banner51

Lösemiyi Yendi, 'Maskot Abi' Oldu

Ankara’da yaşarken 5 yaşında lösemiye yakalanan, Lösemili Çocuklar Vakfı’nın kurulmasının ardından ilk hastalarından birisi olan Ozan Kurban, maddi ve manevi yönden aldığı destekle tedavileri sonrasında yaşama tutundu. Şimdi 21 yaşında olan ve İzmir’de üniversite eğitimine başlayan Ozan Kurban, kendisi gibi küçük yaşta lösemiye yakalanan çocukları da unutmadı. Katıldığı etkinlerde, onları eğlendirdi, çocuklar için ’maskot abi’ oldu.

Lösemiyi Yendi, 'Maskot Abi' Oldu
 
Ankara’da oturdukları sırada, gittiği hastanedeki testler sonrasında Ozan Kurban’a, 5 yaşında lösemi teşhisi konuldu. Çeşitli hastanelerdeki ağır ve masraflı tedavi süreçlerinin ardından Ozan Kurban, doktorlarından Üstün Ezer’in, LÖSEV’i kurmasıyla, vakıf bünyesine alınan ilk lösemili hastalardan birisi oldu. Vakıfın desteğiyle artık tedavi giderlerini daha da rahat sağlanan Ozan Kurban, yaklaşık 4 yıl süren tedavi sürecinden sonra yaşama tutundu ve lösemiyi yendi.
 
YILMADI EĞİTİMİNİ BIRAKMADI
 
Ağır tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından doktor kontrolleri uzun bir süre devam eden Ozan Kurban, bir yandan vakfın kendisine sağladığı olanaklarla eğitimi aksatmadı. Çeşitli dış ülkelere yapılan gezilere katıldı. Polonya’daki onkoloji olumpiyatlarında, kendisi gibi kanseri yenmiş gençlerden oluşan futbol takımıyla mücadele etti. Hep iyi bir eğitim isteyen Ozan Kurban, bu yıl da Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mekatronik Bölümü’nü kazandı.
 
LÖSEMİLİ ÇOCUKLARLA BAĞINI KOPARMADI
 
Hastalığı yenmesine rağmen LÖSEV’le ve hasta çocuklarla hiçbir zaman bağını koparmayan Ozan Kurban, minik bedenlere moral olması için düzenlenen etkinliklere katıldı. Bu etkinliklerde, vakfın maskotuna ait büyük kıyafetleri giyip, çocukları eğlendirdi, yüzlerinin gülmesini sağladı. Şimdi çocuklar için Ozan, ’maskot abi’ oldu. Kendisinin zorlu bir süreç sonrasında ve o zamanlar iyi olmayan koşullarda tedavi olduğunu anlatan Ozan Kurban, "Ama sonra bana sihirli bir el değdi. Üstün Ezer, Vakfı kurduktan sonra beni tanıyordu, yanına aldı. Tedavimi üstlendiler. Ve ben hayatta kaldım. Şimdi ben de küçük çocuklar için çalışıyorum. Onları unutamam. Yalnız bırakamam. Bu hastalık zor ve emek istiyor. Zor ama öyle bulaşıcı falan değil. İnsanların kaçmasına gerek de yok. Bu hastalığı yenmek için sevginin çok etkisi var. Bu çocuklar için hiç birşey yapamıyorsak sevgi ellerimizi onlara uzatalım. O yetecektir" dedi.
 
GÖNÜLLÜLERİ VE DESTEKLERİNİ BEKLİYORUZ
 
Ozan Kurban’a en büyük desteklerden birisi ise vakıf bünyesindeki sosyal hizmetler departmanında görev yapan Sosyolog Nursen Çakmaklıoğulları verdi. Vakfın gönüllülük ve yardım esaslarına göre faaliyetlerini yürüttüğünü dile getiren Çakmaklıoğulları, "Bir hiçbir hastamızdan para istemiyoruz. Onlara karşılıksız yapıyoruz yardımlarımızı. Belirli oranlarda para yardımları, farklı tedaviler için destekler veriyoruz. Tüm hastalarımızı benim gibi çalışan arkadaşlarım ziyaret edip sorunlarını dinliyor, çözüm üretiyorlar. Ama bizim de, vakfımızın da yaşaması için hem gönüllülere hem de desteğe bağışlara ihtiyaç var. Ben kurban bağışlarının bizlere yapılmasını istiyorum. Çünkü o zaman bu çocuklarımız bir yıl boyunca et yeme imkanına kavuşuyorlar. Dar gelirli çok üyemiz var. Onlara ulaştırıyoruz bu etleri. Herkesin yardımı, hakeden adrese gidiyor, kimsenin şüphesi olmasın" dedi.
Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2014, 11:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER