Kemalpaşa İsyanda

İzmir'in kiraz deposu, sanayisiyle günden güne büyüyen Kemalpaşa İlçesi'nde, İstanbul otoyolu ve DSİ'nin, Gördes Barajı'ndan kente su taşıyacağı isale hattıyla ilgili yapılan kamulaştırmalar, yöre halkını isyan ettirdi. Yaklaşık 30 kilometrelik güzergâhta binlerce dönümlük yerleri bulunan köylüler, aynı arsaya, Karayollarının metrekaresine ortalama 7-11, DSİ'nin ise 70-150 TL bedel biçmesinin şaşkınlığını yaşadı.

Verimli topraklarında yetiştirilen kiraz ve zeytinle sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın da ihtiyacını karşılayan, son zamanlarda sanayideki atılımlarıyla birçok yatırımcının da cazibe merkezi haline gelen Kemalpaşa İlçesi, İstanbul'la mesafeyi 3,5 saate indirecek Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu ve Manisa Gördes Barajı'ndan İzmir'in içme suyunu temin etmek amacıyla yapılan isale hattından dolayı önemini daha da arttırdı. Kente yaklaşık 15 dakika uzaklıktaki Kemalpaşa İlçesi'nde, bu yatırımların bir an önce hayata geçirilmesi için de son 1,5 yıl içerisinde çeşitli bakanlıklar tarafından çok sayıda kamulaştırma yapıldı. 2011 yılı Ağustos ayında, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü'nce ilçeye bağlı Çambel, Akalan, Sütçüler, Yenmiş, Aşağı ve Yukarı Mahalle, Ansızca, Kuyucak ve Ulucak Köyleri sınırları içerisindeki taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildi. Mahkemenin belirlediği bilirkişilerin raporu sonrası, Organize Sanayi Bölgesi'nde kalan yerlere metrekaresine 175 TL, tarım alanları içinde metrekaresine 7-11 TL arasında değer biçildi. Bu fiyata itiraz edip kabul etmeyen köylüler, soluğu adliyede alıp Kemalpaşa İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne davalar açtı. Bu davalar sürerken, yine aynı bölgede DSİ tarafından hemen otoyolun geçeceği yerin paraleline denk gelen isale hattı nedeniyle acele kamulaştırma kararı verildi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın yazısıyla DSİ, İzmir İçme Suyu İkinci Kısım Güzergâhında bulunan bölgede 10 metre genişliğindeki isale hattıyla ilgili çalışmalara hemen başlayıp boruları döşemeye başladı. Acele kamulaştırma nedeniyle mahkeme, bölgedeki yerlerin metrekaresine 70-150 TL arasında değer biçti. Bu bedel köylülerin çoğu tarafından kabul görürken, bankadaki hesaplara iki ay önce yatırılan paralar çekildi. Ancak inşaat sürerken DSİ İkinci Bölge Müdürlüğü, mahkemenin belirlediği ücretleri tahsil eden köylülere birer yazı gönderip görüşme çağrısında bulundu.

DSİ Kamulaştırma Şube Müdürlüğü yetkilileri ile köylüler arasında, Ulucak'taki Kemalpaşa Belediye Dershanesi'nde yapılan görüşme, şok bir durum ortaya çıkardı. Yetkililer, mahkemenin verdiği bedele karşılık kendi bilirkişilerinin bir inceleme yaptığını dile getirdi ve daha önce yüksek bedel ödenen yerler için metrekaresine 4-6 TL değer biçildiğini bildirdi, uzlaşma olup olmayacağını sordu. Görüşmede, uzlaşılmaması durumunda mahkeme sürecinin başlayacağı, ödenen paraların geri istenebileceği uyarısında bulunuldu. Duyduklarıyla şok geçiren köylüler, uzlaşmaya yanaşmazken, ödenen paraları devlete geri ödemelerinin mümkün olmadığını dile getirdi. Köylüler, DSİ'nin ödediği yüksek bedelin, Karayollarının teklif ettiği düşük bedele denk getirilmeye çalışıldığını ileri sürüp yaşadıklarına isyan etti.

Köylülerin avukatı Serkan Şahin, Kemalpaşa ilçesi, Ege Bölgesi'nin en gözde yerlerinden biri haline geldi. Sanayisi, tabiatı, tarımı, kültürel varlıklarıyla aslında zaten mevcutta da güzeldi. Son dönemlerde limana yakınlık demiryolu, otoyol, isale hattının buradan geçmesi, buranın değerlerini arttırdı. Sanayi bölgesinin açılmasıyla birlikte sanayicinin de gözdesi oldu. Tüm bunlar olurken, gayrimenkul değerleri zaten yüksekti iyice yükseldi. Son 1,5 yıllık süre içerisinde burada kamulaştırma işlemleri yapıldı. İlk önce normal olarak otoyol kamulaştırması sonra demiryolu üçüncü de lojistik aktarma istasyonu sonunda DSİ'nin isale hattı buradan geçti. Tüm bu kamulaştırmaların arasında kalan köylü, vatandaş oldu. Kamulaştırma işlemlerinden yaklaşık bine yakın köylü etkilendi. Bir kısım OSB arazisi sınırları içerisinde kalan arsaları da dahil olmak üzere kamulaştırma neticesinde mahkemece kamulaştırma değerleri belirlendi. Minimum rakamı 70 lira, maksimum 150 lira idi. Mahkeme tarafından belirlenen bu rakam bankaya depo edildi, köylüler bunu kullandılar. Daha sonra mütayitin işinin bitmesine yakın köylüye acele kamulaştırmanın gereği olan uzlaşma görüşmesi teklif edildi, ancak zamanında yapılmadı. Ne zaman ki borular döşendi ondan sonra acele kamulaştırmanın görüşmesi, uzlaşma veya uzlaşmazlık imzalanması görüşmesi için insanlar çağrılmaya başlandı. Mahkemenin belirlediği rakamın düşüğünü vermeye başladılar. Şu an 140 lira değerle kamulaştırma yapılan yere DSİ'deki arkadaşlar 4 lira değer biçtiler. Burada iki tane oynanan oyun var. Yargıtay'ın kamulaştırma davalarında maksimum 200 kata kadar arttırmayı ancak Boğaz'da, yalıda veririm' şeklinde kararı var. Burada sen 200 kat nasıl arttırdın' diye mahkemenin kararını sorgulaması olayı var. Minimum rakamdan başlanacak olursa bu rakamın yükselmesi zor. Normal bir rakamdan başlanacak olursa OSB sınırları içerisinde 400 liradan aşağı yer bulmanız zor, uygulamanın yapılmadığı yerlerde ikinci kısımda ise 150-200 lira arasında. Bugün bize verilen rakamlar ise 7 lira. Bölgede hazineye ait 2B arazileri var. Devlet köylüye Sen benden burayı metrekaresi 120 TL'den alabilirsin' diyor. Kendisi satarken yüksek fiyatla satıyor, kamulaştırırken köylüye para ödeyecekken aynı bölgede fiyatı çok düşürüyor. Bu kabullenebilecek bir durum değil. Biz kamu yararı olduğu için bugüne kadar bu uygulamalara itiraz etmedik ama artık bir gaspa dönüşmeye başladı. Davalarımız hala sürüyor. Kemalpaşa Adliyesi'nde mahkeme sayısını arttırmak zorunda kaldılar diye konuştu.

DSİ tarafından ödenen bedellerin aslında bu görüşmeyle geri istendiğini dile getiren Avukat Şahin, Köylülerimiz ödenen paraları çekip kullandı, kimi hayvan aldı kimi ihtiyaçlarını giderdi. Ama bu insanların cebinde para kalmadı. Devlet ben paramı istiyorum dediğinde o parayı namusluca verirler. Bu durumda bizler de üzüldüğümüzle kalacağız. Buradaki süreç bitmiş olsa bile olayı Anayasa Mahkemesi'ne, AİHM'e götüreceğim. Buradaki yatırımlar tamamlandığında köylü tekrar gelip buradan yer alamaz. Teklif edilen 7 lira ile saksı toprağı bile alamazsınız dedi.

Köylülerden Fatma Aslanata, 27 dönümlük zeytinliğimiz var. Oradan yağ yiyor, geçimimizi sağlıyoruz. Değerler çok düşük. Bize 98 bin TL verdiler. 20 bin TL'si kaldı. Parayı geri isteseler ödeyemem, kendileri çağırdı kendileri verdi. Biz zorla para verin demedik ki. Borusunu söksün, tapulu yerimi geri versin dedi. Arzu Kamberoğlu ise, Karayolları istimlak etti, çok düşük ücret ödedi. Mahkemelik oldu. DSİ geldi 987 metrekareye 151 bin lira verdi. Karayolları aynı yere 4 lira verdi. Bu nasıl adaletsizlik Her taraf fabrika ama Karayolları imkânı yok hakkımızı vermiyor. İki ay oldu biz bu parayı alalı. Harcadık yedik. Vatandaş bu parayı nereden bulacak. Moralimiz bozuldu. Milleti düşünmeden hareket ediyorlar. Bu karayolları DSİ'nin fiyatını yüksek bulup kendi fiyatının altına almaya çalışıyor. Bu çok saçma. Buna devletin el koyması gerekiyor dedi. Fevzi Özer ise, Vallahi şaşırdık. 16 dönümlük yerden karayolu, su, demiryolu hattı geçti. Geriye ne kaldı. Verdikleri zaten çekirdek parası diyerek tepkisini dile getirdi.

İzmir- İstanbul otoyolu tamamlandığında iki kent arasındaki mesafe 8 saatten 3,5 saate inecek, yol 95 kilometre kısalacak. Otoyolla ilgili İzmir il sınırları içerisinde Belkahve tünelini de kapsayan 28 kilometre yol yapılacak Gördes suyunu İzmir'e getirecek ana isale hattı 114 kilometre uzunluğunda. Su, isale hattı vasıtasıyla Belkahve üzerinden kente dağıtılacak.

Güncelleme Tarihi: 08 Ekim 2013, 14:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER