Urla Villaları Hakkında Dava Açılacak

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir’in Urla İlçesi’ndeki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait olduğu öne sürülen villaların da aralarında bulunduğu alanın SİT derecesinin düşürülmesinin iptali davası sürerken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı imar planının, ’hukuku yanıltmak ve kaçak olarak yapılan villaları yasallaştırmak amaçlı olduğunu’ öne sürdü. TMMOB’un planların iptali için dava açacağı belirtildi.

Urla Villaları Hakkında Dava Açılacak
İzmir’in Urla ilçesi Zeytineli Köyü Hacılar Koyu’ndaki villların kaçak yapıldığı iddialarıyla başlayan, daha sonra villaların bulunduğu alanın birinci derece doğal SİT alanı kapsamından, inşaata izin veren 3’ncü derece SİT alanına dönüşmesinin ardından yargıya taşınan kriz, büyüdü. Henüz bu davalar sonuçlanmadan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Urla villalarını kapsayan koruma amaçlı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planı hazırladı. Askıya çıkan planlarla villaların önündeki yasal engelin kalkacağı öne sürüldü.
 
Urla villalarının SİT derecesinin düşürülmesi kararının iptali için dava açan meslek odaları ve aralarında CHP milletvekillerinin de olduğu İzmirliler, askıya çıkan imar planlarıyla ilgili basın açıklaması yaptı.
 
TOPLANTI YAPILDI
 
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nde TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun düzenlediği toplantıya CHP İzmir milletvekilleri Musa Çam, Alattin Yüksel, Mustafa Moroğlu, CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, çevreci avukat Şehracat Mercan, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sözcüsü Melih Yalçın, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Başkanı Özlem Şenyol Kocaer ve kapatılan İzmir İl Genel Meclisi’nin son başkanı Serdar Değirmenci katıldı.
 
DAVA AÇILACAK
 
TMMOB izmir İl Koordinasyon Kurulu adına açıklama yapan Özlem Şenyol Kocaer, Şehir Plancıları Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası ve Çevre Mühendisleri Odası olarak Urla villalarıyla ilgili alanın SİT derecesinin düşürülmesine yönelik açtıkları dava sonuçlanmadan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan imar planının hukuku yanıltmak üzere ve kaçak olarak yapılan villaları yasallaştırmak adına onaylandığını söyledi.
 
Kocaer, TMMOB olarak doğal alanları yasa ve yönetmelikleri hiçe sayarak yok eden anlayışın her zaman karşısında olduklarını, bu tür kararlara karşı mücadeleye hukuki zeminlerde devam edeceklerini, imar planlarının iptali istemiyle dava açacaklarını açıkladı.
 
Bakanlıkça 11 Şubat 2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nın; Urla villalarındaki gayrimeşru ve hukuksuz yapılaşmanın, yine hukuksuz bir şekilde SİT derecesinin düşürülmesi yolu ile meşrulaştırılmasının altyapısının hazırlandığınının göstergesi olduğunu savunan Kocaer, şunları söyledi:
 
"SİT derecesinin düşürülmesine yönelik hukuki süreç devam ederken, yargı kararının sonuçlanması beklenmeden imar planları onaylanarak ileride telafisi mümkün olmayan sonuçların doğmasına neden olacak yeni bir süreç daha başlamış oldu. Alanın yüzde 90’dan fazlası orman alanında kalmakta, geriye kalan kısmı makilik-fundalık, kıyı alanları ve tarım alanlarından oluşmaktadır. 1’inci derece doğal SİT olarak belirlenmiş alan yaklaşık 60 bin hektarlık alan iken yalnızca 20 hektarlık bir alana özel, hiçbir bilimsel temele oturmayan derece düşürülmesi uygulaması yapılmıştır. Onaylanan ve adında koruma amaçlı ibaresi bulunan, ancak koruma amacı adına herhangi bir kaygı ve karar taşımayan imar planlarında mevzuatın, kanunların ve hukukun tanınmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır."
 
MEVZUAT ALET EDİLDİ
 
Kocaer, ayrıca Urla villalarını kapsayan planın, korunan alanlarda hazırlanacak planlara dair yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığını söyledi. Urla villalarının bulunduğu alanın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2014 tarihli Manisa-İzmir Çevre Düzeni Planı’nda tarım alanı olarak belirlendiğine dikkat çeken Kocaer, "Urla’da 16 kaçak yapının ruhsatlı hale getirilmesi ve korunması gerekli bu doğal alanımızı yok etme girişimleri, son noktasına kadar zorlanmış ve hukuk, mevzuat adeta bu çirkin duruma alet edilmiştir" dedi.
 
"İKİ VİLLAYLA İLGİLİ KARAR SİLİNDİ" İDDİASI
 
Kapatılan İzmir İl Genel Meclisi’nin son başkanı Serdar Değirmenci ise Özel İdare kapatılmadan önce İl Encümeni’nin Urla’daki villaların yıkımı için karar aldığını, ancak uygulamaya konulmadığını, para cezaları verildiğini söyledi.
 
Değirmenci, "Telefon tapelerinde ortaya çıkan ve Cumhurbaşkanı’na ait olduğu öne sürülen iki villayla ilgili ise hiçbir işlem yapılmadı. Bu konuda karar alınmasına karşın uygulamaya konacağı günden önceki akşam karar kayıtlardan silindi" dedi.
 
"AİHM’E KADAR GİDECEĞİZ"
 
Avukat Şehrazan Mercan ise villaları mevzuata uygun hale getirmeye yönelik plan kararları ve mevzuat değişiklileriyle karşı karşıya oldukalrını belirterek, konunun hukuki takibini yapacaklarını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceklerini söyledi.
 
YÜKSEL: YAN KOYDAKİ TESİS ENSAR VAKFI’NA
 
CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel ise, Urla villalarının yanıbaşındaki Zeytineli Koyu’ndaki Devlet Hava Limanları’na (DHMİ) ait arama kurturma eğitim tesisinin, Sayıştay raporlarına göre 2012 yılında 1 milyon 567 bin liralık tadilatla yenilenmesine karşın, 2013 yılında yapılan deprem testleri sonucu güçlendirilmesine, bu ekonomik olmadığı için de yıkılarak yeniden yapılmasına karar verildiğini söyledi. Böylece DHMİ tahsisinin 2013 yılında kaldırıldığını belirten Yüksel, "2015 yılında Maliye Bakanlığı’nın soru önergemize verdiği yanıtla bu 42 bin metrekarelik taşınmazın 35 bin metrekaresinin irtifak hakkının 30 yıl süreyle Ensar Vakfı’na verildiğini öğrendik. İlk 1 yılı ücretsiz ön izinli olan sözleşmeye göre Ensar Vakfı ihale bedelinin yüzde 20’sini ödeyecek. Ne zaman ihaleye çıkıldığını, kimlerin girdiğini ise bilmiyoruz" dedi.
 
Aynı soruyu sorduğu Bülent Arınç’ın ise 15 Ağusots 2014 tarihinde verdiği yanıtta kayıtlarda Ensar Vakfı’na verilmesi konusunda bilgi olmadığı yanıtını verdiğini belirten Yüksel, "Arınç bizden bilgi saklıyor. Urla’da kişiye özel plan hazırlanıp, villaların SİT derecesi düşürülüyor. Bu bölgede köylü hayvanı için dam, çocukları için ev yapamıyor. Tarlasını sürmeye kalksa ceza veriliyor. Yanıbaşlarında 1’inci derece SİT alanına villa yapılıyor. O dönemin başbakanı nerede konut olarak bir şey kullanacaksa, hemen hepsinde çevresi ya acil kamulaştırmayla ya da bu tür kararlarla boşaltılıyor. Ensar Vakfı orada gençlik merkezi kuruyor. Cumhurbaşkanı yerleştiğinde, kendisini koruyacak sivil güçler oluşturuluyor. Köyün sorunlarıyla ilgilenilmiyor" dedi.
Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2015, 14:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER