banner51

'Ulaşımda Zarar Ediyoruz'

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu raylı sistem, vapur ve otobüsle ulaşımda kişi başı maliyetin 1.70 TL olmasına, tam bileti 2 TL'ye satmalarına karşın, ücretsiz ve indirimli taşıma nedeniyle kişi başına 1 TL alabildiklerini söyledi.

'Ulaşımda Zarar Ediyoruz'
Ayda 30-40 milyon TL zarar ettiklerini, bu nedenle ulaşımın sisteminin çöktüğünü belirten Kocaoğlu “Yılda 400 milyon TL ulaşımda zarar ediyoruz. Merkezi hükümet istisnaları azaltmalı. 65 yaş üzeriler için elektronik bilete geçilmeli" dedi.
 
Ege Belediyeler Birliği 2. Olağan Meclis Toplantısı İzmir Hilton Oteli Turgut Reis Salonu'nda gerçekleşti. Birlik'in 2015 yılı Çalışma Programı oybirliğiyle onaylandı. Belediyeler arası ve sivil toplum örgütleriyle işbirliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Birlik'in 2015 Mali Yılı bütçesi ise 890 bin TL olarak belirlendi.
 
Ege Belediyeler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, birlik toplantısında yaptığı konuşmada ulaşımda ciddi ve aşılamayacak problemlerle karşı karşıya olduklarını söyledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Melih Gökçek'in de aynı sorunla karşı karşıya olduğunu açıkladığını belirten Kocaoğlu, bu konuda kendisiyle telefonda konuştuklarını açıkladı. Kocaoğlu, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ulaşımda ayda 30-40 milyon TL zarar ediyor. Ankara'da benzer zarar var. Bu zarar maliyetlerden kaynaklanıyor. Raylı sistem, vapur ve otobüs ulaşımının paçal maliyeti kişi başına 160-170 kuruş arasında değişiyor. Biz tam bileti 2 TL'ye satıyoruz. Ama topladığımız ücreti taşıdığımız insan sayısına böldüğümüzde bilet başına 1 TL alıyoruz. Bunun nedeni de yasalardan kaynaklı indirimli yahut ücretsiz taşımalardır. Polisi, zabıtayı, Orman memurunu, PTT memurunu, Devlet İstatistik Enstitüsü memurunu, taşıyoruz, orman memurunu, şehit ve gazi ailesini, engellileri, 65 yaş üzerini taşıyoruz. Şehit ve gazi ailesini gerekirse sırtımızda taşırız. Allah şehit vermesin huzur olsun birlik, beraberlik olsun" dedi.
 
Kocaoğlu, zabıtanın, orman memurunun, polisin ulaşım ücretini TCDD'nin yüzde 50 ortak olduğu İZBAN'ın, Metro'nun, İzulaş'ın ödemesine anlam veremediğini belirterek “Bu kurumların bütçesi, geliri var. Ulaşım giderlerini bu bütçelere yazmaları gerekiyor. Öğrenci indirimi de belli sınıra gelmeli. Bir de 65 yaş üzeri ve engellerinin ücretsiz binişleri konusu var. Tansiyon, şeker hastası raporla ulaşımdan yararlanıyor. Zaten Türkiye toplumundaki 50 yaş üzeri insanların yüzde 80'nide bunlar var. Bunu da bedava taşımak ayrı bir hengamedir. Ayrıca 65 yaş üzeriler bu teknoloji çağında nüfus cüzdanıyla otobüse biniyor. Şoför nasıl bakacak? Bakarsa da cıngar çıkıyor. Sıfır basan kart verelim. Kim ne kadar biniyor bilelim. Hat düzenlemesi yapıyoruz kimin nerden ne kadar bindiğini bilmiyoruz. Elektronik katla 'düt' sesini duymak şoföre yetecek" dedi. 
 
Kocaoğlu, ESHOT'un belediye elemanlarını ücretsiz taşıyamadığını ancak Devlet İstatistik memurunu yasal olarak taşımak zorunda olduğunu belirterek “Zabıta taşıyorum ama belediyede çalışan bir diğer personeli taşımıyorum. Fakir ve muhtaç insanlara bakmak sosyal belediyecilik. Ancak, örneğin ben 67 yaşındayım,nüfuz cüzdanımla bedava otobüse binebilirim. Bu yaşa gelmiş, büyük kentte yaşayan bir insan mutlaka başına sokacak evi var. İzmir'de çoğunluğun karı koca emekli maaşları var. Kalp, şeker hastası, yeme içme masraflarını kısıyorlar. Çocuklarını okutmuşlar. Bu kişiye de ulaşımı bedava yapıyoruz. Bunun karşısında yeni evlenmiş, asgari ücret veya biraz üstünde maaş alan, kirası fazla olmasın diye ulaşımı zor bir yerde ev tutmuş çifte veya 2-3 çocuklu aileye indirim yapmıyoruz. Asıl ona destek olmalıyız. Biz destek için 90 dakika tek biletle aktarma sistemine uyguluyoruz. Bu mu adil, yoksa diğeri mi? Ben 65 yaşı, hangi yaşta olursa olsun engelli ihtiyaç sahibini destekliyorum. Engelli araçlarımızla engellileri taşıyalım. Ama önümüze gelen adamı bedava taşımanın anlamı yok. Ulaşım sistemi çöküyor" dedi. 
 
Başkan Kocaoğlu, yılda ulaşımda 400 milyon TL'ye varan zarar ettiklerini, bu paranın Gaziemir'de inşaatı süren uluslararası fuar alanı maliyeti kadar olduğunu söyledi. Zarar toplamı 400 milyon TL'nin 100 milyonun dar gelirlilere destek olduğunu belirten Kocaoğlu, ekonomik gücü olan kişinin de bedava taşınmasından yakındı. Kocaoğlu, “Merkezi hükümet düzenleme yapmalı. Bu istisnaları azaltmalı. Mutlaka elektronik bilet sistemi geçerli olmalı" dedi
 
İLÇE BELEDİYELERE KAYNAK ARTTIRMALI
 
Kocaoğlu, Büyükşehir yasasıyla birlikte yerel yönetimlerde büyük bir dönüşüm gerçekleştiğini söyledi. Sınırların, hizmet alanlarının büyüdüğünü belirten Kocaoğlu “Büyükşehir yasasını köylere kadar gitmesinin, su, ulaşım, arıtma, atıksu, su kaynaklarını bulunması gibi sadece ille de sınırlı olmayan havza ve bölgeleri de kapsayan çalışmaların tek elden yapılmasında yanayım" dedi. Kocaoğlu, Ege Belediyeler Birliği üyesi bazı ilçe başkanlarının ilçelerin paylarındaki kesintilerin artması nedeniyle zor durumda kalmalarından yakınması üzerine, kendisinin yasanın organizasyonla ilgili bölümünden yana sıkıntısı olmadığını ama ilçelerin yaşadığı maddi sorunların da bir gerçek olduğunu belirtti. İlçe belediyelere merkezi bütçeden aktarılacak kaynağın bir yada iki kritere göre belirlenmesinin eksik olduğunu belirten Kocaoğu “Yerel kalkınacaksa, belediye başkanı sadece maaş verip işçilik ödemeyecekse bu adama bu kaynak verilmeli. Kaynakları arttırılmalı" dedi.
 
ÖDEMİŞ BELEDİYE BAŞKANINA TAVSİYEM..
 
Köy tüzel kişilikleri mallarının satılması konusunda, bir kaşık suda fırtına estirilmeye çalışıldığını belirten Aziz Kocaoğlu mallarının köyün, köylünün yaşamını içinde, hayatı ikame etmesinin içindeki fonksiyonundan ağırlığından dolayı, köylünün direk üretimine, yaşamına etki eden malların satılması konusunda her köyde taahütte bulunduğunu söyledi. Kocaoğlu "Tire Belediye Başkanı mal satıyor. Biz karşı değiliz. Fi tarihinden kalma oteli varmış. Bunun satılmasına kimsenin diyeceği yok. Kat karşılığı bir arsayı vermiş, iş hanı yapıyor. Gökçen'de fırın gibi gayrimenkul var. Ona da kimse bir şey demiyor. Ama imece usulü yapılmış kestane ağacını satamasın, köyün merasını satamazsın, köy müşterek malını satamazsın. Çünkü bu satış hayatını sürdürmesi ekmeğini bulmasın engelleyecek. Lokmasını küçültecek icraatla belediyelerin bulunması- yanlıştı. Mal satmamak ayrı bir konu, mal satmamakta sınırımı açık ve net budur" dedi. Kocaoğlu, İzmir'de 2 MHP, 6 AKP ve 22 CHP'li belediye başkanı olduğunu belirtti. Mal satışı konusunda Ödemiş Belediye Başkanı Mahmut Badem'e tavsiyesinin çizdiği çerçevede mal satıp kaynak yaratması olduğunu belirten Kocaoğlu, "Kullanamayacağı malı ne yapacak? Satabilir. Nazımızın geçtiğine, sözümün geçtiğini engelliyoruz. Geçmediğine tavsiyede bulunuyorum. Başkanlar tek dereceli seçiliyor. Yasayla görevler ayrılmış., Ne onlar bize bağlıyız, ne amiriyiz ne de onlar bizim memurumuz . En az benim kadar beldesine kanunun verdi çerçevede yetkili, ama esnek bir birliktelikle kente hizmet için çalışıyoruz" dedi.
 
İZKA'DA PROJEMİZE 'OLMAZ EFENDİM' 
 
Dünyada kalkınmanın yerelde olduğunu belirten Kocaoğlu ,Türkiye'de kalkınma ajanlarının hiçbirisinin yerel olmadığını söyledi. Kocaoğlu, “İZKA var. Başkanı Vali, arkasında vekil ben varım. Biz bir proje öneriyoruz. İzmir'i kalkındıracak, tetikleyecek proje öneriyoruz. 'Bu olmaz efendim' diyor. Bu Türkiye'nin her yerinde böyle. Sadece İzmir'de değil. Yerelin yetkisi artmalı. Tramvay projesi için 3 yıl izin bekledim. Politik olarak söylemiyorum, sistem böyle. Büyükşehir Belediyesi ulaşımdan sorumlu, katılımcı yönetimle yaptığı projenin ihalesine çıkabilmeliyiz" dedi.
 

 

Güncelleme Tarihi: 16 Ekim 2014, 14:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER