banner51

Van'dan Sağduyu Çağrısı

Van’da biraraya gelen 39 sivil toplum örgütünün temsilcisi, ortak basın açıklaması yaparak, çözüm sürecinde samimi adımların atılmasını istedi. Mazlum-Der Van Şube Başkanı Yakup Aslan, Diyarbakır eksenli başlatılan barış ve kardeşlik çabalarını desteklediklerini ve kendilerine düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Van'dan Sağduyu Çağrısı
 
Van’da faliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda biraraya geldi. 39 sivil toplum örgütü temsilcisinin imzaladığı ortak metin, Mazlum- Der Şube Başkanı Aslan tarafından okundu. Aslan, son haftalarda herkesi derinden sarsan, tehlikeli bir sürece tanıklık ettiklerini söyledi. Barış sürecinin ağırdan alınmasının ve özellikle Kobani’deki katliamlar karşısında yapıcı bir dil kullanılmamasının, bu toprakları bir iç savaşın girdabına sürükler hale getirdiğini söyleyen Aslan, "Kobani’de insanlık dünyanın gözleri önünde adeta ölüyor. Yaklaşık otuz yıldır süren savaşın sonunda ağır bedeller, acılar sonucunda yakalanmış bir barış ihtimali söz konusu iken, birden bire savaşa verilen pirim, sokaklarda kontrolü imkansız ve tarafların bütün kartlarını kullanmaya yöneldiği bir kaos zeminini oluşturdu. Normal demokratik eylemlerin kaosa malzeme haline getirilmesiyle birlikte, konuyla hiçbir ilgisi bulanmayan kesimler de zarar gördü" dedi.
 
Aslan, 90’lı yılları anımsatan olaylara zemin hazırlanmasının herkesi endişelendirdiğini belirtti. Farklı inanç, ideoloji ve etnik grupların sosyokültürel zenginlik olduğunu ve bunları bir arada tutmanın yolunun tahammül ve hoşgörü kültüründen geçtiğini kaydeden Aslan şöyle konuştu:
 
"Van’daki Sivil Toplum Örgütleri olarak, devletten çözüm sürecini bir an önce hayata geçirmeye, samimi adımlar atmaya ve kardeşlik ekseninde sorunları çözmeye çağıyoruz. Kürtlerle ilgili yanlış politikaların tırmandırılması bu yaşadığımız acı sonuçları inşa etmiştir. Yetkililer bunun bilincinde olarak, hiç kimsenin faydasına olmayan üslubu terk etmeli, barış ve eşitliğe dayalı bir yöntemi benimsemelidir. Şeffaf bir şekilde gerçekleştirilecek diyalog, müzakere ve birlikte çözüm geliştirme mekanizmaları mevcut kriz karşısında doğru ve sağlıklı bir şekilde işletilirse, bu tür bir pratiğin olumlu yansımaları, hem Türkiye ve hem de ortadoğuda olumlu neticeleri geliştirecektir. Sürecin birinci dereceden muhatabı ve sorumlusu olan bütün tarafların, toplum olarak tecrübe ettiğimiz bu tehlike sinyalleri veren kritik günlerin önem ve ağırlığına uygun şekilde hareket etmesi hepimizin yararına olacaktır. Yapılan her açıklamanın, alınan her kararın ve sahaya yansıyan her uygulamanın; etkisi ve sonucu itibariyle hangi amaca hizmet edeceği çok iyi hesaplanılmalıdır.Biz sivil toplum örgütleri, büyük bir özveriyle Diyarbakır eksenli başlatılan barış ve kardeşlik çabalarını desteklediğimizi, bu alanda bize düşen her görevi yerine getirmeye hazır olduğumuzu; geçmişin karanlık ve şiddet dolu günlerini yeniden yaşatacak bir sürecin kapısını aralamanın, hiç kimseye kazandırmayacağı gibi; hepimize kaybettireceğinin bilinmesi gerektiğini deklere ediyoruz."
 
Siyasi partileri ve bütün toplumsal dinamikleri metanet ve sükunete davet ettiklerini de belirten Aslan, "Sivil Toplum örgütleri olarak sürdürülebilir bir barış ortamının sağlandığı, adalet, özgürlük ve ahlaki ilkelerin esas alındığı, farklılıklarımızın zenginlik olarak kabul edildiği, ötekinin ve ötekileştirmenin olmadığı bir ortamda kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bütün bunlardan hareketle özelde bütün siyasi partileri genelde ise bütün toplumsal dinamikleri metanet ve sükûnete davet ediyoruz" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2014, 16:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER