ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER – Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine gelmesiyle yaşanan 2 aylık sürecin ardından Özgür Özel bugün yeni parti için yola çıktı. CHP’nin kalesi olarak görülen, parti için önemli bir yere sahip olan İzmir’de seçmenin bölünmesiyle, yıllardır İzmir’de iktidar olmak için mücadele eden AK Parti’yi iddialı konuma getirip getirmeyeceği sorusunu akıllara getirdi.
Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, İzmir için kritik soruyu şöyle değerlendirdi;
Yalnızca seçim matematiğiyle değil, parti sistemi kuramları çerçevesinde de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Maurice Duverger ve Giovanni Sartori'nin parti sistemleri üzerine geliştirdikleri yaklaşımlar üzerinden değerlendirmesini güçlendiren Dr. Sönmez, açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “İdeolojik olarak benzer seçmen kitlesine hitap eden partiler arasındaki bölünmenin, özellikle çoğunluk elde etmeye dayalı siyasal rekabette rakip partilere önemli fırsatlar sunduğunu ortaya koymaktadır. İzmir gibi CHP'nin uzun yıllardır açık ara birinci parti olduğu bir şehirde bile muhalefet oylarının iki ayrı siyasi aktör arasında dağılması, AK Parti'nin göreli olarak daha güçlü bir konuma gelmesine neden olabilir. Bu, AK Parti'nin oylarını kayda değer ölçüde artırmasından ziyade, karşı blokun parçalanması sayesinde rekabet avantajı elde etmesi anlamına gelir.” dedi.
“YÜZDE 8-10 OY KAYMASI DENGELERİ ALT ÜST EDER”
Yaşanabilecek oy bölünmesinde belirleyici unsurun yalnızca rakamsal bölünme anlamına gelmediğini belirten Dr. Sönmez, “İzmir seçmeni, Türkiye ortalamasına kıyasla daha güçlü bir ideolojik ve kimlik temelli oy verme davranışı sergilemektedir. Kentte birçok seçmen tercihini yalnızca parti liderine göre değil, Cumhuriyet değerleri, laiklik, sosyal demokrasi ve modernleşme eksenindeki siyasal kimliği üzerinden şekillendirmektedir. Bu nedenle CHP seçmeninin tamamının yeni bir siyasi harekete yönelmesi beklenmez. Buna rağmen, yüzde 8-10 düzeyinde gerçekleşebilecek bir oy kayması dahi büyükşehir ve ilçe belediye meclislerindeki güç dengelerini değiştirebilir, milletvekili dağılımını etkileyebilir ve AK Parti'yi uzun yıllardan sonra İzmir'de yeniden iddialı bir aktör haline getirebilir.” dedi.
“MEVCUT SEÇMEN İKİYE BÖLÜNÜRSE, KAZANAN RAKİP OLUR”
Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, CHP’den istifa ederek yeni parti için yola çıkan Özgür Özel'in olası bir ayrılık sürecinde üstleneceği siyasi sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Dr. Sönmez, “Yeni bir parti kurma girişimi, demokratik siyasetin meşru araçlarından biri olmakla birlikte, böyle bir kararın zamanlaması ve sonuçları bakımından ciddi maliyetler doğurma ihtimali vardır. Özellikle CHP'nin güçlü olduğu kentlerde yeni bir siyasal yapı inşa etmeye çalışmak, iktidara alternatif üretmekten çok muhalefet tabanını parçalama riskini beraberinde getirebilir. Siyaset biliminde "stratejik koordinasyon başarısızlığı" olarak tanımlanan bu durum, benzer seçmen tabanına hitap eden aktörlerin birbirleriyle rekabet ederek aslında ortak rakiplerinin güçlenmesine istemeden katkı sağlamasıdır. Eğer yeni hareket, CHP'den anlamlı bir oy ve kadro transferi sağlayacak ölçüde güçlenir ancak bunu iktidar alternatifi oluşturacak seviyeye taşıyamazsa, ortaya çıkacak tablo en fazla AK Parti'nin lehine işleyecektir. Bu durumda kamuoyunda Özgür Özel'in girişimi, muhalefeti yeniden yapılandıran bir liderlik hamlesi olarak değil yıllardır oluşmuş örgütsel birikimi ve seçmen bütünlüğünü zayıflatarak iktidarın elini kolaylaştıran stratejik bir hata olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla yeni parti girişiminin başarısı yalnızca ne kadar destek aldığıyla değil, muhalefetin toplam siyasal kapasitesini artırıp artırmadığıyla ölçülecektir. Eğer toplam kapasite büyümez, yalnızca mevcut seçmen kitlesi ikiye bölünürse, bu durumun en büyük siyasi kazananı rakip blok olacaktır.” sözleriyle değerlendirdi.