Avrupa Süper Ligi: Devrim mi? Zenginleşmek mi?

Ortalık karıştı. Avrupa'nın önde gelen 12 futbol kulübü, UEFA Şampiyonlar Ligi'ne alternatif bir kıtasal organizasyon düzenleme kararı aldı.

The Super League (Avrupa Süper Ligi) adı verilen oluşum bugünden sonucunu kestirmek güç olsa da, Avrupa'da futbolun seyrini değiştirecek gelişmelere gebe...

*

Kimler yok ki;

İngiltere'den: Arsenal, Chelsea, Liverpool, Manchester City, Manchester United, Tottenham.

İspanya'dan: Atlético Madrid, Barcelona, Real Madrid.

İtalya'dan: Inter, Juventus ve Milan.

Peki neden?

Bu oluşumun kurucu kulüplerine göre amaç; pandemi nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik bozulmayı, yeni bir organizasyonla sürdürülebilir bir gelir kaynağı yaratarak aşmak.

Mümkün mü?

Planlamaya göre ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, yeni sistemin altyapı yatırımlarını desteklemek ve pandeminin etkilerini hafifletmek için bu kurucu kulüplere tam 3,5 milyar Euro'luk bir destek verecek.

Ayrıca katılımcı kulüplere toplamda yıllık 10 milyar Euro'nun üzerinde olması ve lig gelirlerine paralel olarak artması öngörülen "dayanışma ödemeleri" yapılacak.

*

Avrupa futbolunun en üst idari birimi olan UEFA; İngiltere, İspanya ve İtalya'nın federasyonları ve lig yönetimleriyle bu konudaki duyuru yapılır yapılmaz ortak bir açıklama yayımlayarak projeye şiddetle karşı olduklarını ilan etti.

FIFA'yla alınan ortak karar doğrultusunda organizasyona katılan kulüplerin yerel liglerinden, kıtasal organizasyonlardan ve dünya çapındaki turnuvalardan menedileceği; kulüplerin oyuncularının da millî takımlarında oynayamayabileceği açıklandı.

*

Avrupa Süper Ligi; bu yeni oluşuma ülkemizden davet edilen iki kulübümüz var. Galatasaray ve Fenerbahçe..

Peki; bu noktaya nasıl gelinildi; önce ona bakalım.

Futbolun yirminci yüzyılın son çeyreğinde yaşanan ekonomik ve siyasal gelişmelerle kurduğu yakın bağ, teknoloji ile harmanlanınca adeta bir televizyon ürününe dönüştü. Dolayısıyla pazarlanmasının önü de ardına kadar açıldı.

Ve şampiyonlar ligi bu formatta tam anlamıyla dünyanın en büyük markalarından birisi haline geldi.

Müthiş paraların döndüğü ve milyonlarca insanın ilgisini üzerine toplamayı başarabilen bir format çıktı karşımızda.

Bu da futbolcuların, teknik ekiplerin ve tabii ki bu alana milyonları yatıran sermayedarların bakış açısını bambaşka bir hale büründürdü.

Reklam, sponsorluk ve naklen yayın gelirleriyle birlikte de endüstriyel boyut finansal boyuta dönüştü.

Sonuç: Futbolcular da futbol organizasyonları da eğlence ve tüketim endüstrisinin birer parçası haline dönüştüler.

*

Bu dönüşümle olan taraftara oldu. Çünkü taraftarlık müşterileştirildi.

Artık katkın kadar taraftarsın denilen yepyeni bir anlayış oluştu futbolda.

*

Ancak, futboldaki bu dönüşüm ve yıldız futbolcuların her geçen yıl biraz daha fazla paralar karşılığında Avrupa'nın önde gelen kulüplerine transfer edilmesiyle başlayan bu süreç kulüpler arasındaki büyük uçurumu da beraberinde getirdi.

Son on yıl içerisinde bir zamanların sadece lig şampiyonlarının katıldığı organizasyon adım adım bazı liglerin altıncılarının dahi direkt olarak katıldığı, bazılarının ise birden fazla ön eleme oynamak zorunda kaldığı yeni bir formata büründü.

Yani futbolun önü açıldıkça adaletsizliğin ve eşitsizliğin önü de ardına kadar açılmış oldu.

Nitekim bu yeni durumla baş edebilmek amacıyla Avrupa'nın pek çok kulübünde olduğu gibi ülkemizin önde gelen kulüpleri de borç batağına saplandılar.

*

Futbolda bir diğer gelişme ise henüz ülkemizde hayata geçmeyen buna karşın Avrupa ülkelerinin pek çoğunda yoğun bir biçimde gerçekleşen kulüplerin zengin kişilere/ailelere pazarlanması süreci ile yaşandı.

