En tehlikeli 4 damar hastalığı

Doç. Dr. Cem Arıtürk, damar hastalıklarının tedavi edilmediği takdirde tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor

En tehlikeli 4 damar hastalığı

Vücudumuzun yaşam kanalları olan damarlar, vücudun ihtiyacı olan maddelerin kaynağı kanı, kalpten dokulara ve organlara taşır. Sürekli bir çalışma halinde olan damarlar, diğer tüm organlar gibi çeşitli nedenlerden dolayı fonksiyonlarını kaybedebiliyor ve bu durum da tehlikeli sonuçlara sebep olabiliyor.

Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilmek için damar yapısı ile fonksiyonlarının sağlıklı olması gerekiyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilen en tehlikeli 4 damar hastalığını şöyle sıralıyor:

AKCİĞER EMBOLİSİ

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli), derin bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının (trombüs), oluştuğu yerden koparak akciğer atardamarını tıkamasıyla oluşan bir hastalıktır. Ani başlangıçlı göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile belirti veren Akciğer Embolisi, bacaktaki pıhtıdan kopan parça ya da parçaların, boyutuna göre akciğer atardamarının ana gövdesinde, dallarının bir veya birkaçında tıkanmaya sebep olarak nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kanlı balgam çıkarma gibi şikayetlere sebep olabilir. Ana damarlardan biri tıkandığında ise gelişen durum "Masif Pulmoner Emboli" olarak adlandırılır ve hastalar için durum oldukça ciddi boyutlara (ölüm gibi) ulaşabilir.

DERİN VEN TROMBOZU

Kısaca DVT olarak bilinen "Derin Ven Trombozu" vücuttaki derin bir vende oluşan kan pıhtısı anlamına gelmektedir. Derin ven trombozu sıklıkla bacak toplardamarlarında meydana gelir. Bununla birlikte karın içi toplardamarlarda ve gövdenin altı ile bacakların kirli kanını kalbe taşıyan ana toplardamarda da görülebilmektedir. Genelde bacakta ani başlangıçlı şişlik, ödem, ağrı, kızarıklık, gibi şikayetler görülür. Bununla birlikte DVT, akciğere pıhtı atması (pulmoner emboli) riski nedeni ile tehlike taşımaktadır. Bu hastalarda akciğer damarlarının pıhtı ile tıkanması ciddi şikayetlerle seyreden ve acil tedavi gerektiren bir durumdur. DVT riski; hareketsiz, spor yapmayan ve şişman belirgindir.. Uzun süre hareketsiz kalan meslek gruplarında (pilot, hostes, bankacı ...) ve kanama pıhtılaşma bozukluğu olan kişilerde de daha sık görülür. Kadınlarda gebelik dönemleri ve doğum kontrol hapı kullanımı da riskler arasında yer alır. Uzun süre hareketsiz kalınması bacak kaslarının hareketsizliğinden dolayı bacak toplardamarlarında kanın birikimi ile sonuçlanır. Bu göllenme, bacak damarlarında pıhtılaşma riskini arttıran en önemli sebeplerdendir. Derin Ven Trombozunda tanı renkli doppler ultrasonografi ile konur. İlaçlı tomografi gereken durumlar olabilir. DVTnin yerleşimine, hastaın klinik durumuna, genel özelliklerineve şikayetlere göre tedavi stratejisi belirlenmektedir.

AORT ANEVRİZMASI

Karın bölgesindeki en büyük atardamar olan aort damarının normalin 1,5 kat çapına kadar genişlemesi ve balonlaşması anlamına gelen "Abdominal Aort Anevrizması", diğer damar hastalıklarının aksine genellikle herhangi bir belirti vermediği için başka nedenlerle yapılan tetkikler sonucunda ortaya çıkar. Einstein'ın da ölüm sebebi olan ve genellikle ileri yaştaki (60 yaş ve üzeri) insanları etkileyen bu hastalık, erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülmektedir. Hastalığın toplumda altmış yaşın üzerindekilerde görülme sıklığı % 9 oranındadır. Günümüzde ameliyatsız girişimsel yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.

ŞAH DAMAR TIKANIKLIĞI

Halk arasında "şah damarları" olarak bilinen karotis arterleri, boynun her iki yanında yer alan ve beyne oksijence zengin kanı ulaştıran damarlardır. Beynin ve yüzdeki, boyundaki ve saçlı derideki dokuların kan dolaşımının önemli bir bölümü bu şah damarları aracılığı ile sağlanır. Vücuttaki her atardamarda olduğu gibi şah damarlarda da aterosklerotik (damar sertliği) sürece bağlı olarak daralma ve tıkanma riski bulunmaktadır. Her damar sertliği sürecinde olduğu gibi yağ ve kireç içerikli aterom plaklarına bağlı olarak meydana gelen şah damar tıkanıklığında hedef organ beyin olduğu için hastalığın olası sonuçları ve komplikasyonları çok ciddi olmaktadır (kalıcı veya geçici felç ve ölüm gibi). Tanısında doppler ultrasonografi, ilaçlı tomografi ve anjiografi bulunan şah damar tıkanıklıklarının tedavisinde ilaç ile takip, stent takılması ve ameliyat gibi yöntemler bulunmaktadır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER