34 Plaka Kiralıklar Ölüm Saçıyor

Çoğunlukla 34 plakalı, gri renkli, orta üst segmentte yer alan şirket arabaları trafikte diğer sürücüler için oldukça zorlu ve tehlikeli dakikalara neden oluyor.

34 Plaka Kiralıklar Ölüm Saçıyor

BURAK CİLASUN / BEN HABER

Türkiye’de ve yaşadığımız şehir İzmir’de günden güne artan büyük problemlerden bir tanesi hiç şüphesiz ki trafiktir. Çağa ayak uyduramayan ve kısa vadede günü kurtarırcasına yapılan şehir planlamaları nedeniyle önümüzdeki süreçte bu problemin daha da kronikleşmesi ise kaçınılmaz bir son. Böylesine problemli yollarda trafik çilesi yaşamanın çeşitli nedenleri var. Toplu taşıma araçlarının yeterince tercih edilmemesi, prestij ve güç gösterisi ile hatalı parklar bunlardan yalnızca birkaçı. Ancak bir neden var ki o başlı başına bir sorun. Şirket araçları!
 
Çoğunlukla 34 plakalı, gri renkli, orta üst segmentte yer alan bu araçlar trafikte diğer sürücüler için oldukça zorlu ve tehlikeli dakikalara neden oluyor. Hatalı sollamalar, kırmızı ışık ihlalleri, sinyalsiz şerit değişimleri, aşırı hız, gelişigüzel park ve ani hamleler bu araçların en belirgin “meziyetleri” arasında. Yoğun bir trafikte az önce bahsi geçen niteliklerde bir aracın içinde bir de beyaz gömlekli bir sürücü bulunuyorsa tehlike çanları çalıyor demektir. Zira bu araçlar, kullanıcıları tarafından akülü araba gibi kullanılıyor! Yakıtın önemsenmediği ve tepeden tırnağa kasko zırhına bürünmüş olan bu araçları kullanan kişiler, ‘beni ilgilendirmez’ mantığıyla yakıtı har vurup harman savururken, araçtan da sömürürcesine yararlanmayı ihmal etmiyor. Üstelik şirketler de bu durumun önüne geçmek bir yana, üstüne çalışanlarını teşvik ediyor!
 
18542 KAZADAN 2202'Sİ ŞİRKET ARABALARINA AİT
 
Filo kiralama şirketlerinden 1 ya da birkaç yıllığına kiralanan araçlar, kiralayan şirketler tarafından “nasıl olsa bizim değil” mantığıyla çalışanların fütursuzca kullanımına açılıyor. Vakit nakittir sözünü kendine şiar edinen kimi holdinglerin çalışanlarına uzun yollarda verdiği hız limiti yasal sınırın oldukça üstünde yer alıyor. Çok çarpıcı bir durum olarak biraz araştırıldığında radarlara yakalanan şirket araç sayısının yüksekliği de bu durumu doğruluyor. Hal böyle olunca da faturayı yüklenen yine vatandaş oluyor. Şirket araçlarının yarattığı karmaşa, vatandaşın kimi zaman zamanını kimi zaman ise canını alıyor.  Bunun yalnızca İzmir ayağında emniyetin ortaya koyduğu rakamlar oldukça çarpıcı. Yıl içinde şimdiye dek İzmir’de yaşanan 18.542 kazanın 2202 tanesi 34 plakalı araçlara ait. Bu sayının üstüne bir de İzmir plakalı şirket araçlarının kazaları eklendiğinde sayı hatırı sayılır bir oranda yükseliyor. Üstüne üstlük bahsi geçen 2202 kazanın 426 tanesi de yaralanma ve ölümle sonuçlanıyor! İzmir plakalı şirket araçlarını listeye dahil etmeden küçük bir orantı kurduğumuzda, İzmir’de yaşanan her 9 kazadan 1 tanesinde bu araçların yer aldığını görmekteyiz.
 
Elbette bazı şirketler, araçlarını takip sistemleriyle izleyip başarılı denetimlere imza atıyorlar. Ancak yine de yeterli değil. Şu aşamada kazalardaki yüksek oranlar, sorumsuz kullanışlar ve şirketlerin hız bağlamında teşviklerinin önüne geçmekse yetkililerin elinde. Başta hız cezaları olmak üzere kırmızı ışıkta geçmek ve benzeri suçlara verilen cezaların mutlak surette arttırılması gerekiyor. Eğer cezalar şirketlerin canını yakabilecek bir düzeye ulaşırsa hiç şüphesiz ki hem şehir trafiği hem de vatandaş rahat bir nefes almayı başarabilecektir.
 
Öte yandan son bir parantezi de resmi araçlara açmak gerekiyor. Şirket araçlarının yarattığı bu trafik terörünün bir üst sürümü ise maalesef ki resmi plakalı araçlar tarafından uygulanmakta. Maazallah dikkat edilmeli…
 
Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2013, 10:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER