İş Çevrelerinden Sağduyu Çağrısı

Diyarbakır’da 10 kişinin öldüğü olayların ardından iş çevreleri sağduyu çarısında bulundu. Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Ahmet Sayar, "Süreci yöneten aktörlerin, kutuplaşmaya ve çatışmaya yol açacak söylemlerden uzak durması ve yapıcı bir dil kullanmaları, barışa katkıda bulunacaktır. Dileğimiz biran önce yaşanan çatışmaların ve can kayıplarının son bulması ve bölgemizin, şehrimizin, gerek ekonomik, gerekse de sosyal anlamda biran önce hak ettiği refah düzeyine ulaşmasıdır" dedi.

İş Çevrelerinden Sağduyu Çağrısı
Diyarbakır’da aralarında Ticaret Borsası, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığının bulunduğu iş çevreleri meydana gelen olayların ardından bugün sağduyu çağrısında bulundu. Ortak açıklamayı yapan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, süreci yöneten aktörlerin, kutuplaşmaya ve çatışmaya yol açacak söylemlerden uzak durması ve yapıcı bir dil kullanmalarının, barışa katkıda bulunacağı belirterek, şöyle dedi:
 
"Ülkemizde ve özellikle bölgemizde yaşanan ve onlarca insanımızın can kaybına sebep olan, Kobani’deki zulme yönelik gerçekleştirilen protesto gösterilerini maalesef kaygıyla takip etmekteyiz. Türkiye’de son günlerde gündemden düşmeyen Kürt halkının Kobani’deki IŞİD terör örgütüne karşı yapmış olduğu cesaretli savunma sadece Türkiye tarafından değil, birçok ülke tarafından da izlenmektedir. Başta ilimiz olmak üzere bölgemiz, geçmiş dönemlerde olağanüstü hali yaşayarak çok büyük kayıplar yaşamıştır. Yaşanan can kayıplarının ve mevcut çatışma ortamının, yol kat etmeye çalıştığımız barış sürecinde, başlangıç noktasına gerilememize sebep olması, hatta doksanlı yıllarda yaşanan acılı ve sancılı sürece geri dönme ihtimali, bizleri oldukça kaygılandırmaktadır. Çözüm süreciyle birlikte filizlenen barış ortamı bölgemizde de büyük bir umut ile sahiplenilmiştir. Ancak Kobani’de yaşananlar ve bölgemizde artan çatışmalı ortam çözüm süreci ile ilgili umudun ve beklentilerin azalmasına neden olmuştur. Yapılan gösteriler ve çatışmalar sonucunda savaş alanı haline gelmiştir. Hem halkımız hem de esnafımız yaşanan olaylardan dolayı ciddi zarar görmüştür. Bu zarar kentimize yatırım yapmak isteyen yatırımcı açısından da olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Zira Unutulmamalıdır ki yatırımcı her zaman güven ortamını tercih eder."
 
Sayar, IŞİD terör örgütünün Ortadoğu’da başta Kürtler olmak üzere kendinden olmayan tüm halklara yönelik başlattığı katliam, zulüm ve insanlık dışı muamele insanlığın kabul edemeyeceği bir noktaya geldiğini belirterek, "Biz Diyarbakır iş çevreleri adına, buradan kamuoyuna ve sürecin aktörlerine sesleniyoruz. Öncelikle hükümetin Kobani’de yaşayan Kürt halkının mücadelesine, bir an önce eylemsel anlamda destek vermesi ve yardım koridorunu açması gerekmektedir. Türk ve Kürt halkları, yüzlerce yıldır bu topraklarda birlikte yaşamış ve birlikte mücadele etmişlerdir. Bugün Kobani’de Kürtlerin yaşadıkları acıların Türk halkı tarafından da paylaşılması ve sahiplenmesi kalıcı barış için en önemli adımdır. Süreci yöneten aktörlerin, kutuplaşmaya ve çatışmaya yol açacak söylemlerden uzak durması ve yapıcı bir dil kullanmaları, barışa katkıda bulunacaktır. Dileğimiz biran önce yaşanan çatışmaların ve can kayıplarının son bulması ve bölgemizin, şehrimizin, gerek ekonomik, gerekse de sosyal anlamda biran önce hak ettiği refah düzeyine ulaşmasıdır" dedi.
Güncelleme Tarihi: 09 Ekim 2014, 14:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER