ÇİĞDEM ÖZEN / BEN HABER - Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk'e yaptığı açıklamada Meslek Fabrikası ile ilgili “Kiralamaya kalksanız şu anda ayda 5 milyona müşteriler var. Ama biz ne kiralayacağız ne satacağız. İstanbul Rami Kütüphanesi tarzında öğrencilerin parasız çay- kahve içeceği, bahçesinde oturabileceği kütüphane açacağız” demişti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası direniş mitinginde Vakıflar Müdürü Aksu'ya yanıt verdi. Başkan Tugay miting meydanında şöyle seslendi;
“Bu binaları neden bu kadar çok istiyorsunuz? Ne yapacaksınız bu binaları? Objektif olmak istiyoruz. Önce üniversite yapacağız dediler, sonrasında baktılar tutmadı. Bir arkadaş Yeşilay’a vereceğim dedi. Hızını alamadı, bu memleketteki uyuşturucu bağımlılığından CHP’li belediyeler sorumlu dedi. Bugün yine fikir değiştirmişler. Kütüphane yapacağız dediler. Çok bilen, bu işleri yöneten Vakıflar Genel Müdürü binlerce binayı yönetiyor. Sahlepoğlu hanı onların… Onları kullanmıyorlar. Biz istedik, vermediler. Yazıya cevap bile vermediler. Binalarını kiralıyorlar. Bu işlerin hesabını soran yok." dedi.
"KİRAYA VERİYORLAR AMA KİRALARI TOPLAYAMIYORLAR Kİ!"
Başkan Tugay, "Sayıştay raporlarına baktılar arkadaşlarımız; kiraya verdikleri ama kira toplayamadıkları binlerce yer var. Burayı ayda beş milyona kiralamak isteyenler var diye ağzından kaçırmış. Bak, nasıl açık ettin kendini. Kim burayı kiralayacağım diye sana gelen? Ne kütüphanesi, ne Yeşilay’ı; sizin derdiniz belli. Belediye hizmetini durduracaksınız. Geçici olarak kütüphane diyeceksiniz, sonrasında da birileriyle pazarlık yapmışsınız, kiraya vereceksiniz. Biz buna seyirci mi kalacağız? Benim bunu vicdanım almıyor. Benim iki kimliğim var; biri İZBB Başkanı, diğeri İzmirli olan Cemil Tugay. O benim için çok kıymetli. Belediye başkanının tüm kararlarında o var. Yapmayacaksınız bunu, izin vermeyeceğiz size! Siz üniversiteye yer mi arıyorsunuz? Ben size bulayım. Apartmanlara üniversite açtınız, sayıyla övünüyorsunuz; üniversitelerde hoca yok. Boğaziçi’ni, ODTÜ’yü, İTÜ’yü ne hale getirdiniz… Burayı ele geçirdiğinizde mi eğitim kaliteniz yükselecek? Sizin derdiniz eğitim olsaydı köy okullarını kapatmazdınız. Bir kamu kurumu, başka kurumun mülkiyetine çöküyor. Polis gücüyle işgal ediyor. Kamu kurumları arasında böyle bir ilişki olmaz. Bizler geçici yöneten insanlarız. Biz zaten bu konu sorun olmasın diye ortaya çıktığı ilk günden itibaren anlaşmaya çalışıyoruz." şeklinde ifade etti.