Stadyumların yenilenmesi ile başlayan ve reklam, sponsorluk gelirleri ile taçlandırılan bütün bu gelişmelere sekte vuran ise 2020 yılının Mart ayı ile birlikte tüm dünyada kendisini hissettiren Koranavirüs salgını oldu. Salgınla birlikte önce tüm sportif organizasyonlar durdu ve geçtiğimiz Temmuz ayından bu yana sporcuların adeta birer makine gibi çalıştırılmasına yol açacak gelişmeler yaşandı.

*

Tribünlere seyircilerin alınamıyor olması ile başlayan ekonomik sıkıntılar ise bu alana büyük paralar yatıranları daha fazla sarsıntıya uğrattı.

Ve sonunda da düğmeye basmak zorunda kaldılar.

*

Avrupa Süper Ligi adı altında dolaşıma sokulan bu yeni proje, daha fazla para kazanma düşüncesiyle atılmış bir adımdır. Nitekim Real Madrid kulübü başkanı ve Avrupa Süper Ligi'nin ilk başkanı Florentino Perez daha önce kulübünün Avrupa'nın sıradan kulüpleri ile karşılaşmasına karşı olduğunu dile getirmişti.

*

Avrupa Süper Ligi'nin resmen kurulduğu kamuoyuna duyuruldu ama, ilginç olan Avrupa'nın diğer iki önde gelen ülke ligleri olan Almanya ve Fransa'dan herhangi bir takımın bu kuruluşun içerisinde yer almıyor olmalarıydı.

OLASI GELİŞMELER

UEFA baştan beri, böylesi bir organizasyonu kesinlikle kabul etmeyeceğini Premier Lig, La Liga ve Seri A yönetimleri ile ortak yaptıkları toplantıda açıkladı, bu turnuvaya katılacak takımların kendi liglerinden de men edileceğini belirtti.

FİFA da benzer biçimde UEFA'nın kararlarının hayata geçirilmesinin takipçisi olacağını duyurdu.

Çok uzun bir zamandır sesi soluğu çıkmayan bizim Kulüpler Birliği de "Avrupa futbolunun bütünlüğüne düzeltilemez bir darbe vuracaktır. Kulüpler Birliği, futbolun ruhunu yerle bir edecek bu talihsiz fikre karşı UEFA ve paydaşlarının yanındadır" açıklamasında bulundu.

UEFA FORMAT DEĞİŞTİRİYOR

UEFA yönetim kurulu, yeni oluşumu baltalamak için apar-topar şampiyonlar liginin formatında değişikliğe gitme kararı aldı.

Buna göre devler ligi, 2024-2025 sezonundan itibaren başlayacak ve turnuvada sadece 36 takım yer alacak.

Avrupa Süper Ligi şeklinde yola çıkan kulüp başkanları aslında şimdiden istediklerini elde etmiş oldular.

İstedikleri 20 takımlı ve bütün geliri kendilerine kalacak bir formatı hayata geçirmekti. Buna karşın UEFA elindeki bu kulüpleri kaybetmemek ve kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek için adımı biraz daha büyütme doğrultusunda hareket etmeyi kabul etmiş oldu.

Ancak bu kararın, önümüzdeki dönemde futbolun biraz daha fazla ayrışmasının önünü ardına kadara açacağını, zengin kulüplerin biraz daha fazla zenginleşmesini sağlayacağını unutmamak lazım.

UEFA'nın önümüzdeki dönemde insani hata unsurlarının daha da azaltılacağı girişimler üzerinde çalıştığını da bir bilgi olarak vereyim.

Buna başta ofsayt kararları olmak üzere, hakem hatalarını en aza indirgemenin yeni yolları da eklenecek.

G.SARAY VE F.BAHÇE

Ülkemizden bu oluşuma davet edilen kulüplerimiz G. Saray ve F. Bahçe'ye gelirsek;

Buraya davet edilenin sadece kendileri olduğunu düşünen Galatasaray ve Fenerbahçeli taraftarların, önce kendilerine şunu "Neden bizi burada istiyorlar?" diye sormalarını istiyorum.

Ama önce benim yanıtımı dinleyin:

Sizlerin; taraftarı olduğunuz iki kulübün de ayrı ayrı 25-30 milyonluk taraftar potansiyeli var. Futbolu sadece para kazanma aracı olarak gören, sömürmeye doymayan bu kulüplerin sahipleri için G. Saray'da, F. Bahçe'de müthiş bir naklen yayın potansiyeli.

Sizleri paraya tahvil etmek için sabırsızlanıyorlar.

Tıpkı sizin gibi Avrupa'daki bazı kulüplerle de ilgileniyorlar.

Dertleri taraftarı olduğunuz takımlarınızla daha fazla maç yapmak falan değil. Mesele tamamen duygusal(!).

Bunu fark edin ve lütfen yapılan davet için böbürlenmeyi bırakın!!!!

YORUM EKLE