banner51

Madalyonun öbür yüzü; suça itilen çocuklar!

Değişen toplumsal düzen ve aile yapısı nedeniyle ülkemizde ve İzmir'de istatistiki oranlara göre her geçen yıl suça sürüklenen çocukların sayısı artış göstermekte. Peki küçük yaşlardaki bu çocuklar neden suça yöneliyorlar? Onlara engel olmak adına neler yapılmalı?

Madalyonun öbür yüzü; suça itilen çocuklar!

Adife Teryaki / Ben Haber 82. sayıdan...

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çocuk suçluluğu, sosyolojik ve hukuksal açıdan asrın en önemli sorunlarından biri. Ülkemizde ve dünyada çocuk suçluların sayısında giderek bir artış meydana gelmekte. Çocuk suçluluğunun nedenleri, sosyoloji, psikoloji, biyoloji ve hukuk gibi farklı alanların araştırma konusu durumunda. Çocuk suçluluğunda kalıtsal ve bedensel özelliklerin yanı sıra özellikle aile, okul, arkadaşlar, çevre, sosyoekonomik vs. özelliklerin etkisi tartışılmakta. Değişen toplumsal düzen ve aile yapısı nedeniyle suça sürüklenen çocukların sayısı giderek artış göstermektedir. 

Türkiye’de her yıl 0-18 yaş grubunda 83 bin suça sürüklenen, 76 bin mağdur ve mahkeme karşısına çıkmış 23 bin çocuk kaydı bulunduğu bildirilmektedir. Ortalama her yıl 150 bin çocuğun “çocuk adalet sistemine” dâhil olduğu öngörülmektedir.
 
Ülkemizde, suçların yaklaşık olarak yarısı, 25 yaşın altındaki yaş diliminde bulunan çocuklar ve gençler tarafından işlenmekte olup, ileri yaşlarda suç işleyenlerin ise yüzde doksanı çocukluk ve gençlik çağında suç işlemişlerdir.

 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk sayısı 2017 yılında yüzde 6.2 artmıştır. Bu çocukların yüzde 57.5’i 15-17 yaş, yüzde 24.5’i 12-14 yaş grubunda ve yüzde 17.9’u ise 11 yaş altında olup, yüzde 68.3’ü erkek, yüzde 31.7’si ise kız çocuğudur.

Ülkemizde yapılan birçok çalışma da erkek çocukların kızlara göre daha yüksek oranda suça sürüklendiğini, Denizli’de yapılan bir çalışma ise suçlu çocukların % 41.6’sının 14 yaş grubunda olduğunu (orta ergenlik dönemi) göstermektedir.8,9 Türkiye’nin suça sürüklenen çocuk verilerinin il nüfuslarına göre dağılımına göre ise oranı en yüksek şehir Ardahan, en düşük şehir ise Ankara’dır İzmir'de ise bu oran yüzde 2,5'le 4. sırada yer almaktadır. 

NEDEN SUÇA YÖNELİYORLAR ? 

Çocukların suça sürüklenmesini önlemenin ilk koşullarından biri muhakkak çocukları suça sürükleyen nedenleri belirlemektir. Çocuk suçluluğunun başlangıcında pek çok etken rol oynamaktaysa da uzmanlara göre altta yatan en önemli nedenin fakirlik olduğu görüşü yaygın. Çocukların suç işleme nedenleri bireysel, ailesel ve toplumsal olabileceği gibi sokakta yaşayan veya sokağa itilmiş çocukların suç işleme oranlarının yüksek doğrultuda olduğu gözlemlenmekte

Hiç bir çocuk suçlu doğmaz ya da hiç bir çocuğun aklından suç işlemek geçmez. Çocukta suç davranışını anlayabilmek için kişisel, ailesel ve çevresel özelliklerinin bilinmesi gerekir. Bebeğin doğduğu andan itibaren, annesiyle veya onun bakımını sağlayan kişiyle kurduğu sevgi dolu, kararlı ve güvenli ilişkinin, duygusal bağın olmayışı, duygusal ve fiziksel istismara maruz kalması, ailenin çocuğu büyütürken kullandıkları olumsuz ebeveyn tutumları, aile ilişkilerinin azlığı, parçalanmış ailede büyüme, madde bağımlısı veya sabıkalı aile bireyleri, ailenin denetiminin ve desteğinin az olması, ihtiyaşlarının karşılanmaması gibi faktörlerin suç ile ilişkisi bulunmuştur.  Bu açıdan çocukların algıladıkları anne baba tutumları ve ebeveyne bağlanma stillerinin çocuk suçluluğu ile ilişkisinin incelenmesi önem arz etmekte. 


NE GİBİ ÖNLEMLER ALINMALI? 

Çocukların suça yönelmesini önleyecek çözümlerin üretilmesi çok önemli ve toplumsal bir görev. Ancak, suça sürüklenen çocukların da topluma kazandırılması için kanunlarda yer alan mekanizmalara işlevsellik kazandırmak en az önlemek kadar önemli. Çocuk ve gençlerin suça itilmelerini önlemek için, küresel anlamda savaş ve çatışmaların durdurulması, iç ve dış göçlerin önlenmesi, yoksulluğun ve işsizliğin azaltılması öncelikle sayılacak zorunluluklar. Toplumsal düzeyde ise çocuk ve gençlerin eğitimine destek olunması için ekonomik ve sosyal politikaların uygulanması, ailelerin parçalanmasına yol açan nedenlerin en aza indirgenmesi, ailelerin çocuk ve gençlerin yetiştirilmesi ve desteklenmesi konusunda eğitilmesi, gençlerin madde bağımlılığına düşmelerini önleyecek projelerin geliştirilmesi gerek. Sokak çocukları ile sokakta çalışan, madde bağımlısı, suça sürüklenmiş çocuklar gibi tüm dezavantajlı grupların rehabilitasyonu, toplumla uyum içinde yaşamaları için gerekli ekonomik, sosyal ve kültürel düzenlemeler gerçekleştirmeli. Sonuç olarak, Suç işlemiş bir çocuğun sosyal ve ekonomik hayata geçişini destekleyecek, sosyal haklarının farkına varma ve kullanma konularında danışmanlık verecek, sosyal, sportif ve kültürel etkinliklerden yararlanmasına yardımcı olacak bir sisteme gereksinim vardır. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER