UEFA'dan Avrupa Kuralarına men kararı gelebilir...

Futbolumuzun da içine ettik!. 

Buldum..Buldum.. 

Vallahi de buldum, billahi de buldum.. 

Arşimet gibi, anadan üryan sokağa fırlamadım ama oturduğum yerde kendi kendimi kutladım.. 

2019-20 futbol süper lig, hatta tüm liglere isim buldum; 

Unutmak ve alışmak sezonu.. 

Sonunda bu da oldu; siyasetin el atmadığı tek bir alan kalmıştı, ülkemizdeki tüm özerk kurumların her birinin başına gelen futbolumuzu da "lüpledi.." 

Alınan kararlarla futbol, futbol olmaktan çıktı, niteliğini kaybetti. 

Aslında Türkiye kaybetti. 

Pek çok kurum gibi, bu rejimde futbol da, futbol olmaktan çıktı. 

Salgının başlangıcında yaşadıklarımızı hatırlayın ardından geçen süre boyunca yaşanan gelişmeleri şöyle bir yeniden gözden geçirin ve son bir haftada olup bitenleri alt alta sıralayın.. 

 Karşınıza çıkacak olan tuhaflıkların saymakla bitmeyeceği bir süreci sanki her şey normalmiş gibi yaşamak zorunda bırakıldığımızı göreceksiniz.  

Başlayalım mı? 

Salgın süresince yaşanan gelişmelerde bir araya gelmeyi beceremeyen Kulüpler Birliği, Göztepe Başkanı Mehmet Sepil'in başkanlığında her nasıl olduysa küme düşmenin kaldırılması ve takım sayısının arttırılması konusunda bir araya gelmeyi başardılar(!) 

Çok değil Haziran ayının başında 'küme düşmenin kaldırılması konusu kendisine konuşulduğunda, bu durumu dünyaya anlatamayız' ifadesini kullanan federasyon başkanı, geçtiğimiz gün tarihi denilen toplantı sonrasında ise şu açıklamayı yaptı: 

"Süper Lig Kulüpler Birliği'nin Federasyonumuza yaptığı 'ligden düşmenin ortak talebini' değerlendirdik. Pandemi sürecini ve sonrasında etkileri konuştuk. Yönetim Kurulumuzda, oy birliği ile alınan karara göre, Süper Lig'in yanı sıra, TFF 1. Lig, TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig'de düşme olmayacaktır.  

 2020-21 sezonu sonunda 4 takım küme düşecek. TFF 1. Lig 18 takım, TFF 2. Lig 39 takım ile oynanacaktır. Yeni yabancı kuralının 1 yıl ertelenmesi talebini oy birliğiyle kabul ettik". 

Futbol federasyonu özerk bir kurum değil mi? 

Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu'nun bu toplantıda işi ne? 

Bakan Bey'in bir tarafında Kulüpler Birliği Başkanı, diğer tarafında Futbol Federasyonu Başkan oturuyor. 

Bu görüntü resmen ülkemizde futbolun siyasetin neresinde yer aldığının bir göstergesidir. 

Bu toplantıdan sonra kümede kalan kulüplerden Kayseri, teşekkür pankartları asıyor. 

Hem de Kayseri'nin sembol noktalarından olan tarihi Kayseri Kalesi surlarına.. 

Dev pankartlarla kime teşekkür ediliyor? 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a, AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'ye, Kayseri Valisi Şehmus Günaydın'a, AK Parti Milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve Hes Kablo Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı imzalarıyla kalenin farklı cephelerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu ile TFF Başkanı Nihat Özdemir'e.. 

Yazılan şu: 

 "Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na ve TFF Başkanı Sayın Nihat Özdemir'e şükranlarımızı sunarız.."  

Ardından bu kez Süper Lig'e yükselemeyen takımlar ses vermeye başladı. 

Önce Bursaspor taraftarları kentin milletvekillerini twitter üzerinden protesto etti, ardından Adana Demirspor için Süper Lig'e alınsın kampanyası başlatıldı. 

Oldu olacak; Adana Demirspor, Bursaspor gibi, Akhisarspor gibi son anda kaybedenleri de lige alalım. Ardından ligi yedinci bitiren Altay'ı, sekizinci bitiren Keçiörengücü'nü, dokuzuncu Menemenspor'u ve onuncu Giresunspor'u da alarak toplamda 28 takımdan oluşan iki grupta on dört takımlı lig modelini hayata sokalım. 

Bu sayede iki grupta ilk dört sırayı alan takımlar aralarında bir play-off oynamak suretiyle hem heyecanı arttırırlar, hem de fikstür garabetini ortadan kaldırmış oluruz.  Nasıl olsa, en önemli aşaması hallettik; ligimize isim bulduk; Unutmak ve Alışmak Sezonu.. 

Ülkeyi de, ülke futbolunu da tarif edebilecek bundan iyi iki kelime bulabilir misiniz? 

Bu yaşananlar aklıma getirdi. 

1981... 12 Eylül askeri darbe dönemi... Ankara Stadyumu... 

Ankaragücü - Boluspor maçı... 

İki takım Türkiye Kupası finalini oynuyor. 

Finalden birkaç gün önce askeri rejim tek maddelik bir yasa çıkartıyor: 

"Eğer bir takım birinci ligde değilse ve fakat Türkiye Kupasını kazanırsa, birinci lige çıkmaya hak kazanıyor." 

Ankaragücü o sırada birinci ligde değil!.. 

Stat hınca hınç dolu. "En başta Evren, darbeyi yapan beş general" devlet erkanı ile likte Şeref Tribününde oturuyor. 

Maç başlıyor. 

Derler ya, "dakka bir gol bir" diye,  Ankaragücü 1 - 0 önde. On dakika sonra bir gol daha, Ankaragücü 2 - 0 önde. 

Boluspor seyircisi, Evren'i ve Ankaragücü'nü protesto ediyor. 

Protestolar iyice yükselirken, stadyumda saha içindeki kapılar açılıyor, içeriye yaklaşık beş yüz asker giriyor, protesto edenlerin bulunduğu açık tribün kordon altına alınıyor, maç devam ederken, oradaki seyirciler askerler tarafından stattan çıkartılıyor ve gözaltına alınıyor. 

Ya maçın sonucu? 

 Ankaragücü Boluspor'u yeniyor ve birinci lige yükseliyor!.. 

Sanırım Göztepe'nin pandemi öncesi oynadığı son maçtı. 

Yıllar önce Yeni Asır'a işe aldığım, yetişip çok iyi bir spor muhabiri ve yazarı olan meslektaşım: 

"Abi, çok büyük olasılıkla Süper Lig ile 1, 2 ve 3. liglerde bu yıl hiçbir takım düşmeyecek, hiçbir takımı düşürmeyecekler. Son ana kadar bekleyecekler, bütün maçlar tamamlandıktan sonra açıklayacaklar." 

"Olmaz oğlum, böyle bir kararla futbol futbol olmaktan çıkar" demiş ve dalga geçmiştim. 

Genç meslektaşım haklı çıktı. 

Oysa aynı tarihlerde Futbol Federasyonu Başkanı, günümüzün anlı şanlı iş adamı, iktidarın gözdesi, Nihat Özdemir kararlılıkla, "bu yıl düşme olmayacak, deniyor, aslı doğru değil, bu kural her yıl olduğu gibi, yine uygulanacak, son üç takım yine ligden düşecek. Böyle bir düşüncemiz yok. Böyle bir karar alırsanız, bunu dünyaya anlatamazsınız. Kesinlikle böyle bir karar yok, kesinlikle" diyordu. 

Nihat Özdemir'in bu kadar "kesin" sözlerinin mürekkebi kurumadan, AK Parti Kayseri milletvekili, Kayserispor Onursal Başkanı, eski Bakan Mehmet Özhaseki katıldığı bir TV programında, "ligden düşme kaldırılsın" diyordu. 

Sonunda Futbol Federasyonu Başkanı'nın değil, AK Partili milletvekili ve eski bakan, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Özhaseki'nin dediği oldu. 

*. 

Siyasetçiler karar veriyor da, bunun pratiği nasıl sağlanıyor?.. 

Görev siyasetçiler tarafından Kulüpler Birliği'ne Mehmet Sepil'e veriliyor. 

Bu birliğe üye kulüplerden birine "dilekçe verdiriliyor"; danışıklı dilekçe.. 

Mehmet Sepil de gereğini yapıyor. 

Nerede? 

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu başkanlığında TFF Yönetim Kurulu ve Kulüpler Birliği ile Bakanlıkta.. 

Doğru mu? 

Hayır!.. 

Böyle bir toplantı kural dışı. 

Neden?.. 

Futbol Federasyonu özerk bir kurum. Federasyon Yönetim Kurulu Bakanlıkta toplantı yapmaz, yapamaz!..  

O resmi toplantıya Bakan katılamaz!. 

Ama sezonumuzun adı "Unutmak-Alışmak" ya; unutup, alışacağız.. 

Neye mi? 

Futbol Federasyonu'nun artık "özerk" olmadığına, siyasetin ve siyasetçilerin oyuncağı olduğuna!.. 

Özerklik mi? 

Geçin efendiler, geçin.. 

Bu özellik sizlere ömür!.. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yaşar limbozdagi
Yaşar limbozdagi - 3 ay Önce

Fotbolun tukensinin ibarsi

ZİYA KARAKANLI
ZİYA KARAKANLI - 3 ay Önce

Allah Rahmet Eylesin.Meftayı Nasıl Bilirdiniz Gömün Gitsin...Bunlar böyle işte.