Yaşam Boyu Sağlık İçin Spor Yapın

Yaz yaklaşıyor, kadınlar bikini için hazırlanıyor, biz erkeklerse kaslı birer vücudun hayalini kuruyoruz. Peki bir hevesle başladığımız spor salonlarında işin sonunu neden getiremiyoruz?

Yaşam Boyu Sağlık İçin Spor Yapın

BURAK CİLASUN / BEN HABER

Havaların ısınmasıyla birlikte kadınlı erkekli daha alımlı vücut hayalleri başlasa, o hevesler çok da uzun sürmüyor. Bir yandan antrenman yapıp, diğer yandan kebap, boyoz ve türevlerini tüketiyor oluşumuz, bir gönülde iki sevda olmaz sözünü hatırlatıyor ve ne yazık ki ilk vazgeçtiğimiz genellikle spor oluyor. Eğer yaza girerken vazgeçenlerden olmak istemiyorsanız farklı dallarda lisanslı bir antrenör olan Kutay Güven'in tavsiyelerine kulak verin derim.
 
Sizi tanıyarak başlayalım..
 
1990 doğumluyum, spora 5 yaşımda yaz kamplarıyla başlayıp 9 yaşımda futbolla tanışıp, 15 yıl boyunca bu sporla ilgilendim. Üniversitede Hacettepe Spor Bilimleri'nden onur öğrencisi ve bölüm birincisi olarak mezun oldum. Ege Üniversitesi'nde spor sağlığı üzerine yüksek lisans yapıyorum. 2012 yılından beri pilates eğitmeniyim, 2013'ten beri 2. kademe tenis ve fitness antrenörüyüm. Aktif olarak bunları sürdürüyorum.
 
 
Yaz yaklaşınca hepimiz spora başlıyoruz ama neden devamı gelmiyor?
 
Genel anlamda bu furya var ve bu durum aslında kaçınılmaz bir şey. İnsanlar burada devamlılığı iki noktada kaçırıyor. Bir gözlerinde büyütüyor, iki küçümsüyorlar. Tanımlama olarak bakıldığında bireyler en basit olarak hayatlarını idame ettirmek için fiziksel bir aktivitede bulunmak durumundalar. Bulaşık yıkamak, bahçe işleriyle uğraşmak, merdiven kullanmak bile fiziksel aktivitedir. Ancak günümüzde hareketsiz yaşam formatında bir süreç geçiriyoruz. Bu da insanları metabolik rahatsızlıklara iter. Kilo, obezite, diyabet, kalp ve damar problemleri silsilesi gelir. Bunları engellemek kolaydır. Hayatımızda hareket olmalıdır. 
 
Hata nerede?
 
'Yaza 3 ay vakit var. Spor ve diyet yapacağım' diye düşünüyoruz. Beyin bunu geçici bir süreç olarak algılıyor. Beynimize bunun yerine, "Sağlıklı besleniyor ve sağlıklı yaşıyorum." düşüncesini aktarmalıyız. Yoksa yine boyozlar, börekler, kızartmalar geliyor, yine hipokinetik yaşama geçiş geliyor ve üşenmeler başlıyor. Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı bir yaşam için sporun orta şiddette ömür boyu yapılmasını tavsiye ediyor, yaza girerken güzel gözükmek için değil.
 
 
İnsanlar salon seçiminde neye dikkat etmeli?
 
Elbette belli başlı büyük yerler var ve sundukları hizmetlere göre bunun bedelini tahsil etmek istiyorlar.. Antrenman ve egzersiz belli bir plan dahilinde yapılan fiziksel aktiviteler bütünüdür. Salonlar kalabalık yerler olduğu için hastalık bulaşma riski yüksektir. Hijyene önem verilen salonları tercih etmek gerekiyor. Spor salonu seçerken önce antrenörle görüşmek gerekir. Kiminle çalışacağınızı bilmeniz gerekir.
 
Kimlerle çalışmalı ya da çalışmamalıyız?
 
Gittiğiniz salonlarda antrenörler steroid kullanımıyla insanları kandırabilirler. Kaslı bir görünüme aldanıp, kısa zamanda onun seviyesine erişme hayaliyle o salona kaydınızı yaptırma hatasına düşebilirsiniz. Her şey görsellik değildir. Ayrıca ürün satmaya çalışan, kendi programını size adeta dayatmaya çalışan antrenörler olabilir. Bunlara da aman dikkat diyelim. Bununla birlikte gittiğiniz salondaki eğitmeniniz size verdiği programın takibini yapmalıdır. Her salon ilgili olduğunu savunur ama birkaç hafta sonra böyle olmadığı görülür. 
 
 
Biraz spor yaptığımızda kendimizi milli sporcu sanıyoruz değil mi?
 
6 ay bu işi yapan herkes antrenör derecesinde bilgisi olduğunu düşünür. İnternette de büyük bir bilgi kirliliği var. Aklınıza gelen birçok soruya ilişkin internette birbiriyle zıt içerikte çok fazla cevap bulabilirsiniz. Kafa karışıklığınızı giderme noktasında iş yine antrenöre düşüyor. Belgesiz antrenörlere dikkat etmek lazım. Bilgi, tecrübe, eğitim ve bu işin içinde pişmek gerekiyor. 
 
İyi bir vücut için ne kadar spor, ne kadar beslenme?
 
Özel durumları hariç tuttuğumuzda en basit haliyle denebilir ki işin formülü yüzde 60 beslenme, yüzde 30 spor, yüzde 10 dinlenmektir.
 
Yardımcı besinler zararlı mıdır?
 
Bu çok önemli ve kafa karışlığı yaşanan bir soru. Bakın steroid farklıdır, supplementler farklı şeylerdir. Gıda takviyesini bir uzman yardımıyla tüketirseniz sorun yaşamazsınız. Elbette önerilen miktarı aşarsanız böbrek ve karaciğer problemleriyle karşılaşabilirsiniz. Ama şöyle düşünün herhangi bir ilacı aldığınızda eczacı size kullanım miktarını söylüyor. Fazlasını kullanırsanız zarar görürsünüz. Yardımcı gıdalarda da aynı durum söz konusu. Yani ne kadar kullanırsam o kadar iyidir, o kadar kaslı olurum diye düşünmeyin. Söylenen miktar neyse o kadar kullanın ve bol bol su için. 35-40 yaşında sadece sağlıklı olmak için spor yapan bir bireyin beslenmesinde bir problem yoksa gıda takviyesine ihtiyacı yok. Beslenmeyle gerekli ihtiyaçlar zaten gideriliyor. Kişisel görüşüm öncelikli olarak normal besinlerin tüketilmesi yönünde.
 
 
Steroid ne kadar tehlikeli?
 
Yüzde 90 ihtimalle olacakları söylüyorum. Sadece kassal gelişim için kullanılırsa, kansere yol açar, erkeklerde saç dökülmesine kadınlarda kıllanmaya yol açar. Erkeklerde cinsellik hormonlarını fazla uyardığı için ereksiyon problemi yaşatır. Erkeklerde meme dokusunda büyüme ve süt gelimine kadar etkileri olduğu biliniyor. Kadınlarda meme dokusunda küçülme olabilir. Yağ yakımı ve kaslanma için verilen bir steroid kasları büyütüyor ama kalp kasında büyümeye yol açıyor. Bu da 25 yaşında kullanmaya başlayan kişiyi 35 yaşında kalp kriziyle karşı karşıya bırakabiliyor. Bu işin kestirmesi, kolay yolu yok. Emek sarf etmek gerekir.
 
Son olarak aynaya bakınca mutlu olmak isteyen okuyucularımıza neler önerirsiniz?
 
İnternette ve antrenörler bazında binlerce program var. Bunlara uzun uzun girmeye gerek yok. Önemli olan şu ki Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı olmak için haftada 150 dakika spor tavsiye ediyor. Bunu 5 güne yayıp günde 30 dakika çalışabilirsiniz. Yahut 3 gün 50'şer dakika çalışabiliriniz. Kilo kaybı hedefleyen bireyler yediklerini ayarlamak durumunda. Glisemik indeks içeriğini düşük tutacağız. İnsülin dengesini böylelikle ayarlamış olacağımız için açlık ihtiyacı derdi gidecek. Böylece fiziksel aktiviteye ayıracak vaktimiz olacak. Her gün 45-50 dakika postacı yürüyüşü yapabiliyorsanız, orta şiddetli yüzebiliyorsanız bu zaten yeterli olacaktır. Yüzme, bisiklet imkanınız varsa bunları mutlaka yapın. Elinizde 1 litre suyla dışarı çıkın ve basit antrenmanları yapın. Hem hedeflediğiniz kilo kaybını başarır, hem de daha sıkı bir vücuda kavuşursunuz. Doğal yağ yakıcı olarak suya çubuk tarçın atın. Günde 2 fincan yeşil çay tüketin. Acı biber tüketin. Bunlar doğal yağ yakıcılardır. Bunların tamamı herhangi bir sağlık problemi olmayan yetişkinler içindir.
 
Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2017, 10:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER