Uyanalım

Yarın sabah bir çocuk olarak uyanmak istiyorum. Bayram tadını hissettiren yeni elbiselerimin, bir hafta öncesinde alınmış ama henüz giyilmemiş rugan ayakkabılarımın kokusunda güneş henüz doğmadan, uykusuz ama uykusuzluğun neşesizliğinde değil, heyecan içinde uyanmak istiyorum. Üşüyen minicik bedenimle titreyerek, soğuk suyla yüzümün yarısını yıkamak istiyorum. “Olmadı “ diyen büyüklerimin uyarısıyla dişlerim birbirine vura vura yüzümü yıkarmış gibi yapmak, özenle ve heyecanla, alelacele, kısıtlı yapılan kahvaltının ardından giyilmesine izin verilen yeni elbiselerimle rugan ayakkabımın tadına varmak ve koşarak okuluma gitmek istiyorum. Öğretildiği gibi yeni giysilerim kirlenmesin, ayakkabılarım çamur olmasın diye kaygı duymak istiyorum. Heyecanla buluştuğumuz arkadaşlarımızla bando eşliğinde büyük bir ciddiyetle caddelerden gururla geçerek stadyuma gitmek, bizi izleyen büyüklerimize gelecek neslin emin ellerde olduğunu göstermek istiyorum. Evlatlarını onlar kadar heyecanla izlemeye gelen, stadyumları dolduran anneler babalar halalar teyzeler komşuları görmek istiyorum. Kalabalıkta simit, mısır, bayrak, balon satmaya çalışan satıcıların telaşını, simit istediği için ağlayan bebekleri görmek istiyorum.  Bayrak ve Flama taşıma görevini ve gururunu bana yaşattığı için Öğretmenime teşekkür etmek istiyorum.  O minicik bedenimle gösterinin en heyecanlı yerinde yaptığım yanlışın utancını yaşarken kendimi büyümüş hissetmek istiyorum. Var oluşumu göstermek, bize armağan edilen bu günün önemini benliğimin en ücra köşesine yeniden kazımak istiyorum. Kürsüye çıkıp bağırmak geliyor içimden: TÜRKÜM DOĞRUYUM ÇALIŞKANIM………

Geçmişe duyulan özlem hiç bitmiyor. Ancak bu Özlem değil, ATA’mızın bize armağanının çocukluğuma yaşattıkları. Uyanmalı ve bu güne dönmeliyim. Büyük bedenimin en ücra köşesine kazınan özgür benliğimle çocuklarıma, torunlarıma bu günü armağan eden koca yürekli adamı MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü anlatmalıyım.

YORUM EKLE