banner51

'Vekilleri Seçim Dışında Göremiyoruz'

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar, Ben TV'de Üç Gazeteci Bir Konuk programında ekonominin nabzını tuttu.

'Vekilleri Seçim Dışında Göremiyoruz'

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, "Üç Gazeteci Bir Konuk" programında usta gazeteciler Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü'nün soruları karşısında birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ekonominin patronu, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'a manidar bir göndermede bulundu.  

Usta gazetecilerin sorularını içtenlikle yanıtlayan Yorgancılar, "İzmir ile İstanbul'u mukayese etmemek gerekir. Manisa'nın yararlandığı teşvik sisteminden yararlanmalıyız. Milletvekilliği, belediye başkanlığı teklifleri geldi. Kabul etmedim benim işim üretmek. TOKİ konusunda Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'ın yanlış bir düşüncesi var konuyu kavramadan fikir beyan edilmez." ifadelerini kullanarak dikkat çekici açıklamalarında bulundu.

Milletvekillerini seçim döneminde görüyoruz”

Ender Yorgancılar programda İzmir milletvekillerine sitemde bulundu. Yorgancılar, vekillerin yalnızca seçim dönemlerinde görüldüğünü söyledi.

EBSO Başkanı Yorgancılar, “Milletvekillerimizi maalesef üzülerek söylüyorum seçim dönemlerinde görüyoruz. Davet ettiğimiz zaman eğer buradalarsa geliyorlar. Elbette bazıları hariç. Bunu özellikle vurgulayayım çünkü onlar çünkü sürekli telefon açar, Meclis’teki faaliyetlerini yollarlar. Bir şeye ihtiyacımız olup olmadığını soranlar da varİzmir'de 20'den fazla milletvekili var hepsinde aynı heyecanı göremiyoruz.” dedi.

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, Erol Yaraş'ın, “Suriye'deki IŞİD gerilimi Türk ekonomisinin performansına nasıl yansıdı?” sorusunu yanıtladı.

Ender Yorgancılar, ''Olumlu yansıdığını söylemek zor. Bunu beklemek de güç. Güneydoğu'daki komşuluk yapımıza baktığımızda çok daha farklı bir yapıya geldiğini görüyoruz. Aslında hükümetin şu anki Cumhurbaşkanımız ve geçmişteki Başbakanımızın açıklaması vardı komşularla sıfır sorun politikası ile ticaretin geliştirilmesi arttırılması ile ilgili önemli bir çalışmanın içine girilmişti. Hakikaten başarılı bir sürecin içine geldi geçmişe baktığımızda. Mesela Suriye ile yaklaşık 2.7 milyar dolara yakın bir ticaret hacmimiz vardı. Bizde EBSO olarak Suriye'nin üç iline ziyaret düzenlemiştik. Sanayicilerimizle son derece başarılı verimli oldu. Irakla aynı şekilde Rusya ile aynı şekilde ama bugün baktığımızda Güneydoğu bölgemizdeki komşu yapısı tamamen farklı bir boyuta gitmeye başladı. Amerika'nın büyük ortadoğu projesinin yavaş yavaş oluştuğunu görüyoruz. Geçtiğimiz 1 yıl içindeki sürece baktığımızda savaşın olduğu yerde ekonominin gelişmesini beklemek kadar yanlış bir şey olmaz. Dolayısı ile biz de komşu olduğumuz için bizde en büyük ihracat pazarlarımızdan bir tanesi Irak'tı. Irak'ta biliyorsunuz Türkiye'nin hem inşaat olarak hem alt yapı olarak hem elektrik santralleri ile ilgili Türk müteahhitlerin çok önemli çalışmaları yatırımları var ayrıca ihracatımız Irak bölgesinde çok önemli” dedi.

"Kayıplarımız var"

İzmirli sanayicinin savaş bölgesinde kayıplarının olup olmadığı şeklindeki soruya Yorgancılar, ''Zarar görenler direkt olmasa bile endirekt var. Müteahhitler çünkü büyük projeleri aldıkları zaman bunun hepsini kendi başına yapmaları söz konusu değil. Türkiye'deki muhtelif yan sanayiden ya da üreticilerden destek alıyorlar dolayısıyla İzmirli firmalarında orada müteahhitlere yapmış olduğu hizmetler çalışmalar üretimler var. Böylelikle zararın içinde olduklarını biliyorum direkt olarak yaşanan bir sorun bu.'' dedi.

"Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyorlar"

İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'ın TOKİ'ye gerek yok açıklamasını değerlendiren Yorgancılar, Demirtaş'a manidar bir cevap verdi.

Usta gazeteci Hamdi Türkmen'in ''Sanayici olarak inşaata yaptığımız yatırımı biz yapmayalım TOKİ yapsın dediniz ama Ticaret odasından bu konuda bir parça farklı bir görüş geldi. Yani bizim üretimimiz gerçekten aynı seviyede mi kalıyor yükseliyor mu? İnşaat sektörü ile bağlantısı ne yani karlılık arttığı için mi herkes inşaat sektörüne yönelmeye başladı. Büyük holdingler bile şimdi artık inşaatçılığa başladılar bu konuyu daha açarak anlatabilir misiniz? sorusuna şöyle bir yanıt verdi:

''Güzel bir söz var insanlar bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyorlar. Dolayısı ile öncelikle konunun ne olduğunu anlamak lazım. Benim o gün sanayi odasında meclis salonunda yapmış olduğum toplantıda geçmiş 4 yılda hangi meclislerde hangi sivil toplum örgütlerine katılmış olduğum toplantılarda yapmış olduğum basın açıklamarında tarih tarih ben bunların hepsini kendi ağzımdan o günlere giderek bunları yayınlattım. İki sene önce hangi toplantıda ne söylemişim, 1,5 sene önce ne söylemişim bugün ne söylüyorum. Benim söylediğim konu şuydu; İnşaat sektörü son derece önemli. İnşaat sektörünün ikinci planda kalmasını ne ben isteyebilirim ne de bir başkası isteyebilir böyle bir düşünce yok zaten. Yap-sat modeli, al-sat modeline dönüştü dedim. Bakın yap-sat modeli al-sat modeline dönüştü. Yani artık sanayici bugün alıyor kendi markasının üzerine koyuyor piyasaya o marka ile satar hale geldi. Bu ne demek? Üretimin Türkiye'de azalması anlamına geliyor. İnşaattan çıkalım diye bir şey söylemedim'' dedi.

Finansman sorununun çözümü için Ekrem Demirtaş'ın TOKİ'yi göreve çağırmaya gerek yok sözlerinin bir kez daha hatırlatıldığı Yorgancılar, ''Az önce dedim ya bilgi sahibi olmadan konuyu irdelemeden fikir sahibi olursanız bu tür beyanatlar vermek son derece kolay. Ama benim anlatmak istediğim şey farklı durum farklıydı. Burada şimdi sanayici yatırım yapacaksınız neye ihtiyacınız var arsa. Diyelim ki 10 dönüm yer kapatacaksınız ne kadarlık arsa almanız lazım 20 dönüm. Bugün bir 20 dönümlük, 20 bin metrekarelik yer alabilmeniz için organize sanayi bölgelerimize gidin. 30 ila 50 euro arasında fiyatlarla alabiliyorsunuz. Yani 1 milyon Euro'ya 10 milyon Euro'ya yakın bir para vereceksiniz oraya. Üzerine yüzde 50 inşaat yapacaksınız yani 10 bin metre yer kapatacaksınız. 10 bin metrekare bugün yaklaşık 400 liradan metrekaresi olsa bunun 4 milyon Euro'da inşaata harcadığınız zaman arsa ile birlikte cebinizden çıkan para yaklaşık Türk parasına çevirdiğinizde 10-15 milyon liraya yakın paranız gidiyor. Şimdi böyle bir ortamda daha üretim yok daha makina yok alınmış daha işletme sermayeniz yok ben burada dedim ki; TOKİ örneğinde olduğu gibi dedim. Bakın TOKİ ne yapıyor? 10 yıl vadeli konut satıyor ama bu TOKİ olur TOFO (Toplu fabrika üretimleri) başka bir isim olur. İsme takılmayın TOKİ örneğinde olduğu gibi 10 yıl vadeli sanayiciye bu arsa ve binayı bu sistem içinde geri ödeyebilme imkanı sağlandığı takdirde sanayici arsası ve binası ile ilgili harcayacağı parayı makine ve işletme sermayesi olarak şeyin içine koyar çalışmaya başlar kazandıkça her ayda bu toplu konut sisteminin içindeki ya da bu toplu fabrika üretim sisteminin içindeki yere borcunu öder otomatik olarak da işletme sermayesi sıkıntısını mümkün olduğu kadar az çeker veya çekmez.

Benim anlatmak istediğim buydu. Ama bu konuda müteahhitlere gerek yok. Geçmişte Gaziemir'de bizim toplu konut idaresi konutlar yaptı. Mavişehir’de TOKİ konutlar yaptı. Bakın onları kimlerin yaptığına… Allah rahmet eylesin Özdemir Anas abimiz, Otak inşaat, Ankara'dan Murat Demirer abimiz. Eski sanayi odası başkanımız. Bütün bunları İzmirli müteahhitler olarak bu TOKİ'deki ihalelere girip bu inşaatları alabilme imkanına sahipler. Yine burada İzmirli müteahhitler alacak. Zaten en iyi fiyatı kim veriyorsa o alıyor bu işte. Geçmişte bunun örnekleri olduysa bugün de var. Benim anlatmak istediğim sistem TOKİ örneğinde olduğu gibiydi ama farklı değerlendirdi. Konu farklı boyutlara çekildi o açıdan hep anlattığım konu işte fikir sahibi olmadan tam manası ile anlamadan bilgi sahibi olmadan fikir beyan edince böyle oluyor maalesef'' dedi.

“İnşaatı teknolojiyle birleştiremedik”

Ender Yorgancılar, '' Uzak Doğu’ya baktığımızda mesela Kore'de Samsung şirketi inşaattan teknolojiye geçmiş inşaatı da yapıyor ama aynı zamanda Samsung bugün teknoloji üreten bir merkez haline geldi. Bizdeki sistem sanayinden inşaatçılığa geçiyoruz ben bunu vurgulamak istedim.

Daha kısa sürede rant getirisinin olmasından dolayı. Çünkü sanayi üretimi uzun vadede size para kazandırıyor bugün arsanız var bir müteahhide verseniz belirli bir oranda yüzde 50-60, yerine göre hatta 70 ile direk olarak o arsa milyon dolarlar seviyesinde değer kazanmış oluyor ve sürekli gelir getiren bir şey haline geliyor. Konum haline geliyor. Biz aslında bugün baktığınızda dünyada inşaatta Çin'den sonra ikinci önemli projeleri alan ülke konumundayız. İnşaatta hakikaten çok önemli atılımlar yaptık ama nitelikli inşaat konusunda atılım yapamadık. Halen arsayı alıyoruz binayı yapıp bitiriyoruz çıkartıyoruz ortaya ama Samsung'un yapmış olduğu gibi nitelikli son derece modern bir inşaat sisteminde o seviyeye gelemedik bizim esas yapmamız gereken şey bu'' dedi.

“Tarımı unuttuk. İşsizlik 9.8 seviyesinde”

“Türkiye'de sanayinin durumu nasıl?” sorusuna gelince Yorgancılar,'' Bunun bakılan belirli parametreleri var. İşte nedir bu kapasite kullanım oranları, sanayi üretim endeksleri, sanayide doğalgazın, elektriğin kullanım miktarları… Bunları geçmiş yıllarla mukayese ettiğiniz zaman ileri mi gidiyor aynı mı gidiyor otomotik olarak ortaya çıkıyor ama kapasite kullanım oranları bugün halen istenilen seviyelerde değil. Fabrikalar mevcut kapasitelerinin altında üretim yapıyorlar. Zaten bundan dolayıda işsizlik oranları maalesef yeni açıklandı, Yüzde 9.8 seviyelerinde. Tarım dışı olmak üzere açıklanan bir rakam tabii tarımdan da uzaklaşıldı. Baktığınız zaman eskiden tarımda çalışan yüzde 28-29 iken bugün yüzde 20'lere düştü. Türkiye'de tarımda çalışanların oranı da çok önemli aslında. Türkiye'de tarım potansiyeli son derece gelişebilecek olan önü açık bir şey burada çok üzerinde konuşulması gereken konular var o da arsaların küçüklüğü'' diye konuştu.

“Bayındır, çiçekçilik sera merkezi olsun dedim!”

Programda, “Türkiye tarıma dayalı sanayileşmeyi beceremedi mi?” sorusuna EBSO Başkanı Yorgancılar, ''Şimdi bakın aile çiftçiliği müessesinin çalışması lazım bu ülkede. Avrupa Birliği özellikle Hollanda'da bununla ilgili ikinci nesle üçüncü nesle çok önemli yatırım gübre geliştirme ARGE ile ilgili destekler veriyor. 2. 3. neslin bu aile çiftçiliğinden vazgeçmemesi için bizde de bu sistemin çalışması gerekiyor. Arsalar bizde mesela çok ufak. Ufak ufak olduğu için tabii bunların mutlaka birleştirilerek daha büyük bir bölümde demeli ki mesela Tarım Bakanlığı; ‘Siz burada pamuk ekeceksiniz ya da sadece domates ekeceksiniz veya sadece tütün ekeceksiniz.’ Neyse ekilecek olan ürün bununla ilgili tohum destekleri o üründen daha fazla verim alınabilmesi ile ilgili yapılması gereken çalışmaların bunun bütün ülke bazında yaygınlaşması gerekiyor. Hep aynı örnek, bugün İsrail'den bir uçak Amsterdam'a, Rotterdam'a kesilmiş çiçeği götürüp orada satılabiliyorsa böyle bir potansiyel varsa bizimde burada havaalanımız var işte Bayındır Türkiye'nin çiçek merkezi haline geldi. En önemli çiçek üretim merkezlerinden bir tanesi… İşte burasını çiçekçilik sera merkezi yapalım diye dile getiriyorum anlatıyorum. Bir başka potansiyel eski çıkarmanın yapıldığı bölge var biliyorsunuz Seferihisar'da. Onun altı olduğu gibi jeotermal yataklarına sahip orada mesela yanılmıyorsam 4 milyon metre kare arası orda tamamen seracılık jeotermali kullanarak bir sera üretim merkezi haline getirip önüne limonu yapın ürettiğiniz malı Rusya'ya ihraç edersiniz direkt olarak boğazı geçecek Rusya'ya gidecek'' diye konuştu.

KOBİ bankası yetmez KOBİ bakanlığı lazım”

KOBİ bankası talebinizle ilgili bir gelişme yaşandı mı şeklinde ki soruyu içtenlikle yanıtlayan Yorgancılar, Kobi bankası yetmez. Kobi Bakanlığı lazım'' dedi.

Yorgancılar,'' Valla onunla ilgili herhangi bir şey gelişmedi. Ben onu şöyle hatta bağlamıştım Türkiye'de iki tane önemli ihtiyaç var. Bana göre bir tanesi KOBİ bakanlığı, ikincisi de KOBİ bankası. Türkiye'nin yüzde 90'dan fazlası üretim KOBİ’ler tarafından yapılıyor.1 ile 10 kişi 1 ile 50 kişi arasındaki üretim imkanına sahip olan firmalarımız dolayısı ile bizim bu firmaları daha genişletip büyütüp, çünkü muhtelif değişik KOBİ modelleri var. Bir tanesi işte İsrail'de Şabot diye tabir edilen model var. İtalyanların bir KOBİ modeli var Uzak Doğu'da farklı bir Kobi modeli var aslında bunların hepsinden paçal ortaya çıkmış bir Türk KOBİ model sistemi oluştu şimdi bizde. Ben de diyorum ki bunun mutlaka hep üzerinde konuştuğumuz bir konu var Ar-Ge, Ar-Ge, Ar-Ge. Ar-Ge tamam yapılsın ama KOBİ’lere yol gösterici bir Ar-Ge sisteminin oluşturmamamız gerekiyor. İnsanlar Ar-Ge ile birlikte Ür-Ge'yi geliştirmesi lazım ürün geliştirme merkezi olması lazım. Dünya'da artık nasıl ürün geliştirme sistemleri çalışıyor bunların tek bir kanaldan 80 ilde OSB ağırlıklı yapıların oluşturularak yani Türkiye'de sanayinin mutlaka organize sanayi bölgelerinde oluşturulmasının ben doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü herkesin şikayet ettiği bir konu var kayıt dışı ekonomi kayıt dışı istihdam. Bunun en kolay çözümü yani kontrol etme çözümünün organize sanayi bölgeleri yapıları içindedir. Ve orda daha kontrollü üretim yapabilme söz konusu bu açından dile getirmiştim Kobi bankası ve Kobi bakanlığını'' dedi.

Kalkınma ajanslarının işleyişi değişecek

Programda son dönemde sık sık tartışılan İzmir Kalkınma Ajansı’na yönelik de yorumlarda bulunan Ender Yorgancılar, Hamdi Türkmen’in konuya ilişkin sorusunu da yanıtladı. Türkmen’in “Kalkınma ajansı son zamanlarda sosyal projeleri ve belediye projelerini destekler konuma geldi. İşlevinin daha başka olması gerek miyor mu?” sorusuna Yorgancılar, ''Aslında çok güzel söylediniz İzmir kalkın-ma ajansı. Siz gayet güzel açıkladınız İzmir kalkın-ma ajansı şeklinde çalışıyoruz. Orada ben yönetim kurulu üyesiyim Sayın Vali, Büyükşehir belediye başkanı, Ticaret odası başkanı, esnaf oda başkanlarımız orda bulunuyorlar.

Bunun yanlış olduğunu hep dile getirdik kalkınma ajanslarının çalışma sisteminde bir hata var ama kanunla belirlendiği için kanunla ne şekilde çalıştığı şekillendirildiği için kanun dışı bir şey yapabilmemiz söz konusu değil. Dolayısı ile kanuna uymak durumundayız. Kalkınma ajansları Türkiye'de Devlet Bakanı’mız Sayın Cevdet Yılmaz'a bağlı. Yaklaşık 1 ay önce TOBB'da Türkiye'deki tüm kalkınma ajanslarının bulunduğu bir toplantı yaptık 5 saat sürdü. Şikayetleri sıkıntıları çalışma sistemindeki aksaklıkları bunları dahi hepsini dile getirdik ve şimdi bununla ilgili yeni baştan bir çalışma ve düzenleme yapılıyor. Yapıda bir değişiklik olacak zaten bu toplantı o yüzden yapıldı. Tabi bizim isteklerimizi düşüncelerimizi sayın bakanımız aldı. Onlarla ilgili çalışmaları yapacaklar ondan sonrada yeni yapıyı kamuoyu ile paylaşacaklar uygulamaya geldiğiniz anda hakikaten büyük eksiklikler yanlışlıklar var. Büyük yasaya bağlı kaldığımızdan dolayı uygulayamadığımız sistemler var ama netice itibari ile demokratik bir ülkede yaşıyorsak, kanunlarla yönetilmeyi kabul etmiş bir ülkede yaşıyorsak, kanun ne emrediyorsa onu yapma durumumuz var. Bir tek şey olur gidip doğru kişilere doğru platformda bunları anlatıp neticede kanunu yazanda insan değişmesi gerekiyorsa da onun değiştirilmesi ile ilgili taleplerimizi biz sayın bakana arzettik'' dedi.

Programda, “İzmir nasıl kalkınır?” sorusuna ise Yorgancılar sözlerini şöyle sürdürdü;

''İzmir'in içindekileri görüşleri çok önemli mesela sizlerin görüşleri çok önemli gazeteciler olarak bu şehrin içindeki nabzı her zaman tutabilen kişiler olarak sizlerin görüşü çok önemli bizlerin görüşü sanayi ile ticaret ile ilgili ticaret odamızın görüşü önemli herkes fikrini belirtecek. Ama bide bizim göremediklerimiz var biz herşeyin çok iyisini biliyoruz dersek zaten orada yanlış yaparız. Dolayısı ile bununla ilgili dünyada şehirleri marka şehir haline getiren kurumlar var bunlardan destek alınması gerekiyor.” yanıtını verdi.

Erol Yaraş’ın “Burhan Özfatura zamanında çok toplantılar oldu. İzmir'e bir kaftan bir ceket yakıştırdık. Ancak bir türlü oradan çıkan neticeleri mi uygulayamadık yoksa onu uygulayacak yöneticileri mi seçemedik?” sorusu karşısında Yorgancılar:

''O Toplantılardan daha sonra Kuşadası’nda da yapıldı, Çeşme'de yapıldı. Ortak çıkan rapor neydi? İzmir ticaret, liman, sanayi, turizm ve tarım kentidir. Baktığınız zaman her şey var İzmir'de. Peki, bunu bir Barcelona haline getirecek bunu bir Amsterdam haline getirecek bunu bir New York haline getirecek tanınmış marka haline getirecek bizim hangi özelliğimiz ön plana çıkmalı bunu nasıl hamur haline getirmeliyiz bunu yapamadık biz'' şeklinde yanıtladı.

Erol Yaraş: “Peki bunu yapacak olan kim?”

''Şimdi bence şehirlerin kalkınması ile ilgili yöntemi benim şahsi görüşüm yerel yönetimlerin yapması lazım. Önderliği öncülüğü onların yapması lazım.Yerel yönetimler sivil toplum örgütleri bir de yol gösterici ve elimizdeki bütün elemanları bir araya getirip ondan sonrada sizin yol haritanız bu olması lazım.”

“Dubai EXPO’yu İngilizlerin yaptığı çalışma sistemiyle kazandı”

Ekonominin patronu Yorgancılar, ''Dubai Expo'yu aldı neyle kazandı. İngilizlerin yaptığı çalışma sistemi ile kazandı. Elimizden aldılar diye bakmayın bakın adamların İngiltere'de ki bir danışmanlık sisteminden hizmet alarak yaptılar. Biz o düzeyde almadık sonradan değişti sistem bizim ilk başta anlaştığımız uluslararası kuruluşlar vardı devam ettirdik ama bu bir boyutta olması gereken bir iş değil bir hazırlık safhası var ondan sonra diğer stratejilerin hazırlanması var etap etap yapılacak bir iş'' dedi.

“WhatsApp gibi bir program keşfetmeliyiz, uçar gideriz!”

Biz neden kendi markamızı yaratamıyoruz sorusuna Yorgancılar,'' Marka yaratmak kolay iş değil uzun süre isteyen bir konu. Teknolojide marka yaratmak yani bu Google örneğini verdiğiniz zaman orada tamamen bir bilgisayarda sistemi siz oluşturuyorsunuz ne istediğinize bağlı. Bende bir haber okudum servis sağlayıcı telefon şirketlerinin mesaj gelirlerinde yüzde 20 ile 30 arasında bir düşüş söz konusu olmuş bütün şirketlerde. Yerini ne aldı diye bakıyorsun, WhatsApp diye bir program var. Baha hızlı bir şekilde mesajı ulaştırıyor aynı şekilde cevap geliyor ücret de vermiyorsunuz. Şimdi WhatsApp’ı bulanın buradaki avantajı ne? İşte markayı yarattı, milyon dolarlık bir marka haline geldi bizim yapmamız gereken bunlar yani. Bunu bir kişi bir araya gelip yapamıyorsa iki tane üç tane arkadaşımız işte o genç nüfustaki üniversitede eğitim almış kişilerin bu WhatsApp programlarının benzerlerini yapması lazım çünkü artık bilgisayarı kullanan bugün bir adım ilerde interneti kullanan bir adım ilerde siz bunlara uzak kaldığınız müddetçe dünyada uluslararası bir kişi uluslararası bir kurum olabilme imkanınız söz konusu değil. Zaten hepimiz uluslararası bir vatandaş halindeyiz. Cebinizde kredi kartı var mı, Cep telefonunuz var mı, internete girebiliyor musunuz? Bugün dünyanın istediğiniz ülkesinden istediğiniz ürünü alabiliyorsanız siz bugün uluslararası bir vatandaş haline gelmişsiniz ama bunu da biz aldığımız gibi dünyadaki diğer insanları da Türkiye'den aldırır hale getirdiğimiz zaman uçar gideriz''

Türkiye araba yapabilir mi? Teşvik konusunda Sayın Bakan Zeybekçi İzmir'e sektörel teşvikten söz ediyor. Bu sanayicileri tatmin edebilir mi?

İlk olarak teşvik konusuna cevap veren Ender Yorgancılar, ''Teşvikle ilgili o uygulamanın başarılı olmadığını biz İzmir'de gördük. PETKİM'in yatırımını yaklaşık 5.5 milyarlık yatırımını düştüğümüz anda İzmir'in aldığı teşviklere baktığımızda kapasite artırımı yenileme gibi teşviklerin olduğu var ama yeni yatırım maalesef çok az sektörel bazlı yatırımlar yok denecek seviyede PETKİM’i düşündüğünüzde. Bakanımıza şunu arz ettim bakın, İzmir'de bulunan organize sanayi bölgelerimizin yaklaşık yüzde 50'si boş Aliğa'sı olsun, Tire yüzde 50'si boş. Şehirde hiç olmazsa bu OSB'ler dolana kadar yeni bir organize sanayi bölgesi yapmayalım. Ama bunlar dolana kadar komşu ilin haklarından bizi yararlandırın. Bu OSB’ler dolsun İzmir'de bugün işsizlik oranı yüzde 15 seviyelerinde ise 15.5 seviyelerinde ise hiç olmazsa bu sanayi ile yeni yapılacak yatırımlarla bu işsizliği de aşağıya doğru çekelim. Dolana kadar Manisa’nın yararlandığı teşvik sisteminden yararlanılmasını istiyoruz bir haksızlık olmaz. Zaten aramız 30-40 km mevcut fabrikalarda yararlanacak. Burada önemli olan üretimin arttırılması mı? Burada önemli olan istihdamın azaltılması mı? Çalışan sayısını artırıp oranı düşürmek mi o zaman bu yüzde 50'lik miktarı yapalım açalım dolana kadar dolduktan sonra yine öbür alanı açmayalım bu konu ile ilgili çalışılıyor'' dedi.

Araba Yaparız!”

''Araba konusuna gelince yapamaz diye bir şey yok yaparız. Kamyon yapmış bu ülke. Orta, ağır, hafif araç yapmış. Halen de yapmakta. Otobüs yapmış ve yapmakta. Araba yapar mı, yapar. İhtiyaç var mı, satar mı? O ayrı mesele. Hangi segmentte olması gerekiyor hangi özellikte yapılması gerekiyor kaç paraya kadar bir araba olmalı pazarda satılması için. Bu tamamen üzerinde çalışılarak araştırılması yapılarak karar verilecek bir şey 100 bin Euro'luk bir arabayı Türkiye'de yapmak ne derece doğru bilemiyorum satmaz ama bir 20 bin Liraya 17 bin Liraya 22 bin Liraya satılabilecek olan bir fiyatta olan bir araç alt segmentte daha fazla satabileceğini düşünüyorum ''

Programda reel piyasayı da değerlendiren Yorgancılar, “İşsizlik sorununa çözüm yüzde 6'nın üzerinde büyüme yakalamaktır.” dedi.

''Genel olarak satışla ilgili bir sıkıntı var. Özellikle tahsilat ile ilgili sıkıntı var. Bu da tabi arz talebe bağlı olan bir şey... Sanayici bugün üretti ürettiği malı iki türlü satabilme imkanı var. Bir tanesi ihracat bir tanesi de yurt içi ihracat. Avrupa birliğindeki ülkelerin 2013-14'teki büyüme oranlarını karşılaştırdım geçen seneki büyümelerle bu seneki büyümeler aşağı yukarı aynı. Yani aynı trend'de giderlerse bizden alacakları mal miktarında fazla bir artış söz konusu değil sektör bazlı artışlar veya azalışlar olabilir ama en azından düşme yok o açıdan güzel. Yurt içinde de yatırımlar olduğu müddetçe geçmişte yaşadığımız yüzde 8'lik yüzde 9'luk büyümeleri yakalayabiliriz. Hem yurt içi yatırımları ve satışı hem yurtdışı ihracatı ikisi birlikte olduğu takdirde yüzde 8 'lik, yüzde 9'luk büyümeler tabi onları yakalamak çok zor kolay gözükmüyor. O zaman işsizliğimiz aşağıya iner, o zamanda büyüme oranımız daha yükseğe çıkacak ama Türkiye bugün eğer işsizlik sorununa çözüm bulacaksa her yıl üst üste yüzde 6'nın üzerinde standart bir büyümeyi gerçekleştirmek zorunda''

Yorgancılar programda Türk sanayicisinin 2014 yılını da değerlendirdi ve şunları söyledi;

''Gündem o kadar çabuk değişiyor ki şöyle bir baktım Ocak ayını hatırlayın Türkiye 17 Aralık olaylarından çıkmış 2 ay sonra seçim var. Belediye başkanlığı seçimi var o bitti. Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu o biterken arada işte Güneydoğu’daki bu IŞİD olayları patladı. O bitti yakmalar yıkmalar Doğu'da söz konusu oldu bir an önce bitti duruldu. Bütün bunları üst üste baktığınızda şu geçtiğimiz 10 ayı neredeyse 10.5 ay oluyor işte 10 ayın üzerinde benim şuanda aklıma gelen 6-7 tane gündem saydım ve bunlar bizi en az 1'er ay sürekli gündemde oldu. Ekonomi ile ilgili ne konuştuk diye bakıyorum hiç bir şey.''

Seçimler gelir geçer önemi olan üretmek

Ender Yorgancılar, ''Seçim ekonomisinin Türkiye'ye faturası her zaman ağır olmuştur bir tek şey istiyorum bu ülke kolay kurulmadı bu ülke sahip olduğu edinimlerini kolay kazanmadı. Allah rahmet eylesin başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşları onların Cumhuriyetin kurulması ile ilgili yaptığı verdikleri fedakârlıkları unutmak kolay değil. Kimse unutamaz şükranla milletle anıyorum önlerinde eğiliyorum. Böyle bir kazanıma hepimizin sahip çıkması gerekiyor. Kavgada kazanan hiç bir zaman olmamış o açıdan da biz işimize bakmak zorundayız. Seçimler olur eski Cumhurbaşkanımızın Süleyman Demirel'in bir sözü var; ‘Seçimin bittiği gün seçim biter seçim başlar seçimler olur oy kullanılır ama biz üretmek zorundayız.’ '' dedi.

Nükleer enerjiden korkmak yersiz

Türkiye’de sıkça tartışılan ve zaman zaman karşıt grupları ciddi şekilde karşı karşıya getiren nükleer enerji konusunun da masaya yatırıldığı programda Ender Yorgancılar, nükleer enerjiden korkacak bir şeyin olmadığını söyledi.

Yorgancılar, ''Türkiye'deki enerji santrallerinin yüzde 50'ye yakını doğalgaz kaynaklı çalışır. Bunun dışında elektrik santrallerimiz var, jeotermal enerjilerimiz var. Dolayısı ile biz dışa bağımlı olduğumuz müddetçe maalesef bu enerjideki maliyetlerimiz yüksek bununda tek çözümü var nükleer enerji. Bugün Çin'de her hafta bir nükleer enerjinin bir temeli atılıyor ya da yatırım kararı alınıyor nükleer enerjide eskisi gibi korkulacak bir şey yok zaten korkmamız gerekiyorsa şuan bir korkunun içinde yaşıyoruz komşularımızın hepsinde nükleer enerji var Allah muhafaza orada bir patlama olsa bizde etkileneceğiz''

Gelişmekte olan ülkeler ile yarışmalıyız

Türkiye’nin 2 015’te yüzde 6-7 büyümeyi yakalayıp yakalayamayacağı sorusuna ilişkin Yorgancılar adeta acı bir tablo çizdi.

''Yakalayabileceğimizi görmüyorum. Türkiye'nin bu seneki büyüme oranı 3.5-4 civarlarında. Yine aynı büyümeyi gerçekleştirirsek bu kimle karşılaştırdığınıza bağlı. Avrupa Birliği’ndeki ülkelerle karşılaştırırsak bu büyüme oranlarını, son derece başarılıyız. Çünkü onların hiç bir tanesinde bu büyüme oranı gerçekleşmeyecek. AB ülkelerinde bizim rakibimiz gelişmekte olan ülkeler o ülkelerin büyüme oranları ile Türkiye'nin büyüme oranlarını karşılaştırdığınızda biz geride kalıyoruz. O açıdan gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarını bizim gerçekleştirmemiz lazım. Yani 5 ve üstü. Zaten Sayın Ali Babacan Başbakan yardımcımız orta vadeli programın revizesi ile ilgili hatırlarsınız 15-20 gün kadar önce büyüme ile ilgili açıklama yaptılar o açıklamada büyüme oranlarının revize edildiğini birlikte gördük'' dedi.

Programda dikkat çekici sorulardan biri de Hamdi Türkmen’in Ender Yorgancılar’a siyasete girip girmeyeceği sorusuydu. Türkmen’in, “Her seçimde milletvekili, büyükşehir adaylığı isminiz özdeşleşiyor gündemde tutuluyor. Bakıyorum listelerde Ender Bey yok. Siyasete ilgi duyuyor musunuz daha sonra böyle bir şey yapar mısınız?” sorusu karşısında Yorgancılar, İzmir’e olan borcunu oda başkanlığı yaparak ödemeyi uygun gördüğünü söyledi.

Yorgancılar, “Benim öyle bir yapım yok. Bu teklifler sadece yazılmadı resmen teklif de edildi. Ben EBSO'nun başkanıyım beni seçen 4 bin 500 üyem var sorumluluğum var. Bir yeri bırakı başka bir yere gitmek bana doğru gelmiyor. Geçen seçimlerde EBSO başkanlığına rakipsiz seçildim sorumluluğum iki misli arttı. Bittiği zaman şehre muhtelif yöntemlerle hizmet etme imkanınız var şehre olan borcumu oda başkanlığı yaparak ödemeyi uygun gördüm bu hakikaten çok meşakkatli bir iş 3 günde 1 İzmir dışında seyehatteymişim çok zaman harcıyorum neden harcıyorum üretim için ülkem için harcıyorum bir beklentim yokl EBSO'nun isminin iyi bir noktaya getirebilirsem benim için en büyük mutluluk bu''

Rifat Hisarcıklıoğlu’na övgü

Programda Türkiye’deki oda sistemine dair açıklamalarda da bulunan Yorgancılar, “'' 5174 sayılı kanun Türkiye'de odaların ne şekilde nasıl kurulacağını çok açıkça belirtiyor. Hangi illerde sanayi odası hangi illerde ticaret odası hangi illerde ticaret sanayi odaları birlikte olması gerektiği ile ilgili çok güzel tanımlamışlar şimdi öncelikle odalar ne yapar diye bakmak lazım. Neden oda ihtiyacı olmuş Türkiye'de? Bugün 365 tane oda borsamız var. Bunlar hakikaten faydalı işler yapıyorlar mı, Türkiye'nin ekonomisine yön verebiliyorlar mı? Eğer yapabiliyorlarsa bir kere sistem doğru kurulmuş. Burada bir aksaklık varsa başarı yoksa o zaman bu sistemi yeni baştan gözden geçirmek lazım. Ama bugün yurt dışındaki odalar TOBB'U örnek alıp bu yapıyı kendi ülkelerinde kurmak istiyorlarsa demek ki bu sistem doğru iyi çalışıyor. Hakikaten Rifat Bey yılda iki gün hariç 363 gün çalışan bir başkan eskiden sadece Türkiye'de idi odalar birliğinin gücü bugün Avrupa'da da Avrupa odalar birliğinde başkan yardımcısı oldu. Asya odalar birliğinde başkan yardımcısı oldu. Geçen ay seçim oldu biliyorsunuz artık Türkiye'nin iş alemi yurt dışında en üst seviyelerde temsil edilir hale geldi. Bu son derece önemli bir çalışma eğer TOBB'un bu anki gücünü yapısını anlayışını 365 odada aynı heyecanı yaşattığımız takdirde zaten ülke uçup gidecek. 81 ilde 365 oda borsamız var. Odalar ayrı, borsalar ayrı, dolayısı ile borsaların tamamı mesela İzmir Ticaret Borsası, tarım ve tarım sektörü ile ilgili bu bölgenin sorunları gelişmesi çalışmaları ile ilgili. Mesela lisanslı depoculuk yaptılar Torbalı yolu üzerinde. Aynı şekilde Ankara Borsa’mız yaptı son derece güzel tesisler bunları kim yaptı özel sektör nasıl yaptı TOBB'un desteği ile yol göstermesi ile yaptılar.”

"Nereden baktığına bağlı"

Programın sonlarında İzmir’deki ithalat ve ihracatın kafa kafaya olduğunu ancak bazı sektörlerin ihraç rakamlarının İzmir hanesine yazılmadığını söyleyen Yorgancılar, “İzmir geriliyor mu yoksa gelişiyor mu?” sorusuna da şu yanıtı verdi;

“Nereden hangi gözle baktığına bağlı. Benim İzmir’e 4-5 yıl gelmeyip, sonra geldiğinde buranın çok değiştiğini söyleyen arkadaşım da var, trafikten şikayet eden de.”

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2014, 11:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER