AB Bakanlığı İzmir'de Temsilcilik Açtı

Avrupa Birliği Bakanlığı, İzmir'de temsilcilik açtı. Bakan Volkan Bozkır'ın katılımıyla gerçekleştirilen törende İzmir Valisi Mustafa Toprak ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da katıldı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, AK Parti İzmir İl Kongresi'ndeki "İzmir'e Başbakanlık Ofisi" sözü öncesinde iktidar adına ilk adım Avrupa Birliği Bakanlığı'ndan geldi. Avrupa Birliği Bakanlığı, İzmir'de bir temsilcilik açtı.

Açılış için İzmir'e gelen AB Bakanı Volkan Bozkır'ın ilk durağı Valilik oldu. İzmir Valisi Mustafa Toprak tarafından karşılanan Bakan Bozkır, burada kısa bir açıklama yaptı ve Meclis'in gündemindeki iç güvenlik paketine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bozkır'ın pakete ilişkin değerlendirmesinde Avrupa ülkelerindeki gözaltı süreleriyle Türkiye'deki gözaltı süresini karşılaştırdı ve "Avrupa'da 72 saat, bizde 24 saat." ifadesini kullandı. Bakan Bozkır ayrıca molotof kokteyli ile yakılan araç sayısının fazlalığına ve şüpheli görülen araçlara arama izni olmadan arama yapılamayınca ortaya çıkan zaaflara vurgu yaparak paketi savundu.

"Arama bakımından da özellikle uyuşturucuyla mücadelede okullarımızın etrafından gençlerimizi zehirleyen, uyuşturucu satan bu işin simsarlarını var. İhbar olmasına rağmen, bu kişinin gençlerimize bunu sattığını bilinmesine rağmen bu kişinin üstü aranamıyor. Onun için arama emri gelinceye kadar kişi ortadan kaldırılıyor. Bütün medeni ülkelerde mevcut sistemde mülki amirin yetkili kılacağı kişiler yani emniyet görevlileri bu arama emrini verebilecek. Herkes bu hakka sahip değil. Üzeri aranan kişiyle ilgili tahkikat yapılacak ve 24 saat içerisinde de hakim kararıyla bu tamamlanacak. Keza bir bomba yüklü araç iddiası var ve araç bir yere patlatılmak üzere gidiyor, arama kararı olmadığı için bu aracı arayamıyorsunuz. Aynı araç bir alışveriş merkezine girdiğinde polis olmayan güvelik görevlileri aynı araca bagajı açıp bakabiliyor. Bunun mutlaka önlenmesi lazım. Ani müdahale gerektiren durumlarda bu arama yapılacak. Araç sahibine bu aramanın neden yapıldığına ilişkin bir yazılı belge verilecek. Eğer itiraz varsa bu hakim önüne 24 saat içerisinde çıkacak." 

"Gözaltı süresi Avrupa'da daha fazla"
 
"Gözaltı bakımında da aynı uygulama geliyor. Aşağı yukarı bütün Avrupa ülkelerinde 24 ile 72 saat arası gözaltına alma hakkı vardı. Türkiye'de 24 saat gözaltına alınma imkanı veriliyor. Burada da suç üstü olması lazım. Cinsel saldırı olması lazım. Küçüklere yönelik tecavüz şüphesi olması lazım. Ya da devletin insanların, toplumun güvenliğini tehdit edecek bir durum olması lazım. Bu İspanya'da 72 saattir. İngitere'de, Almanya'da 24 ila 48 saattir. Burada da 24 saat akabinde hakimin kararına verilecek şekilde bu gözaltı alınma tanzim ediliyor. Bu uygulamanın Türkiye'nin içerisinde bulunduğu şartlarda, dünyanın, Avrupa'nın içerisinde bu bulunduğu şartlarda gerekli olduğunu Hükümet olarak düşünüyoruz. Bunda amaç da tamamen insanların can ve mal güvenliği. Devletin ve ülkenin istikrarı. Bu amaçla yapılıyor. Sanıyorum bugünden itibaren de mecliste görüleşecek. Avrupa'daki en makul uygulamaların süresi alınmaktadır." 
 
