banner51

Mermeri Halı Gibi İşliyor

Mermeri halı gibi işlediklerini ve bu konuda sektörde öncü olduklarını dile getiren Taşpınar Mermer firmasının sahibi İzmirli İş Adamı Ahmet Taşpınar ‘sektörde gelinen noktadan çok memnunuz ve gelecekte hem sektörel anlamda hem de Türkiye’de çok güzel şeyler olacak, eminiz’ dedi.

Mermeri Halı Gibi İşliyor

 

Fanatik bir İzmirli olduğunu söyleyen Taşpınar İzmir’in en büyük sorununun sinerji eksikliği olduğunu dile getirdi. Geçmişte uzun bir dönem Altay Spor Kulübü’nün başkanlığını da yapan Taşpınar, Altay defteri benim için son nefesimde kapanır’ derken yeniden başkan olmak istediğinin de sinyallerini verdi.
 
Öncelikle firmanızdan bahsedebilir misiniz? Sektörünüzde kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
 
Firmamız şahıs firmasıdır.1990 yılında kuruldu. 90 yılından bu yana da İzmir'de öncü firma durumundayız ve aynı şekilde devam ediyoruz. Ticaretten ziyade sanatsal tarafını ön planda tutarak İzmir'de olmayan teknolojileri getirdik. Diğer firmalara da getirmiş olduğumuz teknolojileri örnek olarak mermer sektörünü biraz daha sanatsal tarafını ön plana çıkararak, mermeri en son tüketiciye sevk ederek çalışan bir firmayız bundan da son derece memnunuz.
 
ÖZEL TASARIMLAR YAPMAK BİZİM İŞİMİZ
 
Müşteri portföyünüzden bahsedebilir misiniz? Hitap ettiğiniz kesim kimlerden oluşuyor?
 
İç piyasaya baktığımız zaman müşterilerimiz mimar ağırlıklı. Mermeri dekorasyonu mobilya olarak düşünen firmalar genelde bizi tercih ediyor. İzmir'de çok sayıda villada Taşpınar imzası vardır. Özel villa projelerini genelde biz yaparız, onun dışında müteahhitlerle çalışıyoruz ama yurtiçi iş yapan müteahhitleri tercih ediyoruz. Otel ağırlıklı müşterimiz de çok fazladır. İzmir'de yapmış olduğumuz oteller var. Şu anda da Çeşme'de Boyalık projesini gerçekleştiriyoruz. Bu sezon o da açılacak. Onun dışında yurtdışında da Azerbaycan pazarımız var. Bizim yapmış olduğumuz ürünler Azerbaycan'da çok ilgi görüyor. Azerbaycan'da maliye bakanlığı, milli kütüphane, başbakanlık binasında Taşpınar imzasının olduğu özel imalat ürünler var. Kazakistan'da cumhurbaşkanlığı konutuna yapmış olduğumuz yine sanatsal işler var. Bundan son derece mutluyuz.
 
SEKTÖRDE ÖNCÜYÜZ
 
Genel olarak özel sipariş üzerine mi çalışıyorsunuz?
 
Genel de özel siparişler, seri imalat yapıyoruz sipariş üzerine çalışıyoruz. Aslında bizi farklı kılan en önemli özelliklerimizden biri budur, sektörümüzde öncüyüz.
 
İNSANLARIN UFKUNU AÇTIK
 
Sektörünüze baktığınızda bölgeye ve İzmir'e katkısı neler?
 
Biz öncü bir firmayız. Bu işte artık sıradan iş yapmak istemeyen firmalar bizi takip ediyor. Mermeri çok alanda kullanmayı, kullandırmayı özendiren bir firmayız. Bu alanda da çok başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Mermer kullanımından çekinen insanların ufkunu açıyoruz. Kullanma özelliklerini kendilerine belirtiyoruz. Mermer çeşitli kimyasallarla yaşayan malzemedir. Uzun vadede insan nasıl bakım istiyorsa mermer de bakım ister. Eğer tüketici kendilerine vermiş olduğu değer gibi mermere de verirse uzun yıllar canlılığını korur. En büyük katkımız mermere yeniden hayat verdik, çok daha fazlasının yapılabileceğini gösterdik ve yeniden kullanımını artırdık.
 
MERMER İŞÇİLİĞİ MAHALLE ARASI İŞİ DEĞİL
 
Mermer sektörünün ekonomideki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce büyük bir etki sağlıyor mu? Pastadaki payı ne?
 
Şu anda istatistik olarak bir şey söylemem yanıltıcı olabilir ama mermer sektörü her geçen gün ihracatta ülke ekonomisine çok ciddi katkılar sağlıyor. Zaten İzmir Fuarı da buna çok güzel bir örnek. Fakat yeterli teşvikleri mermer sektörü maalesef alamıyor. Mermercileri de dal dal ayırmak lazım. Ocakçılar var, ondan sonra bu işin ocaktan sonraki blogdan plaka haline getirenler var, plaka halinden sonra da atölye bazında çalışan fabrikalar var. Bu üç dal birleştiği zaman sorunlar daha da büyüyor. Özellikle İzmir'de mobilyacılar sitesi, dökümcüler sitesi, çok sayıda sanayi sitesi, otomobil sanayi sitesi, keresteciler sitesi varken maalesef biz mermer sektöründe bir siteye sahip değiliz. Mermer sektöründeki site ihtiyacını da mutlaka çözmek lazım. Çünkü mahalle aralarında mermer imalat aşamasında bizim fabrikamızda öyle bir şey yok. Ama küçük atölyelerde toz çıkaran işleme esnasında toz ve çamur çıkaran bir şey. İnsan sağlığına çok zararlı değil ama çevre kirliliği açısından önemli bir sorun. Sorunu gidermek de mermer sektörüne ayrıca ya mermer organize sanayi bölgesi ya da mermer sanayi sitesi olarak hatta olabiliyorsa kentin iki bölgesinde yer tahsis etmek lazım. Bununla ilgili uzun yıllardan beri bir çaba gösteriyoruz fakat netice alamadık. Şu anda sektör olarak dağınık bir şekilde çalışıyoruz. Bizim sorunumuz yok ama sektör açısından baktığımız zaman çok sıkıntılı çalışan firmalar var. 
 
MERMERİ HALI GİBİ İŞLİYORUZ
 
Özel üretimler yapıyorsunuz daha çok sanatsal ağırlıklı çalışıyorsunuz. Özel üretimi gerçekleştirebilmeniz için neler kullanıyorsunuz, özel makinalarınız var biraz onlardan bahsedebilir misiniz?
 
Mermerin bir halı gibi işlenebileceğini biz fuarda 5-6 yıldan beri sergiliyoruz. Daha da ileriye gittik bu sene mermerin içerisinden zeminde veya duvarda ışık onixlerle, onix malzemeyi kullanarak ışığın dışarıya yansımasını daha görsel bir hale getirdik. Mermeri halı gibi işlemek tabi ki el aletleriyle mümkün değil. Bunun için jet teknolojisi var bunla biz iç mermer sektöründe bir ilki başardık. 2006 yılında İzmir'e getirdik, şimdi ikinci bir makineyi daha ilave ettik ona. 
 
FANATİK İZMİRLİYİM
 
Yurtdışına açılmayı düşünüyor musunuz?
 
Ben fanatik bir İzmirliyim. İzmir dışında yurtdışı seyahatlerimiz oluyor. 3-4 günlük seyahatlerde bile İzmir'i çok özlemle anıyorum, o yüzden benim İzmir dışında şu aşamada iş düşünmem pek mümkün görünmüyor. Bizim sektörde de işinin başında olmadığınız zaman işinizin yürümesi çok zor. Sanatsal bir şey yapıyorsanız mutlaka işinizin başında olmak zorundasınız. İzmir'i zaten çok seviyorum. İzmir'de doğdum, İzmir'de büyüdüm, İzmir'de yaşadım, her şeyi İzmir sayesinde kazandım. 
 
Taşpınar mermer olarak sektörde kendinizi hangi noktada görüyorsunuz?
 
Her sektörde olduğu gibi aslında bizim sektörümüzde de branşlaşma yavaş yavaş oluyor. Biz mermeri seven, mermerle bütünleşen, mermere aşık olan bir firmayız. O yüzden de kendimize böyle bir dal seçtik. Yani ticaretinden çok sanatsal tarafından ilgilenip yapmış olduğumuz ürünlerle mutlu olan bir firmayız. Rakip mutlaka her sektörde olduğu gibi vardır ama biz bu alanda kendimizi rakipsiz olarak görüyoruz. Ama bizi lider olarak görüp bizi takip eden firmalar var bunlardan da son derece mutluyuz. 
 
İZMİR’İN FUARLAR VE KONGRELER KENTİ OLMASINI İSTİYORUZ
 
MARBLE'de çok güzel bir standınız vardı. MARBLE hakkında ne düşünüyorsunuz nasıl geçti bu seneki fuar? Nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
MARBLE Fuarı’nın İzmir'e çok şey kattığı artık tüm İzmirliler tarafından kabul edilmiş durumda. Fuar alanı konusunda çok ciddi sıkıntılar vardı. Uzun yıllar uğraştan sonra Büyükşehir Belediyesi'nin Gaziemir'deki serbest bölge içerisinde sorunlarını çözmüş olduğu arazide başladı. Mermer fuarının büyümesi alanın da büyümesi anlamında ihtiyaçtı. Oranın ihtiyaca cevap vereceğini düşünüyorum. Rahmetli Piriştina'nın bir lafı vardı. 'İzmir fuarlar ve kongreler kenti olacaktır' biz bu sloganı her gün hatırlatma anlamında fuarımızda gösteriyoruz. İzmir fuarlar kenti olacaksa tabi ki büyük bir fuar alanına ihtiyacı var. Bunun da ben çözüleceğini düşünüyorum. Bu yeni fuar alanı İzmir'e kazandırıldıktan sonra sadece mermer fuarında değil diğer fuarlarda da büyüme olacak. 
 
ÇÖZÜM SÜRECİ SIKINTILARIN ÖNÜNÜ AÇACAK
 
Türkiye'nin şu andaki ekonomisini nasıl buluyorsunuz? İşadamı olarak, ticaretin içinden biri olarak gidişatı olumlu buluyor musunuz?
 
İstikrarsız dönemleri çok gördük. İstikrarsız dönemlerinde ticarette insanların önünün kapandığı, hiçbir yatırıma cesaret edemediği dönemler oluyordu. Uzun yıllardır hükümet politikası olarak bir istikrar var. Ben bu istikrarın da ticarete olumlu yansıdığını düşünenlerdenim. Terör sorunu çözüldüğü zaman çok şey değişecek bunu artık herkes kabul ediyor. Terör sorununa katkı koymak her Türk vatandaşının görevidir. Çözüm süreciyle birlikte Türkiye'nin önünün her anlamda çok daha açık olacağını düşünüyorum.
 
Şu anki ekonominin gidişatı iyi mi sizce?
 
Baktığınız zaman ekonomik anlamda dünyada bir sorun var. Ama Türkiye açısından diğer ülkelerle kıyasladığımız zaman şu anda daha mutlu ülkeler arasındayız. Bence bu son derece olumlu bir gelişme. Türkiye genç nüfus, çalışan nüfus, şu anda işsizlik var gibi görünse de çok işçi ihtiyacı da var. 
 
KALİFİYE ELEMAN SIKINTISINI GİDERMELİYİZ
 
Sektörünüzün sıkıntıları var mı? Mermer sektörünün gelecekteki yeri nasıl olacak sizce?
 
Mermer sektöründe ciddi anlamda kalifiye eleman sıkıntısı var. Bu kalifiye eleman sıkıntısını bizler kendi bünyemizde bugüne kadar çözdük. Bizde şu anda 20-25 yıldır çalışan ustalar var. Yeni yetişen nesilden de maalesef mermer sektörüne ilgi duyan sayısı da oldukça az. Mermer sektörünün İzmir'de mermer meslek lisesine ihtiyacı olduğu konusunda sektör temsilcileri bir görüş birliğine vardık. Bununla ilgili bir çalışma yapacağız. Ne kadar başarılı oluruz bilmiyorum ama şu anda mermer sektöründe çok ciddi bir kalifiye eleman açığı var. 
 
İZMİRLİLERDE ENERJİ EKSİKLİĞİ VAR
 
İzmirli bir işadamı olarak sizce İzmir'in ekonomisi nasıl? İzmir'de mevcut iş imkanlarından memnun musunuz?
 
İzmir'in gerçek gücünü ortaya koyamadığını düşünüyorum. Kendini iyi takdim edemediğini düşünüyorum. İzmir'de kimlik-kemik sorunu var diye konuşuluyor. Hakikaten de var ama bir bakın İzmir'de olan organize sanayi bölgesi Türkiye geneline baktığımız zaman hepsinden fazladır. Atatürk organize sanayi bölgesi biliyorsunuz ki muhteşem bir yer. Onun dışında şu anda yapılan Aliağa, ALOSBİ, Tire, Torbalı, Pancar var. İzmir'de o kadar çok organize sanayi bölgesi var ki! Maalesef biz bunları ortaya çıkaramadık. Bunun nasıl çıkması lazım? Onu kenti idare eden insanlar ortaya koyacaklar. Ama İzmir'in gerçek gücünü ortaya çıkaramadığını düşünüyorum. Kan kaybı var mı? Tabi ki var. Bizim komşumuz BMC fabrikasının durumuna oldukça üzülüyoruz. Yatırım olarak baktığınız zaman şu anda herhalde İstanbul ile birlikte en çok inşaat olan kentlerden bir tanesi İzmir'dir. Eksikliklerimiz var mı tabi ki var. Toplu taşımada eksiklerimiz var bunlarla ilgili bir çaba var. Tramvay gündemde çok geç kalınmış bir olay. Acilen çözülmesi lazım. İzmir'in çok daha kendini tanıtması lazım diye düşünüyorum. Bu tanıtımda tüm İzmirlilerin suçu var diye düşünüyorum bunu sadece Büyükşehir Belediyesine veya sivil toplum örgütlerine yüklemek son derece yanlış olur. Ben İzmirli olmaktan, İzmir'de yaşamaktan çok mutluyum. Ben İzmirliyim demekten çok mutluyum. Ama bu konuda eleştirilmekten de son derece rahatsızım. 
 
BENİM EN ÖNEMLİ PARÇAM ALTAY!
 
Geçmişten gelen bir Altay sevdanız var. Kulüp başkanlığı yaptınız. Biraz o dönemde bahsedebilir misiniz?
 
Ben Altay’da çok uzun yıllar değişik dönemlerde yöneticilik ve başkanlık yaptım. Ama hayatta en çok sevdiğim şey Altaylıyım demek. Hayatta insanın çok sevdiği ‘Altay’ demek dünyada her şeyden önce gelen bir sevgi demek. Maalesef o sevginin karşılığı çok acı oldu. Altay’da çok şansız bir şekilde düşmeyi yaşadım. Altay kulübüne, üyelerine yakışmayacak bir şekilde, kampanyayla görevden ayrılmak zorunda kaldım. O yüzden içim yaralı. Ama çalışmış olduğumuz dönemde Altay kulübünü mali açıdan, idari açıdan süper lige çıkardık. Ama maalesef sportif anlamda bir alt lige düşmesine şahit olduk. Bu anlamda Altay'a olan sevgim hiçbir şekilde azalmadı, hafif kırgınlığım var. Aile içerisinde bunların hepsi olabiliyor. Bazı insanların da acımasız eleştirilerinden veya o dönemdeki yapmış olduğu eylemlerden dolayı pişmanlık duyacaklarını düşünüyorum. Çünkü yaptıklarımız çok önemli görevlerdi Altay Kulübü'nde. Sadece 1 yıla bağlamamak lazım bunu. Ben son 25 yılımı Altay'la nefes alarak yaşadım öyle de devam ediyorum. Benim hayatta en önemli parçam Altay’dır.
 
ALTAY’IN ACİLEN TÜM ORGANLARININ REVİZE OLMASI GEREKİR
 
Yeniden böyle bir şey olursa çok farklı düşünceleriniz olacak anladığım kadarıyla?
 
İzmir kulüplerinin anayasalarının değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Altay kulübünün kurtuluşu tamamıyla Altay'ın anayasasının, genel kurul tüzüğünün değişmesinden geçiyor. Altay tüm organlarıyla yeniden revize olmak zorunda. Biz görev süremizde tüzük değişikliğiyle ilgili çalışma yaptık ama maalesef bazı art düşünceler genel kuruldan geçirmedi. Hala tüzükte 2 yıldan beri olduğu yerde duruyor. Altay'ın o tüzükle başarıyı yakalaması mümkün değil. 
 
Peki yakın bir zamanda sizi tekrar görecek miyiz?
 
Bu yapıyla şuan zor. Çünkü bu yapı insanı öğüten bir yapı. Yani bugün kim olursa olsun Altay kulübünün başkanı alkışlarla gelecek bir hafta sonra eleştirilerle karşılaşacak. Bu anlayışla da başarıyı yakalamak mümkün değil. Altay kulübü olmaması gereken, katkı koymayan, sürekli eleştiren insanlardan temizlenmeli.
 
PİRİŞTİNA’NIN HEYKELİNİ YAPACAĞIZ
 
Gelecekte farklı projeleriniz olacak mı?
 
Biz kendi yolumuzda istediğimiz seviyeye yaklaştık. Eğer bu işi bu şekilde devam ettirmek istiyorsanız çok daha büyümezsiniz, kaliteyi bu sefer kaçırırsınız. Eğer kaliteyi devam ettirmek istiyorsanız mevcut yapıya bir iki teknolojik daha takviye yapabilirsiniz. Nitekim elimizde o da var. Şimdi iki eksen, üç eksen çalışmalarımızı tamamlıyoruz. Bunu beş-altı eksenli çalışmaya kadar çıkarmayı planlıyoruz. Biz kendi sektörümüzde altı eksenliyi de çok kısa sürede kendi bünyemize katacağımızı düşünüyorum. Altı eksen yani heykel yapabilecek makinalar! İlk yatırım planımızda o var. 1-2 yıl içerisinde onu da bünyemize katarak kente biraz da heykel kazandıralım diyoruz. İlk yapacağım heykel de Ahmet Piriştina'nın heykeli olacak.
 
BAŞKANLIK HALA AKLIMDA VAR
 
Altay benim canım. Altay'ın olduğu her yerde heyecan duyan bir insanım. Altay'ın isminin yaşadığı her yerde. Altay bugün ikinci ligde mücadele ediyor. Altay farklı bir ligde de mücadele edebilir. Ancak bir insan Altaylı olmakla Altay'ın yarışmacı olduğu kategorideki duruma göre insanın tuttuğu kulüp ile yargılanmamalı. Altay kulübüne hizmetim şu anda divan kurulu üyesi olarak devam ediyor. Altay defterini ben kapatmadım, kapatmam da. Altay defteri benim için son nefesimde kapanır. Altay kulübünde mutlaka yine başkanlık görevimin olacağını düşünüyorum. Hedefimde tekrar var.
 
İZMİR SÜPER LİGİ HAKETMİYOR
 
Çözüm var önerileri de var aslında ama sinerji eksiliği var. Zaten İzmir'deki en büyük eksiklik bence sinerjidir. Biz Altay'da bunu maalesef tüm organlarda yapamadığımız için zaten başarılı olamıyoruz. Yani bir kulübün sportif başarıyı yakalaması sadece yönetimden değildir. Bir spor kulübü başarısız olduysa tüm fertleri başarısızdır. Burada taraftarı da başarısızdır yönetim kurulu da başarısızdır, camiası da başarısızdır, İzmir'deki işadamları da başarısızdır yani bir spor kulübü kentin aynasıdır. İzmir Süper Lig’de olmayı hak etmiyor, İzmir Süper Lig’de olmayı hak edecek bir hizmet vermiyor. Örneğin Karşıyaka play-off'un eşiğinden döndü gerekli desteği gördü mü bence görmedi. 
 
Güncelleme Tarihi: 29 Mayıs 2013, 15:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER