31 Ocak 1968'in Önemi!..

Hamdi Türkmen yazdı: Söz konusu bu tarih, bugün çoğumuzun ''Aptal Kutusu'' diye tanımladığı, Türkiye’de ilk TV yayıncılığının başlatıldığı; gün-ay ve yıldır…

31 Ocak 1968'in Önemi!..

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI...

31 Ocak 1968” tarihinin ne kadar önemli olduğu anımsayanların sayısının nüfusumuzun yüzde 1’i kadar bile olduğunu sanmıyorum.

Bu tarih, bugün çoğumuzun “Aptal Kutusu” diye tanımladığı, Türkiye’de ilk TV yayıncılığının başlatıldığı; gün-ay ve yıldır…

1964’de TRT yasası çıkacak ama televizyon yayınları ancak, 4 yıl sonra başlayacaktır!
Televizyon o dönem için bir teknoloji harikasıdır!..
Bizim 1968’de tanıştığımız televizyon yayıncılığı dünyada neredeyse iki asrı bulan bilimsel çalışmaların toplamıdır.
Peki Türkiye’de nasıl başladı?
Kısa ve özetle şöyle…
 
***
 
31 Ocak 1968 tarihinde, günümüzden 50 yıl önce; TRT Ankara Televizyonu Deneme Yayınına başladı…
O tarihi günde, Nuran Devres’in, açılış konuşması şöyleydi:

“Burası 3. Bant 5. Kanaldan deneme yayınları yapan, Ankara Televizyonu, bugün 31 Ocak 1968. Bu akşamki deneme yayınlarına başlıyoruz…”
İlk yayın anımsayacaksınızdır; siyah-beyazdı.
Renkli televizyon yayınlarına 1980’li yıllarda geçildi.

***
 
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), 1 Mayıs 1964 günü çıkan 359 sayılı TRT yasasıyla kurulmuştu. O ilk yasayla, TRT ‘özel kamu tüzel kişiliğine’ sahipti.
Ama o tüzel kişiliğini, 1972 anayasa değişikliği ile kaybedecekti.
Çünkü siyasi müdahaleler o yılardan sonra TRT’yi içinden çıkılmaz hale getirdi. TRT, iktidarların elinde önemli bir “siyasi güç” durumuna dönüştü.

Çünkü 1990’lara kadar TRT, Türkiye’nin tek ‘yayın kuruluşuydu.

***

TRT’nin ilk Genel Müdürü, Adnan Öztrak’tır!
TRT’nin kuruluş yılları 1960’lı yıllar, TV'de teknolojik bir gelişme süreci.

Türkiye’de televizyon yayıncılığı yapabilecek, ‘yetişmiş insan gücünüz’ yok.

TRT, 1963 yılında bazı radyo çalışanlarını; televizyon eğitimi almak için, Almanya’ya gönderecektir.
Dahası, Almanya’dan teknolojik yardım istenecektir!..
TRT’nin ilk stüdyoları, Almanya’dan gönderilen ‘bağış cihazlarla’ kurulur.
Bu hibe cihazlar, “PAL sisteme uyumlu” olduğu için, ülke olarak biz de zorunlu olarak PAL sistemine geçmiş olduk.

***
 
Televizyon yayıncılığını hazırlayan, “Keşif ve İcatlar”; 20 ve 21 yüzyılın, özellikle de “bilişim sektöründeki” akılları durduran gelişimine de işaret eder.
Sinema ve televizyonun ortak temel özelliği, “görüntüyü toplamak ve yansıtmak” oluşudur.
Her ikisinin ayrılan özelliği ise, sinemanın temelde, ‘mekanik bir teknoloji’, televizyonun ise, ‘elektronik bir teknoloji’ oluşudur!

***

Televizyon ile ilgili ilk teknik buluş, 1873 yılında İrlandalı Andrew May tarafından yapılır.
May ilk defa, ışık dalgalarının elektrik akımına çevrilebileceğini ve de, “selenyum” adlı maddenin elektriğe karşı dirençli olduğunu keşfeder.
Bundan sonra bilimsel çalışmalar birbirini takip edecektir.

Alman bilim adamı Paul Nipkow, “kendi adıyla da anılacak olan”,  bir resmi tarayabilen mekanik bir araç geliştirir.
Bu çalışmalar 1925’li yıllara kadar devam eder.

Ortaya çıkan sonuç şudur;
“Mekanik Tarayıcılarla” net görüntü elde edilememektedir. Bundan sonraki hedef, “elektronik tarayıcıları” keşfetmektir.

*** 
 
Bilim adamları büyük bir sebatla ve inatla çalışmalarına yıllarca devam ettiler.
1907 yılına, İngiliz Alan Swinton ve Rus Boris Rosing yaptığı çalışmalarla; Katot ışınlarından görüntü naklinde yararlanabileceğini, elektronların boşlukta yer değiştirirken televizyon sinyali gönderme ve alma işinde kullanılabileceğini keşfettiler!
 Bundan 5 yıl sonra, 1911 tarihinde Campbell; Işık enerjisini elektrik enerjisine çevirmeyi başardı. Yani, “kamerayı” icat etmiş oldu!
 Televizyon icadında son adımı, Vladimir Zworykin atacaktır; bu bilim adamı, “ikonoskop” adını verdiği icadıyla da, “elektronik tarama” ile ilk görüntü yayınını gerçekleştirdi.

***
 
ABD’de, ilk TV deneme yayınları, 1927 yılında başladı. Düzenli yayınlar ise, İngiltere’de, 1936 yılında; ABD’de ise 1939 yılında başlatılabildi.

Biz de ise TV yayıncılığı, ABD’den yaklaşık, 40 yıl sonra başlayacaktı.
TRT’de, İlk haber bültenini, Zafer Cilasun sundu.

O günleri yaşayanlar hatırlarlar; TRT’nin ilk dönem yayınları günde sadece, 2 saatti.
1990’lı yıllarda, özel televizyonların yayına başlamasıyla, değişim ve rekabet gücü de arttı.

Nitekim günümüzde TRT, dünyanın en önde gelen yayın kuruluşları arasında yer almaktadır.

***
 
Bugün uzayın ülkeler arasında, ‘paylaşıldığını’ görüyoruz.

İletişim teknolojilerinde, Türkiye hızla önemli mesafeler alıyor!
Uydularımız sayesinde Türkiye artık, Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya, Çin ve Afrika Kıtası’nın tamamını kapsayan yayınlar yapıyor.

Unutmayalım, asrımız, “Bilişim” asrıdır.

Geri kalan, günü yakalamayan yok olur gider…


 

Güncelleme Tarihi: 02 Şubat 2018, 16:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER