"Umut her şeydir..."

Prof. Dr. Esra Engin yazdı...

"Umut her şeydir..."

Zihnimizde yarattığımız mükemmel dünyaların esiriyiz her birimiz. Ben öyle değilim demeyin tam da öyleyiz…Ya mükemmel kariyer, ya mükemmel eş, ya mükemmel ev, araba, mükemmel çocuk(lar).. Velhasıl, her şeyin en iyisinin hayali ile yaşıyoruz. Ya biz? Kendimiz? Kendimize tahammülümüz var mıdır acaba? Şöyle biraz gerilere gidelim. Keşke şunu yapmasaydım dediğimiz en az bir şey vardır her birimizin yaşantısında. Demediyseniz bile zaman zaman yapmadığınız şeylerin özlemi kalmıştır içinizde…

Biraz daha eğlenseydim keşke, daha çok çalışsaydım keşke, o kızı kaçırmasaydım, spor yapsaydım, bir müzik aleti çalsaydım, babama karşı gelip dansa gitseydim, daha çok arkadaş dost edinseydim keşke… Daha iyi konuşabilseydim, derdimi dökebilseydim böyle olmazdı. Daha fazla sabredebilirdim, yapamadım… Hep ikinci planda kaldım, hiç yıldız olamadım, kendimi gösteremedim. İyi resim yapardım ben aslında, ressam olabilirdim. Keşke daha çok seyahat etseydim. Klasikleri okumadım ben hep erteledim. Doğada daha çok zaman geçirseydim. Aşk kapımı çaldığında hayır demeseydim. Daha çok hoşgörü gösterebilirdim. Annemle, babamla daha iyi vakit geçirseydim… Yarım bıraktıklarımı tamamlayabilseydim. Sevdiğimi, özlediğimi daha çok söyleyebilseydim. Kaybettiklerime gitme, kal diyebilseydim…

Bu sözler hepimize ait gibiler. Yaşanmışlıklara istinaden hayıflanmalar, pişmanlıklar, suçluluklar, hevesler, istekler, olmamışlar, olamamışlar, hayal kırıklıkları, tembellikler, korkular, cesaretsizlikler, çabalar, anlaşılamamışlıklar vs. ‘Zaman her şeyin ilacı’ derler büyükler. Zaman çok acımasızdır aslında. Anlamadan, su gibi akıp gider ve yakalayamadığınızda avuçlarınız bomboş kalıverir. Bir yıl daha bitiyor, yitiyor. Acı, tatlı, yaşanmış, yaşanmamış, ne var ne yok hepsinin bedeli ile bizi bırakıp yok oluyor. Yaptıklarımız, yapamadıklarımız, mutlu olduklarımız, olamadıklarımız, hem de hepsinin muhasebesi ile baş başa bırakıyor. İşte hesap ve yüzleşme zamanı diyor bize. O zihnimizde yarattığımız mükemmel dünyalarda yıkılıyor. Kendi kendimizle kalıveriyoruz. Kendine tahammül etmeyi başaranlar, aynı tas aynı hamam devam ediyor yeni gelen yıla. Diğerleri ne mi yapıyor? Kendileri ile kavga ediyor, bahaneler bulmaya çalışıyor, ne yapalım bu sefer de olmadı diyor, aman boş ver olmasa da olur diyor. Kaderim buymuşa saklanıyor, zaten olmayacaktı, boşuna uğraşma diyor. Sonra yıllar birbirini kovalıyor ve bir gün gelip de herkes gittiğinde, bir gün gelip de her şeyi kaybettiğinizde, umutsuzluğunuzla sevgili oluyorsunuz. ‘Umut’suzluk da içinde ‘umut’ barındırır oysa. Umut insanın sahip olduğu en güzel şey. Yeniden ve yeniden başlamak için… Yaşam yılmayanlara kapı açar her daim.

Herkesin her şey olabildiği, günümüz popüler dünyasında, siz de kendi hayatınızın sanatçısı olabilirsiniz ki, sadece cesaret ve sevgidir ihtiyacınız olan. Ömür dediğimiz yumak, elbet bitecek.. İlk nefesle son nefes arasındaki çabalar kalacak geriye bizden. Bir duruşu, bir bakışı olmalı, aşkı ya da hakça savunduğu bir davası olmalı insanın ki, yoksa neye yarar ömür…

Umut ve sevgi dolu bir yıla merhaba o zaman…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zeynep Conk
Zeynep Conk - 3 ay Önce

Güzel yürekli insan,ben de sana umutlu,MUTLU nice yıllar dilerim.

Nadiye Tunç
Nadiye Tunç - 3 ay Önce

Evet. Umut ve Sevgi dolu bir Yıla Merhaba

banner47