"#kalanömrüntamamında"

Özcan Korkmaz yazdı...

"#kalanömrüntamamında"

İnsan, bazen sebep olduklarının sonuçlarına katlanma cesareti gösteremez. Bazen kaçar işte yani böyle emin olmamak gibi ya da emin olduğundan pişman olma ihtimalini düşünmek gibi.

Her an ama her an, her şeyden kaçabilirsin/vazgeçebilirsin.

Acaba diyorum -hatta çoğu zaman- Yusuf, kuyudan çıkmasaydı; daha mı mutlu olurdu?

Koca bir kuyu, sen ve yalınlığın ve anadan üryan yalnızlığın.

Her gün, sırf o kuyudan çıktı diye sabaha kadar gökyüzüyle konuşmak zorunda kalmamak daha iyi değil miydi?

Ben de biliyorum; insan doğar, büyür birilerinin hayatına/hayaline ortak olur, gelişir, gerçekleşir vs.

Sofraya oturduğumuz zamanlarda karnı doyanın sofradan kalkmayıp diğerlerini beklemesi sofrayı toplama kaygısından değil, sofrada kalanın yalnız kalmamasını sağlayıp bir an bile olsa kendini önemsiz hissetmemesine sebep olmaktı.

Çocuklarımız bu koca gökyüzünün altında ve üstelik daha lise çağlarında kendini bu kadar yalnız hissediyorsa, sığınacak birilerini (dışarıda) arıyorsa ve biz, onlara eş dost sohbetlerinde:

Arkadaşını iyi seç derken aslında onlara vakit ayırıp anne baba olmakla beraber, yeri ve zamanında “arkadaş” olmayı başarabilirsek bir nebze de olsa; o, beğenmediğimiz şehrin derin girdaplarında onlara gölgemizi hissettiririz.

Bunun okulu yok, arkadaşım!

Bir çocukluk hayal et

Bir de anne ve babanın nasıl bireyler olması gerektiğini

Ve sen,

bunun hayalini kurup tasarlayacak noktaya geldiysen zaten bunu başarabilirsin de.

Evet, o gün belki de bugün.

Temel ihtiyaçlarımızı sıralıyoruz:

Güveniniz,

Sevginiz,

Saygınız,

Elleriniz,

Kokunuz,

Siz, bize güvenip sevginizi esirgemediğiniz sürece (Korkma Baba, bana sarılınca şımarmam sadece biraz daha güvende hissederim, kendimi.) gösterdiğiniz saygı kadarını mis kokulu ellerinize bırakmaya söz veriyoruz.

Sonra kim bilir, belki de memleketimin en büyük üniversitelerine çok büyük başarılarla gidemeyiz,

belki de eğitim hayatımız yarıda kalır,

belki yolda karşımıza çıkanların hayalleriyle kafamız karışır

yani ne bileyim belki her an yeniden başlamak zorunda kaldığımız bir hayatımız olur,

Olsun.

En azından -ki bu bana bir ömür yeter- ben, sen, o, diğeri olmaktansa “biz” oluruz inanın buna/bana çok da güzel oluruz.

@gfbozcan

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2018, 10:08
YORUM EKLE
YORUMLAR
Seref YILMAZ
Seref YILMAZ - 1 yıl Önce

Cok guzel bir yazi olmus gercekten dogru tespitler ile hepimizin icinde bulundugu ama bir turlu basarmakta zorlandigimiz durum. Yüregine kalemine saglik.

Hakan Öztürk
Hakan Öztürk - 1 yıl Önce

Mutsem bir yazı ellerinize sağlık Özcan bey

belkis ceylan
belkis ceylan - 1 yıl Önce

Ellerine ve yüreğine sağlık. Çok önemli bir konuyu ele aldın. Helal sana

Özkan
Özkan - 1 yıl Önce

Kalemine sağlık dostum, çok güzel bir yazı olmuş.

Osman merze
Osman merze - 1 yıl Önce

Çok güzel bir konuya değinmişsin hocam kalemine sağlık

Yağmur Damla
Yağmur Damla - 1 yıl Önce

Çok doğru ve çok güzel bir yazı olmuş emeğine sağlık

İlhan yaman
İlhan yaman - 1 yıl Önce

Yüreğine kalemine sağlık özcan korkmaz samimiyeti sohbeti kağida dökülmüş

Kübra deniz
Kübra deniz - 1 yıl Önce

Yüreğinize ellerinize kaleminize sağlık hocam, çok güzel bir yazı.


SIRADAKİ HABER