37. Kurultay belki de son şans..

Sözüm muhalefet partilerine diyeceğim ama, öncelikle CHP'ye..

Çünkü CHP'nin önünde kısa bir süre sonra toplanacak olan olağan Kurultay var.

CHP bu Kurultay'da yol ayırımında, tercih yapmak zorunda..

Ciddi muhalefet mi yapacak,  muhalefetçik rolünü oynamaya devam mı edecek?

*

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu 37. Kurultay'da adım gibi biliyorum, öncelikli olarak şu mesajları verecek:

"Cumhurbaşkanı adayı olacak kişi, genel başkanlığa aday olamaz" diyerek, "Partili Cumhurbaşkanı (Erdoğan)" sistemini değiştireceklerini anlatacak.

*

Kılıçdaroğlu, partisinin erken seçime hazır olduğunu da açıklayacak;

"Demokratik yollardan iktidar değişimini gerçekleştirmenin ön koşulları büyük ölçüde hazır. Seçim bekliyoruz" diyecek.

*

Şüphesiz, "Millet İttifakı"nın, "Demokrasi İttifakı" olarak genişletilmesi; DEVA ve Gelecek partileriyle bir seçim ittifakı kurulup kurulmayacağına ilişkin açıklamaları da olacak.

Kemal Bey, bu konuda şöyle düşünüyor:

"Bugünden ittifaklar için bir görüş ortaya koymak doğru değil. Ben Babacan'ın da Davutoğlu'nun da ülkeye iyi hizmetler yaptığını biliyorum, görüyorum. Belirli ciddi dönemlerde aksaklıklar olduğunu biliyoruz. O aksaklıkların büyük ölçüde Erdoğan'dan kaynaklandığını da biliyoruz."

*

Ama yetmez!..

Çünkü parlamenter temsili demokrasi denen ve yasama yetkisinin mutlak olarak seçilmiş milletvekillerine ait olduğu sistem ülkemizde 24 Haziran 2017'de son buldu.

Cumhurbaşkanlığı sistemi denen dünyada pek rastlanmayan bir "sistem"e geçildi.

Millet farkında ama, başta "ana"sı olmak üzere muhalefet -galiba- farkında değil.

Kurultay'da belki yararı olur diye CHP Lideri Kemal Bey'e o değişen "bir şeyler"i kısaca hatırlatmak istiyorum.

Buna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

 Yanlış anlaşılmasın, kişisel bir hesabım, beklentim falan yok.

Maksat memlekete hizmet...

*

Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatılmadı ve hala toplantı salonunda "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yazıyor.

Orada 600 seçilmiş var. Onlara da hala "milletvekili" deniyor. Her birinin sekreterleri, danışmanları, odaları, ehven fiyatlı lokantaları var. Dokunulmazlıkları var.

*

Yürürlükte olan Anayasa'ya göre TBMM hâlâ devletin  tek yasama organı. Yani yasa yapma yetkisi onda.

Ama cumhurbaşkanının da istediği kadar "Cumhurbaşkanlığı kararnamesi" çıkarma yetkisi var.

İkisi de geçerli, yürürlükte ve ikisine de uymak zorunlu. Uymayan cezalandırılıyor.

*

Cumhurbaşkanlığı sisteminden önceki bir yılda; Haziran 2016 – Haziran 2017 arasında TBMM 314 yasa çıkardı; Bakanlar Kurulu da 25 Kanun Hükmünde Kararname..

*

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten ve sistem değiştikten sonra; Haziran 2018–Haziran 2019 arasında, TBMM 34 yasa çıkarırken Cumhurbaşkanı 39 kararname ve 6 Kanun Hükmünde Kararname çıkardı.

*

Bakanlar Kurulu yani hükümet artık Meclis'in içinden çıkmıyor, Cumhurbaşkanı tarafından Meclis dışından tayin ediliyor.

Yani bakanlar seçilmiş değil atanmış siyasetçiler..

*

Bürokrasinin tepelerindekileri ve yüksek yargı üyelerini artık cumhurbaşkanı seçiyor.

Yargıç ve savcıların üst yönetimi HSK üyeleri de Cumhurbaşkanınca seçiliyor.

Meclis bu atamalarda  seyirci rolünde.

*

OHAL ilan etme yetkisi artık cumhurbaşkanında.

Atanmış kişilerden oluşan bakanlar ve "Cumhurbaşkanı yardımcıları" hakkında Meclis'te güven oylaması istenemiyor, gensoru verilemiyor.

*

Kemal Bey bunları bilmiyor mu?

Mümkün değil..

Ama yine de, cumhurbaşkanlığı sisteminin getirdiği, bilinen ya da bilip de bilmezlikten geldiğiniz değişikliklerin en önemliler bunlar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, hani söz lafa gelince "Gazi Meclis"  dediğimiz TBMM artık göstermelik bir devlet organı.

*

Kemal Bey..

Sizin ve sözcülerinizin Meclis kürsüsünden yaptığı "süslü" konuşmalarınızın,  AK Parti–MHP iktidarını parlak cümlelerle yerden yere vurmanızın pratikte hiç bir işlevi ve anlamı yok. Sadece sizler yüreğinizi serinletiyorsunuz..

Topladığınız sıkı taraftarlarınız da alkışlıyor, o kadar!.

Yani, muhalefet yapmıyor, "muhalifçilik" oynuyorsunuz, iktidar da, inandığı ve bildiğini okuyor..

*

Siz bu durumdan, 31 Mart'ta İstanbul başta olmak üzere 11 Büyükşehir'i kazanmaktan, onlarla nüfusun yüzde 60'ına yakınında "iktidar" olmaktan mutlu olabilirsiniz..

Ama biz değiliz..

*

Bu Kurultay sizin bir "silkiniş" olabilir.

Parti Meclisi ve partinizin en üst yönetimi olan Merkez Yürütme Kuruluna (MYK'ya) liyakatli, CHP'yi iktidar alternatifi olmaya aday yapacak bilgili-akıllı-kendi çıkarını ve geleceğini değil, ülkenin ikbalini düşünen isimler ve kadroları getirmek zorundasınız.

Şayet, şikayetçi olduğunuz her konuşmanızda "mangalda kül bırakmadan" yerden yere vurduğunuz "tek adam"cılık yaparsanız..

"Nasıl olsa benim yerim garanti" istediğimi yaparım derseniz..

Vatandaş olarak, seçmen olarak, biz de "yok birbirlerinden farkı" der; "Osmanlı Bankas"ına gitmekten vazgeçeriz..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemal mavitan
Kemal mavitan - 1 yıl Önce

Kemal Kılıçtaroğlu bir muhalefet lideri olamaz
CHP bu liderle hiç bir zaman kazanamaz