banner51

'Fark Yaratan Bir Takım Oluşturacağız'

Trabzonspor teknik direktörü Ersun Yanal, "Trabzonspor’u herkese keyif veren, taraflı tarafsız herkesin saygı duyduğu, 90 dakika mücadeleyi bırakmayan, kazanmak için her şeyi ortaya koyan bir takım yapmak istiyoruz. Galatasaray maçıyla başlayıp en kısa süre içinde o karakteri ortaya koyan bir takım kuracağız" dedi. Yanal, 2010-11 sezonuyla ilgili sorulara ise, "Ben şampiyon olabilecek bir takım bıraktım" yanıtını verdi.

'Fark Yaratan Bir Takım Oluşturacağız'
"OYNADIĞIMIZ FUTBOLLA FARK YARATACAĞIZ"
 
Ersun Yanal, hep beraber bu yolculuğa başladıklarını, İstanbul başlatacakları yolculuğu, ligin sonuna kadar süreceklerini kendisine destek olan ve buraya gelmemsinde katkısı bulunan başkana teşekkür ettiğini söyledi. Yönetim kurulundaki isimlere, medyaya de kendisine verdikleri destek için teşekkür ettiğini ifade ederken şöyle konuştu:
 
"Sizlere de teşekkür ediyorum. Bu süreçte olumlu veya olumsuz herkesin görüşlerine saygı duyuyorum ve tekrar aranızda olmaktan mutluluk duyuyorum. Yabancı değil, içinizden birisiyim. 19 aylık süreçte birlikte olduk. Beni iyi tanıyorsunuz. Futbol olarak yapabileceklerimi ve nasıl oyun tarzı belirlediğimi de biliyorsunuz. Trabzonspor oynayacağı futbolla fark yaratacak, ligin içinde bir renk olacak. Bu kesin. Futbolu 90 dakikayla bırakmayan, sonuç almak için rakibe ve kendisine saygı duyan, sonuna kadar mücadele eden, tempolu oynayan, keyif veren, keyif alan, maç kazanma arzusunu taraftarlara hissettiren bir takım olacak. Bunun için çalışmalara başladık."
 
"BAŞARI İÇİN HEP BİRLİKTE YÜREYECEĞİZ"
 
Ersun Yanal, imza töreninde açıklama yapmamasıyla ilgili ortaya çıkan spekülasyonlara da değinerek şu ifadeleri kullandı:
 
"Biliyorsunuz bir imza töreni düzenledik. O gün gerçekten rahatsızdım, ateşim vardı. Size o fotoğrafı verdik imza töreni için. Basın toplantısı beklentisi içinde oldunuz ama sadece imzayı verdik. Daha sonra bir çok yorum yazıldı. Bunlara saygı duyuyoruz. Görmeden ve benden işitmeden lütfen bir takım yorumlarda bulunmayın. Trabzonspor taraftarlarına izleteceğimiz takımla ilgili yaptığımız çalışmaları sizinle paylaşacağız. Trabzonspor’un başarısı için, bizler, sizler, oyuncular, taraftarlar ve yönetim hep beraber yürüyeceğiz. Başarı hep birlikte yürüyüşle gerçekleşiyor. Tek başına benim ya da oyuncuların yürüyeceği yol değil bu. Hep beraber gideceğimiz bir yolculuk. Bu yolculuğu birlikte ve omuz omuza yürüyeceğimiz bir yol olarak değerlendiriyorum."
 
"EN KISA SÜREDE COŞKULU TAKIM SAHADA OLACAK"
 
Yanal, "Elinizdeki kadro teknik ve kondisyon olarak uygun mu?" şeklindeki soruyu yanıtlarken de şu ifadeleri kullandı:
 
"Elimizdeki kadro genç. Milli takımlarımızda oynamış oyuncularımız var. Yetenekli oyuncular var. Bir haftadır 9 ‘uyla çalışmadık. Tanıdığımız oyuncular var. Genç ve yetenekli bir takımla çalışacağım. Oyunu benim istediğim gibi oynayabilecek agresiflikte bir takımla çalışacağız. Birkaç hafta içinde ihtiyaçlarımızı belirleyecek paylaşımları sizinle daha rahat yapabileceğim. Bu kadronun en azından mücadelesini üst düzeyde tutacak bir takım olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor seyircisinin istediği coşkuda takım en kısa sürede sahada olacak. 14 puan kaybımızı telafi etmek için birlikte yürümeye ihtiyacımız var. Bu kaybı ortadan kaldıracak bir tutum ve davranışın içende olacağız."
 
Yanal, "1.5 yılda Trabzonspor’a gelen 5’inci teknik adamsınız. Kafanızda soru işareti var mı?" sorusunu ise, "Türkiye’de yaşıyorum. Türkiye’deki yapıyı çok iyi biliyorum. Bunu değiştirmek hepimizin işi. Size de bu konuda ciddi görevler düşüyor. Bu konuda istikrarlı bir katkının ve tutarlılığının oluşması gerektiğini düşünüyorum. Trabzonspor’u ve camiayı iyi tanıdığımı düşünüyorum. İhtiyaç olan, beklenti olan bu duruşun artık zamanının geldiğinin de farkındayım. Hep beraber bu yürüyüşte bu sayıyı azaltmak için uğraş vereceğiz" diye yanıtladı.
 
ZEKİ VE MUSTAFA’YA AF YOK
 
Ersun Yanal, yönetim tarafından kadro dışı bırakılan Zeki Yavru ve Mustafa Yumlu’nun affedilmesiyle ilgili olarak ise şu ifadeleri kullanıldı:
 
"İdari bir karar. İdari karara saygı duyuyorum. Takım yapısını az çok bilen biri olarak şu anda bunun düşünülmediğini size aktarmak istiyorum. Gündemimizde böyle bir şey yok. İhtiyaç olan belirli oyuncu profilini oluşturmak için zamana ihtiyacımız var. Takımı doğru tanımak, tanımlamak, oyuncuların karakterini, sürekliliğini, onların ne düşündüğünü iyi anlamak ve ona göre bir takım oluşturmak durumundayız. Bu zaman dilimi içindeki 2-3 haftada çok rahatlıkla bu tespitleri yapacağımızı düşünüyoruz. İhtiyaçlar listesini oluşturacağız. Ama şu anda herhangi bir af söz konusu değil. Kiralık olarak verilen Bourceanu’yu da izleyeceğiz."
 
Ersun Yanal, devre arasında yabancı oyunculardan giden olup olmayacağıyla ilgili olarak ise, "Birkaç hafta içinde bu tespitleri yapıp sizinle ve yönetimle paylaşırım. Dışarıdan bakmakla içinde olmak arasında fark var. Bu konuda sayın başkanla görüşeceğim. Biraz zamana ihtiyacımız var. Birkaç hafta içinde bunu net şekilde sizinle paylaşmış oluruz" dedi.
 
"HER YER TRABZON OLACAK"
 
Galatasaray maçını kazanmak için sahaya çıkacaklarını da belirten Yanal, "Her maçı kazanmak için sahaya çıkacağız" dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti:
 
"Trabzonspor için her yer Trabzon olacak. Çünkü biz her yeri Trabzon yapmak için mücadele ediyoruz. Bu inancı ortaya koyacağız. Galatasaray maçı da kazanmak için oynayacağımız bir maçtır. Bu takım sezon başından bu yana birlikte. Onlar da mutlaka katkılarıyla bana yardımcı olacak. Bu fikir birliğiyle çalışmadan ortaya çıkaracağımız kadroda elbette bir düşünce boşluğu olacak ama ben o boşluğu dolduracağımızı düşünüyorum. Kısa bir süre ama böyle maçların motivasyonları da çok iyidir. Oyuncularımızın bu motivasyonla sahadaki oyun şeklinin farklı olacağını göstereceklerdir. Handikapları olduğu kadar avantajları da var. Biz avantaja dönüştürmeye çalışacağız."
 
"TEK BAŞIMA YAPABİLECEĞİM İŞ DEĞİL"
 
Şu andaki kadronun içinde rekabet edecek oyuncular olduğunu da vurgulayan Yanal, "Bu oyuncuların rekabetini artırmak ve randıman almak bizim işimiz. UEFA’da avantajlı yoldayız. Türkiye kupası yeni başlayacak. Ligde çok büyük puan farkı yok. Her takımın kırılabileceğini düşünüyorum. Bu rekabeti kırabileceğimizi düşünüyorum. Ama hep beraber yapacağız. Tek başıma benim yapabileceğim iş değil. Bu yolda taraftarlarımızla, yönetim ve sizlerle, futbolcularla birlikte olmak koşuluyla bu işi başarabiliriz. Bu konuda hepinizin desteğine ihtiyacımız var" dedi. Yanal, kaleci transferinin söz konusu olup olmadığıyla ilgili olarak ise, "Fatih’le devam ediyoruz. Önemli performans sergiledi. Herhangi bir kaleci alınması görüşünde değilim. Fatih ve diğer oyuncularımızla devam edeceğiz" diye konuştu.
 
FUTBOLDA TRABZON RUHU EKSİK OLMAMALI
 
Ersun Yanal, "Şu anda Türk futbolunu nasıl yorumluyorsunuz?" şeklindeki soruyu yanıtlarken de şu ifadeleri kullandı:
 
"Futbolda Trabzon ruhunun eksik olmaması gerektiğini düşünüyorum. Trabzon ruhu Türk futbolu açısından çok önemli bir kavram. Trabzonluluk ruhunu ortaya koyduğunuzda, futbol sevgisinin, ilgisinin dorukta olduğunu, futbolla yaşayan bir kentin kokusunu hissedersiniz. Bir taraftan baktığınızda futbolun sistemsel problemleri yüzünden oluşan altyapı sorunu vardır. Türk futbolunda kulüplerin içine düştüğü problemler var. Bununla bağlantılı olarak ülkedeki sporun şu andaki kültürü, durumu, pozisyonu ortada. 13.5 milyon genç ve spor yaptırabileceğimiz nüfusa sahip bir ülkeyiz. Bu kaynağın ne kadar doğru kullanıldığını düşünmekle birlikte futbolun da içinde olduğu sistemsel sorundan bahsetmeliyiz. Milli takımın aldığı sonuçlar veya başka takımların aldığı sonuçlarla bu işi değerlendirirsek, ülke olarak bu nüfusun çok daha önde yarışabileceği bir ülke konjonktürüne sahibiz. Sistemin sorunlarından yola çıkarak ülke futbolunun da bu kaosun içinde olduğunu söylemek doğru. Altyapı sorunlarını her branş için tartışabiliriz. Ülkenin sistemle ilgili çözmesi gereken bir sorun olduğunu düşünüyorum. Eğitim sisteminden başlayarak bu konunun sonuna kadar tartışılması gerekir. Futbolun kaydettiği büyümeler kulüplerin değişikliği sistemin işidir. Sadece futbolla sınırlı kalamazsınız. Başka branşların da altyapı sistemlerini değiştirmelisiniz. Çünkü spor bir bütün. O bütüne bakarak olaya çözüm aramak gerekiyor."
 
"YENSEN DE YENİLSEN DE RAKİBİNE SAYGI DUYMALISIN"
 
Tribündeki seyirci azlığıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Yanal, şu ifadeleri kullanıldı:
 
"Futbolun sevgisi dünyada bitmiyor. Bazı ülkelerde futbol yeniden organize ediliyor ve büyüyor. Bir dönem aynı şeyleri İngiltere yaşıyordu. Seyircisiz tribünlerden, iki üç yıllık rezervasyonu yapılmış tribünlere oynuyorlar. Almanya aynı şekilde. Aynı sorunları İtalya yaşıyor. İspanya bir takım sorunlarını çözdü. Kore, Japonya gibi yüksek seyirci kapasitesiyle oynayan ülkeler var. Bu ülke futbolu çok seviyor. Biz futbolu keyifli olarak izleyebileceğimiz bir takım sosyal organizasyonları yapmak durumundayız. Altyapı sorunlarını hallettiğimizde, insanların tribüne eğlence ve zevk için gidebileceğini de düşünüyorum. Çünkü kazan kazan kazan... Her şeyi kazanmak mümkün mü? Kaybettiğinizde de kazanacağınız bir kültür vardır. Rakibinizin elini sıkacak bir kültür vardır. Benim felsefemde önce iyi insan olmak, önce iyi sporcu olmak, yensen de yenilsen de rakibine saygı duymak, duyduğun saygıyla kendini geliştirip üstünlük kurmaya çalışmak vardır. Önümüzdeki süreçte bu akilliği, sağduyuyu da sağlamak gerekiyor. Sahadaki oyunculara kaybettiği için her hafta saldırmak, onların her hafta kazanmasını sağlayacak bir süreci yaratmıyor. Tam tersi o süreçten uzaklaştırıyor. İçeride olanlar kazanmayı tribünde olanlar kadar istiyor. Belki daha fazla istiyor. Benim için de aynı. Ben kazanmayı tribünde olandan daha fazla istemek durumundayız. Çünkü bu benim hayatım. İçimdeki bu isteği hiçbir zaman öldüremezsiniz. Daha sağduyulu sistemlere ihtiyacımız var. Geçiş döneminde olduğumuza inanıyorum. Bundan daha fazla taban yapamayacağız. Yükselme dönemine gireceğiz artık. Herkes artık bir yerde şapkayı önüne koyup düşünmek zorunda kalacak. Bence bu bir fırsattır. Bu düşüşün arkasından tekrar bir yükseliş başlayacak."
 
"ŞAMPİYON OLABİLECEK BİR TAKIM BIRAKTIM"
 
Ersun Yanal 3 Temmuz şike süreci ve Trabzonspor ile anlaşma yapmadan önce hakkında çıkan spekülasyonlarla ilgili olarak ise, şöyle dedi:
 
"Fenerbahçe’de de aynı söylemlerle başladım göreve. Biz çalışanların, süreç içinde saha içinde kalacağımızı söyledik. Mümkün olduğunca, ki ben hiç hatırlamıyorum saha dışına çıktığımı, sahanın içinde kalıp sahanın içini konuşmaya, yorumlamaya, çalışmaya gayret ettim. Oyuncularımı da aynı saha içinde tutmaya ve saha içinde yapacağım işe odaklamaya çalıştım. Sahanın içinde kaldığımı da düşünüyorum. Ben zaten bu sürecin hiçbir yerinde yer almadım. Fiziksel olarak da yer almadım. O dönemde ya çalışmıyordum ya federasyonda görevliydim. Trabzonspor takımının benimle olan ilişkisi hiçbir zaman kötü olmadı. Trabzonspor’la her zaman sıcak ilişkiler içinde olmuşumdur ve bu sıcak ilişkilerim hep devam etmiştir. Trabzon kentinde çok mutlu ve düzgün bir süreç yaşadığımı düşünüyorum. Benim bildiğim bir şey var. Ben şampiyon olabilecek bir takım bıraktım."
 
 ELEŞTİRİLEN TWEET’E ÜSTÜ KAPALI YANIT
 
Ersun Yanal, bir gazetecinin, "Fenerbahçe tribünlerinden isminizin bağırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorusunu yanıtlarken, Trabzon kamuoyu tarafından çok eleştirilen, "Mutluluk Fenerbahçe’de olmaktır" tweetini de üstü kapalı olarak değerlendirdi. Yanal şunları söyledi:
 
"Çalıştığım kulüplerde sorun olmayı değil, çözümün parçası olmayı istedim. Burada da aynı şekilde olacak. Trabzon’da çalıştığım dönemde de çözümün bir parçası olmak adına ilişkilerimi kurmaya çalıştım. Hiçbir başkanla, yöneticiyle bu konuda hiçbir sorun yaşamadığımı, onlarla ilişkilerimin iyi olduğunu düşünüyorum. Bir kişi hariç. O süreci siz biliyorsunuz. Benim için mutluluk, istediğim, mutlu olacağımı düşündüğüm yerde olmaktır. Ben hayat biçimi şekline getirdiğim bir iş yapıyorum. Bu benim hayatım ve ben hayatımı şekillendirdiğim ve mutlu olmak için bu işte çalışmış bir insanım. Mutlu olmayacağım hiçbir işe kalkışmadım, kalkışmayacağım da. Futbolu çok seviyorum ve futbolun içinde olmak gayreti içindeyim. Ben bu mutluluğu yaşıyorsam o zaman bir takım şeyleri başarmışımdır. Kontrolümde olmayan bir şeyi engellemek niyetinde de değilim. Benim için futbolun içinde olmak büyük mutluluk. Mutlu olduğum yerde olmak daha da büyük mutluluk. O dönemde çalıştığım kulübe hizmet etmekle görevliydim. Bunu en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Başardım. Başaramadığım şeyler de vardır. Aynı süreci burada da yaşayacağım. Ben mutlu olmaya gayret edeceğim. Mutluluğu tüm ekibime, çalışanlarıma sizlere de sunmaya, aktarmaya gayret edeceğim. Çalıştığım o dönemde çok mutlu oldum bu dönemde de mutlu olmaya gayret etmek için çalışacağım."
 
AVNİ AKER’DEKİ O KOŞUYU ANLATTI
 
Yanal, geçen sezon Avni Aker’de oynanan maçın ardından koşarak soyunma odasına gidişiyle ilgili soruya da şöyle yanıt verdi:
 
"O gün gergin bir ortam vardı. Oyuncularımızla, galip geldiğimizde hiçbir provokasyon yapmadan, çabuk bir biçimde içeriye girmeyi de konuşmuştuk. Maçtan önce konuşmuştuk. Ne olursa olsun dikkat edelim ve bir an önce sahayı terk edelim diye. Saha içinde kalarak provokasyon yaratmak niyeti içinde değildik. Hemen oradan uzaklaşıp herhangi bir provokasyona neden olmamak adına yaptım. Cesaret, güç, kuvvet böyle şeylerle ölçülmez. Onlar çok farklı şeyler. Bunun altını çizerek söylüyorum ki; ben de yeri geldiğinde cesareti, coşkuyu, ya da kavgayı yapabilecek yüreğim de cesaretim de var. Ama futbolun içinde hiçbir zaman kavgayla anılmadım, kavganın içinde olmadım. Tartışmayla hiç anılmadım, tartışmanın içinde olmadım. Benim futbol anlayışım ve kültürümde bu yok. Orada bir provokasyonun içinde olmaya niyetim hiç yoktu ve olmadım da zaten."
 
SAHA İÇİNDE KALMAMIZ LAZIM
 
Yanal, "2010-11 şampiyonu Trabzonspor’ diye bir ifadeniz var mı?" sorusunu yanıtlarken de şunları söyledi:
 
"Biz teknik adamlar, futbolcular saha içinde kalıp, sahanın dışını yönetmeye kalkmayalım. Bunlar bizim için oldukça zararlı şeyler. Çünkü biz sahanın içinde görevliyiz. Sahanın içindeki performanstan sorumluyuz. Tüm odaklanmamızı buraya vermek zorundayız. Onun dışındakiler bizi hiç ilgilendirmiyor. Benim saha içinde organize etmeye ve kurmaya çalıştığım bir takım vardı. Bu takımı kurdum. Bu takımı kurarken de bir çok arkadaşımla beraber çalıştım. Şampiyon olabilecek bir takım bıraktım. Ondan sonrası beni hiç ilgilendirmiyor".
 
"TAVRI OLAN BİR TAKIM YARATACAĞIZ"
 
Yanal, futbol dünyasında iyi tanındığını, oynatacağı futboluun yakından bilindiğini anlatırken, şöyle dedi:
 
"Trabzonspor’u herkese keyif veren, taraflı tarafsız herkesin saygı duyduğu, 90 dakika mücadeleyi bırakmayan, kazanmak için her şeyi ortaya koyan tavrı olan bir takım yapmak istiyoruz. Galatasaray maçıyla başlayıp en kısa süre içinde o karakteri ortaya koyan bir takımı kuracağız. Sizler de zevk alacaksınız. Bu konuda zaten referanslarım var. Az bir süreye ihtiyacımız var. Şampiyonluk ve başarının oluşturduğu yol beraber yürünen yoldur. Beraber yürürsek bu başarıyı elde ederiz. Yönetimimiz, futbolcularımız, medyamız ve taraftarlarımız hep beraber bu yolda kolkola girersek güç oluştururuz ve sonuca da rahatlıkla kavuşuruz."
 
"GEZMEDİĞİM YAYLA KALMADI"
 
Ersun Yanal, Trabzon’da yine tutkusu olan fotoğrafçılıkla ilgili bir şeyler yapabileceğini de belirterek, "Trabzon’da gezmediğim yayla kalmadı. Halkla birlikte olmak olağanüstü keyifli benim için. Bunu tekrar yapmak isterim. 19 aylık süreçte burada mutluydum. Tekrarlamak için zamanı kolluyorum. Trabzon halkının sıcaklığı, gösterdiği ilgi, doğanın bize sunduğu güzellikler çok güzel. Bunu tekrar eski arkadaşlarımla yapacağım ama yenilerini de katmak gerekiyor. Bunun keyfini çıkaracağım" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2014, 12:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER