyi kapının önüne koyan bu partinin belediyeleri değil mi

Nedret Utku
Nedret Utku - 4 ay Önce

Bunlar herhalde tehlikenin farkında değiller Birlik zaman zaman Erdoğan bunları oyalıyor

Suat KEPENEK
Suat KEPENEK - 4 ay Önce

Vatandaşı alana çağırdıktan sonra ortada görünmeyen ilçe başkanı niye hala o koltukta oturmaya devam ediyor? Bundan sonra halkın yüzüne nasıl bakacak? Bu tehditi el altından değil de bir basın toplantısı düzenleyerek açıklayıp istifa etmesi gerekmez miydi? Koltuğa yapışmış mı?

Nejdet Tetik
Nejdet Tetik - 3 ay Önce

Oğuz Kaan Salıcı, şu Kuzey Irak çıkartmasının mimarı olan kişi mi?
Genel Başkanının bilgisi olmadan, izmir’de protesto gösterisi iptal ettirebiliyor mu?
Öyleyse, CHP önce partinin yükünü çeken insanların fikirlerine saygı göstermeyi sağlasın.
Bu işler atıp-tutarak olmuyor sevgili kardeşim.(Tepecik’ten kadim dostunuz Ve kardeşiniz Nejdet Tetik-Sevgi ve saygılarımla...