17 Aralık Depremi Kimleri Nasıl Sarstı?

Büyük Rüşvet operasyonu sonrası İzmir’de yapılan ankette çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Kocaoğlu-Yıldırım yarışında tablo oldukça değişirken, kentte kurumlara güven konusunda da değişen bir algı söz konusu…

17 Aralık Depremi Kimleri Nasıl Sarstı?
Son dönemde ülkeyi kasıp kavuran yolsuzluk operasyonlarının yerel seçime olan etkisini İzmir sınırlarında ölçen İntegral Araştırma çarpıcı sonuçlara ulaştı. 9 soruda operasyonun seçimlere ve kurumlara olan etkisini mercek altına alan İntegral, kararsız seçmendeki artışa dikkat çekerken güven tablosunda hükümet, yargı ve emniyetin ciddi bir erimeyle karşı karşıya olduğu TSK’nın yükselişe geçtiği gözlerden kaçmıyor. Binali Yıldırım Aziz Kocaoğlu yarışında makasın Kocaoğlu’nun lehine açıldığı vurgulanıyor.
 
İzmir’e ilişkin araştırmalarıyla dikkat çeken ve periyodik aralıklarla kentin nabzını tutan İntegral Araştırma Şirketi 2-9 Ocak tarihlerinde tamamladığı son çalışmasını kamuoyu ile paylaştı. Çarpıcı verilerin yer aldığı araştırmanın merkezinde yaklaşan yerel seçimler ve 17 Aralık’tan itibaren gündemi işgal eden yolsuzluk-rüşvet operasyonları vardı.
 
Operasyonun hem yerel seçime etkisini hem de kurumlara olan güveni sarsıp sarsmadığını ölçen İntegral Araştırma, Ocak ayının ilk haftasında telefon ve yüz yüze yöntemiyle toplam bin 800 İzmirliye ulaştı. Eylül ve Ekim aylarında yaptıkları ancak kamuoyu ile paylaşmadıkları araştırmalarla son çalışmayı karşılaştıran şirket İzmir’in siyasal, toplumsal zeminindeki kaymanın net bir fotoğrafını çekti.
 
17 ARALIK OPERASYONU 30 MART’I ETKİLER Mİ? 
 
İntegral’in ulaştığı en çarpıcı sonuç 17 Aralık’ta İstanbul merkezli başlayıp halen İzmir’de de süren yolsuzluk-rüşvet operasyonlarının sandığa yansıma oranıydı. Şirketin 25 Eylül 5 Ekim tarihlerinde 2 bin 100 denekle yaptığı 30 ilçedeki araştırma verileriyle karşılaştırıldığında Ocak ayı araştırmasında önemli değişiklikler anında göze çarpıyor.
 
En büyük değişiklik 17 Aralık Operasyonu’nun kararsız oranında yarattığı patlama ve AK Parti oylarında görülen yüzde 4’lük düşüş olarak dikkat çekiyor. İlginç olan 17 Aralık depreminin CHP oylarında da az da olsa düşüşe neden olmasıydı.
 
KARARSIZLAR YÜZDE 13’E YÜKSELDİ
 
İntegral Araştırma Genel Müdürü Feride Adıgüzel, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının sandığa etkisini şu sözlerle açıkladı: “Şirket olarak Ekim başında saha çalışmasını tamamladığımız İzmir anketiyle Ocak ayı başındaki anket arasında en dikkat çekici olan operasyonun kararsızlar cephesinde ciddi bir artışa neden olduğudur. Yarın seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz sorusuna 3 ay önceki araştırmada İzmir halkının yüzde 28,9’u AK Parti derken 2-9 Ocak tarihlerindeki araştırmada bu oran yüzde 24,3 olarak gerçekleşti. Yolsuzluk operasyonun AK Parti seçmeninde bir dağılmaya neden olduğu görülürken CHP oylarındaki yaklaşık yüzde 3’lük düşüşün de dikkatli okunması gerektiği kanısındayım. CHP’nin yolsuzluk operasyonu sürecini iyi idare edememiş olması bu düşüşte rol oynarken kararsız ve cevap vermeyenlerin oranının Ekim ayına göre yüzde 6,3’ten 13’9’a çıkması son araştırmanın en çarpıcı neticesidir. Operasyonun İzmir halkında ciddi bir güven sorunu yarattığı gözlenirken MHP’nin her iki araştırmamızda da yüzde 8’lik seviyesini koruduğu gözlenmektedir.
 
 
 
YILDIRIM’IN OYU DÜŞTÜ KARARSIZ SEÇMEN ARTTI
 
Operasyonun yerel seçim adayları üzerinde de ciddi bir sonuç doğurduğunu açıklayan İntegral Araştırma Genel Müdürü Adıgüzel, “Yolsuzluk Operasyonu en büyük darbeyi bir yakını da gözaltına alınan AK Parti Adayı Binali Yıldırım’a vurduğuna dikkat çekti. Ekim ayındaki araştırmalarında İzmir halkının yüzde 37’5’inin ‘Yıldırım’a oy veririm’ dediği dikkatlerden kaçmazken bu oranın yolsuzluk operasyonundan sonra yüzde 29’7’ye düşmüş olması gözlerden kaçmamaktadır. Yine de Yıldırım’ın partisinin üzerinde yüzde 5’lik bir ek oyu olduğu araştırmamızın bir diğer önemli sonucudur. Kaldı ki CHP’nin parti olarak oy kaybettiği gözlenen İzmir’de Büyükşehir Adayı ilan edilen mevcut Başkan Aziz Kocaoğlu’nun operasyonların ardından 3 puan oyunu arttırdığı gözlenmektedir. Kocaoğlu’na oy veririm diyenlerin oranı son araştırmamızda yüzde 55 görünürken bu oran MHP adayı Murat Taşer için yüzde 6,1’dir. Taşer’in henüz sahaya inmemiş olması küçük oy kaybını açıklarken bu oranın önümüzdeki süreçte yapılacak saha çalışmalarıyla birlikte artabileceği tarafımızdan öngörülmektedir. Aday isimleri üzerinden yaptığımız sorgulama da yolsuzluk operasyonun kararsızları arttırdığını dikkat çekerken İzmir halkının çoğunluğu AK Parti seçmeni olmak üzere yüzde 9,2’si 30 Mart’a ilişkin kararsızlıklarını ifade etmişlerdir. Yolsuzluk operasyonunun kararsızlar üzerinde bu denli etkili olmasının nedeni hükümete, siyaset kurumuna, yargı ve emniyete olan güvensizliktir.
 
 
SEÇİMİ KOCAOĞLU KAZANIR ALGISI YÜZDE 85
 
Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri de ‘30 Mart’taki kritik yarışı’ kimin kazanacağı sorusunda yaşandı. Deneklere seçimi Aziz Kocaoğlu mu yoksa Binali Yıldırım mı kazanır sorusu yöneltildiğinde ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı. İzmir halkının yüzde 85,7’si seçimi Kocaoğlu kazanır derken yüzde 14,3’ü Binali Yıldırım kazanır cevabını verdi. AK Parti ve MHP seçmenlerinin de yarışı Kocaoğlu’nun kazanacağını ifade etmesi dikkat çekerken, İntegral Genel Müdürü Feride Adıgüzel, bu algının ilerleyen süreçte kararsız kitle üzerinde etkili olabileceğini vurguladı.
 
 
OPERASYON HÜKÜMET-CEMAAT ÇATIŞMASI MI? 
 
İntegral Araştırma’nın İzmirliye yönelttiği ‘Sizce 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun nedeni hükümet ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki çatışma mıdır? Şeklindeki soruya halkın 54,7’si ‘evet’ yanıtı verirken 24,3’ü hayır dedi. Dikkat çekici olansa İzmir gibi bir kentte Türkiye’nin gündemini alt üst eden yolsuzluk operasyonlarının halkın yüzde 16,1’i tarafından ‘bilinmiyor’ oluşuydu.
 
 
POLİSLERİN GÖREVDEN ALINMASI DOĞRU MU? 
 
Operasyonların ilk dakikalarından itibaren başta emniyet teşkilatı olmak üzere çeşitli kamu kurumlarındaki görev değişikliklerini de halka soran İntegral, “Sizce görevden almalar hukuka uygun mu?’ sorusuna yüzde 69,9’u ‘uygun değil’ derken yüzde 18,4’ü ‘uygundur’ demiştir. Araştırmaya katılanların yüzde 9,1’i bu konuda görüş bildirmemiştir.
 
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri de İzmir halkının AK Parti seçmenlerinin bir bölümüyle birlikte görevden almaları hukuka aykırı bulması dikkat çekiciydi.
 
 
HÜKÜMETİN SORUMLULUĞU VAR MI?
 
17 Aralık’ta patlayan yolsuzluk-rüşvet operasyonu sonrasında oğulları tutuklanan 3 bakanın istifası sonrası halkın algısını ölçmek için deneklere “Sizce yolsuzluk operasyonunda hükümetin sorumluluğu var mı? Diye sorulmuş, yüzde 65,2’si ‘evet’ derken yüzde 23,4’ü ‘hayır’ yanıtı vermiştir. Yanıtlardan da açıkça görüleceği üzere ‘hayır yanıtını verenlerle’ AK Parti’ye oy vereceğini ilan edenlerin oranı çok yakındır. Aynı şekilde muhalefet partilerine oy verenlerin yolsuzluk olaylarının faturasını hükümete kestiği gözlenmektedir.
 
http://www.kanalben.com/articleimages/ce96c6121cb8fb9c54cfbf922fccbd6f.jpg
 
OPERASYON GÜVEN BUNALIMI YARATTI
 
Yolsuzluk-Rüşvet operasyonu 30 Mart’ta halkın önüne konulacak sandığın yanı sıra devletin kurumlarına olan güveni de altüst etmiş görülüyor. Araştırmanın en çarpıcı yanıtları güven sorularıyla ortaya çıktı. İntegral Araştırma son olayların ardından hükümete, yargıya, emniyete ve TSK’ya olan güven tablosunu ortaya çıkardı. Buna göre son olayların ardından İzmir’de hükümete olan güven yüzde 27’ye düşerken bir önceki araştırmada güven oranının yüzde 31 olduğu belirtildi.
 
İntegral’in Genel Müdürü Feride Adıgüzel araştırma sonuçlarının sadece hükümet boyutuyla değil yargı, emniyet ve TSK boyutuyla da oldukta dikkat çekici sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Adıgüzel hükümete olan güven 5 puan düşerken yargıya olan güven de alt üst olmuş görünüyor. Son süreçte operasyona karşı çıkan yapıların yargı kurumları, savcılar üzerinden başlattıkları itibarsızlaştırma operasyonunun halkta karşılık bulduğunu ifade eden Adıgüzel, “Ekim başında yaptığımız araştırmada yargıya olan güven yüzde 30,4 iken bu oran şu anda 27,2’ye gerilemiş görünüyor. Güven oranındaki düşüşün yanı sıra ‘güvenmiyorum’ diyenlerin oranında da yüzde 10’luk bir artış dikkat çekici…
 
İzmir’de Yargı, hükümet, emniyet gibi kurumlara olan güvenin kentin siyasi duruşu nedeniyle zaten düşük olduğunu, Ekim ayındaki anketlerinde de daha önceki çalışmalarında da İzmir halkının yargı, emniyet gibi kurumları hükümetten ayrı görmediğini ifade eden Adıgüzel, “Son dönemdeki düşüş iktidar partisinin seçmenlerinin de yargıya ilişkin güvensizliğiyle ilgili olduğunu, önceki araştırmalarında daha çok CHP seçmeninin yargı, emniyet gibi kurumlara güvenmezken son araştırmada iktidar partisine yakın kesimlerin yargıya, emniyete soru işareti ile baktığı ortaya çıkmıştır. Bunun da en önemli nedeni Başbakan Erdoğan ve kurmayları tarafından ortaya atılan paralel devlet, dış mihrak iddialarının siyasal tabanda bulduğu karşılıktır” dedi.
 
 
 
EMNİYET’TEKİ ÇÖZÜLME DİKKAT ÇEKİCİ… 
 
Güven araştırmasını emniyet üzerinde de yapan İntegral 3 yıl önce yaptığı ve kamuoyu ile de paylaştığı araştırmasıyla bugün arasındaki uçuruma dikkat çekiyor. Genel Müdür Adıgüzel, “Ocak 2010’da yüzde 57’lik bir oranda kentin en güvenilir kurumu olan emniyet bugün yüzde 39’2 ile tarihi bir güven kaybı yaşamıştır. Gezi olaylarının İzmir halkı üzerinde bıraktığı etkisinin yanı sıra AK Parti seçmeninin son süreçte ortaya atılan ‘paralel yapılanma’ senaryosuna prim vermesi bu düşüşün önemli nedenlerinden biri gibi görünüyor. Gezi olaylarıyla CHP seçmeninin güvenini kaybeden polis son süreçte de iktidara yakın kesimlerin güvensiz ilan ettiği bir kurum olarak dikkat çekti.
 
 
TSK GÜVEN ORANI ARTAN TEK KURUM
 
İzmir halkının güven skalasını ölçen İntegral, önceki araştırmalarıyla karşılaştırdığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin halkın güven tablosunda yükselen değer olduğunu tespit etti. Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu sonrası başlayan ‘kumpas’ tartışmalarıyla TSK’ya yönelik Ergenekon başta olmak üzere Balyoz, Andıç gibi davaların İzmir halkının gözünde itibar kaybettiğini dile getiren Adıgüzel, “Hükümet, yargı ve emniyet gibi başat kurumlar son süreçten yaralı çıkarken sürecin en kazançlı kurumu TSK olmuştur. Başbakan Erdoğan ve çevresinin önceki yargılamaları paralel devlete ihale edip, ‘Milli Ordu’ya kumpas kuruldu’ ifadesiyle başlayan tartışma TSK’ya olan güveni yeniden tırmandırmıştır. Ekim ayındaki araştırmamızda TSK’ya olan güven İzmir’de yüzde 56 iken son çalışmamızda bu oran yüzde 60’a dayanmıştır. Hükümet, yargı, emniyet hatta medyaya olan güvenin hızla azaldığı ortamda orduya güvenin artması ayrıca dikkat çekicidir.
 

 

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2014, 17:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER