Alaçatı'yı Alaçatı yapan O kadın...

Çok iyi anımsıyorum.

Yeni Asır'da muhabirlik günlerimdi. Bugün, İzmir'in yetiştirdiği önemli iş insanlarından Timur Gönülşen'in "Otel" yaptığı, eski Alman Kültür Derneği'nin altındaki eski İtfaiye Binası'na komşu binadan, İzmir Hilton'a komşu, ünlü mimar Orhan Erdil'in inşa ettiği Yeni Asır İşhanı'ndaki yeni gazete yerleşkesine taşınmıştık.

Binanın köşesinde anımsadığım kadarıyla mini, çok zevkli dekore edilmiş bir çiçekçi vardı.

Sahibi bir kadındı.

Leyla Figen'i ilk orada tanıdım.

Sonra göremez oldum.

*

Gazetede haber arayışı ve gündeme haber verebilmek için uğraşırken telefonum çaldı.

Bir arkadaşımdı arayan; "sana bomba gibi bir haberim var" dedi.

-"Turyağ Yönetim Kurulu Başkanı Şevki Figen var ya; evleniyor" diye devam etti.

-Kim ki bu şanslı hatun? demiştim.

-Leyla Hanım; kendisi bir çiçekçi. Şevki Bey'e sırılsıklam aşık, Şevki Figen de "Leylam" diyor, gözü başka kimseyi görmüyor diye başladı anlatmaya...


(Leyla Figen)
 

Ertesi güne haberi yetiştirdim. Biri dünyanın en büyük temizlik malzemeleri üreticisi olan bir şirketin Türkiye'deki en üst düzey yöneticisi "patronu", diğeri kendi halinde küçük bir çiçekçi esnafı.

Tıpkı; "Leyla-Mecnun" gibi bir aşk hikayesi...

Kardeşiniz hiç kaçırır mı?

Yine unutmuyorum; ballandıra ballandıra anlatımla yazmıştım; bu ilk haberi:

İzmir'in Leyla Mecnun'u başlığıyla...

*

Bu anıyı neden anlattım biliyor musunuz; o Leyla, (Leyla Figen) Mecnun'unu (Şevki Figen'i) ikna ederek bugün;

Var olan ama 90'lı yıllarda bile bir avuç insanın yaşadığı, kimsenin tanımadığı, adını bile bilmediği bir kasabayı; Alaçatı'yı, neredeyse dünyanın bir numaralı Turizm Merkezi haline getiren "kadın" oldu.

*

İzmir'in Leyla ile Mecnun'unu o gündür bu gündür he takip ettim.

Alaçatı ile ilgili çabalarını ilk duyduğumda; "zengin bir hatunun, vakit geçirmek için sonuçsuz kalacak hobisi diye" düşünmüştüm.

Demek ki, O'nun kadar ileri görüşlü değilmişim.

Çünkü o 90'lı yılların sonunda sadece Alaçatı'nın bugününü öngörmekle kalmamış, bugününü yaratan bir Türk Kadını olarak tarihe adını yazdıracakmış.

Leyla Figen olmasaydı, Alaçatı belki yine var olacaktı. Ama bu güzelliği, bu ruhu olur muydu; tartışılır?

Bence Alaçatı vizyonunu yaratan el, Leyla Figen'in öpülesi elleridir.

*

İki aşkı vardı; Şevki Figen ve Alaçatı...

İki aşkını da yaşadığı süre içinde hiç terk etmedi, biri erkek, diğeri bir kasabayı "zirveye" taşıdı...

*

O yıllarda, bir tek sörfçülerin adını bildiği Alaçatı'nın yaratıcısı Leyla Figen'in bu köhne kasabaya olan tutku-aşk ve sevgisini hayat arkadaşı Şevgi Figen şöyle özetlemişti:

"Leyla tesadüfen gittiğimiz bu kasabaya, (Alaçatı) "ilk bakışta" denir ya, aşık oldu.

Beni ikna etti, küçük bir ev aldırttı.

Orada kalmaya başladık. Sonra evimizin tam karşısındaki hayvan yem deposunu bir kafeye dönüştürdü.
Kuş uçmaz, kervan geçmez kasabada, herkese ilham veren "Agrilia Cafe"yi açtı.

Ardından yakın arkadaşı Zeynep Öziş'i 120 yıllık bir Rum Konağı'nı bir yılda yeniden ayağa kaldırması için cesaretlendirdi ve Alaçatı'nın ilk oteli; Taş Otel yine O'nun sayesinde açıldı.

*

Agrillia ve Taş Otel ünlü Alaçatı'nın öncüleri oldu, ardından özellikle İstanbul'dan kaçıp hayatını yaşamak isteyenlerin hücumuna uğradı.

Ve, bu küçücük köhne kasaba, Alaçatı'nın öncüsü; Leyla Figen ile "kimliksiz bir hayattan", bugün cıvıl-cıvıl, insanların bir gece için 200 ila-600 dolar ücretlerle konaklama yarışına giriştiği dev bir turizm merkezi haline dönüştü.

*

Leyla'nın Mecnun'u Şevki Figen, Leyla'sının yakalandığı kanser hastalığından ölmeden önce; (17 Ekim 2002) yüzlerce Alaçatılının arzusu ve isteğiyle bir sokağa, bir küçücük meydana Leyla Figen isminin verilmesi için çok uğraştı.

Sadece o değil, tüm Alaçatı adeta seferber oldu ama sonuç alınamadı.

*

Hatta Şevki Figen'in verdiği bir röportajda şu sözleri beni çok etkilemişti:

"Beni Alaçatı'ya Leyla aşık etti. O varken burası bambaşka bir yerdi. Herkesin birbirine saygı duyduğu, azimle çalışan, üreten, birbirine yardım eden, birbirinin sözünü dinleyen bir kasaba.

O, bir hareketin öncüsü oldu. Dokunduğu her şeyi güzelleştirdi.

Bugün bir Alaçatı adından bahsediyorsak (her ne kadar burası artık Leyla'mın Alaçatısı olmasa da) bunu O'na borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

Yaşım 90'lara dayandı. Henüz hayattayken kendi adımın değil, ama bu kasabaya çok şey veren Leyla'mın isminin yaşamasını istiyorum. Hayattaki en büyük arzum bu...

*

Alaçatı'yı yaratan öncü Kadın Leyla Hanım'ın ölümünden sonra Çeşme-Alaçatı'dan kaç belediye başkanı geldi geçti...

Ama hiç biri, Alaçatı'yı; Çeşme, İzmir, Türkiye ve dünyaya kapılarını açtıran, bir Alaçatı var dedirten, Alaçatı'nın temeline ilk harcı koyan Leyla Figen'i; onurlandırmak, adını ölümsüzleştirmek gibi bir istek ve çabanın içine girmedi.

*

İç ve dış turizmimizin gözbebeği Alaçatı'ya hayat veren Leyla Figen'ın adını ölümsüzleştirmek CHP'nin İzmir'deki en genç Başkanı Çeşme'nin başarılı Ekrem Oran'a kısmet oldu.

İlk günden beri Alaçatı'nın masal gibi var olma öyküsünü takip eden bir İzmirli kardeşiniz olarak hepimiz adına Ekrem Oran'a teşekkür ediyor, ekliyorum;

Büyüksün, insan emeğine değer veren yüce bir Başkansın...

*

Leyla Figen adı, Kemalpaşa Caddesi'ndeki yeni meydana verilecek.

Bu haberi Başkan Oran, kadınlarımız için çok önemli bir gün; Dünya Kadınlar Günü'nde açıkladı.

*

Bir not düşeyim; bugün kasabayı bozulmadan yaşatmaya çalışan, çabalayan

Alaçatı'yı Koruma ve Güzelleştirme Derneği'nin kurucusu da Leyla-Şevki Figen çiftidir.


(Nuriş-Ekrem Oran, Şevki Figen-Rana Tabanca)

Günümüzde Leyla Figen'den ilham alarak çıktıkları yolda Rana Erkan Tabanca ve Erol Tabanca, ünlü "Alavya Projesini" hayata geçirdi. Leyla Figen'in ilk restoranın ruhunu da koruyan Alavya, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Alaçatı'nın en değerlisi Leyla Figen için özel bir tören düzenledi.

Daha doğrusu bir buluşma.

Alaçatı'ya değer katan isimlerin bir araya geldiği buluşmada, kadınlar önce Alavya'nın geleneksel hale getirdiği "welavyaalaçatı" etkinliğiyle çöp topladı. Daha sonra Şevki Figen'in katıldığı törenle, Leyla Figen tabelası, Alavya duvarına asıldı.

*

Ve Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran, bu buluşmanın onur konuğuydu.

Oran, Leyla Figen'in Alaçatı'yı Alaçatı yapan isim olduğunu seslendirdi, adının Kemalpaşa Caddesi'ndeki yeni meydana Başkanlık önergesi ile verileceğini söyledi.

*

"The End" demeden önce Leyla kardeşin ruhuna seslenmek istiyorum:

"O delicesine aşık olduğun, hayatını verdiğin sevgili Şevki Ağabeyim, vasiyetini yerine getirerek hem sana hem de kendine verdiği sözü tutu.

Biliyorum ki, huzur içinde yattığın yerde, artık daha huzurlu olacaksın...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zeynep Kavrakoğlu
Zeynep Kavrakoğlu - 5 ay Önce

Çok sevindim.Leylanın emekleri boşa gitmesin.