Politika

AK Partili İnan’dan sert mesajlar: İzmir için uzattığımız eli, güç gösterisine dönüştürdüler!

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Eğitim Yatırımları Toplu Açılış Töreni’nde sert eleştiriler yöneltti. İnan, Bunlar musluk açılışı değil. Bunlar gerçek yatırım. Yarın bi arkadaş İzmir’e gelecek. Yalandan açılışlar yapacak. Bizim hakiki açılışlarımız onların sahte açılışlarına benzemez." dedi.

Abone Ol

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Eğitim Yatırımları Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada hem dev eğitim yatırımlarını anlattı hem de muhalefete sert eleştiriler yöneltti.

İnan, 2023-2026 yılları arasında İzmir’de gerçekleştirilen eğitim yatırımlarının büyüklüğüne dikkat çekerek, toplam 20 okulun 1 milyar 178 milyon TL’yi aşan yatırımla tamamlandığını açıkladı.

"ÖZGÜR ÖZEL YALANDAN AÇILIŞ YAPACAK"

Ayrıca, 108 yeni okul ve 2.361 derslik İzmir’e kazandırıldığını, 59 okulun yapımının devam ettiğini, 53 okulun ihale aşamasında olduğunu vurguladı. Bornova, Karabağlar ve Konak’ta yapılan okulları tek tek sıralayan İnan, her yatırımın bir mahallenin geleceğini temsil ettiğini vurguladı: Bunlar musluk açılışı değil. Bunlar gerçek yatırım. Yarın bi arkadaş İzmir’e gelecek. Yalandan açılışlar yapacak. Bizim hakiki açılışlarımız onların sahte açılışlarına benzemez. Biz okullarımızı yapıyoruz ama şu okul girişinin halini görüyorsunuz. Biz dev yatırımları yapıyoruz ama onlar şu yolu okula kazandıramıyorlar.

"İZMİR'DE HER ÇOCUK EN İYİSİNİ HAK EDİYOR"

İnan konuşmasında eğitim yatırımlarının sadece fiziki yapıdan ibaret olmadığını belirterek:
“Gördüğünüz gibi; bu yatırımlar sadece rakamlardan ibaret değil. Her biri bir mahallenin geleceği, her biri bir çocuğun hayali, her biri İzmir’in yarınlarıdır. Biz bu şehirde; her ilçeye, her mahalleye, her evlada dokunan büyük bir eğitim seferberliği yürütüyoruz. Doğanlar’ın, Mevlana Mahallesi'nin, Naldöken’in, Çamdibi’nin çocukları. Hepsi en iyi imkânları hak ediyor! Hepsi en iyi imkânları hak ediyor. Bu mahallelerin evlatları sağlam, modern, teknolojik okullarda eğitim alsın diye kolları sıvadık ve çalışıyoruz. Bugün açtığımız Tevfik İleri Ortaokulumuzla birlikte 20 okul, işte bu anlayışın eseridir. Bu yatırımlar sayesinde sınıf mevcutlarını 24 öğrenciye kadar düşürdük. İzmir'de 7.648 özel gereksinimli öğrencimizin tamamı servis hizmetinden yararlanıyor; bekleyen tek bir öğrencimiz bile yok! ifadelerini kullandı. Sınıf mevcutlarının 24’e kadar düşürüldüğünü, İzmir’deki 7.648 özel gereksinimli öğrencinin tamamının servis hizmetine eriştiğini de açıkladı.

"BU BAŞARI CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİYLE GERÇEKLEŞTİ"

İnan, eğitimdeki dönüşümün siyasi irade sayesinde gerçekleştiğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. 2002 öncesi ve sonrası eğitim verilerini karşılaştıran İnan: “Hükümetimiz, her dönem olduğu gibi bu yıl da bütçeden aslan payını eğitime ayırdı. Bu güçlü bütçe; daha fazla okul, daha nitelikli sınıflar, daha eşit bir eğitim sistemi demektir. 2002 öncesinde lisede okullaşma oranı %50’nin altındayken, bugün %90’a yaklaşmış; ilkokul ve ortaokulda ise %95’in üzerine çıkmıştır. Bu büyük değişim kendiliğinden olmadı! Bu devasa eserler, dökülen alın terinin ve sarsılmaz bir iradenin sonucudur. Buradan, bu gurur gününde, ömrünü bu millete vakfeden, eğitim davasını her şeyin üstünde tutan ve İzmir’imize olan sevgisini her fırsatta bu devasa yatırımlarla gösteren Türkiye Yüzyılı'nın Mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, tüm İzmirliler adına en kalbî şükranlarımı sunuyorum! dedi.

"İLÇE BELEDİYELER EĞİTİME TAHAMMÜLSÜZ!"

İnan, İzmir’de bazı belediyelerin eğitim yatırımlarını geciktirdiğini ifade ederek Bornova Belediyesi’ni doğrudan eleştirdi. Özellikle Kars Halil Atilla İlkokulu örneği üzerinden ruhsat süreçlerinin bilinçli şekilde uzatıldığını ve öğrencilerin mağdur edildiğini belirten İnan, “Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu şehirde böylesine büyük bir eğitim seferberliği yürütürken, ne yazık ki karşılaştığımız acı tabloyu da sizlerin takdirine sunmak istiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin geçmişten bugüne söz verip de yapmadığı onlarca okul ortadayken; şimdi bir de ilçe belediyelerinin eğitime olan tahammülsüzlüğüne şahit oluyoruz. Örnek vermek gerekirse, İşte Kars Halil Atilla İlkokulu! Bu okula okul ruhsatı vermeyen Bornova Belediye Başkanı bunun hesabını tüm İzmirlilere verecek! Onlar o okulun ruhsatını vermemek için direndi; ama bizim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız anında devreye girerek o ruhsatı hızlıca verdi! Ben inanıyorum ki, Kazım Dirik Mahallesi'ndeki hemşehrilerimiz ve Bornovalılar sandıkta bunun hesabını soracaktır! Buradan açık söylüyorum: Eğitim söz konusuysa; hiç kimseye süreci yavaşlatma ya da engelleme hakkı vermeyiz. Kim olursa olsun, eğitim yatırımlarımızın önünü açmak zorundadır! Hiç kimsenin bir çocuğun sınıfa kavuşmasını geciktirmesine, bir annenin-babanın umutlarını ertelemesine izin vermem! dedi.

“VAKIF HUKUKUNUN GEREĞİ OLARAK MÜLKİYETİN ASLINA İADE EDİLMİŞTİR”

Son dönemde tartışma konusu olan vakıf taşınmazları hakkında da konuşan İnan, yapılan işlemlerin tamamen hukuki olduğunu vurguladı. Taşınmazın vakıf malı olduğunu2025’te hukuka uygun şekilde tescil edildiğini ve mahkemelerin süreci onayladığını belirtilerek, bunun “keyfi değil, kanunun açık hükmü” olduğu ifade etti:

“Enerjimizi tüketmek ve kurumlarımızı yıpratmak isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz. Son günlerde gündemi meşgul eden vakıf binaları üzerinden kimse kurumlarımızı, Yeşilay'ı hedef alamaz. Bakın, Türkiye bir hukuk devletidir. Söz konusu taşınmaz, Cumhuriyet’ten önce kurulmuş olan Bayezid baba Vakfı’na ait, vakıf hukukuna göre bir mülktür. Bu durum tapu kayıtlarında açıkça yer almakta ve yıllardır “vakıf şerhi” ile sabittir. Kanuna göre durum çok nettir: vakıf yoluyla meydana gelmiş ve kamu kurumlarının mülkiyetine geçmiş taşınmazların, asli vakfına derhal devredilmesi gerekir. Nitekim bu hüküm doğrultusunda gerekli işlemler yapılmış ve taşınmaz, 2025 yılında hukuka uygun şekilde vakıf adına tescil edilmiştir. Bugün yapılan işlem vakıf hukukunun gereği olarak mülkiyetin aslına iade edilmesidir. Mahkemeler de bu süreci değerlendirmiş, tahliyenin durdurulması taleplerini reddetmiş ve hukuki sürecin önünü açmıştır. Dolayısıyla burada tartışılması gereken bir keyfilik değil; kanunun açık hükmünün uygulanmasıdır. Bizim toplumumuzda, geleneğimizde vakıf kültürü vakfetme kültürü çok köklüdür. Türkiye’de vakıf geleneği, tarih boyunca toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve mekânsal hafızayı taşıyan en önemli kurumsal yapılardan biri olmuştur. Biz tüm vakıf eserlerimizi İzmir’in çocuklarına, gençlerine adıyoruz. Yerel yönetimler yıllarca bu tarihi binaları çürümeye terk edip atıl bırakırken, biz restore edip İzmir’e kazandırıyoruz! İşte Tekel Kültür Fabrikası ortada! İşte aslına uygun inşa ettiğimiz İzmir İktisat Kongresi Binası ortada!

“HEBA EDİLEN O YILLARI GERİ ALMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

İnan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alarak altyapı sorunları, Körfez kirliliği ve yarım kalan projeler üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Ayrıca İzmir Limanı ve Çeşme Projesi gibi yatırımlara karşı çıkanları “İzmir’in büyümesini istemeyenler” olarak nitelendirdi:

Neymiş efendim? "İzmir’in hakkı İzmir’de kalmalıymış. Ya İzmir’in malı İzmir’de kaldıysa bu bizim sayemizde kalmıştır. Biz engel olduk da İzmir’in malını İstanbul vakıflarına peşkeş çekemediniz. Siz kim İzmir’in hakkına sahip çıkmak kim? Şöyle başınızı kaldırıp yıllardır bir türlü çözülemeyen o dayanılmaz Körfez kokusuna bir bakın! Her yağmurda göle dönen, altyapısı çökmüş yollara, kaderine terk edilmiş arka mahallelere bakın! Siz İzmir'in hakkını İzmir'e mi bıraktınız, yoksa heba mı ettiniz? İşte biz, heba edilen o yılları geri almak için çalışıyoruz! Biz İzmir Limanı'nı o eski, hantal yapısından kurtarıp, modernize ederek Akdeniz'in en verimli, en rekabetçi limanlarından biri haline getirmek için devasa adımlar atıyoruz. Sadece ticarette değil, turizmde de İzmir’i şahlandıracak, on binlerce gencimize yeni istihdam kapıları açacak devasa Çeşme Projesi için gece gündüz çalışıyoruz! Vizyon projelerimize en büyük desteğin İzmirli hemşehrilerimizden geleceğini biliyoruz. Ama biz İzmir'i küresel bir marka yapalım dedikçe, birileri çıkıp bu yatırımları engellemek için mahkeme kapılarında nöbet tutuyor. Açıkça ilan ediyorum: İzmir’in kalkınmasına, İzmir Limanı'nın büyümesine ve Çeşme Projesi gibi bu şehrin ufkunu açacak yatırımlara sırf siyasi hasetle, sırf ideolojik körlükle karşı çıkanlar, bizim gözümüzde asla ve asla İzmirli olamazlar!

"İZMİR'İN GELECEĞİYLE İLGİLİ DERTLERİ YOK"

Çünkü gerçek İzmirli olmak; bu şehrin büyümesini, zenginleşmesini, dünya ile rekabet etmesini istemektir! Bu şehrin ayağına ideolojik prangalar vurmak değil. İzmir aynı zamanda bir üniversite kenti. Biz istiyoruz ki, üniversite öğrencilerimizi İzmir’in dört bir yanına taşıyalım, bu şehri baştan aşağı bir bilim ve gençlik merkezine dönüştürelim. Ama karşımızda tüm tesislerini, tüm sistemini verimsizlik ve işlevsizlik üzerine kurmuş bir büyükşehir yönetimi var! Biz en başta bunlara iyi niyetle yaklaştık, itibar ettik. Dedik ki; "İzmir için seçildiler, gelin siyaseti bir kenara bırakıp İzmir için üretelim." Fakat İzmir'in menfaati için uzattığımız bu eli, bizimle olan temaslarını, meğer kendi içlerindeki hasımlarına karşı bir güç gösterisine dönüştürmüşler! Bunu ne yazık ki geç fark ettik. Çünkü bunların İzmir’le, İzmir’in geleceğiyle ilgili bir dertleri yok, inanın hiçbir zaman da olmadı! Düşünebiliyor musunuz? Koskoca İzmir’e 2 sene içerisinde tek bir kalem icraat, tek bir çivi dahi kazandıramayanlar; bugün çıkmışlar, bizim onararak bu şehre kazandırdığımız iki tane tarihi binanın önünde çapsızlıklarını ortaya koyuyorlar!

“HODRİ MEYDAN: KARŞIYAKA STADI’NI YAPIN, İLK ALKIŞLAYAN BİZ OLALIM”

Eyyüp Kadir İnan, konuşmasında İzmir’de yıllardır tamamlanamayan Karşıyaka Stadı üzerinden yerel yönetimlere net bir çağrıda bulundu.

İnan, somut hizmet üretmek yerine tartışma üretenlere şu ifadeleri kullandı: “Madem bu kadar iddialısınız; hadi bakalım, hodri meydan! Derhal şu Karşıyaka Stadı'nı inşa edin, o stadyumu Kafsinkaflılara kazandırın da sizi ilk tebrik eden biz olalım! Çıkıp yürekten alkışlayalım. Ama üzülerek söylüyorum ki yapamazlar. SGK borçları gırtlağa dayanmış, borç batağından kurtulamayan, kendi emekçisinin, işçisinin alın terini, maaşını bile ödeyemeyenler; bugün bize saldırarak durumdan vazife çıkaracaklarını sanıyorlar. Ama geçti o günler! Artık İzmir size inanmıyor! Hiç şüpheniz olmasın; ilk seçimde gideceksiniz ve İzmir nihayet hak ettiği o gerçek hizmete, o büyük vizyona kavuşacak! Biz engellerle değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın bize çizdiği yolda, eserlerle konuşmaya devam edeceğiz”