Foça Surlarına Görkemli Açılış

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan ve 1. Etap Restorasyonu tamamlanan Foça Kent Duvarları’nın açılışı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Aziz Kocaoğlu’nun da katıldığı törenle yapıldı. Törende konuşan Kocaoğlu, Foça’daki onarımın, okullarda ders olarak okutulacak nitelikte özenle yapıldığını, İzmir’deki tarihi alanların restorasyonu için sadece kamulaştırma bedeli olarak 350 milyon lira ödendiğini söyledi.

Foça Surlarına Görkemli Açılış
 
Kazı alanındaki açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yanı sıra CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Foça Kaymakamı Niyazi Ulugölge, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Zülküf Yılmaz, CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin, her ikisi de olan Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş ile Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Ege Üniversitesi Rektörü Candeğer Yılmaz, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı, Ege Turistik işletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda Foçalı katıldı. Tören öncesi Kent Orkestrası bir saate yakın bir süre konuklara popüler eserlerden oluşan bir konser verdi.
 
’HEDEFİMİZ UNESCO SÜREKLİ LİSTESİNE GİRMEK’
 
Açılış konuşmasını yapan CHP’li Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, 11 yıldır görevde olduğu ilçede çok sayıda eserin turizme kazandırılması için çalışmalar yaptıklarını, Foça Kent Duvarları’nın bu anlamda ortaya çıkan ilk büyük eser olduğunu dile getirdi. Her çalışmalarında büyük destek veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür eden Demirağ, "Birçok paydaşla birlikte bu çalışmayı yaptık. Bu çalışmaları bir serüven olarak niteliyorum. Aziz Başkanın yerelde kalkınmaya ve bu kapsamda bu eserlerin ayağa kalkmasına verdiği destekle tarihler, medeniyetler ortaya çıkmaktadır. Amacımız Foça’yı tarihi ve turistik eserleriyle bir dünya kenti yapmaktı. Bu amacımıza adım adım yaklaşıyoruz. Hedefimiz UNESCO sürekli listesine girmek" dedi.
 
EN BÜYÜK KATKI İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN
 
Foça Kazıları Başkanı Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özyiğit ise konuşmasında Foça Kalesi’nin bu restorasyonla çok iyi bir görünüme kavuştuğunu, üç yıl süren onay sürecinin ardından başlayan çalışmaların 2 yıl gibi oldukça iyi bir sürede tamamlanarak UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine girmeye hak kazanıldığını söyledi. Prof. Dr. Özyiğit, çalışmaların son dönemde büyük ölçüde hızlandığını, bunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin maddi katkılarıyla olduğunu, Ege Üniversitesi’nin bilimsel, Foça Belediyesi’nin lojistik desteğiyle bugünlere gelindiğini belirtti. Phokaia Antik Kenti’nin tarihçesi ve bundan sonraki aşamalarını görsel öğelerle konuklara anlatan Prof. Dr. Özyiğit, "Phokaia Surları, 16 köprülü Kordon Yolu, Odeonlar, dinlenme ve bilgilenme alanları ve Athena Tapınağı ile muhteşem bir görünüme kavuşacaktır" dedi.
 
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Zülküf Yılmaz da bu tür eserlerin turizme kazandırılmasından büyük bir mutluluk duyduklarını belirterek, Foça’nın bakanlık, ilgili belediyeler ve diğer katkılarla yakın bir gelecekte UNESCO sürekli listesine gireceğini söyledi. Yılmaz, "Çalışmalara katkı veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum. Kültür ve turizmle ilgili bu çalışmalar gelecekte tüm insanlarımıza büyük değer katacaktır" dedi.
 
’BU RESTORASYON DERS OLARAK OKUTULACAK’
 
Foça Kaymakamı Niyazi Ulugölge ise konuşmasında, açılışı tarihi bir gün olarak niteleyerek surların gerek doğal afetler, gerekse savaşlar nedeniyle birçok kez yıkıldığını belirtti. Ulugölge "Bütün bu yıkımlara rağmen surlar bir kez daha ayağa kaldırılmış ve Türkiye’nin en önemli kültür miraslarından biri olarak yerini almıştır. Ceneviz, Bizans, Osmanlı dönemleri özel tuğlalarla ayrı ayrı işaretlendi. Ömer hocamızın bu çalışması örnek çalışma olarak, ders olarak verilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından teklif edildi. Kendisini kutluyorum. Daha önceleri başka yerlerde siyasiler seçim çalışmalarında, ’Turizmde Foça’yı yakalayacağız’ diye vaatlerde bulunurmuş. Foça şimdi yine o gözbebeği konumuna gelme yolundadır" dedi.
 
’YERELDE KALKINMA KÜLTÜR VE SANATTA DA KALKINMA DEMEKTİR’
 
İzmir Büyükşehir Belediye Bakanı Aziz Kocaoğlu 2005 yılında daha önce Bornova’dan tanıdığı Prof. Özyiğit ve Gökhan Demirağ ile çıktıkları yolda ilk büyük eseri elde ettiklerini anlattı. Kocaoğlu, kendileri için yerelde kalkınmanın sadece kırsalda, tarımda, sanayide, ticarette, hizmet sektöründe, turizmde kalkınma olmadığını, kültür ve sanatta, geçmişte kalkınma anlamını da taşıdığını belirterek, "Bu yolda ilerliyoruz" dedi.
 
’GERÇEK RESTORASYONU BURADA GÖRÜN’
 
Kocaoğlu şöyle devam etti:
 
"Bu yolda verdiğimiz kararlarda var demeden, yok demeden, hikaye anlatmadan, gerekçe sunmadan, Ege’nin, İzmir’in, buranın değerlerinin, insanlık değerlerinin ortaya çıkması için elimizden gelen maddi manevi desteği veriyoruz, vereceğiz. Bunları yaparsak bölgemizin ve ülkemizin kalkınacağına inanıyoruz. Bu restorasyona bakın birde yanı başımızdaki Beşkapılar Kalesi restorasyonuna bakın. Hangisinin gerçek hangisinin argo deyimle ’çakma’ olduğunu anlayacaksınız. Restorasyon budur. Çakması kiminse onundur. Kordon yolunu, Athena Tapınağı’nı yapacağız. Antik Tiyatroyu gün ışığına çıkaracağız. Böylece Efes’le birlikte Foça’yı da UNESCO Dünya Mirası esas listesine sokmak istiyoruz. Aynı Bergama gibi. Bu listemizde 13 kentimiz var. 14 ile 16’ncı yüzyıllar arasında Ömer Hoca gibi bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde bu listeye sokacağız. Efes, Kadifekale, Agora devam ediyor. Kadifekale’de, Agora’da ve belirlediğimiz alanlarda sadece kamulaştırma bedeli 350 milyon liradır. Tarihin gün ışığına çıkması için bu parayı harcarsanız bu kenti bir numaralı dünya kenti yaparsınız. Efes, Teos, Eritre, Kleros kazılarını karınca kararınca, gücümüz yettiğince destekliyoruz, destekleyeceğiz. Bunlar bizim önceliğimiz. İzmirli’den aldığımız destekle, asli görevimiz olmayan ama kent için insanlık için bu işleri yapıyoruz, yapacağız" dedi.
 
Konuşmaların ardından tören verilen kokteylle devam etti.
 
KENT DUVARLARININ TARİHÇESİ
 
Kentin en eski yerleşimcilerinden Phokaia’lılar Athena Tapınağı’nın da bulunduğu yarımadayı yaklaşık 8 km uzunluğunda surlarla çevirdiler. Kent duvarlarında yapılan dönem analizi çalışmaları sonunda Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait unsurlar da ortaya çıktı. Az korunan Bizans dönemi surlarının 12. ve 14. yüzyıla ait olduğu anlaşıldı. Foça, 1275 yılında Cenevizli Zaccaria ailesinin yönetimine girdi. Ceneviz idaresi, Foça’yı Türkler’in 1455 yılında alışına kadar sürdü. Yapılan restorasyonlarda günümüze gelen tüm duvar yüzeyleri korundu ve onarılarak tamamlandı. Derzler arası derin bırakılarak ışık- gölge oyunları yaratıldı. Böylelikle duvar yüzeyindeki taşların kabartma biçimde görünmeleri sağlandı. Kazılardan çıkan eski taşlar bu restorasyonda kullanıldı. Onarımı yapılan bütün kent duvarlarının yüzeylerinde eskitme yapıldı. Kent duvarlarında görülen bütün dönemlere ilişkin özgün harçlar, analiz edildi ve restorasyonlarda özgün harca yakın, fakat daha güçlü harçlar kullanıldı. Bizans dönemi duvarları için toprak harç, Ceneviz dönemi için horasan harç kullanıldı. Osmanlı dönemi kent duvarları restorasyonunda ise dönemine göre toprak ve kireç harçtan yararlanıldı. Özgün yükseklikleri bilinmediği için duvarların ve kulelerin üst bölümleri, bitirilmemiş biçimde bırakıldı. Duvarların bir bütün olarak görünmesi için yapılan tamamlanmalarda stil birliğine gidildi. Yeni yapılan bölümler, özgün bölümlerden kırmızı çizgiyle ayrıldı. Bunun için araya 6 cm kalınlığında kırmızı andezit taşları yerleştirildi. Dönemler ise siyah çizgilerle birbirinden ayrıldı. Bunun için yine 6 cm kalınlığındaki bazalt taşlardan yararlanıldı.
Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2014, 12:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER