41 yıllık bir bina İzmir'in "Kent Belleği" olabilir mi?

Biraz damdan düşmüş gibi olacak ama, son depremde zarar gördüğü için yıkılması gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediye Sarayı, "kent gündemi" olarak son günlerde tartışılan birincil konulardan biri haline geldi.

İki görüş var.

Mimarlar Odası "yıkılmasın, hafif ve orta hasarlı olduğu için boşaltılan hizmet binasının, güçlendirilme yapılarak korunmasını istiyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "binayı güçlendirerek kullanmanın faturası, yıkıp yerine yenisini yapmaktan daha maliyetli" yani; "astarı yüzünden pahalı" demeye getiriyor, ekliyor:

"Binayı depremden bu yana kullanmıyoruz. Yaptırdığımız incelemede binamız az-orta hasarlı çıktı ve güçlendirilerek kullanılması önerildi. Ama biz bunu tercih etmiyoruz. Binayı yıkıp yerine tarihi Hükümet Konağı ile bütünleşen sembolik bir başkanlık ve meclis binası yaparak, kalan alanı Konak Atatürk Meydanı'na katacağız. Umarım Konak'taki diğer kamu kurumlarına da örnek olur..."

*

Bu tartışmada ciddi görüş farklılıkları olsa da, benim oyum Başkan Soyer'den yana.

Çünkü Soyer'in söylemindeki asıl püf nokta; yıkılacak olanın yerine yapılacak binanın "Tarihi Hükümet Konağı ile bütünleşen" bir mimari karaktere sahip olacağı yönündeki fikri...

*

Mimar Odası yönetimi yıkım kararına karşı oluşunu, öncelikle böyle bir kararı ancak İzmir'i ve İzmirli olmayı çok önemsemeyen insanlar verebilir noktasına dayandırıyor.

Sonra da; seçilmişlerin ve atanmışların gelip geçici olduğu hatırlatılarak, hiç kimsenin tek başına kent adına böyle önemli bir karar alma yetkisinin olmadığına gönderme yapıyor.

*

Kusura bakmasınlar ama bu görüşe de katılmıyorum.

Çünkü benim bildiğim Tunç Soyer, çok aydın, eşitlikçi, toplumcu ve bu konulara açık bir yapıya sahip kişilik yapısına sahiptir..

*

Gelelim Mimarlar Odası'nın, söz konusu binanın hem kent belleği, hem de modern mimarlık mirası açısından önemli bir yapı olduğu ve bu nedenle yıkılmaması, güçlendirilerek kullanılmaya devam edilmesi gerekçesine...

Ben Haber istihbarat servisindeki arkadaşlarım, Mimarlar Odası'nın ağzına sakız yaptığı "Kent Belleği" ile ilgili bir araştırmayı haberleştirdiler.

Tarihçi Doç. Dr. Emin Elmacı konuya net bir açıklama ile açıklık kazandırmış.

Tarihçi Elmacı şöyle diyor:

"Bellek demek; yaşanılanların, öğrenilenlerin ve bunların geçmişle ilişkisinin kayıtlı olduğu yerler anlamına gelir. Kent belleği olacak binanın da, önemli bir yapı olması ve yapının tarihi süreç içerisinde önem arz etmesi gerekiyor. Bir başka ifadeyle kentsel bellek açısından önemli bir bina, kentin tarihçesi içerisinde yer etmiş olmalı. Örnek verecek olursak; Saat Kulesi, Vilayet Konağı gibi bir yapı kent belleğine en güzel örneklerdir."

*

Depremde hafif-orta seviyede hasar gören İzmir Büyükşehir Binası var ya; yapımı aşamasında hem gazeteci olarak hem de Buca Mimarlık ve Mühendislik Yüksek Okulu inşaat mühendisliği öğrencisi olarak yakın ilgimi çekmişti.

Bu binanın temelleri 1969 yılında rahmetli Osman Kibar döneminde atıldı.

Tamamlandığı tarih 1980!..

Açılışını yapmak, 12 Eylül darbe yönetiminin İzmir Belediye Başkanı olarak atadığı Vali Yardımcısı Ceyhan Demir'e kısmet olmuştu. Saray'a ilk oturan seçilmiş başkan 1984'de Dr. Burhan Özfatura oldu.

Yani anlayacağınız Mimarlar Odası'nın "Kent Belleği" diye ısrar ettiği bina topu topu 41 yaşında.

Ben bile bu kentin belleği olarak Büyükşehir Belediyesi binasından daha eskiyim. O zaman rica edeyim; Mimarlar Odası beni de hala bu kentte doğup büyümüş ve hala yaşayan biri olarak "kent belleği" kapsamına dahil edip, "koruma" altına alsın(!)

*

Bakın sevgili mimar dostlarım...

Bu kentte Güzelyalı'dan, Karataş'tan, Alsancak'tan, Alaybey'den, Karşıyaka Yalısı'ndan, İnciraltı'ndan denize girmemiş ya da o günlere tanıklık etmemiş..

*

Kordon'dan balık tutulduğu günleri anımsamayan..

*

Basmane'deki İkbal, Yıldız, Mezarlıkbaşı'nda İnci, Saray, Yeni, Lale, Birinci Kordon'da Tayyare, Konak'ta Konak Sineması ile Karantina'daki Köşk Sinemaları'nda film seyretmemiş...

*

Cumhuriyet Lokantası'nı bilmeyen

*

Fuar'ın bitmemiş, Kemeraltı'nın ölmemiş, Buca'nın Bornova'nın içine edilmemiş, Alsancak'ın torbacı yatağı, Karşıyaka'nın küçük Ankara olmamış halini bilmeyen..

*

Aktaş Eczanesi'ne girmemiş, altın damlası parfümü koklamamış, buz gibi Kemeraltı şerbetinden içmemiş, Kosova Köftecisi'ni bilmeyen..

*

Varyant'ta camiden biraz önceki kahveyi, Kemeraltı Ezogelin'i, Alsancak Doğu Tandır'ı, trafiğe açık ve İtalyan, Rum, Yahudi, Beyaz Rus, Ermeni esnaflarıyla 5-6 dilde günaydınlaşılan Kıbrıs Şehitleri Caddesini, kağıt helvacıları, sübyecileri, seyyar kumrucuları, Lunapark ve Göl Gazinolarını, Cincibir gazozlarını, Sütsan dondurmalarını görmemiş, yaşamamış, o günlere tanıklık etmemiş bir yapının "Kent Belleği" olma gibi şansı ya da böyle bir "oluşum" olarak gösterilmeye hakkı olabilir mi?

Bence olamaz..

*

Son söz: Yıkımı gündeme gelen Büyükşehir Belediye Sarayı, bir mimari yarışma sonucu ödüllü bir bina olsa da, "Kent Belleği" olmayı bırakın, Karşıyaka Yalısı, Birinci Kordon, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ve Hatay Caddesi üzerindeki aynı yaştaki binalardan hiçbir farkı olmayan bir yapıdır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Uğur Yıldırım
Uğur Yıldırım - 1 ay Önce

Ülkede ciddi eğitim sorunları mevcut, bu bu günün konusu değil belli ki geçmişten gelen bir husus, yazıyı okuyunca da göze çarpıyor. Yazıda tarih güzellemeleri var hepsi de gerçekten çok kıymetli noktalar ancak yine aynı yazıda "Hükumet Konağı ile uyumlu..." sıfatı olumlanıyor.

Tunç Beyin aklında ki tarihsel bir döneme referans veren bir yapı yapmak, meydanın gelişim süreci ve 40 yıllık serüveni umrunda değil. Baskan olarak Konak Meydanına bir "simge" yapı yapmak bunu da bilboardlarda neler yaptık diye duyurmak.

Gelelim bu "Hükumet konagı binası ile uyumlu..." cümlesinin neden tezat oluşturduğuna, günün siyasi erkinin yaptırdığı hani şu Osmanlı Selçuklu özentisi niteliksiz yapılar var ya, gerçek tarihi yapılara hakaret eder gibi yapılan, işte bu cümle o anlayışın ürünü. Tarihi değerli kılmaz, aksine değersizleştirir. Modern Mimarlık ürünü bir yapıyı yıkıp (pahalı diye , kaldı ki yapılmış bir çalışma yok) bu anlayışta bir yapı yapma hevesi gerçekten CHP'li bir Belediye yönetimine yakışmıyor. Mimarlar Odası Kordonda yapılacak otoyola karşı çıktığında da sağda solda "yanlış yapıyorsunuz trafik fena" diye yazan dostlarımız, Kordonda keyifle yürüyüş yapıp, çimlerde oturuyorlar, otursunlar, Mimarlar Odası gibi kamu ve kent hakkını savunmak gibi bir misyon edinmiş bir kurumun mücadelesi anlamlı fikri önemlidir.

Ismail Demirağ
Ismail Demirağ - 1 ay Önce

Bu konuda uluslararası kabul görmüş değerlebdirme kriterleri var ve binanın yaşından daha başka değerlendirmeler önem kazanıyor.

Yoksa o saydığınız semtler ve sübye vb güzellikleri ben de yaşadım ama bunlar içerisinde eski emlak bankın önündeki hamalbaşı salihağa çeşmesinin mermeri yerinde dursaydı diyorum, hemen karşısında kardiçalı han (o da çok eski değil) yıkılmasın isterim. Haa, bir de modern yapı örneği yapılar var; istanbul AKM mesela, yıkılmamalıydı, bizim Izmirin Belediye binası da işte öyle bir yapı!

Feyzal Özkaban
Feyzal Özkaban - 1 ay Önce

Tüm yorumlara yürekten katılıyorum. Yaoılmak istenen yeni yapıya referans olarak gösterilen "Tarihi Hükümet Konağı" nın da rekonstrüksiyon olduğunu yani yangın sonrası aslı gibi yeniden yapıldığını hatırlatmak isterim. Kent Belleğinde yer edinme konusuna gelince; salt yapının yaşı ile belirlenemeyecek kadar çok boyutlu bir meseledir. Ama sizin için yıl belirleyici ise bırakınız yapı erişmesi gereken yaşa ulaşsın. Birileri de Saat Kukesi'ne açılan avlusundan geçilmeyen, Priştina'nın cenazesinde yapının iç boşluğundan tüm meydana yayılan insan seline şahitlik etmeyen çatı katından deniz manzarasının izlenmediği, Konak Meydanında yapılan tüm protestoların buluşma yeri olmamış bir yapı kent belleğinde yer alamaz desin.

mustafa Kâya
mustafa Kâya - 1 ay Önce

Aynen katılıyorum.Konak meydan düzenlemesi çok daha mantıklı.

Dilek olcay
Dilek olcay - 1 ay Önce

Izmirli olmayan Izmir icin karar verme asamasinda olmayan insanlar artik Izmir icin karar vermemeli 41 yillik bina Izmir bellegini yasatmiyor Artik bizim gibi insanlar bu sehre sahib cikmali

Cavidan
Cavidan - 1 ay Önce

Efes celsus kütüphanesinde bir tane kitap açıp okumamış, pagosun surları içinde dikili taşı olmayan, kubilay ilk kurşunu atarken tek kurşun sıkmamış, pergamonda zeus sunağına gidip iki dua okumamış binanın Allah bin türlü cezasını versin

Nazik IŞIK
Nazik IŞIK - 1 ay Önce

Binaları kent belleğine dahil edilmelerinin tek kriteri yaşları değildir elbet.. Belediye binasının kent belleğine dahil olup olmaması bina özellikleri, orada yaşanmış önemli olaylar, orada alınmış kente dair önemli kararlar,, orda çalışmış kişiler, gibi çeşitli alanlardaki duruma bakılmalı. Görüşünüzü yazmanız çok değerli, teşekkürler ama bu bina daha çooook tartışma götürecek! Yıkılsa da bu tartışma bir yerlere kakacak, sürecek…