İnan, özellikle son günlerde gündeme getirilen İzmir Çevre Yolu iddialarına sert tepki göstererek, “İzmir Çevre Yolu’nun özelleştirileceği ve ücretli olacağı yönündeki iddialar külliyen iftiradır. Bu, müthiş bir iddia değil, müthiş bir yalandır. Karayolları Genel Müdürlüğümüz de bu yalanlara noktayı koymuştur” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN, FIRSATLARI KAÇIRMAYACAĞIZ”
Küresel krizlere rağmen Türkiye’nin güçlü duruşunu vurgulayan İnan, Türkiye’nin “güvenli liman” rolünün giderek daha fazla öne çıktığını belirtti. İnan, “Bu süreçte ülkemizin önüne çıkan tarihi fırsatların kaçmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’yi yatırımcılar için çok daha cazip hale getirecek dev adımları kararlılıkla atıyoruz. Bu fırtınalı denizde Türkiye gemisini sağ salim limana yanaştıran en büyük güvencemiz, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübeli liderliğidir” dedi.
Ekonomik önceliklerinin net olduğunu belirten İnan, “Vatandaşımızın aşını ve işini korumak, esnafımızın tezgâhını ayakta tutmak, üretim çarklarının dönmesini sağlamak ve hayat pahalılığıyla amansız mücadele etmek en temel önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.
“DEVLET 3 YILDA ENKAZI KALDIRDI, İZMİR ÇÖPÜ TOPLAYAMIYOR”
Konuşmasında İzmir’deki yerel yönetimleri de eleştiren İnan, merkezi hükümetin deprem bölgesinde yaptığı çalışmaları hatırlattı. “Biz, 3 senede 3 ülke büyüklüğündeki deprem enkazını ortadan kaldırırken, İzmir’de bu yerel yönetim şehrin ortasındaki çöpleri bile ortadan kaldıramıyor! Üstüne bir de utanmadan çıkıp, "Gelsin hükümet kaldırsın" diyorlar. Ya siz nerede gördünüz? Hangi ülkede, hangi Avrupa ülkesinde çöpü cumhurbaşkanlığının topladığını gördünüz? Hangi ülkede sokağın asfaltını cumhurbaşkanlığının attığını gördünüz? Cumhurbaşkanlığının içme suyunu dağıttığını nerede gördünüz? Bunların belediyecilikten anladığı işte budur: kendi iş bilmezliklerinin faturasını hükümete kesmek!” sözleriyle tepki gösterdi:
“Kusura bakmayın beyler; belediye olarak esnaftan her türlü ücreti aldığınız yerde, İzmirli esnafın çöpünü de toplayacaksınız, esnafın bulunduğu sokağın asfaltını da yapacaksınız, esnafın dükkanlarının yollarını da o çukurlardan kurtaracaksınız!
ÇANKAYA VE ESNAF VURGUSU: “TİCARETİN DAMARLARI KESİLDİ”
İnan, İzmir’in Çankaya bölgesinde esnafın yıllardır çeşitli uygulamalarla zor durumda bırakıldığını belirterek, “Çankaya esnafının ticaretinin nasıl öldürüldüğünü biz çok iyi biliyoruz. Şair Eşref Bulvarı’nda, Basmane’de, Talatpaşa’da, İkiçeşmelik'te sırf esnafı dışlamak için otobüs duraklarının yerleriyle dahi oynadılar! Bit Pazarı’nın itibarını sarsmak için yapmadıklarını bırakmadılar. Biz ise yeniden Çankaya’nın damarlarına kan gitsin diye Basmane çukurunu hayata kazandırmak istiyoruz.” dedi. Basmane Çukuru’nun yeniden ekonomiye kazandırılması için çalıştıklarını ifade eden İnan, bölgenin yeniden canlandırılacağını söyledi.
İZMİR LİMANI MESAJI: “KAZANAN İZMİR OLACAK”
İzmir Limanı üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen İnan, “"İzmir limanı Araplara satılıyor" dediler. Ne oldu? Varlık fonu ve Albayraklar grubu; yani bizim kendi yerli sermayemiz, limanı işletmeyi devralıyor! Oraya milyarlık altyapı yatırımı yapılacak! Şehrin içine yıllardır bir hançer gibi saplanan o limanı tekrar şehirle barıştıracağız! Bu CHP’lilerin hiç istemediği o güzel şey olacak: Liman tam kapasite çalışacak! Esnaf kazanacak, liman kazanacak, İzmir kazanacak!” dedi.
ÇANKAYA OTOPARKI TEPKİSİ: “ESNAFIN EKMEĞİYLE OYNADILAR”
Çankaya Katlı Otoparkı’nın kapatılması sürecine sert tepki gösteren İnan, belediyenin süreci yönetemediğini savundu. “1,5 yıl boyunca hiçbir adım atmayan belediye, kapıya kilit vurdu. Esnafın ekmeğiyle oynandı. Süreci çözmek için tüm kurumlar hazırdı ama belediye sorumluluktan kaçtı” dedi:
“Şimdi de çıkmışlar pişkince esnafa akıl veriyorlar; "gidin Vakıflara yürüyün, gidin Ziraat Bankası’na yürüyün" diyorlar. Yahu insaf! Yıllarca ziraat bankası mı işletti bu otoparkı? Vakıflar mı işletti? Siz işlettiniz! Kaymağını siz yediniz, şimdi de kapıya kilidi siz vurdunuz! Esnaf ekmeğiyle oynayanın, kendisini boğanın kim olduğunu çok iyi biliyor; elbette size yürüyecekler!” “CHP’nin yalanlarını tek tek sıraladı: elektrik fabrikası yalanı, İzmir limanı yalanı, İzmir çevre yolu yalanı” “Sandığın anahtarı artık ideolojik kutuplaşmada değil, esnafın dükkanının önündeki asfalttadır! İzmirli hemşehrilerimiz; ideolojik sloganlar değil, çukursuz yollar ve çalışan bir altyapı istiyor.”
“ESNAFIN ONURU ÜZERİNDEN KİBİR SİYASETİ YAPILAMAZ”
İnan, esnafa yönelik ifadeler üzerinden yerel yönetimi eleştirerek, “Esnafın tipine bakarak onu yargılayan bir anlayış, İzmir’in hoşgörü ruhuna ihanettir. Biz o esnafta bu ülkenin omurgasını görüyoruz” dedi:
“Tüm bu haksızlıklar yaşanırken; Çankaya otoparkı kapanmasın, bu şehrin kalbi Kemeraltı can çekişmesin diye sadece ekmeğinin peşine düşen, anayasal ve demokratik hakkını arayarak Egemenlik Evi’ne yürüyen esnafımıza, bu şehrin büyükşehir belediye başkanı ne dedi biliyor musunuz? İnanması güç ama kameraların önünde aynen şunu söyledi: “Tiplerinden, hallerinden nasıl insanlar olduklarını anlıyoruz” dedi! Buradan, o fildişi kulelerinden halka tepeden bakanlara, o kibir abidelerine sesleniyorum: Siz esnafın tipine, kılığına kıyafetine bakınca ne görüyorsunuz bilmem! Ama biz o esnafa baktığımızda; sabahın ayazında kepengini besmeleyle açan alnı ak, başı dik insanları görüyoruz! Biz o esnafa baktığımızda; bu ülkenin omurgasını, evine helal rızık götüren nasırlı elleri görüyoruz! Şunu çok iyi bilin: bizim esnafımızın o tozlu, o yağlı, o lekeli önlükleri; sizin o parlatılmış ayakkabılarınızdan, sizin o kibirli yüreklerinizden bin kat daha temizdir! Esnafı dış görünüşüyle, kılık kıyafetiyle yargılayan, halkını böylesine hor gören bu nobran zihniyet, İzmir’in demokratik ve hoşgörülü ruhuna en büyük ihaneti etmiştir! Sen o oturduğun yumuşak koltukta, o sırça köşkünde, tipini beğenmediğin, küçümsediğin bu esnafın ödediği vergilerle, bu esnafın alın teriyle saltanat sürüyorsun! Önce haddini bileceksin! Bu şehrin belediye başkanıysan önce bu şehrin emektar esnafına saygı duymayı öğreneceksin!
“İZMİR’İN SORUNLARINA MUHATAP BULAMIYORUZ”
Yerel yönetimle iletişim kurmakta zorlandıklarını ifade eden İnan, “Biz İzmir’de kavga değil, dayanışma istiyoruz. Ama kusura bakmayın; kendi gölgesiyle bile kavga eden bir büyükşehir belediye başkanıyla, İzmirli hemşehrilerimizin bize verdiği o milletvekilliği görevini heba edecek değiliz! Zaten mensubu olduğu siyasi parti de önümüzdeki dönem bu isimle devam etmeyeceklerini her dost ortamında açıkça ilan ediyor. O nedenle biz de onlara diyoruz ki: madem bu arkadaş sizin cephenizde de sınıfta kaldı; bize bir tane muhatap verin! İzmir’in sorunlarını, esnafın sıkıntılarını konuşalım! Hükümetle ilgili bir sorun olduğunda çoğunuz bizi arıyorsunuz. Mesele İzmir ise, biz bunu emir telakki edip bizzat ilgileniyoruz. Ama söz konusu belediye olunca, yerel yönetimler olunca; ben İzmir esnafının sıkıntısını çözecek, muhatap alınacak "bir adam" bulamıyorum!” dedi
ÇEŞME İÇİN BÜYÜK ÇAĞRI: ÇEŞME PROJESİ
İzmir ekonomisi için en kritik başlığın Çeşme Projesi olduğunu vurgulayan İnan, projenin ekonomik etkisine dikkat çekti: “Her yıl 2 milyar dolar katkı sağlayacak bu proje ile 20 milyar TL yatırım İzmir’e gelecek. 100 bin gencimize iş imkânı oluşturacağız. Tüm siyasi partilere çağrımızdır: Gelin bu projede birleşelim” dedi:
“İzmir ticareti için, esnafımızın cebinin dolması ve büyümesi için önümüzde acil ve tek bir gündem var: o da Çeşme Projesi’dir! Her sene tam 2 milyar doları İzmir ticaretine kazandıracak devasa bir projeden bahsediyorum! Eğer bu projeyi el birliğiyle hayata geçirirsek, sadece 2 sene içerisinde 20 milyar TL yatırımı doğrudan İzmir’e getireceğiz! İzmir’i dünyaya çok farklı, doğrudan bağlayacağız. Ve en önemlisi; 100.000 İzmirli gencimize 2 sene içinde iş sağlayacağız, aş sağlayacağız! Buradan tüm siyasi partilere açık çağrı yapıyorum: Gelin bu işe destek verin! Siyasi çekişmeleri bir kenara bırakın, hep beraber bu şehrin geleceğini değiştireceğimiz ortak bir eserimiz olsun!”
TEŞEKKÜR VE KAPANIŞ
İnan, konuşmasının sonunda genel kurulun hayırlı olmasını dileyerek, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığına seçilen Yalçın Ata ve yönetimini tebrik etti.