banner51

Yangının izlerini silmek...

Yunan işgali sonunda 1922'deki büyük yangın
İzmir'in güzelliklerini beraberinde götürdü.
Estetik binalar ve salonlar derken
Kentin tam kalbinde yaşanan yangının izleri
Rahmetli başkan Behçet Uz'un çalışmalarıyla giderildi.
Öyle ki yurt dışından İzmir'e gelen uzmanlar
Enkazın yıllarca kaldırılamayacağını söylerken,
Behçet Uz ve ekibi adeta bir mucizeyi yarattı ve
İzmir'e bugün de kentin en güzel yerlerinden biri olan
Kültürpark'ı hediye etti.
*
Ve bugün...
Bu kez İzmir'in ciğerleri yandı.
Dile kolay, tam bin futbol sahası genişliğinde alan!
Yanan sadece ağaçlar mı oldu? Hayır...
Kuşlar, kaplumbağalar, tavşanlar, böcekler...
Kısacası alevler önüne gelen her yaşamı sona erdirdi.
Dağlarında çiçekler açan İzmir'e verilen bu zarar sonrası
Odalar, spor kulüpleri, belediyeler ve partiler seferber oldu.
Cem Bakioğlu ve Ege Orman Vakfı da 1 milyon fidanlık bir hedefle,
Her bir fidanın karşılığı 10 lira olacak şekilde
Kenti yeniden yeşile büründürmek için yola çıktı.
İzmir'in doğal varlığı için kim elini taşın altına koyarsa
Ona yarınlarımız adına teşekkürü bir borç bileceğiz.
*
Gelelim bugünkü seferberliğin geleceğe taşınmasına...
Diyorum ki acaba yangının başladığı 18 Ağustos tarihi
"İzmir'i Ağaçlandırma Günü" olarak ilan edilse,
Her yıl bu tarihte hep birlikte ağaç diksek,
Ormanlarımızı yakanlara en büyük cevabı vermiş olmaz mıyız?
Sokullu Mehmet Paşa'nın dediği sözü hatırlayın,
İnebahtı yenilgisi sonrası Venedik elçisiyle konuşan Paşa,
Tarihe geçen şu ifadeyi kullanır:
"İnebahtı'da sakalımızı kestiniz. Kesilen sakal daha gür çıkar!
*
Gelin bu yıllık fidan dikme işini hep birlikte yapalım.
Hem faydalı bir iş yapılmış olunur,
Hem birlik ve beraberliğimiz bu fidanlarla büyür,
Hem çocuklarımıza bu alışkanlığı kazandırırız,
Hem de ciğerimizi yakanlara karşı
Unutamayacakları bir mesaj vermiş oluruz.
Olur mu? Neden olmasın.
Zira burası İzmir...
Atatürk'ün deyimiyle Güzel İzmir...
Burada her güzelliğe yer var.
Yeter ki organize olalım ve isteyelim.

YORUM EKLE