Yaban hayvanları için 7 gün, 24 saat ilk yardım hattı

WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) yardıma muhtaç yaban hayvanlarıyla karşılaşanlara müdahale konusunda danışmanlık verecek "Türkiye Yaban Hayatı İlk yardım Hattı"nı hizmete açtı.

Yaban hayvanları için  7 gün, 24 saat ilk yardım hattı

 WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) yardıma muhtaç yaban hayvanlarıyla karşılaşanlara müdahale konusunda danışmanlık verecek "Türkiye Yaban Hayatı İlk yardım Hattı"nı hizmete açtı.

Türkiye Yaban Hayatı İlk Yardım Hattı,  WWF Türkiye tarafından hizmete açıldı. Bu hat, haftanın 7 günü ve 24 saat yardıma ihtiyacı olan yaban hayvanlarını korumak amacıyla danışmanlık hizmeti veriyor. Yaralı bir yaban hayvanı gördüğünüzde, 0850 203 09 93 numaralı ihbar hattını arayarak, yardıma ihtiyacı olan yabani bir hayvana nasıl yaklaşmanız ve müdahale etmeniz gerektiği konusunda bilgi sahibi olabilir,  bir hayvanın sağlığına kavuşarak doğaya geri dönmesine yardımcı olabilirsiniz.

"HAYVANLARA NASIL MÜDAHALE EDECEKLERİNİ ANLATIYORUZ"

Hattın ucundaki isim Yaban Hayatı Uzmanı Ahmet Emre Kütükçü, sadece yabani hayvanlar ile ilgili ihbarlara yanıt verebildiklerini vurgulayarak, "Özellikle hasta, yaralı ya da öksüz yavru yabani hayvanlar bulduklarında insanlar bizi arıyorlar. Öncelikle hayvanın türüyle ilgili bilgi almaya çalışıyoruz. Ya kendilerinden görsel istiyoruz ya da hayvanlar ile ilgili gördükleri, istediğimiz bazı bilgileri tanımlamalarını istiyoruz. Onun üzerinden de hayvana nasıl müdahale edeceklerini ya da müdahale edip etmemeleri gerektiğini söylüyoruz. Mesela bazı büyük hayvanlar insanların müdahalesine imkan vermiyor olabiliyorlar. O zaman onları sadece göz hapsinde tutup, bölgelerindeki ilgili kuruma ki bunlar her ilde Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri oluyor, onlar gelene kadar hayvanı göz hapsinde tutmalarını söylüyoruz. Eğer küçük bir kuş ya da ona zarar verme riski olmayan hayvan türü ise onu nasıl yakalayacaklarını, nasıl bir kutuya koyacaklarını, nasıl muhafaza edeceklerini ve belli bir süre nasıl besleyebilecekleri konusunda temel bilgileri sunuyoruz" dedi.

"BÜYÜK ŞEHİRLERDE ÖZELLİKLE MARTI VE KARGA TÜRLERİ KONUSUNDA İHBAR GELİYOR"

En çok hangi dönemlerde ve ne tür ihbarlar aldıkları sorusuna ise Kütükçü, "Dönem ve tür olarak değişiyor. Özellikle yavruların yuvadan ayrılma dönemi olan ki geçen ay bu dönemdi, yoğunlukla özellikle büyükşehirlerde martı ve karga türleri konusunda yoğunlukla ihbar geliyordu. İlk yavru yapan türlerden olan baykuşlar da ilk dönemlerinde baharın en sık yavru ihbarı yapılan türlerden. Ki şu anda göç dönemi başladı. Artık binlerce leylek özellikle İstanbul üzerinden göç ediyorlar. Bunun yanında küçük ötücü kuşlar da şu an İstanbul üzerinden göç ediyorlar. Şu anda yoğunluklu olarak onların ihbarları geliyor. Kışın da genelde yol kenarlarında maalesef beslenmek için yiyecek ararken araba çarpan kuş ihbarları ya da yine bu bölgede beslenmeye çalışan araba çarpmış tilki ya da çakal ihbarları sık sık geliyor" şeklinde cevap verdi.

"YANLIŞ İHBARLAR DA GELİYOR"

İnsanların aslında yardıma muhtaç olmayan hayvanları hasta sanıp hattı arayabildiklerini de dile getiren Kütükçü, bu durumu bir örnekle şu şekilde açıkladı: "Örneğin çoğunlukla göç döneminde ihbarı yapılan kuşlardan biri de ebabil. Ebabil kuşları yere düştüğü zaman kendileri havalanamıyorlar. İnsanlar da bulduklarında bu kuşları hasta sanabiliyor. Belki hayvanın hiçbir şeyi de olmayabiliyor. Sadece bir şekilde yere düşmüş oluyor. O yüzden ilk yaptığımız şey de o kuşu bulup uygun bir yükseklikten tekrar havaya bırakmak oluyor. Yani kuşun türünü bilmek aslında öncelikli mücadelenin yönünü de belirlemiş oluyor"

"MÜDAHALE EDECEK KİŞİLER TÜR İLE İLGİLİ BİLGİ SAHİBİ OLMALI"

WWF Türkiye'den önce de yine yaban hayvanlarına müdahale işinde çalıştığını ve müdahale aracı ile Türkiye'nin her yerine gidip yardıma ihtiyacı olan yaban hayvanları ile yerinde ilgilendiğini söyleyen Kütükçü, "Bir aracımız vardı. Kurtarma aracıydı. Bununla kuyuya düşmüş yaban domuzu, tele takılmış boz ayı, araba çarpmış, yaralanmış yırtıcı kuşlar gibi ya da elektrik çarpmış leylekler gibi birçok farklı türde, farklı koşulda yaralanmış hayvana müdahale ediyorduk. Fakat şimdiki ihbar hattımız sadece danışmanlık veriyor. Elimizde koşullar olmadığı için herhangi bir şekilde gidip nakil ya da bir merkezde tedavi hizmeti veremiyoruz. Biz de o ildeki Milli parklar müdürlüklerine yönlendiriyoruz arayan kişileri. Nasıl yaklaşacaklarını, hayvana nasıl müdahale edeceklerini ve eğer belli bir süre gerekiyor ise Milli Parklar Müdürlüğü onlara ulaşana kadar, nasıl besleyecekleri konusunda bilgiler veriyoruz. Tabii yaban hayvanlarına müdahale ile ilgili ülkemizde ciddi bir eksiklik var. Geniş bir coğrafya, birçok farklı tür var. Göç dönemi, yavru dönemi birçok farklı ihbar geliyor. Ve o yüzden çok fazla araç, çok fazla müdahale ekibi gerekiyor. Yeterli donanıma da sahip olması gerekiyor bu ekiplerin. Müdahale edecek kişilerin de her tür ile ilgili bilgi sahibi olması gerekiyor ki, müdahale sırasında hayvana yanlış bir şey yapılmasın ve ihbarda bulunan kişiler de yanlış yönlendirilmesin" ifadelerini kullandı.

"İSTANBUL YABAN HAYVANLARI KONUSUNDA OLDUKÇA ZENGİN"

İstanbul'un her ne kadar büyük bir şehir, metropol gibi görünse de aslında yaban hayvanları konusunda oldukça zengin olduğunu dile getiren Kütükçü, "Şu an göç dönemi, binlerce kuş üzerimizden geçiyor. O yüzden ihbar hattını devreye soktuk ama müdahale araçları ve rehabilitasyon merkezinin de hayata geçmesi gerekiyor" dedi.  

"SİYAH BİR ŞAHİN BULDUK DİYE ARADILAR, TAVUK ÇIKTI"

Bazen de ilginç ihbarlar aldıklarını anlatan Kütükçü, "Mesela bir keresinde 'siyah bir şahin bulduk' diye bizi aradıklarında, gittiğimde kutudan siyah bir tavuk çıktığını görmüştüm. Bazen de insanlar hayvanların yardıma ihtiyacı olmadığı halde onların yardıma ihtiyacı olduklarını düşünebiliyorlar. Bir keresinde yüksek gerilim hattına leylek takıldığı ile ilgili bir ihbar gelmişti. Biz de elektrik yetkililerini alıp gitmiştik çünkü önce elektriği kesip, sonra itfaiye ile yüksek gerilim hattına çıkarak oradaki leylekleri kurtarmayı düşünüyorduk ama gittiğimizde leyleklerin orada geceyi geçirdiklerini, sabah güneş doğup hava ısınıncaya kadar uçmayı beklediklerini gördük. Ama oradaki insanları buna ikna etmek zor oldu. Onlar leyleklerin ayaklarının yüksek gerilim hattına yapıştıklarını düşünüyorlardı" diye konuştu.

"DOĞRU İLK YARDIM, HAYVANIN DOĞAYA GERİ DÖNMESİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ"

Kişilerin bazı hayvanları yanlış şartlarda barındırabildiklerini ve bu barındırma şartlarının hayvanın mevcut yarasını daha da tehlikeli hale getirebileceğini söyleyen Kütükçü,  "Örneğin kırık varsa o kırık etraftaki dokulara zarar verip daha da şiddetlenebiliyor. O yüzden nasıl tutacaklarını, nasıl barındıracaklarını bu ilk aşamaları doğru yapmaları hayvanın sonrasında doğaya geri dönebilme şansını artırmak açısından çok önemli" şeklinde konuştu.

"YARAYA BASİT UYGULAMALARLA MÜDAHALE ETMELERİNİ SAĞLIYORUZ"

Hattı arayan kişilere ilk olarak yakınlarında destek alabilecekleri bir veteriner kliniği varsa oradan destek almalarını söylediklerini, eğer aradıkları Milli Parklar ekibi kısa sürede gelebileceklerini söylemişse de hayvanı stabil bir şekilde bir kutunun içine koyup onları beklemelerini istediklerini dile getiren Kütükçü, bayram tatili ya da hafta sonu tatilleri gibi günlerde ise hattı arayan kişileri nasıl yönlendirdiklerini şöyle anlattı:

"O sürede ilgili ekibin onlara ulaşması zaman alabiliyor. Bu sürede onlara basit uygulamalarla, örneğin kanadından yaralanmış bir kuşun kanadı o sırada etraftan toz, toprak ya da yabancı cisimlerle dolmuş olabiliyor. O yüzden en basit haliyle o kanadı bir duşun altıda, duş başlığıyla bir musluk suyu ile güzelce temizlemelerini, pisliklerden arındırmalarını istiyoruz. Sonra da orayı insanlarda da kullanılan dezenfektan ile steril etmelerini istiyoruz. Eğer kanama varsa da bandaja almalarını istiyoruz. Yani hayvanı müdahale edecek ekibe ulaştırana kadar en azından kanamasını ya da yaranın enfeksiyon kapmasını engelleyecek bazı önerilerde bulunuyoruz kendilerine"

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER