Kobani İçin Yağmur Altında Eylem

Diyarbakır’da, IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için AK Parti il binasına gitmek isteyen ’Kürdistan Hukukçular Derneği’ üyesi avukatlar, polis tarafından il binasına yaklaştırılmazken, binanın 30 metre ilerisinde yağmur altında oturma eylemi gerçekleştirdi. Avukatların eylemi, basın açıklaması ile sona erdi. 

Kobani İçin Yağmur Altında Eylem
 
Diyarbakır’da, ’Kürdistan Hukukçular Derneği’ adı altında örgütlenen yaklaşık 50 avukat, IŞİD’in Suriye’nin kuzeyindeki Kobani’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için AK Parti il binasına yürüyüp oturma eylemi yapmak istedi. Ancak, bina çevresinde güvenlik önlemi alan polis, avukatların binaya yaklaşmasına izin vermedi. Diyarbakır Barosu eski Başkanı Emin Aktar’ın avukatı olan Ak Parti il başkanı Aydın Altaç’ı telefon ile araması ve dün randevu aldıklarını söylemesi sonuç vermeyince avukatlar binanın yaklaşık 30 metre ilerisinde sağanak yağmur altında oturma eylemi gerçekleştirdi.
 
Yaklaşık 10 dakika süren eylemden sonra basın açıklaması yapan Dernek Başkanı Avukat Serhat Eren, Irak’ta Şengal bölgesinde kadın, çocuk, genç, yaşlı dinlemeden Ezidilere yönelik insanlık dışı tutumundan bildikleri IŞİD terör örgütünün bu kez 15 Eylül’den itibaren Kobani’de katliam yapmak istediğini belirterek, şöyle dedi:
 
"Kürdistan Hukukçular Derneği olarak, 25 Eylül 2014 tarihinde Kobani halkıyla dayanışmak, insanlık dışı saldırıları yerinde görmek üzere 30 hukukçu arkadaşımızla Suruç İlçesi’nin iki köyüne gidilerek zorunlu göçe maruz bırakılan Kobani halkı ile görüşmeler yapılmış, akabinde de Kobani Kantonuna giderek Kanton Başbakanı, PYD Eş Başkanı ve hukukçularla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde, hükümetin DAİŞ (IŞİD) çetelerine her türlü silah ve mühimmat yardımında bulunulduğu, DAİŞ (IŞİD) çetelerinin sınırda giriş çıkış yapmalarına imkan sunulduğu ortak ve yaygın kanı olarak ifade edilmiştir. Ayrıca, Kobani halkının temel talebinin DAİŞ (IŞİD) çetelerine karşı savunmalarını gerçekleştirebilecek ağır silahlara ve bu silahların kendilerine ulaşmasını sağlayacak bir koridora ihtiyaçları olduğunu açıkça ifade etmişlerdir. Yine DAİŞ (IŞİD) çetelerinin 15 Eylül sonrasında yapmış olduğu saldırılar sonucunda Türkiye tarafına geçen çoğunlukla kadın ve çocuklardan oluşan zorunlu göç mağduru insanların Suruç’ta tarlalarda, kaldırımlarda kaderlerine terk edildiğini, sağlıklı insani yardımların düzenli ve sonuç alıcı bir şekilde yapılmadığını gözlemlenmiş bulunmaktayız. Herhangi bir sivil topluluğa karşı geniş çapta veya sistematik bir saldırının parçası olarak, toplu yok etme, köleleştirme, halkın sürülmesi veya zorla nakli, işkence, zulmetme ve soykırım gibi eylemlerin Uluslar arası hukukta, İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak kabul edildiği ve tanımlandığı bilinmektedir. DAİŞ’in (IŞİD) Kobaniye yönelik saldırıları, Uluslar arası hukuka göre insanlığa karşı işlenmiş suçtur."
 
Dernek Başkanı Eren, AK Parti Hükümetinin 1 yılı aşkın süreden bu yana Türkiye Kürtler’i ile ’Çözüm sürecine’ girdiğini,  katliamla karşı karşıya olan Kobani halkının mevcut durumu ve geleceği çözüm sürecinden bağımsız olarak değerlendirilmesini doğru bulmadıklarını anlattı.  
 
Dernek Başkanı Serhat Eren, IŞİD’çilerin Türkiye sınırından giriş çıkış yapıp yapmadığını, bunlara silah ve mühimmat desteğinin yapılıp- yapılmadığının araştırılması için Mecliste grubu bulunan Siyasi Partilerden veya Sivil Toplum Örgütleri’nden oluşacak bir komisyon kurulmasını istediklerini de belirterek, "BM Güvenlik Konseyi’nin ve DAİŞ (IŞİD) çetelerine karşı mücadele kararı alan Uluslararası Koalisyonun bir an önce Kobani halkının karşı karşıya olduğu katliamı önlemek amacıyla etkili ve süreklilik arz edecek bir müdahalede bulunmasını aksi takdirde yaşanacak olan katliamlara ortak olacaklarını kamuoyu önünde bir kez daha ifade ediyoruz" diye konuştu.
 
 
 
Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2014, 14:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER