Çalışan Gazeteciler'in günüydü...

10 Ocak; YAZMA,  

YASAK!" günü oldu 

Basın ulusun ortak sesidir. Bir güç, bir okul, bir yol göstericidir, 

Mustafa Kemal Atatürk böyle demiş eklemiştir: 

"Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir..." 

Takvim yapraklarında 10 Ocak çalışan gazeteciler günü olarak ayrılmıştır. Tabi bugün düzenli olarak çalışan gazeteciler kaldıysa (yandaş basın dışında) 

Oysa; "Özgür ve demokratik bir toplumda yaşamak istiyorsanız, özgür, bağımsız ve gerçeklere dayalı bir basın ve medyayı desteklemenin bir vatandaş olarak göreviniz olduğuna inanmalısınız." 

Baktığınızda, özgür yayın yapan ve çalıştığı kurumda özgürce çalışan gazeteci sayısı ne yazık ki, 20 yıl içinde bugün üç-beş elin parmakları kadar az haldedir. 

Ve Türkiye ne yazık ki Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 157. sıradadır. 

Bu durumda biz gazeteciler çalışsak ne olur, çalışmasak ne olur? 

Çünkü ben başta tüm yaşıt ve genç kuşak gazeteciler birbirlerine bugün aynı soruyu soruyorlar; 

Kutlayacak mıyız; 

"Kaydetme, Yazma, YASAK!" mı diyeceğiz? 

  

Basın; meslek gereği, "Gazeteci olma hakkı" nedeniyle haber yapar. 

Bu hakkı Anayasamızdan alır. Her ne kadar bu hak, 1982 Anayasası ile kısıtlanıp 1990 yılı Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nca "Basın İhlalleri Yılı" olarak ilan edilse; 

Dünya Basın Özgürlüğü Raporunda 154 ülkenin en sansürlü 112. ülkesi olarak gösterilsek de Basın Özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ve 5187 sayılı Basın Kanunu ile korunmuştur. 

 * 

Basın, toplumun, öğrenme- haber alma hakkı üzerinden görevini gerçekleştirir. 

Fotoğraflar, kameraya alır, yazar; gazete, televizyon, radyo ve sosyal medyayı kullanarak yaygınlaştırır. 

DEMOKRASİNİN OLMAZSA OLMAZI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR! 

Toplum haber alma hakkını kaybederse, o ülke demokrasisini kaybeder. Kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve ifade özgürlüğü buna bağlıdır. 

*  

Son 1 yılda ülkemizde; aralarında MÜLKİYELİ Arkadaşlarımızın da bulunduğu gazetecilere toplam 226 yıl hapis cezası verilmiş, 274 gazeteci yargılanmıştır. Soruşturma açılan, darp ve tehdit edilen, yargı önüne çıkarılmadan aylarca gözaltında tutulan gazeteciler; erişimi engellenen haber site ve içerikleri; RTÜK kanalıyla verilen para ve yayın durdurma cezaları; Basın Kartı iptalleri; Basın İlan Kurumu'nun ilan kesme cezaları, Toplu Sözleşme hakları engellenenler bu rakamlara dahil değildir. 

Diğer yandan medyada işsizlik, yüzde 65'leri bulmuştur. 

*  

Basın çalışanlarından başlayarak uygulanan bu baskı; kişiler, Sivil Toplum Kuruluşları ve Siyasi Partileri de kapsayacaktır. Kanunla korunan hakların akıbeti, genelgelere bırakılamaz. 

Halk haber alacak, düşünce ve kanaatlere ulaşacak, kamuoyu serbestçe oluşacaktır. 

Kişisel ya da kitlesel iletişim araçlarına, "İletişim Özgürlüğü Hakkı" nedeniyle el konulamaz. 

  

Haklar yasaklanmak ve sınırlandırılmak için değil,  kullanılmak için vardır. 

10 Ocak'lar artık çalışan gazeteciler için kutlanacak bir gün olmadığı için, bizlere kalemini satanlarla-satmayanlar arasındaki farkı anlatmak istiyorum: 

Demokrasiyi savunan...
Barışı savunan...
Hukukun üstünlüğünü savunan...
Özgürlüğü savunan...
Adaleti savunan...
Yargı bağımsızlığını savunan...
Güçler ayrılığını savunan...
Bağımsız, özgür medyayı savunan...
Laikliği savunan...
Kadın-erkek eşitliğini savunan...
Farklı hayat tarzlarını savunan...
Farklılıklara saygıyı savunan...
Farklı inançlara hoşgörüyü savunan...
Eleştirel düşünceyi savunan...
Şiddete hayır diyen...
Teröre hayır diyen...
Siyasette "tek adam rejimi"ne hayır diyen...
Siyasette bütün iktidar iplerinin tek elde toplanmasına hayır diyen...
Yargının evet efendimci bir "biat kurumu" haline getirilmesine hayır diyen...
Yasamanın, meclisin "biat kurumu" haline getirilmesine hayır diyen...
Medyanın "tek adam"ın emrinde bir "biat kurumu" haline getirilmesine
hayır diyen...
Gazeteciliğin içinin boşaltılmasına hayır diyen...
Eleştirel seslerin boğulmasına hayır diyen...
Muhalif odakların sindirilmesine, susturulmasına hayır diyen...
"Tek sesli rejim"e hayır diyen...
Farklılık düşmanlığına, renk düşmanlığına hayır diyen...
Tek tipçi düşünme tarzına hayır diyen...
Irkçılığa koskocaman bir hayır çeken...
Kısacası:
Demokratik değerleri savunan, barış ve özgürlük bayrağını dik tutan, adalet ve hukuktan yana olan kalemler, satılık kalem değildir.
Kalemlerini satanlar, barış ve demokrasi düşmanlarının safında yer tutanlardır.
Kalemlerini,
Vicdanlarını,
İradelerini satanlar asla gerçek gazeteci değillerdir... 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Samim
Samim - 2 hafta Önce

Hamdi kardeş demokrasi için 40 madde yazmışsın inşAllah göreceğiz. Yaş 80 oldu şimdilik sağlık sorunumuz yok inşAllah