Bakan Bozkır, basın mensuplarının "Valilere, polise aşırı yetki itirazları var. Muhalefetin bu tepkileri hükümet dikkate alacak mı" yönündeki sorusunu şöyle yanıtladı:
 
"Devletin ve insanların bir yere güvenmesi lazım. Aksi taktirde anarşiden bahsedersiniz. Devletin valileri devlet adına görev yaparlar. Cumhurbaşkanı, vali arabasında Türk bayrağını taşıma hakkına sahip kişilerdir ve bir anlamda devletin temsilcisidir. Devletin itibarını sağlayan kişilerdir. Valiye bu görevi vermenin hiçbir sakıncası yoktur. Başka kime vereceğiniz sorusunu sorduğunuz zaman zaten cevabı da alınıyor. Mecliste ki görüşmelerde bu tartışılacaktır. Bütün bilgilendirmenin yapılması lazım. Herkesin içine sinmesi lazım. Gerekli bilgilendirme yapıldığında bu sıkıntılar da ortada kalkacaktır."
 
"Meclis kavga yeri değil"
 
AB Bakanı Bozkır, bir gazetecinin "Meclisteki görüntüler sizi rahatsız etti mi?" yönündeki sorusunu ?Meclis kavga yeri değil. Böyle tartışa ortamının milletvekillerini birbirine şiddet kullanımına dönüşmemesini ben şahsen tercih ederim. Ama olmuştur. İnşallah bundan sonra tekrar edilmez" diyerek, yanıtladı.
 
Bakan Bozkır sözlerini şöyle sürdürdü;
 
"İzmir'e bulunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Türkiye'nin en güzel kentlerinden biri. Türkiye'nin ulaşmayı hedeflediği çok önemli noktalara İzmir'deki çalışmalarımızla birlikte ulaşacağız. Bu açılıştan büyük onur duyuyorum. AB üyeliği sadece bir örgüte üyelik değil insanların günlük yaşamından, güvenliğe tüm fasılları kapsıyor. Demokrasinin gelişmesine katkılar sağlayan bir gelişme. Her insanı doğruda etkileyen bu süreç. AB ile son imzaladığımız çerçeve anlaşmasıyla 4.7 milyar Euro kaynağa ilaveten 2020 yılına kadar kullanılacak 4.5 milyar Euro'luk kaynağa da sahip olduk. Projeler yapılması lazım, kaynağın doğru seçilmesi lazım. Bugüne kadar bin 500 proje yazıldı İzmir'e 59 milyon Euro katkı sağlandı. Kadınımızın gençlerimizin belki tarihi açıdan sahip olduğumuz kültürel zenginlikler açısından önemli." 
 
AB Bakanı Volkan Bozkır, 500 bin kişinin yararlanacağı 880 milyon Euro'luk kaynak olduğuna dikkat çekerek, "Ulusal ajans bünyesinde 600 milyon Euro kaynaktan 400 bin insanımızı yararlandırdık 300 bin insanımız Avrupa'da eğitim gördü. Oto tamir atölyesinde bir çırak mesleki eğitimle Avrupa'ya gitti. 880 milyon Euro'luk yeni bir kaynak var ve 500 bin insanımızı bundan yararlandıracağız. İçinde bulunduğumuz dünyada radikalizm terör arttığı insanların öldürüldüğü bir dünyada en önemlisi insanların renklerin biraraya gelmesi. Bu, dünyamızı bekleyen sorunlarla mücadelede elimizde bulunan en önemli silah. Bu temsilciliği bir ayna ünite olarak kullanarak etrafındaki illerin de bu imkanlardan yararlanması için gayret sarf edeceğiz" dedi

Valilik programı sonrası açılış için AB Bakanlığı İzmir Temsilciliği'ne geçen Bakan Bozkır burada Vali Toprak, Başkan Kocaoğlu, siyasiler ve oda başkanlarıyla birlikte açılışı gerçekleştirdi. 

Açılışta da kısa bir konuşma yapan Bakan Bozkır, AB tarafından sağlanan imkanların hizmete gidecek ofis sayesinde İzmir'e daha rahat aktarımının gerçekleşeceğini söyledi. 

Öte yandan Ben TV'nin bina çıkışında mikrofon uzattığı Bozkır, Başbakanlık Ofisi öncesinde açılan AB Bakanlığı Temsilciliği'nin uzun süredir planlandığını belirtti ve İzmir'in Bakanlık imkanlarından artık daha iyi yararlanabileceğini ifade etti. Öte yandan Bozkır, yapılan hamlenin yerel yönetimin "Ankara'dan destek görmüyoruz." söylemine karşılık olup olmadığı sorusuna da, "İzmir bu şekilde düşünülecek bir kent değildir. Her hükümet döneminde önem gösterilmiş bir kenttir ve şimdi de o özen gösterilmektedir." dedi.

TÜRKİYE'NİN OLUMSUZ İMAJINI STK'LARLA BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ 

 
Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, İzmir'de, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'AB'ye Üyelik Süreci ve Türkiye'nin Yeni AB Stratejisi- Sivil Toplumla Diyalog Toplantısı'na da katıldı. Bozkır, sivil toplum kuruluşları ile farklı inanç gruplarından temsilciler ve akademisyenlerin de katıldığı toplantıda, AB üyelik hedefinin önemini dile getirdi.
 
ÖNCELİK UYUM VE DÖNÜŞÜM
 
Türkiye'nin AB üyelik müzakere sürecinde demokrasi, temel hak ve özgürlükler, insan hakları alanında da önemli mesafeler kaydettiğini vurgulayan Bozkır, şöyle konuştu: 
 
"10 yılda 2 bin yasa değiştirildi. AB olmasaydı bu reformları yapabilme imkanı olmayacaktı. Türkiye'de 104 bin sivil toplum kuruluşu var. Bu kadar sivil toplum kuruluşu varsa bu çok anlamlıdır. Bu kuruluşlarla birlikte yürüyerek, birbirimizi dinleyerek, birbirimizi kırmayarak Türkiye'nin önünde olan bu çok önemli fırsata, cumhuriyetin 100. yıldönümüne kadar ulaşmamız lazım. AB üyelik sürecinde önümüzdeki dönem ne yapacağız? Siyasi reform süreci olmadan diğer süreçlerde gelişme kaydetmek mümkün değil. 4 bakandan oluşan Reform Eylem Grubu oluşturduk. Bütün reformlar burada görüşülecek. Önceliklerden biri de müktesebata uyum olan sosyal ve ekonomik dönüşüm. Hangi yasayı çıkaracağımızı Ulusal Eylem Planı ile ortaya koyduk. İletişim stratejisi kurduk. İletişim olmadan yapılanları anlatmak mümkün değil. Türkiye'ye yönelik son dönemde Avrupa'da bir olumsuzluk algısı oluştu. Türkiye'nin hak etmediği bu imajı değiştirmeyi de sivil toplum kurulularıyla beraber yapacağız."
 
"HIRİSTİYAN KULÜBÜ OLMA LÜKSÜ YOK"
 
Dünyada radikalizm ve terörizm olaylarına dikkati çekerek ezberlerin bozulduğunu vurgulayan Bozkır, "Avrupa'da ya da batıda Hıristiyan kulübü olma lüksü yok. Artık ülkeler, kültürler, inançlar bir araya gelecek. AB bu sorunlarla mücadele etmek istiyorsa pırıl pırıl bir Türkiye var. AB'nin böyle bir Türkiye'yi üye yapmama şansı yoktur. Dengi dengine gelecektir. Vizenin kalktığı, Gümrük Birliği ticaretinin 300 milyar dolara çıktığı, standartların yükseldiği bir Türkiye'ye hepimiz ulaşacağız" diye konuştu. Bozkır, basına kapalı 3 saat devam eden toplantıda, katılımcıların yazılı ve sözlü sorularını da yanıtladı.

Bu arada Avrupa birliği Bakanı Volkan Bozkır, ''Avrupa birliğine üyelik süreci ve Türkiye'nin yeni AB stratejisi'' konulu panel de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile buluştu. Bozkır, ''İzmir üniversiteleri, erasmus programları ile yurt dışına en çok öğrenci gönderen eğitim kurumları'' diye konuştu. Bozkır, ''Jean Monnet bursunun etkinliklerini de İzmir'le özdeşleştireceğiz. Açtığımız büro ile bakanlık kaynaklarımızı önemli projelerde kullanılmak üzere paylaşacağız'' dedi. 

 

 
Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2015, 13:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER