Tarihe Geçecek Kararlar Alındı

2013 yılında Dünya Bisiklet Birliği Başkanı olarak seçilen Brain Cookson ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu’nun da üyesi bulunduğu UCI Yönetim Kurulu tarihi bir karara imza atmış, şeffaflığı temin etmek ve geçmiş ile yüzleşmek amacıyla ilk kez kendi içyapısını bu denli kapsamlı bir incelemeye açan ilk spor örgütü olarak tarihe geçmişti.

Tarihe Geçecek Kararlar Alındı
 
Yeni yönetimin göreve gelmesinden bir gün sonra Dünya Bisiklet Birliği bünyesindeki tüm veri tabanları, bilgisayar hard diskleri ve yazılı belgelerin ani bir baskın ile uzman ekipler tarafından kopyalanması kararı alınmış ve UCI’dan tümüyle bağımsız kısa adı CIRC olarak bilinen "Bisiklet Bağımsız Reform Komisyonu" oluşturulmuştu. 3 kişiden oluşan uzman ekibin 13 ay süren kapsamlı incelemesi sonunda, 174 kişiyle dünyanın farklı noktalarında gerçekleştirilen birebir görüşmeler, ortaya koyulan suçlama, kanıt ve tanıklıklar ile veri tabalarında yapılan incelemeler ardından hazırlanan ve 2.7 milyon İsviçre Frankı’na mal olan 227 sayfalık rapor nihayet 9 Mart 2015 tarihinde üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan spor kamuoyu ile paylaşıldı.
 
Bisikletin ilk kez doping ile gündeme geldiği yıllarda, 1998-2013 yılları arasındaki özellikle Pat McQuaid’in sekiz yıl yol bisikleti komisyon başkanlığı ardından altı yıl süren UCI başkanlığı döneminde, UCI yönetiminin doping ile mücadeledeki tavrının sorgulandığı, tüm yönetici, personel, kurumlar, takımlar, menajerler, takım doktorları, sporcular, sponsorlar ya da organizatörler arasında bisikletin itibarını düşüren doping skandallarında sorumluluğu bulunan kişilere ulaşmayı hedefleyen raporda çarpıcı sonuç cümleleri dikkat çekiyor.
 
ARMSTRONG’UN DOPİNG VAKASI HASIR ALTI EDİLMEYE ÇALIŞILMIŞ
 
Raporda Lance Armstrong vakasıyla ilgili ilk kez 1999 yılında gözlenen doping bulgusunun tedavi amaçlı kullanım adı altında göz ardı edilmiş olması, sporcu hakkında mevcut suçlamalara rağmen Armstrong’un UCI doping ile mücadele çalışmalarına bağış yapması, ani karar değişiklikleriyle müsabakalara katılma yasağının kısaltılması ve hemen ardından sporcunun UCI’ın o dönemki başkanının ülkesinde düzenlenen bir müsabakaya katılması, UCI’ın Armstrong davasıyla ilgili sözde bağımsız komisyon raporunda bazı bölümlerin Armstrong’un avukatları tarafından yazılmış olması gibi ayrıntılar dikkat çekerken, yönetici ve sporcular arasındaki yakın ilişkiler, büyük müsabakalara adaylıkları sürecinde bazı organizatörler tarafından üst düzey yöneticilere yapılan ödemeler gibi ilginç ayrıntılar da raporun önemli bulguları arasında yer alıyor.
 
UCI BAŞKANI COOKSON: "EN BAŞINDAN BERİ ŞEFFAFLIĞI TEMİN ETMEK İÇİN UCI’IN CIRC RAPORUNU VE ÖNERİLERİNİ YAYINLAYACAĞINI SÖYLEMİŞTİM VE BUGÜN YAPTIĞIMIZ DA KESİNLİKLE BU"
 
CIRC raporunu yorumlayan UCI Başkanı Brian Cookson, şu ifadeleri kullandı:
 
"Komisyon üyeleri Dick Marty, Ulrich Haas, Peter Nicholson’a ve tüm komisyon çalışanlarına bu kapsamlı ve zorlu araştırmayı yürütmek için ortaya koydukları yoğun çalışma için teşekkür etmek istiyorum. Sporlar içerisinde çok nadirdir ki bir spor örgütü kendisini bu düzeyde bir bağımsız incelemeye açmış olsun. Seçilmeden önce, saygın ve bütünüyle bağımsız bir komisyon tarafından UCI’ın geçmişinin inceleneceği sözünü vermiştim ve bu sözü zamanında ve öngörülen bütçeyi aşmadan yerine getirmiş olmaktan dolayı memnunum. Bağımsız komisyona tüm dosyalarımıza, tüm elektronik verilere erişim yetkisi verdik. En başından beri şeffaflığı temin etmek için UCI’ın CIRC raporunu ve önerilerini yayınlayacağını söylemiştim ve bugün yaptığımız da kesinlikle bu."
 
"GEÇMİŞ İYİ YÖNETİLMEMİŞ"
 
UCI Başkanı Cookson, sözlerini şöyle tamamladı:
 
"Bu rapor, UCI’ın geçmişinde pek çoğu anti-doping çalışmalarını zayıflatan önemli kararları kendi başlarına alan; kendilerini belli başlı sporcular ile yakınlık bakımından olağandışı bir pozisyona sokan; zamanını ve kaynaklarının pek çoğunu Dünya Anti-Doping Örgütü (WADA) ve Amerika Anti-Doping Ajansı (USADA) gibi organizasyonlar ile çatışmaya harcayan kişiler tarafından iyi yönetilmeme sorunundan ciddi şekilde etkilendiğine işaret ediyor. Ayrıca, UCI’ın anti-doping ile ilgili konulara müdahale eden yönetim anlayışı, ve raporda değinilen diğer hususlar, UCI’a ve sporumuza zarar vermede rol oynamış görünüyor."
Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2015, 14:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER