'Mucize' İçin Umutlandı

İzmir’de 1989 yılında henüz 21 yaşındayken, üniversite eğitiminin yanı sıra mankenlik de yapan Sibel Kula, ehliyetsiz sürücünün kullandığı otomobilin altında kaldı, göğsünden aşağı felç kaldı. 8 yıl yatağa bağımlı kalmasına rağmen yaşama sevincini hiç kaybetmeyen, Sibel Kula’nın beklediği mucize umudu, 25 yıl sonra yeniden doğdu. 

'Mucize' İçin Umutlandı
 
Dokuz Eylül Üniversitesi’ne bağlı olan Manisa Spor Akademisi’nin 3. sınıfında eğitim gördüğü 1989 yılında, henüz 21 yaşında olan Sibel Kula, okuluna gittiği sırada ehliyetsiz bir sürücünün aracıyla çarpması sonucu boynu kırıldı, göğsünden aşağısı felç kaldı. Üniversite eğitiminin yanı sıra, mankenlik yapan, folklor gösterilerine katılan, dans ve aerobik öğretmenliği yapan Kula, 8 yıl yatağa bağımlı olarak yaşamak zorunda kaldı. Tüm acılara rağmen yaşama azmini hiçbir zaman yitirmeyen Kula, hayata tutundu. Aldığı kurslar sonrasında, tam olarak kullanamadığı elleriyle resim yaptı, kitap yazdı. Bu eserlerini de satarak pahalı olan tedavi giderlerini karşılamaya çalıştı.
 
MUCİZEYİ YAŞADI
 
Başvurduğu birçok tedavi yöntemine rağmen hayalini gerçekleştirip yürüyemeyen Sibel Kula’nın, son umudu Çin’de kök hücre tedavisi olabilmekti. Bunun için Sağlık Bakanlığı, SGK ve Başbakanlığa, topladığı 10 bin 352 kişinin imza desteği ile müracaat etti. Ancak bu başvurularından da bir sonuç elde edemedi. Yeniden umutsuzluğa kapılacağı sırada arkadaşının tavsiyesi üzerine Lüleburgaz’daki Özel Medikent Hastanesi’nde görev yapan Dr. Gülşah Yaşa Öztürk’ün yanına gitti.
 
25 yıl boyunca uygulanan tedavileri inceleyen Dr. Gülşah Yaşa Öztürk, 1.5 ay önce Sibel Kula’ya, doğudan batıya uygulanan tedavi yöntemlerinin bir harmanı olarak ozon terapi, nöral terapi, refleksoloji, ışın terapisi ve fizik tedavi uyguladı. Sibel bu yoğun tedavi sürecinin ardından, hastaneye yatmasının 26. gününde, ilk olarak sırtındaki duyu hislerinin sınırı, 2 santim aşağı indi ardından da, ayak parmaklarını oynatmaya başladı.
 
YARDIM ÇAĞRISI YAPTI
 
Yıllar süren çabalarına rağmen bir türlü olumlu yönde iyileşme göstermeyen Sibel Kula’nın özlemle beklediği mucize, 25 yıl sonra geldi. Ayak parmaklarını oynatmasıyla birlikte tekrar yürümesi için de umut doğan Sibel Kula’nın tedavisini geliştirmesi, tüm vücut kaslarını çalıştırabilmesi, vücudunun kuvvetlenmesi için ’Parapodyum’ cihazını alması önerildi. Sibel Kula, yaklaşık 7 bin lira değerindeki bu cihazla, aylık ortalama 10 bin liralık hastane giderinin karşılanması için de yardım kampanyası düzenledi. Yardımseverlere seslenen 46 yaşındaki Sibel Kula, "25 yıldır ilk kez böyle, direk maddi yardım rica ediyorum. Yıllardır verdiğim mücadelenin hedefine ulaşması için bu çağrıyı yapmaya mecbur kaldım. Hepinizin bu yaşam mücadelemde beni destekleyeceğinize eminim. Çünkü bizler birlikte inandık ve birlikte başarıyoruz. Inşallah tüm tedavim için gereken para toplanır ve en kısa sürede iyileşip yürüyorum müjdesini sizlere veririm. Allah yardımcımız olsun ve bu güzel mucizeyi hep birlikte gerçekleştirelim inşallah" dedi.
 
ÖZTÜRK’ÜN TEDAVİSİ
 
Sibel Kula’ya uyguladığı tedavi programıyla, 25 yıl sonra ayak parmaklarını oynatmasını sağlayan Dr. Gülşah Yaşa Öztürk, hem tedavi süreci hem de kullandığı tedavi yöntemini anlattı. Kula’nın daha önce İngiltere de rehabilitasyon süreci yaşadığını ve bir kez kök hücre tedavisi aldığını söyleyen Dr. Öztürk, Doğudan batıya uygulanan modern ve alternatif tıp yöntemlerinin bir harmanını hastaları için kullandıklarını söyledi. Dr. Gülşah Yaşa Öztürk, şöyle konuştu:
 
"Hastamızı muayene ederek gerekli değerlendirmeleri yaptıktan sonra fizyoterapistimizle rehabilitasyon programımızı planladık. Hastamıza modern ve tamamlayıcı alternatif tedavileri kombine ederek uygulamaya başladık. Tedavi planımızda başta fizik tedavi ve rehabilitasyona yönelik olan fizik tedavi ajanları ve eklem hareketlerini açma, kas güçlelerini arttırma, postüre yönelik egzersizleride içeren nörolojik rehabilitasyon programımızı fizyoterapistimiz ve teknikerlerimizle uyguladık. Hastanın tedavi takip sürecini izleyerek, gerekli zamanlarda alternatif ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinden olan, doğu tıbbından refleksoloji, Almanya kaynaklı tedaviler olan ozon tedavisi, nöralterapi gibi tedavileri uyguladık. Bu süreçte hastamızın ve annesinin moral motivasyonunu yüksek tutmaya çalıştık. Hastamız bir aylık süreçte sırtının daha alt bölgelerini duymaya başladı sonrasında ayak parmaklarını istemli olarak dönem dönem hareket ettirebilmeye başladı. Bu gelişme 25 yıl sonrasında bizim ve hastamızın yüzünü güldürdü. Rehabilitasyon hastalıkların veya travmaların neden olduğu durumlarda çok önemli olup, hastaların geçirdikleri hasar sonrası birey olarak topluma sosyal yaşama en iyi şekilde adapte olmalarını amaçlamaktadır. Başarılı bir rehabilitasyon süreci için hasta ailesinide içine alan iyi bir ekip çalışması gerekmektedir. Benzer süreçlerden geçen hastaların mutlaka iyi bir çalışma sonrası daha iyi bir seviyeye geleceğine inanıyorum. Herkes için bir ışık vardır. Yeter ki bir yerden başlansın."
Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2014, 11:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER