Susam ve Mutlu'dan Yenice'ye Salvolar!

İESOB Zekeriya Mutlu ve CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, geçtiğimiz gün Lokantacılar Odası Başkanı Aykut Yenice'nin yaptığı açıklamalara karşılık bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda ilk sözü alan Mutlu, Yenice'ye cevabında sert ifadeler kullanırken, Susam da yapılanın siyasi bir tezgah olduğunu söyledi.

Burak Cilasun / Ben TV

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Başkanı ve AK Parti İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Aykut Yenice'nin, Cuma günü İESOB, Zekeriya Mutlu ve Mehmet Ali Susam'a karşı yaptığı açıklamalara cevap gecikmedi.

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nde geniş katılımlı bir toplantıyla birlikte kameraların karşısına geçen ilk isim İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu oldu.

Mutlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklarsa şöyle;

"Aykut Yenice başkan değildir. Kim söylüyor? Ben söylemiyorum. 5362 sayılı kanun söylüyor. Ben de onun uygulayıcısı olarak bununla ilgili kanunun sorumluluklarını yerine getirmeye çalışıyorum. Ne diyor kanun? "Bir yere seçilebilmek için seçimin yapıldığı süreçte çalışıyor olmak gerekiyor." diyor. Aykut Yenice televizyonlara çıktı ve dedi ki "Bak benim dükkanım açılırken Zekeriya Mutlu ve Mehmet Ali Susam da vardı." diyor. 2007'de kızının üstüne dükkanı açılırken evet biz oradaydık. Biz 2007'de senin vergin yoktu demiyorum. 2007'deki vergi levhan 2014'te geçmez. Genel kurulu yaptığın tarih olan 8 Ocak 2014'te vergi mükellef kaydın var mı yok mu? Adalet er veya geç mutlaka yerine gelir. Söylemek istediğim, Genel Kurul tarihinde vergi mükellefiyeti benim bile olmasa benim de başkalığım düşer. Ben size kendisinin olmadığını göstereyim. Seçim tarihinde vergi mükellefi olmadığını söylüyorum. Varsa buyursun..."

"Yaptığını kabul etmeyen şerefsizdir"

Yenice'nin düzenlediği toplantıda öne sürdüğü dosyaların dava dosyası olmadığını söyleyen Mutlu,  "Her sene bu filmi görüyoruz." dedi.

"Cuma günü yapılan toplantıda önlerine birtakım dosyalar koymuşlar. Bu dosyalar bir karar değil. Nasıl oluyor da bu dosyalara bakarak karar veriyorsun? İzmir'e yeni atanan hakim yoksa sen misin? Her şeyin bir usulü var, hukuk var, etiklik var. Zaten biz bu filmi gördük. Bu film yeni değil. Her seçim öncesi biz bu filmi görüyoruz. Amacın ne olduğunu kendisi söylüyor. Amaçlarının Mehmet Ali Susam'ı milletvekili yapmamak olduğunu söylüyor. Önceki seçimde de aynısı oldu. Ne oldu? Savcı dava açtı, yargılandık ve mahkeme beraat kararı verdi. Yine hakimin karşısına çıkarız. Yaptığını kabul etmeyen şerefsizdir, ahlaksızdır. Varsa yaptığımız bir şey, kabul etmeyen ahlaksızdır. Ahkam kesip yorum yapmak ne ahlaka ne de insanlığa sığar. Hiçbir şeye sığmaz. Allah aşkına "Bunlar daha önceki davayı bir şekilde hallettiler." diyor. Ne zamandan beri Türkiye'de davalar bir şekilde hallediliyor? Bu söz hakimlere saygısızlık değil mi? Onun için Cuma günü söylenenlerle ilgili henüz bir dava yok. Dava açılırsa gider kendimizi savunuruz. Bunun tek sebebi, "Mehmet Ali Susam milletvekili olmasın, Zekeriya Mutlu emekli olsun, torunlarını sevsin, biz de buraya oturalım." diyorlar. Yok, öyle olmaz. Öyle bir kural, bir demokrasi, bir sistem yok. Milletvekili olmak için İzmir'deki esnaf teşkilatının desteğini almak lazım. Genel Kurul'da aday olmak lazım. Ben nasıl arkadaşlarımın önüne çıktım? Kaç oy aldım? Yüzde 95 oy aldım. Kim verdi? İşte bu kardeşlerim, dostlarım, başkanlarım verdi bana bu oyu. Ben daha buradayım. Öyle eve gitsin, emekli olsun, torunlarını sevsin yok. Ha torunlarını sevmeyen işini sevmez, esnafı sevmez. Onun için her şeyin bir sistemi var. Bu sisteme göre işler kurallar. Aday olursunuz, başkan seçilirsiniz. Dosyalar ile ilgili söyleyeceğim bu."

"Burası tartışmalı bir kurum değildir"

Mutlu, İESOB'un tartışılan bir kurum olduğu iddiasına da yanıt vermeyi ihmal etmedi.

"Kamuoyunda tartışılan birlik diyorlar buraya. Bu birliğin ne olduğunu İzmirli bilmiyor mu? Türkiye'de bilinmiyor mu? Kamuoyunda iyi tartışılır. Bu birlik saygı duyulan bir kurumdur. Hiç öyle tartışılan bir kurum değildir. BESAŞ hisseleri nedeniyle birliği zarara uğrattığımı söylüyorlar. Birliğin hissesini bir tarihte sattık. BESAŞ'a 10 bin lira ile ortak olmuştuk. O hisseyi sattık. Yaklaşık 10 katına falan sattık. O zaman yönetim kurulunda Tahsin Güzel vardı, itiraz etti. O itiraz edince sattığımız hisseleri geri aldık. Ondan sonra da BESAŞ hisseleri bizde kaldı satmadık."

"Size yanlış anlatmışlar"

İESOB Başkanı Mutlu, fuar alanı polemiğine açıklık getirirken, alanın ilk olarak Marangozlar Odası'na ait olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü;

"Fuar alanımız vardı, kime niye sattınız diyorlar. Size kim anlattıysa yanlış anlatmış. Siz konuşurken bilmiyorsunuz. Ben anlatayım. Birliğin fuar alanı diye bir arsası yoktu. Fuar alanı marangozlar odasınındı. O arkadaşlarımız da burada. Yıllar geçti marangozlar oraya yer açamadı ve ödemeleri oranın arttı. Marangozlar odası burayı bize teslim etti. Biz de ödeyemedik. Bizim de yukarıda METEM tesislerimiz vardı. TESK bize oranın Milli Eğitim'e teslim edilmesini teklif etti. Yahu Mehmet Ali, Allah razı olsun dedi ki, "Burayı takas yapsak olur mu?" Çok uğraştık ve takas ettik. Fuar alanı denilen yeri aldık. Bakanlık ile karşılıklı komisyonlar oluştu. Bilirkişiler raporlarını verdi. İçinden ödeyemediğimiz rakamları düştük ve takası gerçekleştirdik. Sonra biz bu fuar alanı denilen yerin bir bölümünü Hürriyet Gazetesi'ne sattık. Bir bölümü de bizde duruyor. Sattığımızla Çeşme'den 2 tane yer aldık. Bu binanın geri kalan katlarını satın aldık. Fuar arsası dediğimiz yerde işin aslı budur."

"Aykut Yenice'nin bana 7 bin 500 TL borcu var!"

Yenice'nin kendisi hakkındaki iddialarına ateş püsküren Mutlu, "Söylemeyecektim ama söyleyeyim." diyerek başladığı sözünün devamında Yenice'nin kendisine borcu olduğunu söyledi.

"Bugüne kadar birlikten yardım talep eden kimseyi geri çevirmedik. Başta Aykut Yenice olmak üzere o resimde olan tüm arkadaşlarımıza yardım ettik. Başta Aykut Yenice'ye ettik.Lokantacılar Odası'ndan 2 araziyi 300 Bin TL'ye aldık. Tapularını sattılar yetmedi. İLGO'daki tabak çanak tencere tava, hepsini satın aldık. Senin bu malzemelerin otelde kullanılmak üzere satın alınmadı mı? Nasıl yardım olmadı yahu! Çok düşündüm ama söyleyeyim. Biliyor musunuz Aykut Yenice telefon etti bir akşam. Mithatpaşa'da bir balık pişiricisine davet etti. "Ağabey İLGO'da et aldığım arkadaşlara paralarını veremiyorum. 15 Bin TL'ye ihtiyacım var." dedi. Ertesi gün parayı kendisine verdim. Yarısını geri ödedi, yarısını ödemedi. Aykut Yenice beni sadece sen değil, Tüm İzmir tanıyor yahu. Benim gibi bir adama böyle şeyler söylenir mi? Hem paramı vermeyeceksin hem de bana laf söyleyeceksin yahu. Sizin vicdanınıza bırakıyorum. O zamanın yöneticileri arkadaşlarım burada. Edep yahu! Nasıl ben yardım etmiyorum? Vallahi de tallahi de değerlendirmeye çalıştık kim yardım istediyse. Yenice'nin yanındaki arkadaşlarım 8 senedir, toplam 136 tane rapor yazdılar. Ne dediler biliyor musunuz bu 8 senede. Ne demişler bana raporda? Böyle bir güzel adam olmaz, bu adam kanuna nizama uygun olarak bu işleri yapmıştır diyerek bana rapor veriyorlar. Şimdi de eksikler var diyorlar."

"Sen önce kendine bak"

İESOB Başkanı Mutlu, Yenice'nin Kılıçdaroğlu ile toplantı eleştirisi karşısında da, "Geçen hafta Ankara'da bir toplantı yaptık. Sorunları konuştuk. 10 tane sorun tespit edildi. Federasyon'dan Necdet Heppekcan geldi. "Necdet'e sen esnaf mısın?" diye soruyorlar. Necdet'in vergi mükellefiyeti ortada. Necdet'e laf söyleyene kadar sen kendine bak. Sen vergiyi kapatıp açmışsın. Sakarya Birlik Başkanı'nın arandığını söylüyor. Aday olduğu dönemde onların oylarını almak için yalvarıyordu. Necdet'e de neden söylüyor? Çünkü Necdet onun yanında yer almadı." yanıtını verdi.

"Bir yeri batıracaksan Aykut Yenice'ye ver"

Lokantacılar Federasyonu Başkanı Aykut Yenice'ye sert sözlerle yüklenen Mutlu, sözlerinin devamında da Yenice'nin birçok yeri batırdığını söyledi.

"Diyor ki, 'Zekeriya Mutlu torunlarını sevsin.' Bakın benim de vergi kaydım var. Vergilerimin kayıtları var. Emeklilik diyor ya... Bize diyor ki Nevşehir'e dönsünler diyor. Senin haddine mi bize öyle söylemek? Sen kendi odana bak, onların sorunlarına bak. Bakın ben size bir şey söyleyeyim. Bir yeri batırmak istiyorsanız Aykut Yenice'ye vereceksiniz. İnanmıyor musunuz? İLGO battı, Çeşme battı, Karşıyaka battı, oda battı, federasyon battı, Bodrum battı. Bir yeri batıracaksan ver Aykut Yenice'ye. Sonuç olarak herkes Aykut Yenice'yi de biliyor, Zekeriya Mutlu'yu da biliyor. Takdir sizlerindir, takdir İzmirlilerindir. Aykut Yenice düzenlediği toplantıda Mehmet Ali Susam milletvekili olmasın bir sonraki dönem sen ol diyor. Hadi oradan, hadi oradan! Kapı gibi arkasındayız! Söyledikleri bir doğru söz var. Mehmet Ali Susam ile Zekeriya Mutlu kan kardeştir diyorlar. Vallahi öyle!"

"Bu siyasi bir tezgah"

Zekeriya Mutlu'nun konuşmasından sonra kürsüye çıkan 2. isimse Yenice'nin iddialarının odak noktasındaki İESOB Başkanı Mehmet Ali Susam oldu. 

Susam'ın sözlerinden öne çıkanlar şöyle;

"1980 yılında kimyager olarak mezun oldum. 35 yıldır esnafım. Bu süre içinde esnaf teşkilatından hep bir şeyler öğrendim. Vizyoner bir politika oluşturmaya, ilkleri yapmaya dikkat ettim. Değerli arkadaşlarım ben çok konuşulan bir ticari şirket ile ilgili hiç konuşmadım. Bu konuşmayı yapmadım diye biz BESAŞ'ta yolsuzluk yapmışız gibi bir algı oluşturmaya çalıştılar."

"Ya hesap yapmayı bilmiyorsunuz ya dayak yememişsiniz!"

Susam, Yenice'nin BESAŞ iddialarına görev süresini anlatarak yanıt verdi.

"Bakın şirketler basının önünde vizyonunu, hesaplarınıysa genel kurulunda konuşur. Ben BESAŞ'ı yönetirken 12 yıllık süre içinde böyle yaptım. 485 ortağı vardır BESAŞ'ın. Milletvekili adayı olurken ayrıldım ve bütün arkadaşlarımla helalleştim. Ben ayrılırken şirketin kasasında parası, bankalarda kredisi vardı. Diyorlar ki ortaklardan 2 milyon 950 bin lira toplandı. Ortaklara kar payı olarak dağıttığınız para 2 milyon 700 bin lira. İlk bir dava açtılar 80 milyon dediler. Daha sonra 300 milyon dediler. Cuma günü de 150 milyon götürdü dediler. Siz ya hesap yapmayı bilmiyorsunuz ya da dayak yememişsiniz. BESAŞ ne yaptıysa vizyoner çalışmalarıyla yapmıştır." 

 

"BESAŞ'a 2001'den beri çamur attılar"

CHP'li Mehmet Ali Susam, BESAŞ'a iftira atıldığını söylerken Ayakkabıcılar Odası'na da tepki gösterdi ve, "Ben ayrıldığımda BESAŞ başarılı bir şirket olarak duruyordu. Yalnız o şirkete 2001 yılından itibaren hep çamur attılar. O çamurları müfettişe götürüp rapor hazırlattılar. Şimdiki iddialarla o çamurlar aynı. Haksız kazanç elde ettiğimizi söylediler. Haksız kazanç elde ettiler dedikleri ben ve Zekeriya Mutlu. 2007 yılında milletvekili seçilmemin ertesi günü yerel mahkemede beraat ettim. Ayakkabıcılar Odası Yargıtay'a gitti. Milletvekili olmama rağmen durun demedim. Yargıtay'dan oy birliğiyle beraat ettim. İnsanlara iftira atarken, Sanayi Bakanlığı müfettişine söylüyorum, Allah'ın huzurunda nasıl aklanacaksın? Aynı şeyler, aynı şeyler... Şu ana kadar hakkımda bir şikayet bilirkişiye gönderilmiş. Yargı ne karar verirse gider hesabımı veririm. BESAŞ'ta Ayakkabıcılar Odası'nın 250 lira parası vardır. Başka para yoktur. 2000 yılında koyuldu. Tüm odaların toplam hisseleri yüzde 1'lik değildir."  dedi.

"BESAŞ esnafa hizmet etti"

Şirkete ilişkin bilgiler veren Mehmet Ali Susam, BESAŞ'ı yaşatmak için fedakarlık yaptığını belirtti.

"O şirketin en büyük hissedarlarından biri yüzde 7,5 ile benim. Diyorlar ya 95 yılında bu şirketi kurduğunda neyi vardı? Buca'da 3 bin 500 metre kapalı fabrikam vardı. Evim vardı, yazlığım vardı, 5 tane arabayla servis yapan organizasyonum vardı, gıda çarşısında dükkanım vardı. Kriz döneminde BESAŞ'ın kredisini durdurmak istediler. Fabrikamı BESAŞ'a sattım. Fabrikanın arsa değeri 6 buçuk milyon liradır. Şu an ki toplam servetimden yüksektir. BESAŞ esnafa hizmet etti. Yaptığı iş alkol, sigara ve gıda. Yüzde 57 cirosu sigaradan yüzde 33'ü alkolden ve kalanı da gıdadandır. Sigara ve alkol'de yüzde 1 kar ile, gıdada yüzde 7 kar ile çalıştı orası. 2009'da da bu şirket devlerle sigara ihalesinde konsorsiyum kurdu. Sigarayı British American Tobacco aldı. Alkol de aynısını yaptı. BESAŞ onlara rakipti diye cirosu gitti. O dönemde iflas erteleme alındı. Arkadaşlarım elinden geleni yapmaya çalıştılar. BESAŞ'ta tüm kararlarım oy birliğiyle alındı. Tüm kararlar bağımsız dış denetime tabidir. Aldığım her karar doğrudur, hiçbir karar eksik değildir. Hepsinin arkasındayız. "1 olan hisseyi 5'e aldı." diyorlar. Tüm denetimler yapılarak hisseler alındı." 

"Ben esnafın temsilcisiyim"

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, Kılıçdaroğlu ile olan toplantıda konuşulanlardan da bahsetti.

"Şimdi çıkmış müfettiş konuşuyor. Sen tüccarsan çık yap. Onun değerini ilgililer değerlendirmiyor da sen mi yapıyorsun? Niye yapıyorlar? Mehmet Ali Susam siyasi... Onun üzerine baskı yapalım da komisyon da konuşamasın diyerek baskı yapmaya çalışıyorlar. Aslanlar gibi konuşurum. Kılıçdaroğlu gelmeden 1 gün önce tezgah kuruyorsunuz. Ben kontenjana aday oldum. Ben bir misyonun temsilcisiyim Meclis'te. Ben esnaf ve sanatkarın temsilcisiyim. Benim şahsi olarak vekillik beklentim yok. Her görevi yaptım. Ben gerekliysem bu partiye bu teşkilata beni vekil yapın dedim. Zekeriya Başkan'ın anlattığı toplantı budur. Bakın Kılıçdaroğlu ile toplantıya birçok birlik başkanı katıldı. 6 tane federasyon katıldı. Aldığımız kararların metnini arkadaşlar göstersin. Kılıçdaroğlu'na Aydın Birlik Başkanı dedi ki, "Belediyeler bizi eziyor. Fırın açıyorlar, et lokantası açıyorlar." dedi. Antalya'da bedava çay dağıtımlarını söyledik. 3,5 saat konuştuktan sonra ortak bir metin çıktı. Kılıçdaroğlu iktidar olması durumunda metni gerçekleştireceğini söyledi. Sonuç itibariyle ortak karar alındı. Seçim döneminde bunları gerçekleştirmek isteğiyle halkın karşısına çıkacak." 

"Star gazetesinde başlık attırdınız, şark kurnazısınız"

Mehmet Ali Susam, farklı oda ve federasyonların esnaf temsilcisi olarak kendisine sahip çıktıklarını söyledi.

Bir de arkadaşlarımız toplantıda dediler ki, "Bizim bir tek temsilcimiz var. O da Mehmet Ali Susam'dır. Biz gelirken onunla konuşmadık ama biz kendisini Meclis'te istiyoruz." dediler. Bu laf duyulunca hemen böyle bir tezgaha başladılar. Siz Star Gazetesi'nde Mehmet Ali 300 milyon götürdü diye başlık attırdınız. Benim hesap vermediğimi mi sanıyorsunuz? Siz şark kurnazısınız. Beni esnaf teşkilatında herkes bilir. Siyasi partilerde bilmeyenlere de öğretilir. Ben kimseyi kırmadan esnaf misyonuma uygun şekilde parlamentoda görev yapıyorum. O duyduğunuz sesler çakal ulumasıdır. Bu mücadele esnafın lobilere karşı mücadelesinde dik durma mücadelemdir. Meclis'te esnafı savunma mücadelemdir. Bu mücadele KOBİ'lerin mücadelesidir. Ben o mücadelenin sözcüsüyüm. Ben bu esnafın bir temsilsici daha varsa vekilliği arzu etmem. Bakın geçen dönem esnaf adına konuşmalara. Başkaları da vardı. Bu dönem tek başımayım." 

"Vekilliğim hayırlısıysa olsun, hayırsızsa olmasın!"

Son olarak neden ön seçime girmediğini de söyleyen CHP'li Susam, sözlerini tamamlarken, "Esnaf adına konuşan benim. Esnaf teşkilatı partinin iç mücadelesinde olmaz. Beni seçeceklerse kontenjandan seçecekler. Seçmezlerse de kendileri bilirler. Bugüne kadar 20 yıldır tüm mal varlığımı bildirdim. Benim nereden nereye geldiğime istediğiniz gibi bakabilirsiniz. Her şeyimi yasal yollardan yaptım. Her ödememi bankalardan yaptım. Kazandığım parayı bildirdim, 2006'da vergi rekortmenleri listesine girdim. Suç oldu vergi rekortmenliği. Ne yazar vergi dairelerinde? Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır yazar. Haram mı yazıyor? Her yıl da vergimi öderim. Hiçbir verilemeyecek hesap kitabım yok. Benim vereceğim tek hesap Allah'adır. Benim vekilliğim hayırlısıysa olsun, hayırsızsa olmasın!" dedi.

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2015, 12:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER