Erzik: 'UEFA'ya Şikayet Etmeyin'

UEFA Asbaşkanı ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, olağan genel kurulda açıklamada bulundu.

Erzik: 'UEFA'ya Şikayet Etmeyin'

 

3 Temmuz'da bu yana gelişen süreci değerlendiren Şenes Erzik:
 
"Sürecin ilk evrenlerinde UEFA'da Türkiye acaba UEFA Kongrelerini yapabilecek mi endişesi oluşmuştu. Ancak sayın başbakanın bize verdiği güvenlerle kongreyi İstanbul'da yapabildik. Bu süreçte hem Aydınlar yönetimine hem Demirören yönetimine dirayetli duruşları ve çabaları için teşekkür ederim. Sonuçta Avrupa'nın futbol devlerini Türkiye'de ağırladık"
 
UEFA'nın Türkiye'ye verdiği organizasyonlara değinen Erzik, "Artık karamsar olmaya gerek yok. Ötekileştirmeden fikirlere saygı duymak. Hep beraber doğru, dürüst kararlı bir şekilde Türk futbolun geleceğini kurmalıyız"şeklinde konuştu.
 
UEFA'ya atılan e-maillerin sürekli kendisine gösterildiğini ifade eden UEFA Asbaşkanı "Artık birbirimizi UEFA şikayet etmekten vazgeçmeliyiz" dedi.
 
Erzik konuşmasının son kısmında bu akşam Portekiz-İspanya yarı finalinde düdük çalacak Cüneyt Çakır'a başarılılar diledi ve genç hakeme övgüler yağdırdı.
 
UEFA 1.Asbaşkanı Şenes Erzik ayağının tozuyla geldiği Ukrayna'dan TFF'nin mali kongresine katıldı ve burda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 3 Temmuz 2011'den bu yanasyaşadığı şike sürecine değindi.. Erzik, "Beni en çok yıpratan olay 3 Temmuz'da başlayan süreçtir...Tüm ülkeyi önemli bir şekilde etkiledi. 1 yıl geçti ve etkileri artçıları sürdü. artçıları daha ne kadar sürecek belli değil." dedi.
 
Erzik şöyle devam etti: 
"Uzun zamandır, aşağı yukarı 4 yıldır bu kürsüden sizlerle konuşma olanağı bulamamıştım. İzninizle geçmişe de değinerek temennilerimi sizlere sunmak istiyorum. Polonya ve Ukrayna 'dan sizlere gelirken uçakta yalnız kaldım ve düşünme fırsatı buldum. Eski günlere gittim. Geçmişe şöyle bir göz attım. Eski mesai arkadaşlarımı görüyorum. 1989 merhum Turgut Özal'ın talebiyle TFF Başkanlığını üstlenmiştim. 1992'de ilk özerk TFF Başkanı seçilmemi hatırladım. 1992 ümitler Avrupa Şampiyonluğunu hatırladım. 1994'te 16 yaş takımının Avrupa şampiyonu olduğumuz gözümün önüne geldi...
 
"6 kez seçilerek ve aralıksız 22 yıldır UEFA'daki görevimi sürdürüyorum. 12 yıldır süren UEFA 1.Başkanvekilliğimi, 16 yıldır yaptığım UEFA icra kurulu üyeliğimi hatırladım. 1996 yılında bana layık gördüğünüz TFF Onursal Başkanlığımı hatırladım. Bu yıl futbol yöneticiliğimdeki 40.yılım. Farklı görevler üstlendim. Masanın her tarafında bulundum. Bu süre içinde bir çok ilki yaşadığım gibi, kırgınlıklar da yaşadım. Bunların tümüne şahsım olarak hayatın içindeki unsurlar gözüyle baktım. Beni en çok yıpratan olay 3 Temmuz'da başlayan süreç...Tüm ülkeyi önemli bir şekilde etkiledi. 1 yıl geçti ve etkileri artçıları sürdü. artçıları daha ne kadar sürecek belli değil. Hep beraber Başkan Yıldırım Demirören'in verdiği taahütlere imza atmamız lazım.
 
"Uluslararası sorumluluklarım bulunuyor. Yıllardır susarak, işlerimin konuşmasını sağlayarak, özenle devam ettim. Polemiklere girmedim, doğru bildiğimden şaşmadım. Artık final noktasına yaklaştığımız bu günlerde kendi sınırlarımın dışına çıktım.
 
"3 temmuz sürecinin ne kadar kaotik olduğunu gördük. Türk futbolu ivme kazanırken karanlığa dönme ihtimali oluştu. Sorgulanma başladı. UEFA'da acaba evsahipliklerini yapabilecek mi ? " şüphesi oluştu. Ancak Başbakan Sayın RecepTayyip Erdoğan verdiği güvenlerle hem kongreyi İstanbul'da yaptık. Başta Platini olmak üzere herkesi rahatladı. İlk örnek 1 hafta sonra ülkemizde yapılacak Kadınlar Avrupa Şampiyonası. 2013'te U-20 Dünya Gençler Şampiyonasını düzenleyeceğiz. Tabii ki sırada üzerinde çok durduğumuz , 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası katılımı var. İnşallah önümüzdeki günlerde bu konuda daha ayrıntılı bilgi ve gelişmeleri sizlerle paylaşacağız.
 
"İstanbul'daki kongrede bazı basın mensubu arkadaşlar beni Platini'ye sormuşlar. Aldıkları cevap şöyle.
"Şenes Erzik'i gerçekten çok takdir ederim. çalışmaları, fikirleri çok iyi. UEFA'ya çok katkıları oldu. Çok yoğun çalışmalar yaptı. Türkiye ile ilişkileri iyi yürütüyor, çok dengeli çalışmaları var". Bu referanslar bana değil, Türkiye'ye verilmiş oluyor. Çünkü ben Türk'üm...
 
"Cüneyt Çakır ve arkadaşlarının geldiği nokta takım oyununu iyi oynadıklarını ve bu zeminin önceden hazırlanmış olduğunu, eğitim konusunda doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Uluslararası standartlara erişmek için hep beraber üzerimize düşeni yapmalıyız. Türk futbolunun kurtuluşu olan ve 1996 yılında kurduğumuz bu havuz sistemini benden sonra gelen arkadaşlarımız devam ettirdi, daha da geliştirdi. Bugün kulüplerimiz büyük ölçüde bu gelirlerle ayakta duruyor. Havuz sistemindeki çatlakları ortadan kaldırmak gerekir. Bu gelirlerin tamamının yerinde kullanılmasına dikkat etmeliyiz.
 
"Bursaspor'un CAS'A gitmesi gerektiğini söyledik. Baştan beri haklıydılar ve haklılıkları ortaya çıktı. Bundan dolayı çok mutluyum."
Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2012, 12:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER