"Hayata dair..."

Prof. Dr. Esra Engin yazdı...

"Hayata dair..."

Her gün sabah uyanıp, güne başlıyoruz. Her gün yeni bir gün… Diğerinden farklı bir gün. Hiç soruyor muyuz kendimize bugün kendim için farklı ne yapacağım? Bu gün kendim için ne öğreneceğim diye? Sorabilseydik keşke. Günler birbirini kovalarken ve biz bakakalırken geçen zamanın ardından, kendimiz için daha güzel şeyler planlayabilseydik keşke.

İnsanoğlunun en sık yakınmalarından biri olan zamanın çok çabuk geçmesi. Şimdilerde en sık konuşulan konulardan birisi ise zaman yönetimi. En değerli varlığımız olan zamanın kıymetini bilememek evrensel bir sorun oldu neredeyse.

Bilinen en eski filozoflardan birisi olan Epiktetos zamanın değerine ilişkin çok değerli sözler söylemiştir.” İnsanlar sahip oldukları varlıkları, çocukları, eşleri, ünvanları, şöhretleri, sağlıkları ve hatta bedenlerinin kendilerine ait olduğunu düşünürler. Oysa bunların hepsi kaybedilebilecek şeylerdir. Size ait değildirler. Sadece geçici avuntu sebeplerinizdir. Sahip olduğumuz tek şey ise şimdiki zamandır. Şu an kişinin kendisine aittir. Onu istediği şekilde kullanabilir.”

Bize ait olan tek varlığımız olan zamanı nasıl geçiriyoruz? Kim ve kimlerle? Ne yaparak? Hep yapmak isteyip de ertelediklerimiz var mı? Bu soruların yanıtları hayatımıza verdiğimiz kıymetin bir göstergesi oluyor. Genellikle hayır diyemediğimiz ve sonrasında pişmanlık duyulan sohbet niteliğindeki konuşmalar, başkaları istiyor diye yaptıklarımız, hak ettiğimizi düşünmediğimiz eylemler içinde olmak sıklıkla zamanımızı istediğimiz gibi geçiremediğimizin göstergesi olan durumlardır.

Bu kadar çok şikayet ettiğimiz zaman yönetimi için neden çözüm bulmaya niyetli olmayız? Üstelik her gün ölüme bir gün daha yaklaştığını bilerek yaşayan varlıklar olarak neden şu anımızın kıymetini bilmeyiz? Bize verilen süreyi en iyi şekilde geçirmek bizim elimizdeyken niye bu konuda şikayet edip bir çözüm üretmeyiz? Bu soruların yanıtlarını bahanelerle süsleyip kendimizi kandırıp dururuz. Doğru sandığımız yanlışlarla kendi hayatımızın efendisi bile olamayız. Oysa çocukluktan beri öğrendiğimiz birçok davranışı, ki bunlardan birisi de toplumca dert yandığımız zamanı kötü kullanmamızdır, değiştirme şansımız vardır.

Zamanı nasıl geçirdiğimiz kendimize verdiğimiz değerin göstergesi olmakla birlikte sevdiklerimize verdiğimiz değerin de bir göstergesidir. Zaman bir insana verilebilecek en güzel hediyedir. Zorunluluklardan arta kalan vakti kimlerle nasıl geçirdiğiniz yaşamınızın kalitesini belirler. Nitelikli zaman geçirmek, ruhsal sağlığın bir göstergesi olduğu gibi aynı şekilde, nitelikli zaman geçiren bireylerin olduğu yerlerde sağlıklı toplumsal yapılar olur.

Zamanı yönetmenin en bilinen yöntemi ajanda kullanmaktır. Gerçekçi yapılandırılmış ajanda insanlara özgürlük alanı sunar. Kendinize ve sevdiklerinize hak edilen vakti ayırarak yaşamı anlamlandırmanıza olanak sağlar. Şimdi hemen başlayabilirsiniz. Ertelemeden… Hayatınızın kıymetini bilerek… Yaşamınızın efendisi olabilirsiniz…

Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2018, 10:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
Zeynep Conk
Zeynep Conk - 6 gün Önce

Esracim çok beğendim kutlarım. Yolun açık, AYDINLIK olsun. Evet, sil baştan........ Kucaklıyarak ÖPÜYORUM.

Serap Şenay Karslıoğlu
Serap Şenay Karslıoğlu - 5 gün Önce

Harika bir yazı olmuş hocam.. Özellikle arkada fondaki şarkıyla.. Başarılarınızın daim olsun.. İzinizdeyim.. Sil baştan başlamak gerek bazen evet..

SIRADAKİ HABER