banner51

'Türkiye, Işid Ve Pkk Arasında Tercihe Zorlanıyor'

Sivas’taki Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nagehan Talat Arslan, IŞİD’in terör örgütünden çok profesyonel akla sahip bir yapı olduğunu öne sürerken, "Türkiye IŞİD ve PKK arasında bir tercihe zorlanmakta" dedi.

'Türkiye, Işid Ve Pkk Arasında Tercihe Zorlanıyor'
Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Nagehan Talat Arslan, dünya gündeminde ilk sırada yer alan ve etkisi Türkiye’yi de saran IŞİD terör örgütü ve ülkemizin durumu ile ilgili tespitlerde bulundu. IŞİD’in terör örgütü kimliğinden ziyade, profesyonel bir yapı ve akla sahip olduğuna dikkat çeken Arslan, şöyle dedi:
 
"Saldırdığı yerler, saldırı şekilleri, kullandıkları silahlar, teknoloji, ekonomik ilişkileri ve ideolojik faaliyetlerine bakıldığında çok profesyonel stratejistlerce idare edildiği görülmektedir. Bu profesyonel aklın çok tecrübeli küresel güçlerden kaynaklandığı unutulmamalıdır. Benzer desteğin aynı şekilde Esed’e de verildiğine yakın zamanda şahit olmuştuk."
 
Sınırlaraki yangının sonuçları itibariyle IŞİD’in en çok Türkiye’ye zarar verdiğine dikkat çeken Arslan, şöyle devam etti:
 
"Türkiye, IŞİD ve PKK arasında bir tercihe zorlanmakta, PKK’nın uzantısı olan terör gruplarını desteklemesi gibi bir realiteyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Maalesef batı konuya ’Benim teröristim iyi senin teröristin kötü’ anlayışı içinde bakmaktadır. Yıllardır binlerce sivil vatandaşı, asker, polisimizi şehit edip, küresel güçlerin içimizdeki uzantılarına maşalık eden bir örgüt bugün kendince yaptığı sokak eylemleriyle Devletimizi terör örgütüne yardım yapmaya zorlamaya çalışmaktadır."
 
"IŞİD ÇÖZÜLEMEYEN MUAMMA"
 
IŞİD’i ’Henüz çözülememiş bir muamma’ olarak nitelendiren Prof.Dr. Arslan, bu yapının Sünni olarak ortaya çıkıp Sünnileri katlettiğini, ’Irak Şam’ sıfatlarını taşıdığı halde Şam ve Bağdat’a değil bütün güçlerini Aynel Arap’a (Kobani) yönelttiğini, Sünni Kürtler’e yönelik operasyon yaptığını ifade etti. Örgütün teknolojiyi çok iyi kullandığını ve bu sayede özellikle de Batı dünyasından kendisine taraftar bulabildiğini ifade eden Arslan, örgütün Türkiye’de de silahlı olmasa da ideolojik olarak çok ciddi destekçilerinin bulunduğunun devlet yetkililerince açıklandığını ifadea etti. Ekonomik olarak güçlü olan yapının bir devlet gibi değişik ülkelere petrol satıp, enerji hatlarını kontrol edebildiğini ama satın alan ülkelerin ise ikili oynadığını öne sürdü.
 
"TÜRKİYE BATAKLIĞA ÇEVRİLMEK İSTENİYOR"
 
Ortadoğu’nun sahip olduğu kaynakları ile batının olduğu kadar, Rusya, İsrail, İran, Çin, Türkiye için de çok önemli bir coğrafya olduğunu vurgulayan Arslan şöyle konuştu:
 
"Bu bölgede ABD ile Avrupa Ülkelerinin çıkarlarının çatıştığı taşeron terör örgütlerini kimlerin desteklediğine bakılarak anlaşılır. Resmi uluslararası toplantılarda birbirlerinin kollarına girip, basın önünde barış mesajları verenlerin coğrafyada kimlere hangi silahları verdikleri, hangi terör gruplarını kime karşı nasıl destekledikleri iyi tahlil edilmelidir. Sonuçlarının en çok Türkiye’yi ilgilendirdiği gelişmelerde dostluk ve düşmanlık kavramlarının her an için değişebildiği unutulmamalıdır. Coğrafya büyük bir bataklığa dönüşmüş ve Türkiye o bataklığa çevrilmek istenmektedir. Demokrasi ve insan hakları teraneleriyle bölgeye saldıran güçlerin ölen insanlarla ilgili olarak yaptıkları açıklamalar istatistiki bilgi niteliğinden öteye gitmemektedir. Suriye konusunda ortaya konulan tavır Türkiye’ye ders olmalıdır. Suriye’nin dostları adıyla ortaya çıkan 44 ülkeden şu an sadece Katar ve Türkiye dışında ülke bulunmamaktadır. 2 milyona yaklaşan mülteci ile ilgili olarak insan hakları ve demokrasi havarisi kesilen ülkeler bir kuruş bile bir katkı yapmamışlardır."
 
Prof.Dr.Arslan, Türkiye’nin geçmişte PKK’nın ortaya çıkış sürecinden ders alarak bu IŞİD’e karşı gerekli tedbirleri zamanında ve doğru şekilde alması gerektiğinin önemine de vurgu yaptı.
Güncelleme Tarihi: 09 Ekim 2014, 11:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER