Yıldırım, Kocaoğlu'na Çattı!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Binali Yıldırım, silahların susması, kardeşliğin devam etmesi için çözüm süreci başlattıklarını belirterek, “Uzatılan bir eli, olumlu yaklaşımı zaman zaman iyi hesap edemeyenler şunu bilmelidir; çözüm süreci tek bayrak tek millet altında meselelerin konuşarak halledilmesi demektir'' dedi. Yıldırım, CHP'nin MİT iddialarına da yanıt verdi.

AK Parti Çiğli ilçe başkanlığı için 5'inci olağan genel kurulu yapıldı. Kongreye Ak parti milletvekillerinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Danışmanı ve Ulaştırma Eski Bakanı İzmir Milletvekili Binali Yıldırım da katıldı. Yıldırım son yapılan yerel seçimlerde kendilerini anlatamadıklarını, CHP'nin İzmir'de, vesayetçilerin, paralel yapının arkasına saklanıp seçim kampanyası yürüttüğünü savundu.
 
"ÖNÜMÜZDE BAŞKANLIK SİSTEMİ VAR"
 
Çiğli Elit Düğün Salonu'ndaki kongre, Ali İhsan Şahin'in divan başkanlığına seçilmesiyle başladı. Ak Parti milletvekilleri, Nesrin Ulema, Hamza Dağ, İlknur Denizli, Aydın Şengül, İl Başkanı Bülent Delican'ın ardından kongenin yapıldığı salona gelen Cumhurbaşkanlığı Danışmanı ve Ulaştırma Eski Bakanı, İzmir Milletvekili Binali Yıldırım'a büyük sevgi gösterisinde bulunuldu. Kongrede ilk konuşmayı tek aday olarak seçime katılan mevcut ilçe başkanı Özgür Kaner, yaptı. Ak Parti'yi İzmir'de başarıya taşımak için daha çok çalışacaklarını söyledi. İl Başkanı Bülent Delican da, dünyada barış ve huzuru yeniden  tesis etmek için birlikte olmak için geldiklerini belirtirken şöyle dedi:
 
"Bu kardeşliği bitirmek için ellerinden geleni yapanlar var. Ama bizim de inanmış yüreklerimiz, inanmış, liderimiz, ona sımsıkı bağlanmış bir başbakanımız var. Başkanımıza bağlanmış milletvekillerimiz, bakanlarımız var. Bundan sonra bizim önümüzde artık başkanlık sistemi var. Bunu söylemekten de sakınca görmüyorum." 
 
BİNALİ YILDIRIM KONUŞTU
 
Ardından kürsüye çıkan Binali Yıldırım, Karşıyaka Spor Kulübü'nun "Kaf kaf kaf sin sin sin" tezahüratı ile kürsüye çıktı. Uzun süreden bu yana İzmir'e gelmeyen Yıldırım, "Birbirimizi çok özlemişiz. Sular ısınıyor, önümüzde yine hareketli günler var. İzmir bir kez daha Türkiye'nin gündemine oturacak. Karşıyakalılar'ın stad taleplerine kulaklarını tıkayanlar, duysun; 'Karşıyakalıyım' demekle, övünmekle olmaz. Yapımına karar verilen stadyumum mahkemeye götürmekle olunmaz. Çiğli Devlete Hastanesi'nin 100 metrelik yolunun yapmadıklarına hiç şaşırma. Onlar yol yapmaz. Hizmetlerimizi engellemek için mahkemeleri su yolu yapar bunlar" dedi. Yıldırım, şöyle devam etti:
 
"Özel idare'nin mallarının hazineye devri için 160 tane mahkeme açmakla övünüyorlar. İşleri engellemekle övünmeyin. İzmir'e ne faydanız var onları anlatın. Bunların iki lafının biri, 'Biz cumhuriyeti kuran partiyiz' derler. İyi de cumhuriyeti kuran bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden büyük Atatürk, silah arkadaşları ve bu aziz millete Cumhuriyeti kurduktan sonra bu ülkede demiryolu seferberliği başlattı. Bu ülkede İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlarla, önemli yatırımlar yaptı. O dönemden sonra ne oldu. Bunlarının işte cumhuriyeti kuran partiyi emanet ettiği bugünkü partililer, hep vesayetin arkasından gittiler. Darbecilere arkasında olup hizmeti unuttular. Çünkü ellerinden gelen bir şey yok. Millete hizmete yapmadan iktidar olunmaz. Olunsa da orada oturulmaz. İzmirli bir karar verdi. İzmir'in verdiği karara diyecek sözümüz yok. Başımız gözümüz üzerine ama İzmir'de 6 belediyeyle İzmirlilere AK Parti hizmet siyasetinin farkını göstereceğiz. 2019 içinde İzmir'i büyükşehir belediyesini artık Ak Partili kadrolara geçmesini isteyeceğiz. İzmir'de belki seçimi alamadık ama İzmir'de 4 milyon hemşerimizin gönlünü kazandık bu bile bizim için zaferdir." 
 
"DARBECİLERİN ARKASINA SIĞINDILAR"
 
İzmir'de seçimlerden 8 ay geçtiğini ve İzmir'de ne konuşulduğunu salonda bulunanlara soran Binali Yıldırım, seçim sürecine de değinirken, kentte daha önce bulunan iyi kötü oturmuş bir ulaşım sisteminin bozulduğunu, rahatlatılması gereken trafiğin tekrar arap saçına çevrildiğini, rakiplerinin İzmir'i konuşmaktan kaçtığını 17 Aralık darbecilerinin arkasına sığındıklarını öne sürdü. Yıldırım şöyle konuştu;
 
"Türkiye, Ak Parti ile birlikte 12 yılı geride bıraktı. 12 yılda çevre yolunu, Çiğli Koyundere otoyolunu, İzban'ı, 650 yataklı hastaneyi kim yaptı? Kuş cennetinin olduğu Türkiye'nin en büyük tuzlasının olduğu Çiğli'ye layık gördükleri çöp ve çamur. Biz 35 proje yaparken onlar da 35 yıllık çamur projesi yapıyorlar. Bizim İzmir demek İstanbul'dan sonra 34 sonra 35 Türkiye'nin ikinci büyük şehri demektir. Ecdadımızın asırlık rüyasını Marmaray ile gerçeğine dönüştürürken, İzmir İstanbul otoyolunun dünyanın en büyük 4. köprüsünü yaparken, bu vesayetçiler, 'hizmetten nasıl bir yol bulurum da iktidar gücünü ele geçiririm' dediler. 60 yılında olduğu gibi, 80 yılında olduğu gibi tıpkı 28 Şubat'ta olduğu gibi. 17-25 Aralık komplosunda olduğu gibi biz çalışırken, biz millet için koştururken bunlar da boş durmamış. Bunlarda çalışmış. Hem onlarla uğraştık hem de hizmet yapar hale geldik." 
 
Binali Yıldırım, hizmet yapıp hem de mücadele ettiklerini, AK Parti liderinin öncülüğünde, vesayetçilerle mücadele ettiklerini, 'Çözüm süreci'nde, "Artık silahlar bırakılsın, kardeşlik devam etsin. El uzatıldı. Geçmişin acıları artık sona ersin" dediklerini belirterek şöyle dedi:
 
"Bütün toplum milletimiz tarafından anlayışla karşılandı. Çünkü hiçbirimiz, vatandaşımız ülkemizde, askerlerimizin şehit olmasını istemiyor. Ancak uzatılan elde bu olumlu yaklaşımı zaman zaman iyi hesap edemeyenler, şunu mutlaka bilmelidir. Türkiye'nin toprak bütünlüğü tek devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak hassasiyetine karşı yapılabilecek, her türlü hareket hiçbir zaman çözüm sürecidir diye değerlendirilemez. Bunun iyi bilinmesi lazım. Çözüm süreci, tek bayrak, tek devlet altında bölgesel sorunlarımızı, etnik sorunlarımızı, soysal meselelerimizi, konuşarak halledilmesi demektir. Ortalığı yakıp yıkarak, gencecik çocukları öldürerek silahla insanları sindirerek çözüm süreni dayatanlar elbette hüsrana uğramaya mahkumlardır. Ne çözüm sürecinden ne de kardeşlikten vazgeçeriz. Ne de sizin ortalıkta at koşturmazına müsaade ederiz."
 
Yıldırım, Cumhurbaşkanını halkın seçmesi sürecine de değinirken milletin seçtiği iktidarın, yargı darbesiyle yok etmeye çalışıldığını öne sürerek şöyle dedi:
 
"Bunlara uslanmıyor. Demek ki bir yandan çalışacağız bir yandan da bunların tepelerine oturacağız. Başka çaresi yok. Milletten talimat alıncaya kadar, bunlarını bizden çekecekleri çok şey var. Şimdi kendi aralarında birbirlerine girdiler; 'MİT bizim partimizi karıştırıyor' diyor. Ya MİT'in işi gücü yok, etraf ateş çemberi ortalık toz duman. Her seçimde yenilmiş, birbiriyle kavgalı partiyle mi uğraşacak? Birşey dememize gerek kalmadı. Onların efendi bir vekilleri var, verdi cevabı; 'Biz zaten kendimize yetiyoruz' dedi. Nasıl birbirlerine daldıklarını bilirsiniz. Ak parti klasiğinde ise; kardeşlik, coşku var. Senlik benlik kavgası yapmadan bayrağı dışişleri bakanımız Ahmet Davutoğlu'na devrettik. Şimdi artık Yeni Türkiye'nin yeni başbakanıyla ülkemizin geleceği için 2023 hedeflerinin birer birer gerçekleşmesi için emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz."
 
AZİZ KOCAOĞLU'NU DA ELEŞTİRDİ
 
Konuşmasında Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu da eleştiren, özel idarenin malları için bas bas bağırdığını söyleyen Binali Yıldırım, “Aziz Kocaoğlu, 'malları yedirmem' dedi ama gitti Tire'de malları satarken yakalandı. O Karşıyaka, o Göztepe stadyumları yapılacak. Artık kaçışın yok. Köşeye sıkıştın kabul et" dedi. Yıldırım, İzmir'deki yatırımlar durduğu yönündeki eleştirilere de sert tepki gösterip, Nisan ya da Mayıs ayında Konak Tünelinin açılacağını, Kemalpaşa lojistik merkezinin bittiğini, üst yapıyı da zaten müteşebbislerin yapacağını açıkladı. 
Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2014, 15:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER