İşte Akşener'in İzmir Mesajları

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin İzmir İl Başkanlığı açılışında konuştu. Akşener önce 'Sahte Atatürkçüler' diyerek CHP'ye gönderme yaptı, ardından da AK Parti ve MHP ittifakını hedef aldı. 'Çıkar ittifakı' diyen Akşener dış politikaya ilişkin de sert ifadeler kullandı.

İşte Akşener'in İzmir Mesajları

Burak Cilasun / Ben TV

İşte Akşener'in konuşmasından satır başları;

İzmir'e her geldiğimde inancım artarak bu yolda dimdik yürüdük. Allah İzmirlilerden razı olsun. İzmir sahte Atatürkçülere, sahte kabadayılara 'Dur' diyen, "Yeter' diyen, 'Yeter söz İzmir'in" diyen İzmir; Allah sizleri her daim mutlu mesut ve muzaffer kılsın. 

Bir yola çıktık. 25 Ekim'de partimiz kuruldu ama bu partiyi kuran sizsiniz. Milletimiz kurdu. Bize de bu partinin başında bekçilik yapmamızı söylediniz. Sizin adınıza İYİ Parti'de şahsım ve arkadaşlarım bekçilik yapıyoruz. Denildi ki 'Bu partiyi kurdurmazlar'. Türkiye nasıl bir yönetimle yönetiliyor ki bir siyasi partinin kurdurulmayacağına insanlar inanabiliyor. Vuruşa vuruşa sizin adınıza İYİ Parti'yi kurduk biz. Şimdi de deniyor ki 'Bunları seçime sokmazlar'. Buradan haykırıyorum İYİ Parti'yi seçime sokmayın da görelim. Bir söz vardır köpeksiz köy bulup değneksiz gezmek. Referandumda 'Hayır' diyenleri Apo'nun peşinden gitmekle suçladılar. Halbuki kendileri Apo ile masaya oturmuşlardı. Saray koalisyonunun küçük ortağı yemin etmişti Oslo sürecinde, Habur rezaletinde, peşmergenin davullu zurnayla geçişi esnasında demişti ki "Adalet ve Kalkınma Partisi PKK'dan tehlikelidir, hesap sormazsam namussuzum." Büyük ortak da "Bunlar kandan beslenir, fariha bilmezler. Bunlar kafatasçıdırlar." Karşılıklı hakaretlerin sonunda bir baktık saray koalisyonu kurulmuşl. Bunlar yerli ve milli, biz gayrımilli! Hadi oradan! Görev dağılımı yaptılar. Biri bize sövüyor, diğer ilçe ilçe geziyor. Ateş bacayı sardı, korku dağları sardı ama bu ittifak, bu saray koalisyonu bilinmelidir ki bu bir sandalyem kurtulsun çıkar ittifakıdır. AK Parti ittifak konusunda uzmandır. Önce PKK ile açılım sürecinde ittifak yaptı. Adı yıkım ittifakı. Sonra FETO ile ittifak yaptı. Adı çıukur ittifakı. Şimdi bir ittifakı yaptılar, bizce adı çıkar ittifakı. Bu milletin feraseti, bu çıkar ittifakını yerle bir edecek Allah'ın izniyle. Sizin iradeniz bize güç ve kuvvet veriyor.

"Bunun adı diktatörlük"

Bugün Türkiye'ye baktığınız zaman Türkiye konuşamıyor. Türkiye problemlerini müzakere edip sonuçlandıramıyor. 10 senedir büyük bir baskı var. Hukukun ortadan kalktığı, adaletin cenaze namazının kılındığı bir süreçten geçiyoruz. İYİ Parti bu yola çıktı. Konuşan bir Türkiye gerçekleştirmek için. Türkiye konuşacak ve sorunlarına çözüm bulacak. TBMM an itibariyle ortadan kalkmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin milletvekillerinin iradesi yoktur. Her bir konuda dahi karar veren tek bir kişiyle karşı karşıyayız. Bunun adı tiranlıktır, diktatörlüktür. 

"İzmir kepçeyle veriyor, çay kaşığıyla alıyor"

Devlet-millet ilişkisi çözülmektedir. Vatandaşların birbiriyle olan bağı çözülmektedir. 10 yıldır ayrıştırıcı, düşmanca bir dille yönetilen bir Türkiye'nin bu şekilde yönetim anlayışına aziz milletimiz 'Hayır' demektedir. Size bir söz vermek istiyorum. Allah'ın izniyle Cumhurbaşkanlığı seçimini alacağız. İktidar olacağız ama size söz veriyorum gerekmedikçe konuşmayacağım. Her bir konuda size çemkirmeyeceğim, siyasetçilere çemkirmeyeceğim, siyasetçilere hakaret etmeyeceğim. 15 günde bir konuşacağım. Çok konuşanlardan bıktık usandık. Parlamenter sisteme geçilecek, hukukun üstünlüğü temin edilecek. Yargı bağımsızlığı tam ve kamil bir şekilde yeniden tahkim edilecek ve Türkiye üreten bir ülke olacak. Türkiye tarımıyla, sanayisiyle, hayvancılığıyla birbirine entegre olmuş, uluslararası arenada rekabet eden bir ülke haline gelecek. İzmir; siz bu ülkeye kepçeyle veren, çay kaşığıyla alan bir şehirsiniz. Devlet hazinesine katkınız 36 milyar olurken, aldığınız ise 1,7'dir. Osmanlı devrinde bile sanayisiyle tanınan İzmir; sanayiniz gitti, pamuk gitti ve ekip biçilen alanlardaki oranlar düştü. Turist alan İzmir; 1 yılda AB ülkeleriyle ABD ile, Rusya ile, komşularımızla ilişkilerimizin ortaya çıkardığı durum sadece İzmir'de 333 bin turist eksik gelmiştir. Böyle bir İzmir ve Türkiye'nin en büyük katma değerlerinden birini üreten İzmir. İzmir'in sorunlarını da fırsat ve kıymetlerini de biliyoruz. İYİ Parti iktidar olacak ve şehrin imkan ve fırsatları üzerinden projeler üretecek. 

Sorular çalınıyor. FETO ile yaptıkları çukur ittifakta sorular çalındı. Sonra 'Kusura bakma' dediler. Hakkı yenmiş olan gençlerin haklarını yerine getirmek için atılmış tek bir adım yoktur. Şimdi yeni bir üçkağıt çıkardılar. KPSS sonrası 90-95 puan almış gençleri sözlüye alıyorlar. Orada 20 puan veriyorlar ve gençler tayin edilemiyor. Buradan söz veriyorum mülakat sözlü sınavı kaldıracağız.

"Mehmetçik Türkiye'yi kanıyla kurtarıyor"

Sordum, Türkiye Cumhuriyeti ABD ile dort mudur, düşman mıdır? Osmanlı tokadı atıyorsun ama ortada eylem yok. Eğer düşmansak Kürecik ve İncirlik'i kapat dedik. Sonra ABD Dışişleri Bakanı geldi. Mevlüt Çavuşoğlu tercümanlık yaptı. Bu görüşmeden ne sonuç çıktığı belli değil. Savunma Bakanı'nın ağzından 'PYD ve PKK'yı dövüştürelim' demiş ABD'liler. Buradan uyarıyorum. Eğer o anlaşmada Fırat'ın doğusundaki o kuşak bir devlete dönüşecekse, bununla ilgili söz verdiyseniz ensenizde olacağız, nereye kaçarsanız oraya kadar kovalayacağız sizi. Bugün Afrin'deyiz. Elbette bir zorunluluktu, elbette kahraman mehmetçiğimizin ardındayız. Ama Türkiye bunları konuşabilseydi bugün Afrin'de olur muyduk sorusunun cevabını vermek zorundadırlar. AK Parti'nin genel başkanı bu sorunun cevabını vermek zorundadır. Meşhur çözüm sürecinde hendekler kazıldı. Şırnak'ta halktan birisi 'Meral hanım hendek kazıldı emniyete ve Valiliğe gittik. Kafanızı çevirin dediler. Onlara öyle bir talimat gitmiş. Hendekler kazıldı, bombalar yığıldı. Sonra bir uyandık operasyon başlamış' Biliyor musunuz orada kaç şehit verdik? 726 şehit verdik kazılmasına göz yumulan hendeklerin kapatılması için. Bu iş bilmezlik, bu kibir Türkiye'nin 726 gencinin şehit olmasına sebep oldu. Bugün ağalar hep beraber Afrin yolunda. Burada önemli bir konu var. Gerekirse gideceklermiş. Hadi bakalım kalkın yürüyün de görelim sizi. Gidemezler! Biri koltuğu bırakmaktan, öbürü sarayı bırakmaktan korkar. Tayyip Bey diyor ki '20-25 şehidimiz var' aradaki beş bir rakam değil. 5 bir hayattır. Beş kadının kocası, beş ananın babanın evladı. Siz onu rakam olarak görüyorsunuz. Tüm bunlar benim bekaam her şeyin üstündedir, sarayda oturmak için her şeyi yaparım anlayışının sonucudur. Dış politikada Türkiye'yi çukura ittiler, şimdi mehmetçik kanıyla canıyla Türkiye'yi o çukardan çıkarmak istiyor. Tıpkı 15 Temmuz'da FETO ile ittifaklarının ardından Türk milletinin Türkiye'yi çıkardığı gibi. 

"Sizi aldatmayan kim var?"

Sürekli kandırılıyorsunuz. Askerin belini kırdınız. Bir genelkurmay başkanını terörist başı diye hapse attınız. Sonra ben yapmadım FETO yaptı dediniz. Siz o davanın savcısı değil miydiniz? Bugün kaçak olan Zekeriya Öz'e zırhlı araç vermediniz mi? Verdiniz. Dolayısıyla önce siz aldandınız, sonra bu milleti aldattınız. FETO aldattı, Merkel aldattı, PKK aldattı, Trump aldattı. Yeryüzünde sizi aldatmayan kim var? Hala orada oturuyorsunuz. Oturur tabii bütün bedeli aziz Türk Milleti ödüyor. Siz bedel ödüyorsunuz, arkadaş sarayını tahkim ediyor. İYİ Parti ile artık bu işe 'dur' diyoruz.

"Allah rızası için 100 sayfa tarih okusunlar"

18 ada var biliyorsunuz Yunanlılar mangal yapıyor. Çavuşoğlu'na soruldu, "Evet Yunanlılar işgal etti ama bizim zamanımızda değil." dedi. Allah rızası için 100 sayfa tarih okusunlar. Tarihi dizilerden, dinimizi menkıbelerden öğreniyor bu arkadaş. Yavuz Sultan Selim'in bütün savaş tarihçilerinin yazdığı stratejisinden haberi yok. Ortadoğu'da Abdülhamid Han'ın oluşturduğu vizyonu okumamışlar. Atatürk'ten zaten hoşlaşmıyorlar. Bunların dış politikasında ne var biliyor musunuz? 1970'lerde Kahire'de kurulan ideolojik birliktelikler var. Bu bakış açısından, bu kafadan kurtulmaları mümkün değil ve dış politikada faydalı bir iş yapmaları imkansız. Merkel ile konuştular, Merkel 'Tak' dedi, bizimkiler 'Şak' dedi, bir gazeteci neden tutuklandığı belli değil, neden salındığı belli değil özel uçakla gitti. Cumhurbaşkanı, "Ben olduğum sürece çıkamaz" demişti. Merkel ile görüşülünce bu kişi serbest kaldı. Soru şu; bu kişi PKK'lı değilse niye hapis yatırdın? PKK'lı ise niye bıraktın?

Ey İzmir manda devleti olmamak için can verdin, kan akıttın milli mücadelenin en önemli unsurusunuz. Mehmetçiğin canı, kanı pahasına Türkiye'yi düşürdüğünüz çukurdan çıkarma harekatının yarı yolda bırakılmasını kesinlikle Amerika ile anlaşıp sağlamayasınız ha. Fırat'ın doğusu da zorunluluktur gideceksiniz. Oğlu gidemez rapor aldı çürük. Ben buraya çıkarken bir arkadaş, "Biz cesaretimizle geldik, dantelli kefen giymedik" dedi. Bugün Afrin'e, yarın Münbiç'e sizin çocuklarınız gidiyor. Dantellilerden biri var mı? Yok. Ballı maaş alıyorlar da onun için! Ey aziz İzmir, sizden ricam kapı kapı, ev ev dolaşacaksınız, herkese dokunacaksınız ve İYİ Parti'yi tercih ve teveccühünüzle o gayretle iktidar edeceksiniz. ben sizden bunu istiyorum. 

Güncelleme Tarihi: 17 Şubat 2018, 15:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER