'Türkiye Kürt Baharını Yaşayabilirdi'

Başbakan eski Yardımcısı ve Türkiye Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler, ’Türk Baharı’nın 3 Kasım 2002’de başladığını belirterek, "Eğer Türkiye’de son 12 yılda atılan adımlar atılmamış olsaydı Kürt Baharı olabilirdi. Zaten öncelikle Türk Baharı yaşanması gerekiyordu. Yaşandıktan sonra Türkiye’de demokrasinin çıtası yükseldi" dedi.

'Türkiye Kürt Baharını Yaşayabilirdi'
Polis Akademisi ve Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi (UTSAM) tarafından ’Bölgesel Gelişmeler ve Güvenlik’ ana başlığıyla düzenlenen Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Sempozyumu’nun 6’ncısı Antalya’da Aska Lara Resort Otel’de başladı.
 
Sempozyumun ’Güvenlik Konusuna Kavramsal ve Pratik Bakış’ başlığında düzenlenen birinci oturumunda konuşan Başbakan eski Yardımcısı ve Türkiye Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler, Arap Baharı’nın sosyal ve ekonomik nedenleri bulunan bir süreç olduğunu söyledi.
 
ARAP BAHARI
 
Sürecin bölgede taşların yerinden oynamasına neden olduğunu kaydeden İşler, “Arap Baharı süreci, bölge halklarının inisiyatifi dışında çizilen sınırlara ve başta 1. Dünya Savaşı olmak üzere geçtiğimiz yüzyılın tüm projelerine bir başkaldırıyı temsil etmektedir" dedi.
 
Ortadoğu coğrafyasında köklü siyasi dönüşümler yaşanırken Batılı ülkelerde islamafobik faaliyetlerin arttığını ama bunun karşısında IŞİD’e batılı ülkelerden daha çok katılımın olmasının sorgulanması gerektiğini dile getiren Emrullah İşler, şöyle konuştu:
 
“Doğu Bloku çökünce o zamanın İngiltere Başbakanı Margaret Teacher’in bir ifadesi vardı. Bu ifade sanırım son 20 yılda bölgede yaşanan olayları izah etme anlamında son derece önemli. Teacher ’Hiçbir ideoloji düşmansız yaşayamaz. Yeni düşman aramaya gerek yok, yeni düşman İslam’dır.’ demiştir. O zamandan sonra İslam’ın terörle eş değer tutulması başladı. Bu sözden sonra Kaide örgütünü duymaya başladık."
 
İSLAM VE TERÖR
 
Böylesi bir algının içinde Türkiye olarak ’Terörün dininin olmayacağını’ söylediklerini aktaran İşler, "İslam’ın terörle anılmaması için Cumhurbaşkanımız da çok uğraşlar verdi. Maalesef bu olgu bir proje olarak düşünüldüğünden dolayı İslam’ın, bazı olaylara at gözlüğüyle bakanlardan çağdaş hariciler nedeniyle dünyada bazı grupların var olduğunu gördük" diye konuştu.
 
IŞİD’in bunlardan birisi olduğunu ve bu tip yapılanmalara yenilerinin eklendiğini kaydeden İşler, "Arap Baharı’nın da bir yerde terör sorunu haline getirilmesine, dönüştürülmesine alışılıyor. Arap Baharı yaşayan bölgeler bir kaos ve terörizme sürüklenmektedir" dedi.
 
ATEŞLE OYUN
 
Arap Baharı sırasının kendisine gelmesini istemeyen bazı bölge güçleri tarafından manipüle edilmeye çalışıldığını aktaran İşler, şunları söyledi:
 
"O nedenle bölge ateşten bir çember haline geldi. Şimdi bölgedeki bazı bölgesel ve ulusal güçler ateşle oynar hale geldi. Bu oyun ateşle oynayanların elini ve gövdesini yakacak hale gelebilir. Halkların iradesiyle oynanmayacağını düşünüyorum. Halkın iradesi her zaman galip gelmiştir. Suriye’de çok büyük acılar yaşandı. Orada rejim zamanında değişmiş olsaydı ve batı ülkeleri halkın demokratik taleplerinin yanında olsaydı IŞİD terörüyle karşı karşıya kalınmayacaktı."
 
TÜRKİYE’DE KÜRT BAHARI OLUR MU?
 
İşler’e konuşmasının ardından oturumun soru - cevap bölümünde "Türkiye’de Kürt Baharı bekleniyor mu?" diye soruldu. İşler, Arap Baharı başladığı zaman Türkiye’de Gezi olaylarıyla özellikle ’Türk Baharı başladı’ şeklinde yorumlar yapılmaya başlandığını belirterek, "Ben o zaman hep şunun altını çizdim, ’Türk Baharı 3 Kasım 2002’de başladı’. Türkiye’de bahar sandıklar yoluyladır. Arap dünyasında ise sokaklarda başlar. Çünkü oralarda sandık yoktur" diye konuştu.
 
Türkiye’de değişimin AK Parti’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002’de çok güzel bir şekilde yaşandığını dile getiren İşler, "Hiç kan dökülmeden, gözyaşı olmadan bu süreçte yeni döneme geçildi. Şu anda yeni Türkiye’nin inşası devam ediyor" dedi.
 
Türkiye’de bir Kürt meselesi olduğunu fakat bu sorunun 2005 yılına kadar adının dahi konulamadığını belirten Emrullah İşler, şunları söyledi:
 
"Sayın Cumhurbaşkanımız, o zamanın Başbakanı, Başbakan sıfatıyla 2005 yılında ’Evet bir Kürt meselesi vardır’ diyerek bunun altını çizmiştir. Eğer Türkiye’de son 12 yılda atılan adımlar atılmamış olsaydı Kürt Baharı olabilirdi. Zaten öncelikle Türk Baharı yaşanması gerekiyordu ki, yaşandıktan sonra Türkiye’de demokrasinin çıtası yükseldi. Tüm Kürt kardeşlerimizin, Kürt vatandaşlarımızın bugüne kadar dile getirmiş oldukları haklar sağlanmış oldu. Dolayısıyla Türkiye’nin geleceği birlik ve beraberliktedir, demokratik cumhuriyet çıtasını yükselttiğimiz takdirde Türkiye’de herhangi bir ayrışmaya, başka bahar yaşanmasının söz konusu olmayacağını düşünüyorum."
 
Emrullah İşler, bu noktada çözüm sürecinin geldiği aşamada Türkiye’de bir Kürt meselesinden ziyade PKK ve terör meselesinin konuşulmaya başladığını kaydetti.
Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2014, 13:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER