Yaş kaç olursa olsun; O'nların çocuklarıyız...

Bugün Anneler Günü.

Lafa beylik sözcüklerle, Google Amca'ya tıklayıp, "Anneler Günü" için en güzel sözleri kopyalayarak başlamayacağım.

Çünkü bu samimiyetsizlik daha da ötesinde annelere "yalakalık yapma" olur.

*

Uçaklarda özellikle annelere yönelik olarak "Kabin basıncı düşer de tepenizden oksijen maskeleri sallanırsa çocuğunuzdan önce kendiniz biraz nefes alın" derler.

Bu uyarıya mazhar olabilmiş kişiler, kuşkusuz dünya üzerindeki en fedakâr ve asil yaratıklardır.
*

Anneye yüreğinizden gelen bir rezonansla "Anam" diyebilirsiniz. Babanın böyle bir karşılığı yoktur.

"Baboy", "babet", "babua", "babiş" ya da "babako" filan olmaz. Bunlar en iyi ihtimalle sevimliye, şirine kaçar. Annenin önemi, bence bu ilk iki örnekten bile bellidir.

Düşünsenize, koskoca bizler bile yeri geliyor, "Anneeee uu-uuuu" diye ağlamıyor muyuz?

*
Bugün, Anneler Günü. Mümkünse bu "ler" ekini annesi olmayanları, çocuğu olmayanları veya annesini yitirmişleri kapsayacak şekilde genişleterek algılamak sanırım en iyisi..

*

Anneler için biz, yaşımız kaç olursa olsun O'nların evlatlarıyız.

Bizde olmayan tek şey; sevgiyi sınırsız derecede algılama, nazikçe kabul etme, minnetle sindirme yeteneği, gebe kaldıkları andan ölünceye kadar O'nlarda kesintisiz olarak var olmasıdır.

*

Annenize; rondo, blendır gibi küçük ev aletleri ya da kocaman majestik ev aletleri..

Ne bileyim, vantilatör, pilav tenceresi, ütü vb. almamış olabilirsiniz.

Hiç darılmaz, alınmaz, hatta ancak geçiminizi sağlayacak kadar gelire sahipseniz, borçlanmadığınız için sevinir, mutlu bile olur.

Ama  anneniz sessizce, sevgiyle gözleri cıbıl, cıbıl parlayarak size bakarken kucağına hoplayıp "seni çok seviyorum anneciğim" diyerek saçlarını öpüp-koklamazsanız, işte o zaman kırılır, üzülür, hayal kırıklığı yaşar..

*

Anneler Günü kapitalizmin oyunu, pazarlama hilesi, falancılık...

Böyle düşünenlere bir çift lafım var.

Yahu sanki yılın kalan 364 günü, Che Guevara gibi mi yaşıyorsunuz!.

Örnek; bir arkadaşımın yalnızca son üç günde aldığı birbirinden zırva şeylerden bazılarını sayıyorum:

Teksas çizgi roman (sayı 30), bilmem  ne marka kulaklık, Robert de Niro DVD seti, yaklaşık 10 paket sigara, sokağa çıkma yasağı günlerde işe yarar diye aldığı ikinci el koşu bandı, şarjı hemen bitiyor diye değiştirdiği cep telefonu (son model-11 bin liraya almış), elini bile sürmeyeceğini bildiğim halde internetten parasını peşin ödeyerek aldığı oyun setleri..

Anlatınca dayanamadım ve yapıştırdım lafı:

"Oğlum, birkaç gün sonra Anneler Günü.. Bunlara verdiğin parayla annene TOKİ'den ev alırdın be!."

Onun için o anti-kapitalist ayaklarına yatanlara bakmayın..

Ezcümle, çiçek, kolye ya da benzeri hediyeleri aldıysanız, bugün annenize sarılarak bunu verdiyseniz ya da uzakta olup da kargo ile gönderdiyseniz..

Alkışlarım bilin ki size, sizlere..

*

Olabilir.. Annenizden uzakta yaşıyor olabilirsiniz..

Belki o da sonuçta bir insan hayatında irili ufaklı dertleri var.

Büyük ihtimalle bu dertleri biliyor ama pek önemsemiyorsunuz.

Ya da anneniz üzülmeyesiniz diye problemlerinden size hiç bahsetmiyor.

O zaman şunu yapabilirsiniz;

Annenize hediye almak yerine O'nun derdini öğrenin ve ona çare olmaya çalışın.

İnanın, alınan bir hediyeden çok daha hora geçecek, memnun olacaktır.

*

Anneer Günü; bir annenin kalbindeki sevgiyi tazelemek ise; ne bileyim özür dileyemediği bir akraba ile barıştırın.

*

Yıllardır yaptıramadığı badanayı yaptırın.

*

Gitmek isteyip de beceremediği akrabalarına gönderin.

*

Beş haneli eski numaraları da içeren telefon defterini temize çekip güncelleyin.
*

Ya da; yirmi sene önce el ele tutuşup birlikte hastaneye gittiğinizde anneniz, "Gece uyumakta biraz zorlanıyoruz doktor abisi" diyordu.

Yirmi sene sonra çoğul eki sabit kalmak şartıyla, rolleri değiştirmeniz O'na verebileceğiz en güzel armağan olabilir.

Unutmayın;

Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar..
Siz siz olun; annenizi tarifsiz ve sınırsız sevin..

*

Ve; çok değerli bir kardeşimin dün gece oturup yazdığı bir şiir ile 2020 Anneler Günü'ne nokta koymak istiyorum.

Adı Yakup Uykutalp..

Keyifli okumalar:

*

Bir yanım huzur, bir yanımda mutluluksun..
Bir yanım tebessüm, bir yanımda ışığımsın..
Güldüğümde mutlu, üzüldüğümde huzursuz,
Dünyada ilk ve son şansım, ilk tanıdığım kadın...

Karşılıksız, yüreğindeki çiçek, bahçem..
Hiç büyümedim ki, gözlerinden konuştum.
Hasta olunca sıcak yatak, sıcak bir döşek,
Olursan başucumda, sustum....

Şimdi geçmişe bakıyorum, yıllar geçti, seneler geçti.
Sevgin hiç geçmedi benden, sütünden tatlı,
Hiçbir tatlı geçmedi boğazımdan...
Dünyada ilk ve son şansım, ilk tanıdığım kadın...

Saçlarım ağardı, sakalım beyaz..
Bedenen büyüdüm sevgi dolu yüreğinden,
Sular geçti, seller geçti, hiç vazgeçmedin benden.
Dünyada ilk ve son şansım, ilk tanıdığım kadın, ANNEM...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Metin kök
Metin kök - 2 ay Önce

Degerli agabeyim.sıradışı anlamli ve duygusal bir yazi olmus.yüregine saglik kalemine saygilar

Mesut Ak
Mesut Ak - 2 ay Önce

Gönlüne ve Kalemine Sağlık iyiki varsın Cansın